KÜNYE
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/14 E., 2024/1486 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu
- Daire
- İdare Dava Daireleri Kurulu
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Esas No
- 2023/14
- Karar No
- 2024/1486
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurulu
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/2120, K:2021/4218 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
2.072 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 01/12/2021 tarih ve E:2017/2120, K:2021/4218 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş,
"Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak,
Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-b maddesi uyarınca anılan suçu işlemediğinin sabit olduğu gerekçesiyle beraatine karar verildiği ve bu kararın (istinaf kanun yoluna başvurulmadığından) 21/11/2018 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü,
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, N.M. isimli tanığın ifadesinde, davacı ve eşinin göreve başladıkları ilk günden itibaren kendisi ve eşine karşı husumet beslediklerini, kendilerini tehdit ve tahrik ettiklerini, haklarında adli ve idari yönden soruşturmalar açtığını, davacının katıldığı bir veda yemeğinde "buraya başsavcı olarak geleceğim" şeklinde bir ifade kullanarak personeli tehdit ettiğini yemeğe katılan kişilerden duyduğunu, FETÖ terör örgütünden olduğuna ilişkin hiçbir bilgisinin olmadığını ancak güvendiği farklı bir hiyerarşik yapı olduğunu düşündüğünü belirttiği,
söz konusu tanık ifadesinde davacının örgütle bağlantısı bulunduğuna yönelik somut verilere dayalı bir beyanda bulunulmadığının anlaşıldığı, davacının FETÖ/PDY ile bağlantısı olduğu ortaya koyabilecek nitelikte somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de davalı idarece dosyaya sunulamadığı görüldüğünden, anılan tanık beyanının davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dijital materyaller yönünden, davacı hakkında ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Soruşturma No:..., Esas No: ..., İddianame No:... sayılı iddianamede; "...Şüpheli G.K.'nın (davacının eşi) ikametinde ve iş yerinde yapılan arama işlemlerinde ele geçirilen dijital malzemelerinden alınan imajlar incelendiğinde ... isimli kullanıcı tarafından yayınlanan 'Türk Silahlı Kuvvetleri; anayasal düzenin demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin tekrar temin ve tesisi, ülkede hukukun üstünlüğünün yeniden hakim kılınması; bozulan asayiş düzeninin tekrar sağlanması, maksadıyla ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur.
Tüm uluslararası anlaşmalarımız ve taahhütlerimiz geçerliliğini korumaktadır. Tüm dünya ülkeleri ile iyi ilişkilerimizin devam edeceğini temenni ederiz.
Genelkurmay Başkanlığı.' şeklinde yazan bildirinin bulunduğu..." tespitine yer verildiği, söz konusu bildirinin davacının eşinin dijital malzemelerinden alınan imajlar içerisinde bulunduğu ve TSK'nın resmi internet sitesinde yayınlanan ve herkesçe erişilebilen bir duyuru olduğu dikkate alındığında, bu bildirinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, Dairelerince yapılan 11/03/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 24/06/2021 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu soruşturma kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından söz konusu soruşturmanın, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Davacının eşinin FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması yönünden, davacının eşi hakkındaki tespitlerde ve eşinin açtığı dava dosyasına sunulan belgelerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği, davacının eşinin Dairelerinin E:2017/1881 sayısına kayıtlı olarak açtığı davada da dava konusu işlemlerin iptaline karar verildiği anlaşıldığından, davacının eşinin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olması ile buna dayanak gösterilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,
Davacıya ilişkin sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Davacı hakkında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede yer verilen tespitler yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddiasıyla ...
Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarihli ve Soruşturma No:..., Esas No:..., İddianame No:... sayılı iddianamede; "... evli olan şüpheliler G.K. ve ...'ya isnat edilen suç kapsamında tespit edilen deliller ile tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde aralarında önceye dayalı bir sosyal bağlantı ve tanışıklık bulunmayan şüphelilerin örgütsel bağı kuvvetlendirmek ve muhafaza etmek amacıyla evlendiği..." değerlendirmelerine yer verildiği, davacının, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan beraatine ilişkin ...
Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında ise; "... sanıkların örgütsel bağı kuvvetlendirmek ve muhafaza etmek amacıyla örgüt tarafından evlendirildikleri iddiasının da mesleğe girmeden önce tanıştıklarının anlaşılması karşısında örgütsel faaliyet olarak kabulünün mümkün bulunmadığı..." tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği, netice itibarıyla, davacının örgüt içi evlilik yaptığına dair tespitin somut delillerle ispatlanmadığı, ayrıca örgüt içi evlilik yaptığına ilişkin dava dosyasında somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin de bulunmadığından,
iddianamede yer verilen tespitlerin, davacının anılan örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyan deliller olarak kabulüne olanak bulunmadığı belirtilerek,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı,
ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerinin 11/03/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını ve/veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı,
Öte yandan; davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi halinde yeniden işlem tesis edilebileceğinin de açık olduğu gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, usule ilişkin itirazlarının yerinde görülmeme gerekçesinin kararda yer almadığı, dava konusu işlemin bir disiplin işlemi olmadığı, bu nedenle hukuki denetimin disiplin işlemi kapsamında yapılamayacağı, meslekten çıkarılan ilgililer hakkında işlem tesis edildiği tarihte idarelerince yapılan değerlendirmeyi destekleyen ve idari/adli süreçte taraflarına gönderilen bilgi ve belgelerin yargı yeri ile paylaşılmasının, işlemin dayanağı delillerin sonradan tespit edildiği anlamına gelmeyeceği, bu şekildeki bir ifadenin hukuki dayanaktan yoksun olduğu;
davacı hakkındaki tanık beyanı, hakkında düzenlenen iddianamede yer alan tespitler, davacının eşinin FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilmiş olması hususlarının davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisaklı veya irtibatlı olduğunu ortaya koyduğu, ayrıca her ne kadar davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan beraat kararı verilmiş ise de; dava konusu işlem "üyelik" isnadına değil "iltisak ve irtibat" isnadına dayandığından söz konusu kararın davacının hukuki durumunu değiştirmediği, Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, 29/01/2024 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevaba ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/14, K. 2024/1486, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama