İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1633 K.2023/1611

2- ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...

Esas2023/1633Karar2023/1611Tarih10 Temmuz 2023Okuma13 dk · 2.635 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/1633 E., 2023/1611 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
10 Temmuz 2023
Esas No
2023/1633
Karar No
2023/1611
Temyiz eden (davacı)
... Odası
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.635 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

2- ... İdaresi Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU

Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/03/2023 tarih ve E:2021/5181, K:2023/917 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın 2.531.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren ... ve ... Marmara Turizm Tesisleri A.Ş.'ye 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan ... tarih ve ... sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/03/2023 tarih ve E:2021/5181, K:2023/917 sayılı kararıyla;

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendi, 2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinin atıf yaptığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinin 1. fıkrasının (ğ) bendi, 326. ve 331. maddelerine yer verilerek;

19/01/2022 tarih ve 5127 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait "... Yat Limanı"nın 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun uyarınca 40 (kırk) yıl süreyle "İşletme Hakkının Verilmesi" yöntemiyle özelleştirilmesine ilişkin ihale sonrasında yaşanan ekonomik gelişmeler ve kamu yararı dikkate alınarak, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı İhale Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararının onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı dava konusu Cumhurbaşkanı kararının iptaline karar verildiği anlaşıldığından, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmadığı;

Öte yandan, dava konusu işlemin esası incelenmediğinden ve bu nedenle davacı veya davalı idarelerden hangisinin haklı olduğu tespit edilmeksizin karar verildiğinden, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle,

Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 451,60-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve 6100 sayılı Kanun'un 331. maddesi uyarınca taraflara vekâlet ücreti verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, taşınmaz ile ilgili olarak daha sonra yeniden ihaleye çıkıldığı ve uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılması gerektiği, davanın açılmasına davalı idareler sebep olduğu için yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idareler tarafından, her bir ihalenin ayrı bir idari işlem olduğu ve ihale şartnamelerinin farklı olduğu, kaldı ki bir yıl sonra gerçekleştirilen ihalenin de yeterli teklif alınamadığı için iptal edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırılı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise; bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un 20/A maddesinin 1. fıkrasında, "ihaleden yasaklama kararları hariç ihale işlemleri" ile "Özelleştirme Yüksek Kurulu kararları" ivedi yargılama usulünün uygulanacağı uyuşmazlıklar arasında sayılmış; aynı maddenin 2. fıkrasının (i) bendinde.

Danıştayın, evrak üzerinde yaptığı inceleme sonunda, maddi vakıalar hakkında edinilen bilgiyi yeterli görürse veya temyiz sadece hukuki noktalara ilişkin ise yahut temyiz olunan karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise işin esası hakkında karar vereceği, aksi hâlde gerekli inceleme ve tahkikatı kendisi yaparak esas hakkında yeniden karar vereceği, ancak, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan temyizi haklı bulduğu hâllerde kararı bozmakla birlikte dosyayı geri göndereceği ve temyiz üzerine verilen kararların kesin olduğu hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararın Bozulması" başlıklı 49. maddesinde "usul hükümlerine uyulmamış olunması" bozma sebepleri arasında sayılmıştır. Bu sebeple temyiz merciince, temyizi istenen kararın usul hükümlerine uygun olup olmadığı yönünden incelemeye tabi tutulacağı açıktır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan "dava açma ehliyeti", her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin kanunî düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.

Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin kişisel, güncel ve meşru bir menfaat olması, iptali istenen işlem ile davacı arasında makûl ve ciddi bir alâkanın bulunması gerekmekte ancak menfaatin kişisel olması, idarî işlemin mutlaka davacı hakkında tesis edilmiş olmasını gerektirmemektedir. Sözü edilen menfaat alâkasının varlığı ve sınırlarının her olayda yargı yerince uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenmesi gerekmektedir.

Anayasa'nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." kuralı yer almaktadır.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak" ve "Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları,

fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek" Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış. 19. maddesinde, "Odalar, bu Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevlidirler." kuralı yer almıştır.

Anılan Kanun'a dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesinde, "Odanın başlıca amaçları; a) Mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak, mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki değişen konumlarını izlemek, tespit etmek, değerlendirmek, mesleğin ve üyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek, ulusal ve uluslararası ölçekte mesleğin gelişmesini izlemek ve sağlamak, b) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak,

c) Ülke içinde ve dışında tüm resmi ve özel kuruluşlarla işbirliği yaparak, mesleğin uygulama ve kuram alanında gelişmesini sağlamak üzere her türlü etkinliklerde bulunmak; bilimsel ve teknik evrakı inceleyerek gereken mesleki denetimleri yapmak, d) Mimarlık uygulamasıyla ilgili standart ve normları, yönetmelik ve teknik şartnameleri araştırmak ve incelemek, gerekli düzenlemeleri yapmak, e) Eğitim kurumlarıyla işbirliği yaparak mesleki eğitimin gelişmesine katkıda bulunmak, f) Üyeler arasındaki dayanışmayı sağlamak ve haksız rekabeti önlemek, g) Mimarlık kültürünün korunmasını ve geliştirilmesini sağlamak,

bu doğrultudaki başarılı çalışmaları özendirmektir.

" düzenlemelerine yer verilmiştir. Aktarılan mevzuata göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma ehliyeti bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili yasal düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları açık bir şekilde yer almıştır.

Davacı Oda tarafından, dava dilekçesinde. Odaların, ilgili bakanlık, kamu kurumları, belediyeler ve diğer kuruluş ve makamlarla ilişki içerisinde ülkemizin sağlıklı ve düzenli kentleşmesi, kent planlarının şehircilik esaslarına ve meslek ilkelerine uygun yapılması için yazışma, görüşme girişimleriyle düzeltilmesini başaramadığı hatalı plan, karar ve uygulamaları yargıya götürdüğü, yargı yoluyla çabalarını sürdürdüğü,

davacı Odanın da kurulduğu günden bu yana, kanunlara, şehircilik bilimine ve kamu yararına aykırı olan plan ve uygulamalara karşı mücadele çerçevesinde gerektiğinde yasal süreçleri de izleyerek görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğu ve kamu yararını koruma amacıyla dava açmakta menfaati bulunduğu belirtilerek davayı açmakta ehliyetli olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.

Buna karşılık, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının, özelleştirme kapsam ve programında bulunan Fenerbahçe Kalamış Yat Limanı'nın dava dışı üçüncü bir kişiye 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesine dair ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin olduğu ve Mimarlar Odasının kuruluş amaçları ve görev alanı birlikte değerlendirildiğinde, davacı Odanın, dava konusu işlem ile arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alâkasının bulunmadığı, menfaatinin etkilenmediği, dava konusu işlemin Odanın ve mimarlık mesleği mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiği hususunun açık, anlaşılır ve somut bir biçimde ortaya konulamadığı,

Odanın Anayasa ve yasa ile belirlenen kuruluş amaçlarıyla bir ilgisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Yukarıda özetlenen gerekçeyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/03/2023 tarih ve E:2021/5181, K:2023/917 sayılı kararının BOZULMASINA, davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE, 2. Kurulumuzca yeniden bir karar verildiğinden, aşağıda dökümü yapılan dava ve temyiz aşamasına ilişkin ... -TL yargılama gideri ile karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ... -TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 3. 10/07/2023 tarihinde oyçokluğu ile kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa'nın 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir. Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir." 63. maddesinde; "Devlet, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır.

" 125. maddesinde; "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." 135. maddesinde ise; "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzel kişilikleridir." hükümleri yer almaktadır.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun yukarıda anılan Anayasal hükme paralel olarak düzenlenen 2. maddesinde; "...Birliğin kuruluş amacı: a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek.

Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak; b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak;

c) Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmektir. Birlik ve organları, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar." hükmüne yer verilmiştir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ana Yönetmeliği'nin "Birliğin ve Bağlı Odaların Amaçları" başlıklı 3. maddesinin üçüncü fıkrasında "kamunun ve ülkenin çıkarlarının korunmasında, yurdun doğal kaynaklarının bulunmasında, korunmasında ve işletilmesinde, çevre ve tarihi değerlerin ve kültürel mirasın korunmasında, tarımsal ve sınai üretimin artırılmasında, ülkenin sanatsal ve teknik kalkınmasında gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak" TMMOB ve bağlı odaların amaçları arasında sayılmıştır.

6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'na dayanılarak hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Ana Yönetmeliği'nin "Odanın amaçları" başlıklı 6. maddesinde, Odanın başlıca amaçları arasında "a) Mesleki alanda ülke ve kamu çıkarları ile uluslararası gelişmeler çerçevesinde çalışmalar yapmak, mesleğin ve üyelerin değişen toplumsal ve ekonomik yapı içindeki değişen konumlarını izlemek, tespit etmek, değerlendirmek, mesleğin ve üyelerin görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemek, ulusal ve uluslararası ölçekte mesleğin gelişmesini izlemek ve sağlamak, b) Meslek onurunu ve üye haklarını korumak" sayılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davalarının idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı hükme bağlanmıştır.

Anayasa'nın yukarıda aktarılan 56. maddesinde, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı konusunda "herkes" denilerek bu hakkın kullanımında gerçek ve tüzel kişi ayrımı yapılmamış, ayrıca, çevrenin korunması yalnızca Devlet için değil, vatandaşlar için de bir ödev olarak belirlenmiştir. Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, Anayasa'da, gerçek-tüzel kişi ayrımı gözetilmeksizin herkes için tanınmıştır.

Böylelikle, Anayasa'nın çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması ile ilgili hükümleri, kuruluş belgelerinde veya kanunlarında açıkça yazılı olmasa dahi, ilgili meslek kuruluşunun, çevreyi, tarihi ve kültürel değerleri ilgilendiren konularla ilgili olarak, aynen gerçek kişiler gibi subjektif dava ehliyetine sahip olduğu açıktır.

Yukarıda anılan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; dava açma ehliyetinin, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade ettiği, her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edileceği, bununla birlikte, iptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılmasına ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla,

idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği, nitekim; çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren veya bütün ülkeyi ve kamuoyunu etkileyen konularda subjektif ehliyet koşulunun, bu durum dikkate alınarak yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları, yerleşik içtihat niteliği kazanmıştır.

Diğer yandan, Danıştay içtihatlarında, ihaleye katılmayan ve ihale ile herhangi bir ilgisi kurulamayan gerçek ve tüzel kişilerin ihaleden dolayı menfaatinin ihlal edilmediği, dolayısıyla bunların ihale işlemlerinin iptali istemiyle açtığı davalarda, kural olarak, dava açma ehliyetinin bulunmadığı kabul edilmekle birlikte, davacının kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olması halinde, dava açma ehliyeti konusunun Danıştay kararlarında, davacının faaliyet alanı ile ihale işlemi arasında bir menfaat ilgisi kurulup kurulamayacağı yönünden incelendiği anlaşılmaktadır.

Davacı Oda tarafından, dava dilekçesinde. Odaların, ilgili bakanlık, kamu kurumları, belediyeler ve diğer kuruluş ve makamlarla ilişki içerisinde ülkemizin sağlıklı ve düzenli kentleşmesi, kent planlarının şehircilik esaslarına ve meslek ilkelerine uygun yapılması için yazışma, görüşme girişimleriyle düzeltilmesini başaramadığı hatalı plan, karar ve uygulamaları yargıya götürdüğü, yargı yoluyla çabalarının sürdürdüğü,

davacı Odanın da kurulduğu günden bu yana, kanunlara, şehircilik bilimine ve kamu yararına aykırı olan plan ve uygulamalara karşı mücadele çerçevesinde gerektiğinde yasal süreçleri de izleyerek görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğu ve kamu yararını koruma amacıyla dava açmakta menfaati bulunduğu belirtilerek davayı açmakta ehliyetli olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.

Diğer yandan, ...

Yat Limanı 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının onaylanmasına ilişkin Özelleştirme Yüksek Kurulunun 17/03/2015 tarih ve 2015/13 sayılı kararının iptali istemiyle Mimarlar Odasınca açılan davada, söz konusu Oda ehliyetli görülerek, Danıştay Altıncı Dairesince davanın kısmen reddi, kısmen iptal yolunda verilen 28/03/2018 tarih ve E:2015/6581, K:2018/2678 sayılı kararının redde ilişkin kısmının davacı Oda tarafından temyiz edilmesi üzerine, anılan kısım Kurulumuzun 04/04/2019 tarih ve E:2018/3408, K:2019/1549 sayılı kararıyla bozulmuş;

benzer şekilde söz konusu imar planlarında yapılan değişikliğe ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına karşı Mimarlar Odası ile Şehir Plancıları Odasınca açılan davada da söz konusu Oda ehliyetli görülerek, Danıştay Altıncı Dairesince davanın reddi yolunda verilen 28/03/2018 tarih ve E:2015/6581, K:2018/2678 sayılı karar, Kurulumuzun 04/10/2020 tarih ve E:2020/1839, K:2020/1829 sayılı kararıyla onanmıştır.

Uyuşmazlık konusu olayda ise, şehircilik ilkelerinin ve kamu yararının ihlal edildiği iddialarıyla iptal davası açıldığı anlaşıldığından, davacı Odanın, dava konusu işlem nedeniyle menfaatinin etkilendiğinin kabulü gerekmektedir.

Bu durumda; gerek çevresel, tarihi ve kültürel değerlerin korunması gibi kamu yararını ilgilendiren konularda dava açma ehliyetinin geniş yorumlanması sonucunu doğuran Anayasa'nın 56. maddesi, gerekse yukarıda bahsedilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında, taşıdığı çevresel, tarihi ve kültürel önem nedeniyle, özelleştirme kapsam ve programında bulunan ... İşletmeleri A.Ş.'ye ait ... Yat Limanı'nın 2.531.000.000,00-TL bedel ile en yüksek teklifi veren ... ve ...

Turizm Tesisleri A.Ş.'ye 40 yıl süreyle işletme hakkının verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı ihale komisyonu kararının onaylanmasına ilişkin 12/11/2021 tarih ve 31657 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11/11/2021 tarih ve 4771 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, kamu yararını doğrudan ilgilendiren bir düzenleme olması nedeniyle, davacının kamu yararını koruma görev ve yükümlülüğünden dolayı dava açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenle, davacının temyiz isteminin esasının incelenmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/1633, K. 2023/1611, 10 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. İstemin Konusu
  4. Yargılama Süreci
  5. Temyiz Edenin İddiaları
  6. Karşı Tarafın Savunması
  7. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  8. Türk Milleti Adına
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. İlgili Mevzuat
  11. Hukuki Değerlendirme
  12. Karşı Oy
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/1633
Karar No
2023/1611
Tarih
10 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2023/1647 K.2023/3366
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1649 K.2023/3404
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1656 K.2023/3334
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1657 K.2023/3384
  • Danıştay 10. Daire E.2023/1658 K.2023/4297
  • Danıştay 10. Daire E.2023/1659 K.2023/4306

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.