İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2428 K.2023/2679

Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İletim AŞ. Genel Müdürlüğüne ait “380 kV Akkuyu NGS-Ermenek HES Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamında ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım…

Esas2023/2428Karar2023/2679Tarih21 Kasım 2023Okuma10 dk · 2.098 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2428 E., 2023/2679 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2-... Aş.

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
21 Kasım 2023
Esas No
2023/2428
Karar No
2023/2679
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalılar)
1-...
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/5163, K:2023/6472 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.098 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

Dava konusu istem: Türkiye Elektrik İletim AŞ. Genel Müdürlüğüne ait “380 kV Akkuyu NGS-Ermenek HES Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamında ekli haritada gösterilen güzergaha isabet eden taşınmazlarda direk yerlerinin mülkiyet şeklinde, iletken salınım gabarisinin ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik İletim AŞ.

Genel Müdürlüğü tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 10/04/2016 tarih ve 29680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14/03/2016 tarih ve 2016/8600 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın, 1745,03m²’lik kısmının irtifak hakkı, 324m²’lik kısmının mülkiyet şeklinde kamulaştırılmasına ilişkin kısmının iptali ile doğan zararların tazmini istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 05/07/2023 tarih ve E:2022/5163, K:2023/6472 sayılı kararıyla;

Anayasa'nın 35. maddesi; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesi ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesine yer verilerek,

Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği,

Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kamu eline geçirilmesini ifade eden kamulaştırmanın yargısal incelemesinde, mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede belirtilen hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesinin gerektiği,

Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereğinin ifade edildiği, acele kamulaştırma usulünün idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma yöntemi olduğu,

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığının arandığı ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanındığı, anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelelik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanı Kararı ile taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebildiği,

Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerektiği,

Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu,

Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği,

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Türkiye Elektrik İletim AŞ. Genel Müdürlüğüne ait “380 kV Akkuyu NGS-Ermenek HES Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamındaki iletim hatlarının, üretim lisansı bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin enterkonnekte sisteme bağlantısını sağlayacak hatlar olduğunun anlaşıldığı,

Bu durumda; ülkemizin başta elektrik enerjisi olmak üzere, enerji arzına olan ihtiyaç durumu ve davaya konu iletim hattının Akkuyu Nükleer Güç Santralinin enterkonnekte sisteme bağlantısını sağlayacak hatlardan olması dikkate alındığında, enerji ihtiyacının acil nitelikte olduğu sabit olmakla birlikte, kamu yararının varlığı da açık olduğundan, davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, davaya konu taşınmaza el konulmasına imkan veren dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka aykırılık bulunmadığı,

Ayrıca, tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olan davaya konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin davaya konu acele kamulaştırma kararı öncesinde alınmış tarım dışı kullanım izni bulunmasa da, davaya konu Bakanlar Kurulu kararından sonra, Tarım ve Orman Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı kararı ile davaya konu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin tarım dışı kullanım izninin verildiği anlaşıldığından, 08/09/2020 tarihli tarım dışı kullanım izni ile bu husustaki hukuka aykırılık halinin ortadan kalktığı ve söz konusu iznin dava konusu karardan daha sonra verilmiş olmasının, davaya konu kararın iptalini gerektirir bir husus olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı,

Öte yandan; tazminat istemi yönünden yapılan incelemede ise, gerek tazminat istemine dayanak acele kamulaştırma kararında hukuka aykırılık bulunmaması, gerekse de tazminat istemi hususunda bedelin ve tazminat isteminin hangi gelir kalemlerinden kaynaklandığının netleştirilmesinin istenilmesine ilişkin 28/12/2022 tarihli ara kararına davacı tarafından cevap verilmemiş olması hususları dikkate alındığında, davacının tazminat isteminin kabulüne hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle,

davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından, enerji nakil hat güzergahının heyelan riskinin yüksek olduğu taşınmazından geçtiği, 5403 sayılı Kanun uyarınca gerekli izinler alınmadan önce tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu; davanın kabulü ve işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI

Davalı idareler tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ

İlgili mevzuat uyarınca davaya konu işlemden önce alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden daha sonra alınmış olması ve uyuşmazlık konusu olayda gelinen aşama dikkate alındığında olayda acelelik halinin de bulunmaması nedeniyle, acele kamulaştırmaya yönelik Bakanlar Kurulu Kararı'nda hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, Daire kararının acele kamulaştırma kararına yönelik kısmının bozularak dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsel yönünden iptaline, tazminat istemine yönelik davanın reddine ilişkin kısmının ise onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 05/07/2023 tarih ve E:2022/5163, K:2023/6472 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4.Kesin olarak, 21/11/2023 tarihinde Daire kararının tazminat isteminin reddine yönelik kısmı yönünden oybirliği, acele kamulaştırma kararına ilişkin kısmı yönünden ise oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Anayasa’nın 35. maddesinin 2. fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir.

Özel mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmış, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahaleler olabileceği öngörülmüş ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.

Anayasa ve 2942 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, idarelerin, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, yetkili mercilerce alınacak kamu yararı kararı çerçevesinde ya da onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine dayanılarak, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırmaları; hatta 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesinde öngörülen şartların varlığı halinde, anılan Kanun'da ayrı bir usul olarak öngörülen acele kamulaştırma yöntemine de başvurulabilmeleri mümkündür.

Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.

Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır.

Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.

Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi,

korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır.

Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle, Dairenin 28/12/2022 tarihli ara kararı ile davaya konu taşınmaza ilişkin 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığı sorulduğu, davalı idareler tarafından verilen cevaplarda, tarım dışı kullanım izninin davaya konu 14/03/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'ndan sonra 08/09/2020 tarihinde alındığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; ilgili mevzuat uyarınca davaya konu işlemden önce alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden daha sonra alındığı anlaşıldığından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Diğer yandan, davalı idarelerce Türkiye Elektrik İletim AŞ.

Genel Müdürlüğüne ait “380 kV Akkuyu NGS-Ermenek HES Enerji İletim Hattı Projesi” kapsamındaki iletim hatlarının, üretim lisansı bulunan Akkuyu Nükleer Güç Santralinin enterkonnekte sisteme bağlantısını sağlayacak hatlar olup, enerji ihtiyacının acil nitelikte olması nedeniyle de davaya konu projenin bir an önce tamamlanmasında acelelik halinin bulunduğu belirtilmişse de, uyuşmazlık konusu acele kamulaştırılmasına ilişkin Bakanlar Kurulu Kararı'nın 14/03/2016 tarihinde alındığı,

ilk belirlenen güzergahın muhtelif kısımlarında lisanslı GES sahalarının ve heyelana maruz kalan alanların olması nedeniyle 10/03/2015 tarihli ilk kamu yararı kararının iptal edilerek 24/11/2021 tarihli kamu yararı kararının alındığı, taşınmazın fiili kamulaştırma işlemlerine başlanılmasına ilişkin olur tarihinin 06/01/2022 olduğu, bu kapsamda taşınmaza acele koyma talebiyle asliye hukuk mahkemesinde davanın 26/01/2022 tarihinde açıldığı ve gelinen aşamada henüz santralin de faaliyete geçmediği hususları dikkate alındığında olayda acelelik halinin bulunmaması nedeniyle de işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, Daire kararının acele kamulaştırma kararına yönelik kısmının bozularak dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.

KARŞI OY

XX-5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi,

korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır.

Bu kapsamda tarım arazisinin amaç dışı kullanımı, ancak arazinin, tarım dışı kullanımının sosyal veya ekonomik açıdan daha fazla kamusal yarar sağlayacağının yapılacak değerlendirme sonucunda belirlenerek Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca veya Valiliklerce tarım dışı kullanım izni verilmesi halinde mümkündür.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken tarım arazisi niteliğinde olması nedeniyle, Dairenin 28/12/2022 tarihli ara kararı ile davaya konu taşınmaza ilişkin 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığı sorulduğu, davalı idareler tarafından verilen cevaplarda, tarım dışı kullanım izninin davaya konu 14/03/2016 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'ndan sonra 08/09/2020 tarihinde alındığının bildirildiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda; ilgili mevzuat uyarınca davaya konu işlemden önce alınması gereken tarım dışı kullanım izninin, davaya konu işlemden daha sonra alındığı anlaşıldığından, dava konusu Bakanlar Kurulu Kararı'nın uyuşmazlık konusu taşınmaza yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kısmen kabulü, Daire kararının acele kamulaştırma kararına yönelik kısmının bozularak dava konusu işlemin uyuşmazlık konusu parsel yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz..

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2428, K. 2023/2679, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunmaları
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'un Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. Hukuki Değerlendirme
  8. Karşı Oy
  9. Karşı Oy
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2428
Karar No
2023/2679
Tarih
21 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2440 K.2023/2758
  • Danıştay 13. Daire E.2023/2445 K.2023/5114
  • Danıştay 8. Daire E.2023/2455 K.2023/5874
  • Danıştay 7. Daire E.2023/2460 K.2023/4477
  • Danıştay 9. Daire E.2023/2477 K.2023/4382
  • Danıştay 2. Daire E.2023/2477 K.2023/5410

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.