İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /İdare Dava Daireleri Kurulu

DANIŞTAY · İDARE DAVA DAİRELERİ KURULU

İçtihat Metni

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2858 K.2024/3081

Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli imar planında park ve dinlenme alanları lejantında kalan fonksiyonunun önceki imar durumu doğrultusunda konut…

Esas2023/2858Karar2024/3081Tarih28 Kasım 2024Okuma11 dk · 2.243 kelime

KÜNYE

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 2023/2858 E., 2024/3081 K.·T.C. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu

Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Karar tarihi
28 Kasım 2024
Esas No
2023/2858
Karar No
2024/3081
Temyiz eden (davalı)
... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davacı)
... Reklam ve İletişim Hizm. San. Tic. Ltd. Şti.
Vekili
Av. ...
İstemin konusu
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.243 kelime·11 dk okuma·9 bölüm

Dava konusu istem: Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Ümraniye ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... parsel sayılı taşınmazın 1/5000 ölçekli imar planında park ve dinlenme alanları lejantında kalan fonksiyonunun önceki imar durumu doğrultusunda konut alanı olarak değiştirilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla.

Danıştay Altıncı Dairesinin 23/01/2015 tarih ve E:2012/3451, K:2015/137 sayılı bozma kararına uyularak, dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından davalı idareye yapılan başvuruda, taşınmazının 18/08/2004 tarihinde park ve dinlenme alanı olarak planlandığı ve 6 yılı aşan bir süre geçmesine rağmen imar planında ayrıldığı amaç doğrultusunda bir işlem yapılmadığı; bu sebeple eski imar durumunun tanınarak taşınmazı üzerindeki kısıtlılığın kaldırılmasının talep edildiği, davacının esas itibarıyla imar planının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, hukuka aykırı olduğu iddiasıyla dava açmadığı,

davacının ileri sürdüğü iddiaların imar planına ait olmayıp imar planının taşınmaz üzerinde doğurduğu sonuçlarla ilgili olduğu, bu kapsamda, imar planı sonucunda taşınmaz üzerinde meydana gelen kısıtlılık halinin kamulaştırma ya da parselasyon yapılarak kaldırılmaması sonucu mülkiyet hakkının ihlal edildiği, davacının taşınmaz üzerindeki kısıtlama nedeniyle, imar planının taşınmazda doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması yönündeki isteminin cevap verilmemek suretiyle reddine dair işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/01/2023 tarih ve E:2021/2775, K:2023/25 sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolunda ...

İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın onanmasına dair Danıştay Altıncı Dairesinin 18/01/2021 tarih ve E:2019/797, K:2021/14 sayılı kararının düzeltilmesi istemiyle davalı idare tarafından yapılan başvuru üzerine, karar düzeltilme istemi yerinde görülerek Danıştay Altıncı Dairesinin 18/01/2021 tarih ve E:2019/797, K:2021/14 sayılı kararının kaldırılarak.

Anayasayla Devlete; sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama yapmak, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri almak görevlerinin yanı sıra çevreyi (yapılı çevreyi de içeren) geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusunda ödevler verildiği; bu gereklilikler doğrultusunda yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlemeler öngören 3194 sayılı İmar Kanunu'nun yürürlüğe konulduğu,

3194 sayılı Kanun'un, umumi hizmetlerin görülmesi için ihtiyaç duyulan taşınmazların elde edilebilmesi için idareye çeşitli alternatifler sunduğu, idarelerin şartların gereklerine göre bu alternatifler arasından seçim yapabileceği, bu alternatiflerin taşınmazın bulunduğu alanda, imar planı değişikliği, 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca parselasyon yapılması ve kamulaştırma şeklinde sıralanabileceği,

İmar planlarının, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan, hizmet ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantılar göz önüne alınarak hazırlandığı,

Toplum yaşamını yakından etkileyen fiziksel çevrenin sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ve toprağın koruma ve kullanma dengesinin en rasyonel biçimde belirlenmesi için hazırlanan imar planlarının yargısal denetiminde, bu hususlara uyulup uyulmadığının, planlanan yörede taşınmazların imar planında tahsis edildikleri amaç yönünden şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygunluk açısından incelenmesi gerektiği,

Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu taşınmazın 2004 tarihli nazım imar planında kamu alanı olarak belirlendiği tarihten beri mülkiyet hakkı üzerindeki kısıtlılığın devam ettiği ve davacının da bu kısıtlılığın giderilmesi amacıyla görülmekte olan davayı açtığının anlaşıldığı,

Bu durumda, uyuşmazlık konusu taşınmazın güncel 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hangi kullanımda kaldığı araştırılarak elde edilen sonuca göre yeniden bir değerlendirme yapılması gerektiği,

Yapılacak tespit sonucu uyuşmazlık konusu taşınmazın güncel 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısıtlılık halinin devam ettiğinin tespit edilmesi halinde dava konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazdaki kısıtlığı kaldıracak şekilde yapılacak plan değişikliğinin şehircilik ve planlama ilkeleri, kamu yararı, planda öngörülen nüfus, yoğunluk ve donatı dengesi yönlerinden incelenmek suretiyle,

imar planında öngörülen kullanımın şehircilik ve planlama ilkelerine uygun olup olmadığının alanında uzman bilirkişilerle yerinde yaptırılacak keşif ve bilirkişi incelemesi suretiyle tespit edilerek elde edilen sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği, bu itibarla dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında isabet görülmediği,

Öte yandan, planlar arasındaki hiyerarşi kapsamında nazım imar planından sonra yapılacak olan uygulama imar planının hem nazım imar planına hem de daha üst ölçekli planlara uygun yapılması gerektiği, 1/1000 ölçekli planların uygulamaya esas planlar olması nedeniyle 1/1000 ölçekli uygulama imar planına dayanılarak parselasyon, ruhsat, kamulaştırma gibi uygulama işlemlerinin yapılması zorunluluğu bulunduğunun açık olduğu, bu kapsamda davalı olarak taşınmazın bulunduğu alandaki ilçe belediyesinin de davalı olarak hasım mevkiine alınması gerektiği gerekçeleriyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davacı tarafından, İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ

2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvurulabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 19/04/2010 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, 03/08/2010 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

02/09/1988 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında "az yoğunlukta konut gelişme alanı" lejantında kalan ve 18/08/2004 yılında yapılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğiyle park ve dinlenme alanı (yeşil alan) olarak düzenlenen davacıya ait parselde 5 yılı aşkın süre geçtiği halde parselasyon veya kamulaştırma işlemi yapılmadığından, davacının anılan taşınmazın eski imar durumunda olduğu gibi az yoğunluklu konut alanına dönüştürülmesi istemli 19/04/2010 tarihli başvurusunun zımnen reddi üzerine, anılan zımnen ret işleminin iptali istemiyle 03/08/2010 tarihinde temyizen bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un dava konusu işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan haliyle "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise; "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur.

2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır.

3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrasında, sürelerin tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayacağı, 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı yönünden inceleneceği; aynı maddenin altıncı fıkrasında, ilk incelemeye ilişkin hususların tespit edilmesi halinde davanın her safhasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı; 15. maddesinde ise süre aşımı bulunduğu tespit edilen davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ise. "İmar Planları. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.

Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmünü içermektedir.

14/06/2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılan ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 20. maddesinde ise onaylanmış planların; onay tarihinden itibaren ilgili idarece herkesin görebileceği şekilde ilan yerlerinde asılmak ve nerede nasıl görülebileceği mahalli haberleşme araçları ile duyurulmak suretiyle 30 gün süre ile ilan edileceği, 30 günlük ilan süresi içinde planlara itirazın, ilgili idare nezdinde yapılacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

İmar planları; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen “ilanı gereken düzenleyici işlemlerden” olup, aynı madde gereğince dava açma süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesi ile Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 33. maddesi gereği, imar planları otuz gün süreyle askıda ilan edilerek duyurulmakta ve bu süre içerisinde imar planlarına yapılan itiraz başvuruları hakkında bir karar verilmek üzere, askı süresinin bitiminden sonra ilgili karar merciine gönderilmektedir.

Bu nedenle, imar planlarına karşı askı süresi içerisinde yapılan itirazların, askı süresi dolduktan sonra, bu itirazlara yönelik idari işlem tesis edilmesi için yetkili mercie gönderildiği hususu ile 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi birlikte ele alındığında, dava açma süresinin başlangıcında, askıda yapılan itiraz tarihi yerine, itirazlar hakkında değerlendirme yapılacak sürecin başladığı askıdan inmeyi takip eden tarihin esas alınması gerekmektedir.

Sonuç olarak, 3194 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içerisinde 3194 sayılı Kanun'un 8/b maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve idari dava açma süresinin başlangıç tarihi olan ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün (2577 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik ile bu süre 30 güne indirilmiştir) içerisinde bu başvuruya cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde,

zımni reddin oluştuğu bu tarihi takip eden 60 günlük dava açma süresi içerisinde veya ilan-askı süresinin son gününü izleyen 60 gün içerisinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde, bu cevabın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 60 günlük dava açma süresi içerisinde idari dava açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca, imar planının ilan-askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içinde açılması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.

Öte yandan, bu süreler geçirildikten sonra yapılacak başvuruların ise, dava açma süresini ihya etmeyeceği açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; değişiklik yapılması istenilen 18/08/2004 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planının, 27/09/2004-27/10/2004 tarihleri arasında askıya çıkartıldığı, davacı tarafından askı süresi içinde anılan planlara itiraz edilmediği ve askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmadığı, 19/04/2010 tarihinde yapılan imar planı değişikliği talebinin zımnen reddi üzerine 03/08/2010 tarihinde davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İmar planına askı süresi içinde itiraz etmeyen davacının, askı süresinin son gününü izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açması gerekirken, taşınmazının az yoğunluklu konut alanına alınması yönünde imar planında değişiklik yapılması talebiyle yapılan ve yeni bir dava açma süresi başlatmasına hukuken olanak bulunmayan, 19/04/2010 tarihli başvurunun reddi üzerine, 03/08/2010 tarihinde açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmamaktadır.

Bu durumda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenmek suretiyle dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ısrar kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibariyle yürürlükte olan halleriyle "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma sürelerinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu belirtilmiş; aynı maddenin dördüncü fıkrasında, "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar.

Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne, "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem ve eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler.

Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez.

Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından 19/04/2010 tarihinde davalı idare kayıtlarına giren dilekçe ile 18/08/2004 onay tarihli ve 27/09/2004-27/10/2004 tarihleri arasında askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılarak taşınmazının az yoğunluklu konut alanına alanına alınmasının istenildiği anlaşılmaktadır.

Olayda, imar planları kapsamında uğranıldığı ileri sürülen mağduriyetin giderilmesi amacıyla, 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapılmasına yönelik olarak 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında yapılan başvuru üzerine, dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir.

Bu itibarla, 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca, işlem tesisi talebiyle her zaman başvurulabileceği açık olup, imar planı değişikliği talebiyle 19/04/2010 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, 03/08/2010 tarihinde açılan bu davada süre aşımı bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2023/2858, K. 2024/3081, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Danıştay Tetkik Hâkimi ...'ın Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Karşı Oy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
İdare Dava Daireleri Kurulu
Esas No
2023/2858
Karar No
2024/3081
Tarih
28 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.2023/2866 K.2024/6178
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2875 K.2024/2949
  • Danıştay 12. Daire E.2023/2877 K.2024/5065
  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/2880 K.2024/2729
  • Danıştay 3. Daire E.2023/2890 K.2024/6297
  • Danıştay 6. Daire E.2023/2893 K.2024/6838

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.