KÜNYE
"Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/1027 Esas - 2022/837
- Esas no
- 2021/1027 Esas
- Karar no
- 2022/837
- Hakim
- ...
- Katip
- D..
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av...
- Davalı
- 1- .. ..
- Vekili
- Av. L..
- Davalılar
- 2-E..
Karar Metni
1.725 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
3-...
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 30/12/2021
KARAR TARİHİ : 18/10/2022
YAZIM TARİHİ : 1..
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığını, anlaşma neticesinde İşçilik alacakları sebebiyle tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, dava dışı işçi ... için 21/11/2019 tarihinde 26.529,95 TL tazminat ödendiğini, davalıların sorumluluklarına düşen miktarın 14.847,80 TL olarak belirlendiğini, davalılardan talep edilmesine rağmen geri ödemenin gerçekleşmediğini, davacı kurumun davalılardan ihale yöntemi yardımcı işlerde ile hizmet alım işini yaptığını,
taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri doğrultusunda davalı şirket elemanı olarak çalışan işçilere yapılan ödemelerden bu firmaların sorumlu tutulacağının karar altına atındığını, davalıların alt işveren sıfatıyla hizmet yürüttüğünü, taraflar arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğunu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğunu, ancak ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiğini, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarınını dahil olması,
asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunmaması hususları değerlendirildiğinde müvekkilinin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiğini, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığını belirterek, 14.847,80 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ...Enerji....vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı kurum arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinde işçilere üst işveren tarafından ödenecek tazminatlardan dolayı alt işveren rücu edileceğine ilişkin bir maddenin bulunmadığını, davacı kurumun işçiye ödenecek kıdem tazminatından tek başına sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, mahkeme aksi kanaateyse dava dışı işçinin müvekkil şirkette çalıştığı dönem ile sınırlı olmak üzere hesaplanacak miktarın yarı oranında rücusuna karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Diğer davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun tebliğ edilmiş olup, taraflar dosyaya cevap dilekçesi sunmamış, duruşmalara da katılmamışlardır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, rücu’en tazminat talebine ilişkin olup, dava konusu alacağın davalıların davacının belirli süreler dahilinde alt işverini olması sebebiyle davacı tarafından dava dışı işçi ...'un davalı şirketler nezindeki çalışmalarından dolayı yapılan düzenlemeler gereği üst işveren sıfatıyla iş akdi sona ermesi nedeni ile tazminat ödemesi yapılmış olduğu, ödenen bu 14.847,80 TL tazminatın davalılar ile yapılmış olan sözleşme gereğince davalılardan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebinden kaynaklanmış olduğu anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dosya dava dilekçesi ekindeki hizmet alım sözleşmeleriyle birlikte bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya ibraz edilen işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişinin 22/05/2022 tarihli raporunda; 21/11/2019 tarihinde yapılan ödeme nedeniyle, ... alt işveren tam sorumluluk 1.327,53 TL, ... alt iş veren tam sorumluluk 3.971,71 TL, ... Ltd.Şti. Tam sorumluluk 6.615,89 TL, yarı sorumluluk 3.307,95 TL, ......tam sorumluluk 990,21 TL, ...Güvenlik....tam sorumluluk 1.0001,09 TL, ... A.Ş.tam sorumluluk 946,68 TL olarak bulunduğu, davanın 14.847,80 TL üzerinden açıldığı belirtilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 31.maddesi gereği, davacı vekiline dava dilekçesinde belirtilen talep sonucunun açıklanması ve davalılara yönelik talep edilen miktarlarının ayrı ayrı belirtilmesi için süre verilmiş, davacı vekilince 24/06/2022 tarihli davacı kuruma ait cevabi yazı ekinde rücu tazminat komisyonu karar aslı dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; dava dışı işçi tarafından işçilik alacaklarının tahsili için kuruma başvuru yapıldığı, anlaşma neticesinde işçilik alacakları ödemesi gerçekleştirildiği, davacı ile davalı şirketler arasında asıl alt işveren ilişkisinin kurulduğu, çalıştırılan işçiye karşı asıl ve alt işverenin birlikte sorumlu olduğu, ödeme yapıldıktan sonra taraflar arasında imzalanmış sözleşme hükümlerine bakılması gerektiği, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen İşçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine İşçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiği yönünde sözleşmede hüküm bulunup bulunmaması hususları değerlendirildiğinde davacının işçiyi çalıştıran yüklenicilerden yapılan ödeme nispetinde rücu hakkının bulunması gerektiği, sözleşme ücretlerinin tüm işçilik alacaklarını kapsadığı, dosya içerisinde davacı kurum ile iş bu davalılar arasında imza edilen sözleşmeler ve idari şartnamelerin bulunduğu,
yapılan hizmet sözleşmesi ve şartnamelerinin incelenmesinde yüklenicilerin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluğunun mevcut olup, davacı kurumun ödemiş olduğu işçilik alacaklarının tamamını iş bu yüklenicilere rücu edebileceği sözleşme hükümlerinden anlaşılmıştır.
Öte yandan dosya kapsamı incelendiğinde davalılardan ... şirketi ile davacı arasında imzalanan sözleşmede işçi alacaklarının muhatabına yönelik hüküm bulunmadığı görülmekle, (Yargıtay 15.HD'nin 2021/933 Esas, 2021/2926 Karar sayılı ilamı, Adana BAM 9.H.D'nin ... Esas, ...
Karar sayılı ilamı vb.) yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre taraflar arasında yapılan sözleşmede sorumluluğun yarı yarıya olacağına ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmuyorsa, bu durumda da tam sorumluluk hususunun geçerli olacağı mahkememizce kabul edilmiş; dosyaya ibraz edilen 22/05/2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak dosyaya sunulan 24/06/2022 tarihli rücu tazminat komisyonu kararı nazara alınmakla; açılan davanın kabulü ile, 946,68 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .....
A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, 6.615,89 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ..... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 1.001,09 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ..... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 5.283,93 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı .....
A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 10,00 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ..... Ltd. Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 990,21 TL'nin 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...... Ltd. Şti' den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/1027, K. 2022/837, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama