KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına" T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
- Esas no
- 2021/817 Esas
- Karar no
- 2022/506
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ....
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Dava tarihi
- 20/10/2021
- Yazım tarih
- ...
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ifa eden ...'ın 21/01/2021 tarihinde vefat etmesi sonrasında, aynı tarihler de kendileri de COVID olan mirasçıların şirketi fiilen devralırken pay defterine ulaşamadıklarını, şirket mali müşaviri ve muhasebecisi pay defterinin taşınmalar esnasında kaybedilmiş olduğunu belirttiğini, yasal mirasçıların bu durumu öğrenir öğrenmez iş bu davayı açtıklarını, yeni pay defterinin çıkarılarak resmi kurumlara ibraz edilmesi ihtiyacı sebebiyle pay defterinin yeni yönetimin kusuru dışında zayi olduğunun mahkemece hükme bağlanmasını, müvekkiline pay defteri zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 82/7. maddesine dayanan tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaı nedeni ile zayi belgesi verilmesi isteminden ibarettir.
6100 sayılı HMK 382/1-e,1 maddesinde yer alan “Ticari Defterlerin Zıyaı Halinde Belge Verilmesi”ne ilişkin davalarda zayi olayını ispat yükünün davacıda olduğu, davacının aynı zamanda zayi edilen belgelere ait bilgileri de açık bir şekilde sunması/ispatlaması gerektiği (6100 sayılı HMK madde 190) açıktır.
6102 sy. TTK'nun 64 ve 65. maddelerinde; tacirlerin defter tutma yükümlülükleri, hangi defterleri nasıl tutmaları gerektiği düzenlenmiş, Aynı yasanın 82. maddesinde ise saklanması gereken defter ticari belgeler ile saklama süreleri belirlenmiştir. TTK nun 82/5 maddesi gereğince saklama süresi 10 yıldır. 253 sayılı VUK'nun 253. maddesinde ise; "Bu Kanuna göre defter tutmak mecburiyetinde olanlar, tuttukları defterlerle üçüncü kısımda yazılı vesikaları, ilgili bulundukları yılı takibeden takvim yılından başlıyarak beş yıl süre ile muhafaza etmeye mecburdurlar." düzenlemesi mevcuttur.
6102 sayılı TTK'nun 82/7 maddesi uyarınca "...Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir..." düzenlemesi mevcuttur.
Maddede belirtildiği şekilde anılan sebeplerden ötürü saklanması gereken defterlerin kaybolması halinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2017 gün 2016/817 E.-2017/3842 Karar ve 05/12/2016 gün 2016/1 E. -2016/9288 K. sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere defterin bir şekilde kaybolması veya Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ifa eden kişinin vefat etmesi ya da mali müşavir ve muhasebecinin taşınma esnasında defteri kaybetmesi sebebiyle aramalara rağmen bulunamamasının Yasada sayılan sebeplerden olmadığı gibi bu nedenlerin benzerlerine de dayanmadığı,
buna göre basiretli bir tacir olarak ticari defter ve belgelerini özenle saklamak zorunda olan davacının kanunen ticari defter ve belgelerini uygun yerde ve uygun şekilde muhafaza etme yükümlülüğünün bulunduğu, davacı tarafça kanunun tacire yüklediği muhafaza sorumluluğunun gerektiği gibi yerine getirilmemiş olduğu açıktır.
Öte yandan tacirin zayii sebebini hangi olaya dayandırırsa dayandırsın öncelikle zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın olağan akışına açıkça aykırı düşmemesi gerekir.(Yargıtay 11.HD'nin 2016/6084 Esas, 2018/155 Karar sayılı ve 10/01/2018 tarihli kararı)
Tüm bu nedenlerle, davacının dosyaya iddialarını doğrular mahiyette herhangi bir delil sunamamış olduğu, kanunun tacire yüklediği muhafaza sorumluluğunun da gerektiği gibi yerine getirilmediği görülmekle, davacının ispat edilemeyen davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/817, K. 2022/506, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama