KÜNYE
T.C. Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/311 Esas - 2022/995
- Esas no
- 2022/311 Esas
- Karar no
- 2022/995
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/07/2021
- Gerekçeli kararın yazılma tarihi
- ..
Karar Metni
1.373 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLD
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Adana 13. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapma olanağının bulunmadığını, davacının takibe konu dört adet belgenin toplamı olan 19.270,00 TL için Adana 13. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasında sadece icra takibine yönelik borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın tamamen kötüniyetli olduğunu, borcunu ödememek için işin esasında haksız da olsa bütün hukuki mekanizmaları kullanmayı amaçlayan, takibe konu kambiyo senedinin kambiyo senedi olmadığı iddia edilerek ilk olarak asliye hukuk mahkemesinde ve arabulucuya da başvurmadan dava açtığını, dosyanın görevsizlik nedeni ile dava usulden reddedildiğini, menfi tespit davasında arabulucuya başvurulması gerektiğini, bu sebepten dava şartı noksanlığı bulunduğunu, menfi tespit davalarının temelinde de bir miktar paranın ödenmesi talebi yattığını,
davanın konusunu yine bir miktar paranın ödenmesi hususu ticari nitelikteki menfi tespit davalarının da dava şartı arabuluculuk kapsamında değerlendirildiğini, her ne kadar davacı borçlu, Türk Ticaret Kanununun 776.maddesine göre kambiyo senedinden de anlaşılacağı üzere söz konusu senedin kambiyo senedi vasfı taşıdığının belli olduğunu, davacının haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla dava açtığını, hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki ihtilafın;kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır.
Dava öncelikle Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı dosyasında incelenmiş, dava hakkında görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Adana 13. İcra Müdürlüğü ... sayılı takip dosyasının tetkikinden; davalı ...'in davacı aleyhine icra takibi başlattığı, icra takibine konu olarak, 24/01/2017 düzenleme tarihli, 20/05/2017 vade tarihli, 4.820,00 TL bedelli bono, 24/01/2017 düzenleme tarihli, 30/06/2017 vade tarihli, 4.820,00 TL bedelli bono, 24/01/2017 düzenleme tarihli, 14/07/2017 vade tarihli, 4.820,00 TL bedelli bono, 24/01/2017 düzenleme tarihli, 28/07/2017 vade tarihli, 4.810,00 TL bedelli bonolara ilişkin icra takibi başlanmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Menfi tespit davasının düzenlendiği İİK 72/4 fıkrasına göre " Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır.
Bu zarar herhalde (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmiden" aşağı tayin edilemez.(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir.
Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.15) "yüzde yirmisinden" aşağı olamaz." hükmü bulunmaktadır.
Toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; Davacının talebi, maddi anlamda davalıya borçlu olmadığının tespiti konusunda değil, sadece bu takip ile – takibe konu olan belgenin kambiyo vasfında olmamasına rağmen, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan takip dosyasında – davalıya borçlu olmadığının tespitini talebini içermektedir.
Bir belgenin kambiyo senedi sayılabilmesi için zorunlu unsurları içermesi gerekmektedir.Bu durum TTK nın 776 ve 77. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre “Bono veya .. Yazılı Senet;
A) Unsurlar MADDE 776-
(1) Bono veya emre yazılı senet;
a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,
c) Vadeyi, d) Ödeme yerini,
e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
f) Düzenlenme tarihini ve yerini,
g) Düzenleyenin imzasını, içerir. Hükmünü içermektedir. Unsurların bulunmaması ise 777. Madde de düzenlenmiştir.
Buna göre ;
MADDE 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.
(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.
(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.
(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.” Hükmü bulunmaktadır.
İcra takibine konu olan senetlerde kambiyo senetlerinde ( bonoda ) yer alması gereken zorunlu unsurların (tanzim yeri ve ödeme yerinin ) olmadığı görülmüştür. Bu halde takip konusu belgeler bono vasfında değildir. Bono vasfında olmamasına rağmen, kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi başlatılması hatalıdır.
Yargıtay 11. HD’nın 18.03.2021 gün ve 2020/ 3040 E 2021/ 2619 sayılı ilamında “Bölge adliye mahkemesince bonolarda düzenleme tarihi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 766 F maddesi gereğince yasal zorunlu unsur olup takibe dayanak senedin düzenleme tarihinin bulunmaması nedeni ile adi senet olarak kabulü gerektiği bu belgeye dayanarak kambiyo yoluyla icra takibi yapılamayacağı ve davada sadece icra takibine yönelik olarak açıldığından alacaklının adi belgeden kaynaklanan yasal haklara saklı kalmak üzere davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı gerekçesiyle davalının israf talebinin esastan reddine karar
vermiştir ve istinaf mahkemesi kararını onamasına karar vermiştir.
Yargıtayın bu ilamı doğrultusunda dava konusu olayın incelenmesi gerekmiştir. İcra takip dosyasında kambiyo senedinde olması gereken zorunlu yasal unsurları taşıyan bir bono bulunmamaktadır.
Davacı da maddi anlamda borçlu olmadığını değil sadece kambiyo senedine dayalı olarak yapılan bu icra takibi ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İcra takip dosyasında davalının imzasını taşıyan bir belge bulunmaktadır. davalının bu adi belgeden kaynaklanan yasal hakları davacının talebi gereği bu davada tartışılmamış, badece bonodaki zorunlu unsurlar yönünden inceyele yapılmıştır.
Davacının talebi ve verilen hüküm sadece bu icra takip dosyası ile ilgili olup, davalının bu adi belgeden kaynaklanan yasal haklarını ortadan kaldırmamaktadır. Bu şartlarda, yargıtayın emsal kararı dikkate alınarak, Adana 13. İcra müdürlüğünün ...
E sayılı dosyasında yapılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde takip konusu belgelerin bono vasfında olmaması dolayısıyla (Davalı alacaklının takibe konu belgelerden kaynaklanan yasal hakları saklı kalmak üzere ) davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/311, K. 2022/995, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama