İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/569 K.2024/199

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/569Karar2024/199Tarih25 Nisan 2024Okuma11 dk · 2.216 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara

Karar tarihi
25 Nisan 2024
Esas no
2023/569 Esas
Karar no
2024/199
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacı
... (TCKN: ...) -
Vekili
Av. ... -
Davalı
...
Dava
İtirazın İptali
Dava tarihi
26/08/2011
Gr.kr.yzm.tarihi
09/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.216 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı arasında akdedilmiş satım sözleşmesi gereği, müvekkilinin davalıya inşaat malzemesi ve hazır beton sattığını, bununla ilgili olarak toplam 152.320,14-TL değerinde 16 adet fatura kestiğini ve sözleşme gereği teslim etmeyi taahhüt ettiği tüm malları davalıya fatura karşılığı teslim ettiğini, davalının takip tarihine kadar fatura bedellerini ödemediğini, 21/07/2011 tarihinde alacağın tahsili amacıyla....

Esas sayılı takip dosyası kapsamında genel haciz ile toplam 340.674,13-TL üzerinden takibe geçildiğini, borçlu vekilinin 26.07.2011 tarihinde verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiğini ve takibin durmasına neden olduğunu, mahkememizin görevli ve yetkili olduğunu beyanla; tüm tespit ve istemler yönünden fazlası saklı kalmak üzere şimdilik itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalı yandan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; müvekkili aleyhine ...Esas sayılı dosyasıyla faturalara dayalı takip başlatıldığını, yapılan takibe süresi içerisinde itiraz edildiğini ve davacı tarafından bu davanın açıldığını, öncelikle zaman aşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca takip dayanağı faturalardaki alacağa ve ferilerine itiraz ettiklerini, herhangi bir temerrüt ihtarı olmadan fatura tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinin de yasaya aykırı olduğunu, davacının daha önce ...

Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını ve bu takip neticesinde borcun ödendiğini, 2006 yılına ve geçmiş yıllara ait herhangi bir borcun kalmaması üzerine davacının 19/09/2006 tarihli ibraname ile müvekkilinin ibra ettiğini, ibra tarihi itibariyle takip borçlusunun şirketten hiçbir hak ve alacağın kalmadığının ibranamede açıkça yazıldığını, tahsil edilmiş faturaların yeniden tahsile konulmasının kötü niyet olduğunu, sevk irsaliyelerini de kabul etmediklerini, irsaliyelerin bir çoğunda yetkisiz kişilerin imzalarının bulunduğunu, kendilerine gönderilen kopyaların bazılarında da imza bulunmadığını,

ayrıca 2006 yılında takip yaptığı faturalardan şuan takibe koyduğu faturaları ayırarak takip yapılması ve bu faturalar için yaklaşık olarak 5 yıl bekledikten sonra takip yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takip sonrasında müvekkili şirket yetkililerince yapılan görüşmelerde davacının zor durumda olduğundan bahisle, tahsil ettiği alacağı yeniden tahsile koymak zorunda kaldığını belirttiğini ve bu konuşmaya müvekkili şirket yetkilileri dışında olan kişilerinde tanıklık ettiğini beyanla;

davanın reddine, alacaklısının kötü niyetle takip başlattığı göz önüne alınarak % 40'dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizin 19/10/2017 tarih,....

Karar sayılı kararı ile "dava konusu alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, takibin belirtilen süreyi kestiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, davalı vekili tarafından sunulan ibranamelerin ve ... takip dosyasının davaya konu faturalarla ve takiple ilgili olmadığı, davalının defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacı defterlerinde yapılan incelemede alınan bilirkişi raporundan taraflar arasında inşaat malzemesi alım satımı konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme kapsamında takip dayanağı 14 adet fatura ile toplam 136.687,50 TL bedelli mal teslimi yapıldığı,

faturalardaki imzalar konusunda davalının isticvap edildiği ve davalı cevap vermediğinden bunları ikrar etmiş sayıldığı, buna karşılık davalı tarafça 92.250,00 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibari ile bakiye davacı alacağının 44.437,50 TL olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun asıl alacak tutarı 44.437,50 TL'ye yaptığı itirazının iptaline, 17.775,00 TL icra inkar tazminatının tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.

Mahkememizin 19/10/2017 tarih, 2... Karar sayılı kararı ile "...davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı için kesilen ve davacı tarafça imzalı irsaliye ile teslim edildiği anlaşılan fatura konusu mal bedelinden davalının yaptığı ödemelerin düşüldüğü, davacının 44.437,50 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, savunmaya konu ibraname ve ödemelerin işbu davaya konu fatura bedelleri ile ilişkili olmadığı, 1.430,72 TL tutarlı faturanın dava konusu icra dosyası dışında başka bir takibe daha konu edildiği, bu kalemin İlk Derece Mahkemesi hesabında da dahil edildiği, ancak istinafa davalının gelmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

.... Karar sayılı kararı ile "6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.

Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve yukarıda yazılı belgelerin hepsi üzerinde inceleme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

2. Hükümde, emtianın teslim edilmediği kabul edilen 24.03.2006 tarih 8.788,64 TL ve 23.03.2006 tarih 6.844,00 TL bedelli iki adet teslim alan kısmı imzasız olan faturaya ilişkin ise davalıya yemin teklif edildiği, davalı tarafça işbu faturaya konu emtianın teslim alınmadığına ilişkin yemin edildiği ve davacı alacak kalemine bu faturaların dahil edilmediği anlaşılmıştır. Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde, takibe konu tüm faturaların ödendiğini savunmuştur.

Bu durumda, davalı tarafın yemin metnindeki beyanının çelişkili beyan olduğu ve nazara alınmaması gerektiği kabulü ile ödemeye ilişkin ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir". gerekçesi ile bozulmuştur.

Usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davanın tarafları arasındaki uyuşmazlık hukuki niteliği itibari ile; satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali talebinden ibarettir.

Davanın ve talebin hukuki dayanağı; İİK'nun 67. maddesinden ibarettir.

Somut olayda davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan satış sözleşmesi gereği davalıya inşaat malzemesi ve hazır beton satıldığını, bununla ilgili faturalar düzenlendiğini, malların davalıya teslim edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe itiraz edildiğini beyanla; itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise cevap dilekçesi ile özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, temerrüt ihtarının bulunmadığını, faiz alacağı istenilemeyeceğini, takip dayanağı faturalar karşılığının ödendiğini, müvekkilinin ibra edildiğini, irsaliyelerin bir kısmının imzasız olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davanın tarafları arasında, inşaat malzemesi ve hazır beton alımı amacıyla satış sözleşmesinin yapıldığı konusunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, sözleşmesinin ifa aşamasına ilişkin olup, teslim edilen mal miktarı ve bakiye alacak noktasında toplanmaktadır.

Davalı şirket adresine ticari defterlerinin ibrazı için tebligat çıkartıldığı ancak anılan defterlerin sunulmadığı, önceki yargılama dosyaları arasından da temin edilemediği saptanmış ve inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalının 92.250,00 TL ödemesinin olduğu neticesine varılsa da takip konusu faturalara dayalı alacağın ve ödemelerin tespitinin, davalının ödeme belgeleri, taraflar arasındaki diğer takip ve dava dosyalarında nazara alınan ödemeler ve yine davalı defter kayıtları birlikte ve karşılaştırmalı olarak ele alınarak tarafların açık hesabı üzerinden yapılması gerekmektedir.

Mali müşavir bilirkişinin mahkememize mübrez 26/01/2024 tarihli raporunda, HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, ancak davalı tarafın ticari defterleri bulunamadığı belirtildiğinden incelenemediği davacının kendi ticari defterlerinde, dava konusu 16 adet toplam 152.320,14 TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, ekstre incelendiğinde hesap hareketlerinin bulunduğu sayfaların altında “....” ünvanı bulunduğu, Yapıkredinin göndermiş olduğu ekstrenin davalının hesabına ait ekstre olduğu, toplam 92.250,00-TL ödemede davalının kendi hesabına yatırmış olduğu işlemler olduğu,

.... tarafından düzenlenen Bilirkişi Raporunda anılan hesap ekstresi hatalı şekilde davacının hesap ekstresi olarak değerlendirilerek davalının kendi hesabına yapmış olduğu toplam 92.250,00- TL ödemenin davalının davacıya yapmış olduğu ödeme olarak değerlendirilerek hatalı şekilde hesaplama yapıldığı, Yapıkrediden gelen davalının hesap ekstresinin incelenmesi sonucunda davacıya yapılmış olan bir ödeme tespit edilemediği, davacının, dava konusu 16 adet toplam 152.320,14 TL tutarlı faturaların karşılığı, takip ve dava tarihi itibari ile davalıdan 152.320,14 TL alacaklı olduğunun hesap edilmiş olduğu belirtilmiştir.

Her ne kadar, davalı tarafça alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, takip tarihi 22.07.2011 tarihinde yürürlükte bulunan 6098. sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi gereğince, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Takip dayanağı faturalar 2006 yılına ilişkin olup, takip tarihi itibari ile zamanaşımının kesildiği, davanın 26.08.2011 tarihinde açıldığı, takip ve dava tarihi itibari ile 10 yıllık sürenin dolmadığı dikkate alınarak, bu yöndeki savunmaya itibar edilmemiştir.

.... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinden; takip alacaklısı davacı ... vekilince takip borçlusu davalı ... aleyhine 152.320,14-TL. fatura alacağı ve 188.353,99-TL faiz alacağı olmak üzere toplam 340.674,13-TL alacağın tahsili amacıyla 16 adet 2006 tarihli, kum, inşaat demiri, parke, şilte süpürgelik satışına ilişkin düzenlenen faturalara dayalı, genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21.07.2011 tarihinde tebliğ edildiği, 26.07.2011 tarihinde icra müdürlüğüne sunulan dilekçe ile süresi içerisinde borca itiraz edildiği, davanın da bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde 26.08.2011 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı vekili takip dayanağı borç ile ilgili müvekkilinin ibraya girdiği ve borcun ibra ile sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, dosyaya sunulan 19.09.2006 tarihli "İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinden,....Esas sayılı takip dosyasına konu borç ile ilgili davalının ibra edildiği, takip dayanağı borç ile ilgili ibranın bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Diğer yandan davalı tarafın cevap dilekcesi içeriği ile kabülünde olduğu üzere ...İcra müdürlüğüne ait dosya dayanağı faturalarda farklı faturalardır. Yine, dosyaya sunulan 20.09.2006 tarihli "İbraname" başlıklı belgenin incelenmesinden, davacı tarafından yapılan 12.000 m2 alçı işine ilişkin ödeme şeklinin düzenlendiği,.... Esas sayılı dosyasıyla ilgili bir ibranın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple, bu yöndeki savunmalara da itibar edilmemiştir.

Davalı tarafın davayı takipsiz bıraktığı, davacı dayanağı faturaların bir kısmının irsaliyeli olup, irsaliyeli faturaların teslim alan kısmında isim ve imza bulunduğu dikkate alınarak, davalı tarafın isticvabına karar verilmiş, isticvap davetiyesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davete icabet etmemiştir.

HMK 171/2. maddesi gereğince isticvap için çağrılan taraf, özürsüz olarak gelmediği, gelipte soruları cevapsız bıraktığı takdirde mahkemece sorulacak vakıalar ikrar edilmiş sayılır.

Bu düzenleme dikkate alındığında, davacı taraf takip dayanağıteslim alan kısmında isim ve imza bulunan irsaliyeli faturalar içeriğinin doğru olduğu, teslim alan kısmında isim ve imzası bulunan ilgililerin davalı şirket temsilcileri ve çalışanları olduğu, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir.

Mübrez belgeler ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda; .... bozma ilamı gereklerinin yerine getirilebilmesi bakımından takip konusu faturalara dayalı alacağın ve ödemelerin tespitinin, davalının ödeme belgeleri, taraflar arasındaki diğer takip ve dava dosyalarında nazara alınan ödemeler ve yine davalı defter kayıtları birlikte ve karşılaştırmalı olarak ele alınması amacı ile tarafların açık hesabı üzerinden yapılması gerektiğinden mahkememizin 23/11/2023 tarihli celsesinde, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi,

etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesine karar verilmiştir.

Bilirkişi marifeti ile yapılan incelemede davacının usulüne uygun 2006 yılı ticari defterlerinin.

HMK'nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, ancak davalı tarafın ticari defterleri bulunamadığı belirtildiğinden incelenemediği, mevcut belgelere, ticari defter ve kayıtlara göre mali müşavir bilirkişi marifeti ile ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemede davacının kendi ticari defterlerinde, dava konusu 16 adet toplam 152.320,14 TL tutarlı faturaların kayıtlı olduğu, ekstre incelendiğinde hesap hareketlerinin bulunduğu sayfaların altında “Mu-fa İnşaat Turizm İç Ve Dış Ticare” unvanı bulunduğu, Yapıkredinin göndermiş olduğu ekstrenin davalının hesabına ait ekstre olduğu,

toplam 92.250,00-TL ödemede davalının kendi hesabına yatırmış olduğu işlemler olduğu,... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda anılan hesap ekstresi hatalı şekilde davacının hesap ekstresi olarak değerlendirilerek davalının kendi hesabına yapmış olduğu toplam 92.250,00- TL ödemenin davalının davacıya yapmış olduğu ödeme olarak değerlendirilerek hatalı şekilde hesaplama yapıldığı, Yapıkredi bankası belgelerine göre davalının hesap ekstresinin incelenmesi sonucunda davacıya yapılmış olan bir ödeme tespit edilemediği,

davacının, dava konusu 16 adet toplam 152.320,14 TL tutarlı faturaların karşılığı, takip ve dava tarihi itibari ile davalıdan 152.320,14 TL alacaklı olduğu hesaplanmakla maddi ve hukuki olgular karşısında, davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacak likit olmakla ve koşulları oluşmakla davacı lehine kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın Kısmen Kabulü ile;

a-Davalı borçlunun ... esas sayılı takip dosyasında asıl alacak 152.320,14-TL. ye yaptığı itirazının iptaline,

b-Takibin 152.320,14-TL. asıl alacak için takip talebindeki koşullar ile devamına,

c-İİK'nun 67/2. maddesi gereğince hesaplanan 60.928,05-TL icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya verilmesine,

d-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

e- Davalının kötü niyet tazminat talebinin yasal koşullar oluşmadığından reddine,

2-Alınması gereken 10.404,99-TL harcın peşin alınan 3.355,75-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.049,24-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 24.371,22-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.136,64-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yatırılan 3.377,05-TL harç toplamı ile 3.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 707,00 TL posta, tebligat ücreti olmak üzere toplam 7.484,05-TL yargılama giderinin 3.346,12-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan 100,00-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere davanın red ve kabul oranına göre hesap edilen 55,29-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde .... temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/04/2024

Başkan ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Üye ... · ¸e-imza · Katip ... · ¸e-imza

Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/569, K. 2024/199, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Talep
  5. Cevap
  6. Deliller
  7. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/569
Karar No
2024/199
Tarih
25 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/570 K.2024/235
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/570 K.2024/278
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/570 K.2024/517
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/570 K.2024/287
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/570 K.2024/419
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/571 K.2024/377

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.