KÜNYE
T.C. Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/741 Esas - 2024/557
- Esas no
- .....Esas
- Karar no
- ,,,
- Hakim
- ,,,
- Katip
- ....
- Davacı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 19/10/2023
- Kr.yzl. tarihi
- 02/11/2024
- Gereği düşünüldü
- —
Karar Metni
1.925 kelime·10 dk okuma·2 bölüm
İddia
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Teşekküllerinin,....'nın ilgili kuruluşlarından biri olup, bir İktisadi Devlet Teşekkülü olduğunu, Teşekküllerinin kuruluş gayesinin, elektrik enerjisini üretmek ve satışını yapmak olduğunu, İktisadi Devlet Teşekkülü olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi bulunan Teşekküllerinin, asıl işi olan elektrik üretmenin dışında herhangi bir mal ya da hizmet alımına ya da yapım işine ihtiyacı olması halinde, bunları 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu çerçevesinde ihale yoluyla değişik firmalardan temin ettiğini,
Teşekküllerine bağlı ...Müdürlüğüne ait temizlik v.s. işlerinin yüklenici firmalara verildiğini ve yüklenici firmalar ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, yüklenici firmalar bünyesinde çalışan işçiler, ....'un çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıltık ücretli izin alacağı için ... Mahkemesi .... E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davanın neticesinde Teşekküllerince....,...
E. sayılı dosyasına 9.300,00 TL teminat mektubu verilip nakde dönüştüğünü ardından 06/10/2016 tarihinde de 681,86 TL bakiye borç yatırılarak toplamda 9,981,86 TL ödeme yapıldığını,.....'nın çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı için..... Mahkemesi.... E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davanın neticesinde Teşekküllerinc....Dairesi....
E. sayılı dosyasına 5.190,00 TL teminat mektubu verilerek bu teminat mektubunun 09/02/2015 tarihinde nakde dönüştüğünü ardından 25/03/2015 tarihinde de 422,04 TL bakiye borç yatırılarak toplamda 5.522,04 TL ödeme yapıldığını....'nın çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı için.. Mahkemesi.... E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davanın neticesinde Teşekküllerince .....Dairesi ....
E. sayılı dosyasına 29,000,00 TL teminat mektubu verilerek bu teminat mektubunun 20/09/2016 tarihinde nakde dönüştüğünü ardından 07/10/2016 tarihinde de 632,76 TL bakiye borç yatırılarak toplamda 29.632,76 TL ödeme yapıldığını, Ömer Dokumacı'nın çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı için Bozova Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/223 E. sayılı dosyası ile dava açtığını ve bu davanın neticesinde Teşekküllerince Bozova İcra Dairesi 2014/208 E. sayılı dosyasına 13.500,00 TL teminat mektubu verilerek bu teminat mektubunun 29/12/2015 tarihinde nakde dönüştüğünü,
yüklenici firmalarla imzalanan sözleşme hükümleri gereği.
Teşekküllerince ödenmek zorunda kalınan kıdem tazminatları, ihbar tazminatları ve yıllık ücretli izin alacaklarından yüklenici firmaların sorumlu olduğunu beyanla, yapılacak yargılama neticesinde şimdilik 58.636,66-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline ve her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçilerin, müvekkili şirket bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışmış olduğunu, ihale bitiminde iş sona erdiği için iş akdi de sona erdiğini, dolayısıyla dava dışı işçilerin kıdem tazminatına hak kazandığından bahsedilemeyeceğini, aynı şekilde 4857 sayılı İş Kanunu md. 17 uyarınca, belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında çalışan işçinin işin bitmesi nedeniyle iş akdinin sona ermesi durumunda ihbar tazminatına hak kazanamayacağının da açık olduğunu,
yasaya aykırı şekilde talep edilen kıdem ve ihbar tazminatı talepleri neticesinde verilen karar doğrultusunda davacı kurum tarafından ödeme yapıldığını, davacının işbu ödemeleri müvekkili şirketten tahsili amacı ile ikame etmiş olduğu işbu rücu davasının reddi gerektiğini, müvekkili şirketin çalışanlarını haftalık 45 saatlik yasal çalışma süreleri içinde çalıştırdığını, nadiren bu sürenin aşıldığı dönemlerde ise buna ilişkin fazla çalışma ücretlerini işçilerin hesaplarına banka kanalıyla yatırdığını, kaldı ki, müvekkili şirketin ..... nezdinde .... ve bağlı santrallara ait temizlik, bakım vs işler hakkında hizmet verdiğini,
bu nedenle ...Şirketi .....müdürlüğü içerisinde belirli saatlerden sonra sivil personellerin çalışma olasılığının bulunmadığını ve iş bu hususun ......
Şirketi tarafından denetlenmesi gerektiğini, dolayısı ile dava dışı işçiler tarafından haksız olarak talep edilen fazla mesai alacağına ilişkin ödeme yapan idarenin rücu hakkı bulunmadığını, dosyanın tamamı incelendiğinde davanın üst işveren tarafından alt işverenlere yöneltildiğinin görüldüğünü, söz konusu işçilerin davalı müvekkili bünyesinde çalıştığı süre boyunca genel tatil ve ulusal bayramlarda çalıştırılmamış olduğunu, çalıştığı günlerin ücretinin işçilere maaşı dahilinde ödendiğini, müvekkili şirketin genel tatil ücreti kısmından da sorumlu olmadığını,
davacı işçilerin müvekkili şirket bünyesinde kalan yıllık ücretli izin alacağı da bulunmadığını, bu hususta müvekkili şirketin davacıya tüm izinlerini kullandırdığını, müvekkili şirket uhdesinde kalan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, diğer alt işverenler nezdinde böyle bir alacak doğmuş ise bundan müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle dosyanın bilirkişiye gönderilerek işçilik alacaklarının hangi alt işverenlerde mevcut olduğunun belirlenmesini talep ettiklerini, idarenin rücu hakkı bulunmadığını,
kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için idarenin rücu hakkı olduğu kabul edilse dahi burada müvekkilinin idare ve diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun mümkün olabileceğini, idare tarafından ödenen tüm miktarın rücu edilmesi hakkaniyet ve hukukla bağdaşmadığını, yine müvekkilinin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise dava dışı işçilerin müvekkili şirket nezdinde yaptığı çalışma süresi ile sınırlı idare ile birlikte %50 sorumlu tutulması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemekle birlikte sgk kayıtlarının ve iş davası dosyasının bilirkişiler tarafından incelenip işçinin müvekkili şirkette çalıştığı döneme ilişkin olarak karar verilmesini talep ettiklerini, idarenin rücu hakkı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için idarenin rücu hakkı olduğu kabul edilse dahi burada müvekkilinin idare ve diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumluluğunun mümkün olabileceğini, idare tarafından ödenen tüm miktarın rücu edilmesinin hakkaniyet ve hukukla bağdaşmadığını,
yine müvekkilinin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte ise dava dışı işçilerin müvekkili şirket nezdinde yaptığı çalışma süresi ile sınırlı idare ile birlikte %50 sorumlu tutulması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte .... kayıtlarının ve iş davası dosyasının bilirkişiler tarafından incelenip işçinin müvekkili şirkette çalıştığı döneme ilişkin olarak karar verilmesini talep ettiklerini, dava dışı işçilerin müvekkili bünyesinde 12.04.2007-06.08.2007 (toplamda 93 günlük) tarihleri arasında çalışması bulunduğunu, davacı idare tarafından dava dışı personellere asıl alacak ödemesi yapıldığını,
idare tarafından icra dosyasına yatırılan icra vekalet ücreti, dosya masrafları, faizler vs. ödemelerden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu da bulunmadığını, müvekkili şirketin iş dosyasında taraf olarak yer almadığını, dolayısıyla icra dosyasına yatırılan tüm tutarın iş bu davaya konu edilmesinin kabulünün mümkün olmadığını beyan etmiş, usul ve esasa ilişkin itirazlarının kabulüne ve işbu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER, KABUL VE DEĞERLENDİRME: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dava açılmadan evvel arabulucuya müracaat edilmiş olup işbu dava şartı yerine getirilmiştir.
.... Mahkemesi'nin .... Esas sayılı dosyalarının Uyap kayıtları,....Müdürlüğü'nün... ve . Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyasının Uyap kayıtları, ...yılı dosyasının Uyap kayıtları, dava dışı işçilerin hizmet dökümleri getirtilerek dosya kapsamına alınmış, tarafların bildirdikleri diğer tüm deliller toplanmıştır.
Mahkememizce dosya işçi alacakları konusunda uzman hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, 28/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davalılardan hak edebileceği alacak miktarının... 'den
985,14-TL,.....'den
6.178,81-TL,....den
541,21-TL ,......'den 884,66 TL,....'den 302,57 TL ,....ti.'den 20.159,28-TL
Olduğu rapor edilmiştir.
Taraflar arasındaki ihtilafın; davalılar bünyesinde çalışan dava dışı işçilere ödenen işçi alacaklarına rücuen tazminat istemine ilişkin davada davacının alacağının bulunup bulunmadığı, davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, faiz başlangıç tarihi ve türü noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
4857 İş Kanunu'nun 2/6 maddesi "asıl işveren, alt işverenin işçilere karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur" hükmü yer almaktadır.
... Dairesinin 15/09/2020 tarihli ve .... E-...sayılı kararında da izah edildiği üzere. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işveren karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
Somut olayda; davacı ile davalılar arasında ...üne ait temizlik v.s. İşleri için çeşitli tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı işçiler....nın hizmet alım süresi içerisinde çeşitli tarihlerde davalı yüklenici firmalarda çalıştığı, dava dışı işçiler tarafından dosyamız davacısı aleyhinde...
Mahkemesi'nde işçilik alacaklarının tahsili için dava açıldığı, açılan davalar sonucu hükmedilen işçilik alacaklarının icra takibi sonucu davacı tarafından ödendiği ve davalılardan rücuen tahsili talep edildiği, alacağın sözleşme ilişkisinden kaynaklanması sebebi ile genel zamanaşımı süresinin dolmadığı, yukarıda açıklandığı üzere davacının tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalılardan rücuen tahsilini talep etme hakkı olduğu,
hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplama gereğince alacak miktarlarının aşağıda hükümde belirtildiği şekilde olduğu anlaşılmış, her ne kadar bilirkişi raporunda davalı ... ve davalı... .....i'nin yarı oranında sorumlu olduğu belirtilmiş ve buna göre hesaplama yapılmış ise de dava dışı işçilerin yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu nazara alınarak tam sorumluluk esasına göre mahkememizce hesaplama yapılmış, toplam hesaplanan tutar, talep edilen tutardan az olduğundan davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip.... · ✍ e-imzalı Hakim... · ✍ e-imzalı
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/741, K. 2024/557, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama