KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/232
- Karar no
- 2024/24
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ... -...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ....
- Dava
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
- Dava tarihi
- 22/06/2022
Karar Metni
2.575 kelime·13 dk okuma·12 bölüm
Taraf Teşkili İçin Birleştirilen ... Sayılı Dosyası DAVACI : ....
VEKİLİ
Av. ... -... DAVALI :... ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVA
Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
DAVA TARİHİ : 29/06/2022
-------------------------------
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; müvekkili tarafından ... sayı ile "... ...” ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu, bu başvurunun ilanına davalı tarafından itiraz yapıldığını, bu itiraz sonucunda müvekkilinin marka tescil başvurusunun reddedildiğini, bu karara karşıv ... nezdinde yapılan itirazın da ret edildiğini, müvekkili tarafından 15.07.2014 tarihinde ....
E. Sayılı dosyası üzerinden davalı tarafından tescil ettirilen (...) markasının hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talepli dava açıldığını, ... Mahkemesinin 06.12.2016 tarih ve ..... Sayılı ilamı ile davanın kabulü ile ... ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu kararın karşı .... Dairesinin 05.10.2017 tarih ve ...
Sayılı ilamı ile "... markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, dava dışı ... tarafından açılmış tecavüzün tespiti ile giderilmesi karşı davasının reddine karar verildiğini bu karara karşı ... Dairesinin 04.03.2019 tarih ve ..... Sayılı ilamı ile "Dava dışı ... tarafından açılmış tecavüzün tespiti ile giderilmesi karşı davasını değerlendirilmesi nedeniyle bozulmasına, diğer itirazların reddine" karar verildiğini, .... Dairesinin 25.12.2019 tarih ve .....
Sayılı ilamı ile "... markasının hükümsüzlüğüne ilişkin kararın ... Bozma ilamı kapsamında kalarak kesinleşmiş olmakla, bu konuda yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, hükmün tekrarı ile yetinilmesine ve dava dışı ... tarafından açılmış karşı davanın reddine karar verilerek bu kararın .. 23.11.2020 tarih ve .....
Sayılı ilamı onanarak, kesinleştiğini, bu davadan sonra, müvekkili tarafından "... ...” ibareli marka tescil başvurusuna haksız olarak itirazda bulunan ... açık bir şekilde dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, ...
Yayınlarının, ... tarafından kurulduğunu, "... ..." ibareli marka tescili için 13.06.2012 tarihinde ... sayı ile tescil edildiğini, ...'in, üstün zekalı ve üstün yetenekli çocukların tespit edilerek okul öncesi dönemden başlayıp yüksek öğretim sonuna kadar aile, toplum ve eğitim ortamlarında desteklenmesi, geliştirilmesini, sosyo kültürel etkinliklere katılmasını sağlamayı amaçladığını, Türkiye'nin birçok bölgesinde 2009 yılından itibaren faaliyette bulunduğunu, 17.05.2012 tarihinde ....
Sayılı dosya ile ... senetlerinin tesciline karar verildiğini, müvekkilinin ... ... ibareli markanın, dava dışı ... tarafından kurulan ... Yayınları ibareli markadan önce kullanılmaya başlandığından öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu belirterek ... başvuru numaralı "... ..." ibareli marka tescil başvurusunun reddine dair verilen .... 'nın 26.05.2022 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞTİRME
Mahkememizce 24/06/2022 tarihli ilk inceleme tensip tutanağı ile, "Marka başvurusunun yayınına itiraz eden şirket hakkında (..., ....) mahkememiz dosyası ile birleştirme talepli ayrı bir dava açıp mahkememiz iş bu dosyası ile birleştirmesi için davacıya iki haftalık kesin mehil verilmiş, davacı vekili tarafından 29/06/2022 tarihinde dava konusu marka başvurusunun yayınına itiraz eden şirket hakkında açmış olduğu ... sayılı dosyası mahkememiz dosyası ile birleştirilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkiline ait markanın logosunu ve renklerini kullandığını, sadece V ve R harflerinin farklılığının bulunduğunu, müvekkilinin 2011 yılından beri “...” ibaresini tescilsiz olarak kullandığını, müvekkilin 2012 yılı itibari ile de ... sayılı markasını tescil ettirdiğini, davalının ... ibaresinin iltibas oluşturduğunu, davacının müvekkil ile aynı alanda faaliyette bulunan ve müvekkilden sonra kurulan davacı vakfın isminin baş harflerinden dahi oluşmayan ... (.... olması gerekir) ibaresini ... senedine koymasının tesadüf olmadığı gibi,
... ibaresini müvekkilin marka kullanım kompozisyonları ile benzerlik oluşturtacak bir kompozisyon tercih edilerek kullanılmasının da bir tesadüf olmadığını, davacının ... ibaresi ile ... ibaresi arasındaki iltibasın yanında müvekkil ile aynı renklerin tercih edildiği (yeşil, mavi, turuncu, türkuaz ve açık mavi ) ve müvekkilin kullandığı yeşil insan figürünün kullanıldığını, müvekkilinin 2008 yılında faaliyetlerine başlayan müvekkil, üstün zekâlı ve üstün yetenekli çocukların tespit edilerek okul öncesi dönemden başlayıp yükseköğretim sonuna kadar aile,
toplum ve eğitim ortamlarında desteklenmesini, geliştirilmesini, eğitimlerinin zenginleştirilmesini, sosyo-kültürel etkinliklere katılımlarının sağlanmasını amaç edinmiş, Türkiye'nin eğitim alanında önde bir gelen sivil toplum örgütü olduğunu, 2008 yılından beri .... gibi kurumlar ile işbirliği içerinde yürüttüğü proje ve eğitim faaliyetlerinin olduğunu, davacının müvekkilinin “...” markasını kullanması yanı sıra kendi internet sitesinde, müvekkilinin faaliyetlerine yer verdiğini, davacının kötü niyetli olarak hareket ettiğini,
davacının bu markayı meşhur ve maruf kılacak derecede yoğun ve yaygın kullanımda bulunduğunu gösteren hiçbir delilin bulunmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından kabulü akabinde davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davacı ... tarafından 31.12.2020 tarihinde ... başvuru numarası ile "... " ibareli marka tescil başvurusunda bulunulduğu, söz konusu marka başvurusu ... başvuru numarası ile davalı ... kayıtlarına alınmış olup, 12.04.2021 tarihli 370 Sayılı Resmi marka bülteninden yayınlandığı, bu kararın yayınlanmasının akabinde, dava dışı ... tarafından "... ..." "..." "..." "... ...." ibareli marka başvuruları gerekçe gösterilerek Benzerlik/Karıştırılma İhtimali ve Kötü Niyet sebepleriyle itiraz edildiği,
davalı Kurum tarafından, dava dışı ... tarafından yapılan itirazın incelenmesi ile ... başvuru numaralı "... Yayınları" ibareli marka ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespiti ile 28.02.2022 tarihinde marka tescil başvurunun reddedilmesine karar verildiği, davalı Kurum tarafından verilen bu kararına karşı davacı ... tarafından itiraz edildiği, itirazın ... ... tarafından incelendiği ve Kurulun ... sayılı kararı ile;
“... başvuru numaralı "... türkiye üstün zekâlı ve dâhi çocuklar eğitim vakfı" ibareli başvurunun 2019 15211 sayılı "... yayınları" ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Bilindiği üzere, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında iktisadi veya idari yönden bir bağlantı bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir.
Bir başka ifadeyle, eğer ilgili tüketici kesiminin, ihtilaf konusu markaları taşıyan (veya taşıyacağı var sayılan) ihtilaf konusu mal veya hizmetlerin aynı işletmeden ya da duruma göre, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilmesi riski söz konusu ise, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir.
Bu hususlar çerçevesinde, asli ayırt edici unsurlarından biri "..." olan başvuruya konu marka ile asli ayırt edici unsuru "..." olan itiraz gerekçesi marka arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer/ilişkili hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' gerekçesiyle,
''İtirazın kabulüne ve başvurunun reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen RAPORDA ve EKRAPORDA özetle:
Dava konusu ... sayılı marka ile redde mesnet olan marka görsel ve işitsel olarak benzer olması nedeniyle dava konusu markanın kapsamında yer alan 41. Sınıftaki hizmetler bakımından 6769 S. SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesinin oluşacağı, takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı Markası
.... (41. sınıf)
Redde Mesnet Olan Marka
... (16, 41. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davacının davaya konu olan markasının ret edilen 41. SINIFTAKİ TÜM hizmetlerin yukarıda yer alan tabloda belirtilen redde mesnet olan markanın tescil kapsamında yer alan hizmetler ile birebir aynı olduğu redde mesnet gösterilen markanın tescil kapsamında yer aldığı görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davacının markasının incelenmesinde; davacının ... ibareli markasının kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olduğu, yan tarafında ay yıldız şekline benzer bir yapının içerisinde karikatürize edilen insan figüründen oluşan bir şekil ile bu şeklin yanında üstte farklı renklerle ... ibaresi ile bu ibarenin altında ... ibaresinin daha küçük punto ile sırası ile alt alta .... ibarelerinden oluştuğu, ... ibaresi dışındaki kelime grubunun tescili talep edilen hizmetlerin niteliğin, kendisine, cinsine gönderme yapması nedeniyle ayırt ediciliği bulunmadığı, tali unsur konumunda olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Redde mesnet davalının markasının incelenmesinde; markanın kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olduğu, yan tarafta mozik görünümlü T harfi ile bu harfin yanında düz yazı ile ... ibaresi ile altında oldukça küçük punto ile YAYINLARI ibaresinden oluştuğu markada yer alan YAYINLARI ibaresinin de markada görece olarak ayırt ediciliği bulunmayan herkes tarafından kullanılabilen genel bir kelime olduğu, markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalı adına tescilli "..." esas ibareli marka ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, şöyle ki; taraf markaların 6 harf ve 2 heceden oluştuğu, markaların ilk 5 harfi birebir aynı olduğu,
markaların sonunda yer alan V ve R harfleri dışındaki tüm harflerinin birebir aynı olduğu, dolayısıyla her iki marka da “...” ile başladığı, markaların kompozisyonları farklı olsa da başat unsurun “...” ibaresi olduğu; ortalama tüketici sözcüklerin başlangıcına daha çok dikkat edeceği, sözcüklerin ilk hecesinde veya sözcük grubu söz konusu ise ilk sözcükteki ayniyet, karıştırma ihtimaline yol açabileceği, bu nedenle taraf markaların telaffuzunun da benzer olduğu;
markaların baskın unsurlarındaki örtüşme sebebiyle, davalının “...” ibareli markasından haberdar olan ortalama bir tüketicinin, davacının davaya konu olan “...” ibareli markasını aynı ya da benzer emtialar üzerinde gördüğünde, markaların esaslı unsurlarındaki örtüşme, tüketici algısında taraf markaları arasında bağlantı kurulmasına sebebiyet verecek düzeyde etkili olacağı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan,
daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markanın bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/232, K. 2024/24, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama