İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/281 K.2024/29

... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Mersis No: ....

Esas2022/281Karar2024/29Tarih13 Şubat 2024Okuma15 dk · 3.034 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
13 Şubat 2024
T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
2022/281 Esas - 2024/29
Esas no
2022/281
Karar no
2024/29
Hakim
....
Katip
...
Davacı
.....
Mersis No
....
Vekili
Av. ....
Davalı
1-...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.034 kelime·15 dk okuma·13 bölüm

... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Mersis No: ....

DAVA

Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

DAVA TARİHİ : 29/07/2022

KARAR TARİHİ : 13/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı taraf vekili dava dilekçesi ve sair beyanlarında özetle; ... Sağlık Grubunun 1992 yılından bu yana sağlık sektöründe hizmet vermeye başladığını ... A.Ş. olarak sağlık sektöründe hizmet vermeye başlayan müvekkili şirket grubunun faaliyet gösteren birçok firmadan oluştuğunu, ...

A.Ş. ünvanı altında birleşme/unvan değiştirme şeklinde toplandıklarını, 2004 yılından bu yana ... ibareli markası ile 13 hastane ve 6500'ün üzerinde çalışanı ile sağlık hizmetlerini Türkiye’nin farklı illerinde sürdürmekte olduğunu, Müvekkilinin ... ibareli ve esas unsurlu markalarına, yaptığı yatırım, harcadığı sermaye ve emek ile ayırt edicilik kazandırdığını, marka üzerinde üstün ve öncelik hak sahipi olduğunu, uzun yıllardır tescilli ve tescilsiz olarak faaliyetlerinde kullanmış olduğu markasını sektörde oldukça bilinir bir hale getirdiğini, tanınmış marka olmasından dolayı daha yüksek bir korumadan yararlanması gerektiğini,

müvekkili markasının tanınmış marka olduğu yönünde inşa olunmuş Mahkeme ve Yargıtay kararlarının bulunduğunu, itiraza konu markanın esas unsurunun, müvekkilinin tescilli markalarındaki unsuru ile aynı olduğunu, müvekkilinin “...” ibaresininin davalı tarafından ‘’...’’ şeklinde kullanıldığını, “...” ibaresinin markaya ayırt edicilik kazandırmadığını, müvekkili markasinin taklidi şeklinde oluşturulan bir marka olduğunu, müvekkili markasının tüketicisinin taraf markaları arasında idari, ticari ve ekonomik bir bağ kuracağını,

müvekkilinin “...” ibareli ve esas unsurlu markalarına harf ve kelime eklemesi yapılmasının ayniyeti ortadan kaldırmadığını, markaların telaffuzlarının aynı olduğunu, müvekkilinin ... ibareli ve esas unsurlu markalarının, yalnızca son harfinin değiştirilmesi ile müvekkili markasının sonundaki A harfinin yerine Y harfi eklenerek oluşturulduğunu, davalı markasının müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, her iki markanın da yazılış, okunuş ve telaffuz bakımından birebir aynı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğu göz önünde bulundurulduğunda karıştırılma ihtimalinin çok yüksek olacağını,

her iki markanın aynı sınflarda yer aldığını, tüketiciye aynı satış kanallarında hitap ettiklerinden dolayı aralarında iltibas oluştuğunu, müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsuru olan ... kelimesinin, yine müvekkili şirket tarafından marka olarak da kullanıldığı gerçeği ile birlikte değerlendirildiğinde başkası tarafından marka olarak tesciline izin verilmediğini, davaya konu markanın müvekkili markası ile aynı mal ve hizmetlerde kullanıldığını, aynı ve/veya benzer bağlantılı sektörlerde faaliyet gösterdiğini,

her iki markanın da esaslı unsurlarının .../... ibaresi olması nedeniyle markaların aynı şekilde yan yana kullanılabilecek ve benzer satış kanalları ile de tüketicilere sunulabileceğini, Davaya konu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin “...” ibareli markaları ve ticaret unvanı ile faaliyetlerini sürdürdüğünü, davaya konu markanın müvekkili markası ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davaya konu markanın baş kısmına son derece tali ve zayıf bir unsur olan ... ibaresini eklemek suretiyle markasını tescil ettirmeye çalıştığını,

onlarca seçenek özgürlüğüne sahipken müvekkili markasına benzer bir kelimenin marka olarak seçilerek müvekkili markası ile iltibas yaratmaya çalışmasının müvekkili markalarının bilinirliğinden haksız yararlanma çabasının ve kötü niyetinin göstergesi olduğunu, iddia ederek ... sayılı ... karar iptali ve ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

YARGILAMA

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı başvurusuna davacı tarafından yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı ve marka tescil edilmiş ise hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.

Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.

...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu "... ..." ibaresinin 35 / 39 / 41 / 42 / 44. Sınıf mallarda tescili amacıyla 19.03.2021 tarihinde gerçekleştirildiği görülen ... sayılı marka başvurusunun yapılan ilk incelemeler sonrasında 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davacı yanın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu, itirazların .... a reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı yanca bir kez daha itiraz edilerek ... tarafından verilen kararın kaldırılması ve başvurunun reddine karar verilmesinin talep olunduğu,

davacı itirazlarını karşılayan .... ’nun 28.06.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle; “... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .... sayılı "....." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, "..." markasının tanınmışlığı ve kötü niyet gerekçeleriyle başvurunun 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettikleri tüm unsurlarla birlikte görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığından, başvuru sahibi tarafından bazı itiraz gerekçesi markalar hakkında yapılan kullanım ispatı talebi de ulaşılan bu sonucu değiştirmeyeceğinden SMK m. 6(1) kapsamındaki itirazın reddi gerekmiştir.

Markalar arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi "... ..." ibareli başvurunun eşya listesinde bulunan hizmetler için tescili veya bu hizmetlerle ilgili olarak kullanımı halinde 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak,

itirazda, muterizin tıbbi hizmetler sektöründe tanınmışlığını ileri sürdüğü "..." markasına verilecek zararın ya da markasının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak vakıalar, deliller veya argümanlar sunulmadığından, Kurul'da da bu yönde bir kanaat oluşmadığından, başvurunun 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca reddini gerektirecek haklı ve geçerli bir sebep bulunmadığı görüşüne varılmış ve bu kapsamdaki itiraz haklı bulunmamıştır.

Kötü niyet iddiası da somut dayanaktan yoksun olduğundan haklı görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle yayına itirazın reddine yönelik .... kararı isabetli görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.” şeklindeki gerekçeler ile davacı itirazlarının bir kez daha reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.

Bilirkişi tarafından düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:

- Başvuru konusu ... sayılı marka ile davacı yanın önceki tarihli markalarının benzerliği tespit edilen tüm emtilarda aynı ya da aynı tür emtiaları kapsadıkları,

- Bununla birlikte rapor kapsamında ayrıntılı açıklandığı üzere, markaları oluşturan işaretlerin bütünsel anlamda, ilgili niteliklerdeki tüketici kitlesi göz önüne alındığında, karıştırılma ihtimaline neden olacak bir benzerlik taşıdıkları,

takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.

Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.

“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;

(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.

(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.

(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.

(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.

(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.

(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.

Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.

Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.

Tanınmış marka kavramı yerleşik Yargıtay içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (....).

Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;

Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;

Davalı Markası .... (35, 39, 41, 42, 44. sınıf)

Davacı Markaları

"... " (05, 09, 10,14, 16, 35, 36, 39, 41, 43, 44, 45. sınıf)

Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; dava konusu ... ... ibareli marka kapsamında yer alan 35., 39., 41., 42. ve 44. sınıflarda yer alan malların tamamı, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ile aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte olup taraf markalarının bu anlamda benzer tüketici kitlelerine hitap edip benzer ihtiyaçları karşıladıkları, birbirlerini tamamlayan ya da birbirleri yerine ikamesi mümkün olan mal ve hizmetler oldukları, satış, sunum ve dağıtım kanallarının ortak oldukları görülmektedir. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.

Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu ... ... ibareli markanın tamamı siyah renkli ve tamamı büyük harflerin kullanılması sonucu oluşturulan herhangi bir şekli veya figüratif unsur içermeyen bir sözcük markası olduğu ibarenin başında ye alan ... kelimesinin dilimizde yada diğer dillerde bilinen bir anlamının olmadığı,

... kelimesinde ise kök unsuru olan “medica” ibaresi birçok dilde “ilaç” ve “tıp” ile ilintili anlamlara gelmektedir ve “...” şeklindeki türemiş hali, İngilizce’de “..., tıbbi” anlamına geldiği gibi, bu anlamı ile birlikte dilimize “...” şeklinde de geçmiş ve “tıbba ait, tıpla ilgili, iyileştiren” anlamlarında kullanıldığı, davaya konu markanın iki ayrı sözcükten oluştuğu, tüketicilerce derhal algılanabilecek olduğu, ilgili tüketici grubunun anılan ibareyi kelimelerin sahip oldukları anlamları ile algılayabileceği markanın başında yer alan ... kelimesinin tüketici algısında geri planda kalacak olduğu,

markada bütünsel ayırt edicilikte daha önce gördüğü duyduğu ... kelimesi üzerinde yoğunlaşacağı, anlaşılmaktadır.

Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın itiraza mesnet olarak gösterdiği tüm markalarının “....” ibarelerini içerdiği, davacı tek başına ... , ibaresini koruduğu gibi bu ibarenin sonuna muhtelif sözcükler veya ekler eklemek ve farklı renk unsurları kullanmak suretiyle yarattığı markalarının yer bulunduğu; markalarda geçen “....” gibi kelimelerin yan unsur olarak kullanıldığı,

söz konusu yan unsurların özellikle 44. Sınıfa giren hizmetler açısından markasal ayırt edici niteliği bulunmayan, tasviri/tanımlayıcı olan, yerleşik anlamları herkes tarafından bilinen/bilinebilecek kelimeler olduğu ve markaların esas unsurları olarak değerlendirilemeyecekleri; dolayısıyla, davacı markalarının ayırt ediciliği en yüksek olan kelime unsurlarının “...”, “...”, “....” kelimeleri olduğu anlaşılmaktadır.

Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.

...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli ''...'', ''...'', ''.....'' esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; şöyle ki;

bilirkişi raporunda da değinildiği üzere, taraf markalarının ortak unsuru olan “...” kelimesinin, “medica” kelime köküne sahip olduğu, birçok dilde “ilaç” ve “tıp” ile ilintili anlamlara geldiği ve “...” şeklindeki türemiş halinin, İngilizce’de “..., tıbbi” anlamına geldiği gibi, bu anlamı ile birlikte dilimize “...” şeklinde de geçtiği, belirtilen nedenlerle uyuşmazlık konusu benzerliği tespit olunan 44. Sınıfa giren “tıbbi hizmetler” açısından ayırt ediciliğinin düşük olduğu diğer tüm emialar yönünden ise ayırt ediciliği bulunan bir kelime olduğu,

ancak davacı markasında yer alan ... her ne kadar 44. Sınıf “tıbbi hizmetler” açısından zayıf marka olarak görülse de, zayıf markaların da, zamanla reklam ve yaygın kullanım yoluyla daha yüksek bir ayırt ediciliğe ulaşabileceği, hem öğreti hem Yargıtay tarafından kabul edildiği,, buna özellikle zayıf unsurlardan oluşan markaların seri marka olarak ve yaygın şekilde kullanıldığı durumlarda rastlandığı, böyle durumlarda her ne kadar marka zayıf bir unsur içermekteyse de, herhangi bir zayıf markanın aksine koruma kapsamının genişlediği;

davacının ... nezdinde dosyaladığı itirazları ekinde ve dava dosyasına sunduğu belgelerden de görülebildiği üzere, davacının “...” markasını, tıp sektöründe, hastanelerde verilen hizmetler yönünden, uzun süreli ve ciddi kullanım sonucunda belirli bir ayırt edicilik kazanmış olduğu, davalının faaliyetleri açısından ayırt edici nitelik kazanarak markasal koruma kapsamının arttığı/en azından ayırt edici niteliği haiz her marka ile eşitlendiği;

bu fiili durum gözetildiğinde, davalının markalarında esas unsur olarak kullanılmış olan “...”, “...”, “.....” kelimelerinin, markanın hukuki tanımına uygun bir biçimde davalının ticari faaliyetlerini/hizmetlerini diğerlerinden ayırmaya yarayan ayırt edici bir işaret haline geldiği ve sonuçta da her tescilli markanın faydalandığı hukuki korumayı talep etme hakkını elde ettiği, karşılaştırılan markaların “...”, “...”, “...”, “....” ibarelerini ortak olarak ihtiva etmeleri nedeniyle, markaların kelime unsuru baskın genel görünümleri/esas unsurları itibariyle görsel açıdan yakınlaştığı;

karşılaştırılan işaretlerde geçen bu ibarelerin, yerleşik/bilinen anlamı olan “...” sözcüğünü çağrıştırması itibariyle de tüketicide ilk anda uyandırdığı algının, markaları kavramsal açıdan yakın benzer kıldığı, her ne kadar davaya konu markanın başında ... harfleri yer almış olsada söz konusu harflerin markaya ayırt edicilik katmadığı, davacının markaların seri marka olarak ve yaygın şekilde kullanıldığı gözetildiğinde davaya konu markanı da davacı markaları ile bağlantılı bir algılı oluşturabileceği, markalarının serisi olarak algılanabileceği; esasen markaların bütününe hakim sözcük unsurunun ... kelimesi olduğu,

sekiz haften meydaha gelmesi, harf diziliminin tamamen aynı olması gözetildiğinde, davaya konu markanın başlangıç seslerindeki “...” ibarelerinin işitsel olarak da bütüne olan etkileri gözetildiğinde, her iki markanın da aynı iktisadi kaynağa gösteren markalar oldukları yönünde bir izlenime yol açacak benzerlik ilişkisi içerisinde oldukları; dava konusu marka bütün olarak “....” şeklinde telaffuz edilecekken, davacı yanın markasının da “.....” şeklinde yakın telaffuza sahip olduğu,

davaya konu markada davacı markalarından farklı olarak ... ibaresinin sonunda “A” harfi yerine “Y” hafinin yer aldığı ancak ibarede yer alan yedi harfin tamamen aynı olduğu, sonda yer alan harf değişikliğinin ibareleri farklılaştırmaya yetmediği,

dolayısıyla işaretlerin görsel unsurlar itibariyle farklı algılar yarattıkları değerlendirilse dahi harf dizilimsel ve işitsel olarak sahip oldukları benzerliklerin, uyuşmazlık konusu emtialarda, işaretlerin birbirilerinin serisi, alternatif bir versiyonu şeklinde algı yaratma ihtimallerinin mümkün olacağı, bu çerçevede taraf markalarının her ne kadar başlangıç sesleri (üç harf ) ve son bir harf itibariyle farklılaşmış ise de kalan harflerin birebir aynı dizilimdeki sesli ve sessiz harflerinden oluşmasından kaynaklı olarak işaretler arasında bir benzerlik bulunduğu,

işaretler arasındaki farklılıkların taraf markalarını somut bir biçimde birbirlerinden uzaklaştırmadığı, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının " "... ..."" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı,

yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu, dosyadaki delillerden taraf markaları arasında başvuruda yer alan tüm emtiaları bakımından benzerlik ilişkisi içerisinde oldukları, farklı emtiaların yer almadığı gözetildiği kabul edilerek ... sayılı ... kararının SMK 6/1 uyarınca iptaline, ve .... sayılı markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davacı yanın tanınmışlık iddialarının somut olay bakımından sonuç doğurması mümkün görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi açıklandığı üzere:

1-... sayılı ... karar iptaline ve .... sayılı markanın tescilli olmadığı anlaşıldığından hükümsüzlük talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına,

2- Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 25.500,00-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü gösterilen 5.853,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen yatırana iadesine (HMK m.333),

Dair verilen karar, hazır olan taraf vekillerinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13.02.2024

Katip .... Hakim .... e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ

İLK MASRAF : 172,90-TL

GİDER AVANSI :5.681,00-TL

TOPLAM :5.853,90-TL

Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/281, K. 2024/29, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Dava Tarihi : 29/07/2022
  5. Karar Tarihi : 13/02/2024
  6. Gerekçeli Kararın
  7. Yazıldığı Tarih : 22/04/2024
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Yargılama
  11. Gerekçe
  12. Masraf Dökümü
  13. İlk Masraf : 172,90-TL
  14. Gider Avansı :5.681,00-tl
  15. Toplam :5.853,90-tl
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2022/281
Karar No
2024/29
Tarih
13 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/287 K.2024/416
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/289 K.2024/96
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/290 K.2024/320
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/290 K.2024/86
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/291 K.2024/140
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2022/293 K.2024/58

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.