KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/243 Esas
- Karar no
- 2024/218
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/03/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 21/02/2024
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile 06/08/2021 keşide tarihli vade tarihsiz 268.840,00-TL tutarlı(160.000,00-TL'lik kısmı için) ve Küçükçekmece ....
İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı dosyası ile 06/08/2021 keşide tarihli vade tarihsiz 7.100,00-USD tutarlı bonoları dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine ilişkin takip başlatıldığı, takibe konu bonoların davacı tarafından ödendiğini bu sebeple bedelsiz olduklarını, davaya konu takipler nedeniyle davacının finansal ve ticari faaliyetlerini yürütememekte olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı ve Küçükçekmece ....
İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyalarında borçlu olmadığının tespitine, takibe konu bonoların davacıya iadesine, takiplerin iptaline, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın tüm iddialarının gerçek dışı olduğunu, davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, davacının ödeme iddiasını ancak aynı güçteki başka ödeme makbuzu ile ispat edebileceğini belirterek, davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, davalı/alacaklının, davacı/borçlu aleyhine 160.000,00-TL asıl alacak, 3.383,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.383,00-TL alacak için takip başlattığı anlaşılmıştır.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyası celbedilerek incelendiğinde, davalı/alacaklının, davacı/borçlu aleyhine 7.100,00USD fiili ödeme tarihi senet bedeli, 47,33-USD fiili ödeme tarihi işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.147,33-USD için takip başlattığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Davalının Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 06/08/2021 keşide tarihli, vade tarihsiz 268.840,00 TL tutarlı ve Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile 06/08/2021 keşide tarihli, vade tarihsiz 7.100 USD tutarlı bonolar dayanak gösterilerek başlatılan icra dosyalarından dolayı borçlu olunmadığının tespiti ve bonoların iadesi isteminden ibarettir.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, alacağın dayanağını teşkil eden kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemiştir.
Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine dayanır.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki "kambiyo ilişkisi" olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu "kambiyo taahhüdü"nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
Bu aşamada, menfi tespit konulu eldeki davada, ispat yükünün özellikleri üzerinde de durulmalıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Kambiyo senetlerine dayalı davada ise ispat yükü davacı borçludadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve .... E., ... K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Yukarıda yapılan tüm açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Davacılar, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/19-821 E. 2019/58 K.)
Somut olayda; davacı, davaya konu 06/08/2021 tanzim tarihli 268.840,00 TL bedelli ve yine 06/08/2021 tanzim tarihli 7.100 usd bedelli bonolardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti talepli eldeki davayı ikame etmiş olup, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda ispat yükü üzerinde bulunan davacı, davaya konu senetlerin davalıya veriliş amacı ve ödemesinin yapılıp yapılmadığı hususlarında iddialarını ispata yarar delil ibraz etmediği ve davacıya usulüne uygun tanık ve yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı vekilinin, mahkemece verilen süre içerisinde bu delillere dayanmadığı ve iddialarını somutlaştıramadığı,
mahkemece ibraz edilen delillerin değerlendirilmesinde, sunulan banka dekontları ve watsapp yazışması olduğu beyan edilen fotokopi belgenin, dava konusu kambiyo senetlerinin davacı tarafından davalı adına düzenlenme sebebine dair bilgi içermediği kaldı ki kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olması sebebiyle taraflar arasındaki hukuki, temel ilişki ve borçlu olunmadığının tespiti iddiasına dair ikame edilen eldeki davada, davacının davasını ispat edemediği sonuç ve kanaati ile davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/243, K. 2024/218, 20 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama