KÜNYE
T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2024
- Esas no
- 2022/263 Esas
- Karar no
- 2024/118
- Dava
- Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 26/04/2022
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde; müvekkili şirket yurt içinde ve yurt dışında kapı ve pencere kolları konusunda uzmanlaşarak, dünyanın en büyük ve lider kabul edilen kapı-pencere kolu üreticilerinden olan ... firmasının Türkiye stratejik satış ve lojistik ortağı olarak faaliyet gösteren bir firma olduğunu, davalılardan ... tarafından Müvekkili Şirkete ait ...“...” emtiasını ...'dan ...'ye karayolu ile taşıma işi üstlenildiğini, taşımayı gerçekleştiren ... (römork) plakalı araç,
08.04.2021 tarihinde Bulgaristan sınırları içerisinde ...'ın sorumluluk alanında seyir halinde iken bir trafik kazasına karışmış ve yaşanan kaza ve kaza sebebiyle çıkan yangın neticesinde müvekkiline ait emtia tamamen yandığını ve zayi olduğunu, kazanın akabinde ...
Sigorta tarafından kazaya ilişkin ekspertiz raporu aldırılmış olup ilgili raporda: Kaza ve kaza sonrasında çıkan yangın sebebiyle nakliye aracında bulunan tüm emtianın tamamen yandığı ve Temin edilen kaza tespit protokolünde kazaya karışan araçların kusur oranları hakkında herhangi bir bilginin yer almadığının belirtildiğini, bahsi geçen kaza ve zayi olayının akabinde müvekkili şirketçe 06.05.2021 tarihinde Davalı ... 'a ihtarname keşide edilerek, Müvekkiline ait ... emtianın taşıma esnasında ve dolayısıyla ...'ın sorumluluk alanında iken meydana gelen kaza sonucu tamamen yandığı,
bu sebeple malzeme bedeli olan 54.005,55 Euro ve ek olarak 1.345,00 Euro navlun bedeli olmak üzere toplam 55.350,55 Euro'nun Müvekkil Şirkete ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, müvekkilince yapılan bildiriye rağmen müvekkili şirketin kaza nedeniyle uğradığı zarar ne ... ne de ...'ın sigortacısı Doğa Sigorta tarafından tazmin edilmemiş,
işbu sebeple tarafımızca 28/01/2022 tarihinde noter kanalıyla bahsi geçen hususlara ilişkin tekrar bir ihtarname keşide edilerek bahse konu kaza ve zıyaa ilişkin tüm bilgi ve belgelerin tarafımızla paylaşılması akabinde işbu zıyaa sebebiyle Müvekkil Şirketin uğramış olduğu 54.005,55 Euro emtia bedeli ve 1.345,00 Euro navlun bedeli olmak üzere toplam 55.350,55 Euro'nun tazmin edilmesi gerektiğini, ...
Sigorta tarafından alınan sigorta ekspertiz raporunda, kazaya karışan tarafların kusuruna ilişkin bir tespit bulunmamasına rağmen Müvekkilinin tazminat talebi Taşıyıcının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığı gerekçesiyle reddedildiğini, CMR'nin 17. maddesi “Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumluğu olduğunu, buna göre taşıyıcı ..., yükü teslim aldığı andan itibaren tüm taşıma süresince korumayı taahhüt ettiklerini,
ne var ki teslim aldığı emtianın güvenliği için gerekli önlemleri almayan Davalı yan ağır kusur ve ihmali ile emtianın yanarak zayii olmasına sebebiyet verdiğini, bu nedenle de müvekkilinin uyuşmazlığa konu kaza nedeniyle uğradığı zararını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, açıklanan tüm bu nedenler ile davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekilinin vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dışı satıcı Almanya'da mukim ... şirketi olup, davalı şirket huzurdaki davaya konu taşımada alıcı şirket konumunda bulunduğunu, davacı şirket emtianın Almanya'dan Türkiye'ye taşınırken hasarlandığında bahisle kendilerinin zarara uğradıklarını beyan ettiğini, ancak dava dilekçesinin ekinde davacı tarafın mal bedelini dava dışı satıcıya ödeyip ödemediği hususunda herhangi bir delil bulunmadığını, bu anlamda davacı tarafın uğradığı bir zarardan söz edilebilmesi için davacı tarafın hasarlandığı iddia olunan emtia bedelini dava dışı alıcıya ödemiş olması gerektiğini,
davacı alıcının işbu davayı açabilmesi için öncelikle hasar sorumluluğunun doğması gerekir ve alıcının zarara uğramasının gerektiğini, eğer alıcılar mal bedelini satıcıya ödememişse, bu halde davalılara rücu edilebileceğini, bir zararının bulunmadığını, bu minvalde öncelikle davacının satıcıya mal bedelini ödediğini kanıtlaması gerekir, yoksa işbu davayı açmakta hukuki yararı ve taraf ehliyetinin olmayacağını, işbu davaya konu taleplerin zaman aşımına maruz kaldığını, müvekkili şirketin dava konusu edilen taşımada taşıyan sıfatının bulunmadığını, ve fiili taşımanın dava dışı "..." şirketi tarafından gerçekleştirildiğini,
hiçbir şekilde müvekkili şirketin sorumluluğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte ileride hak kaybına yol açmaması için esas hakkındaki itirazlarımızını tekrarladıklarını, iddia olunan hasar müvekkili şirketin sorumluluğundan kaynaklanmadığını, davacı tarafın talebinin fahiş tutarda olduğunu, hasar bildirimi CMR konvansiyonu uyarınca yasal süresi içerisinde gerçekleştirilmemiş olmakla usulüne uygun olarak yapılmadığını, davanın öncelikle aktif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine, meydana gelen kazada resmi makamlarca hazırlanan raporlara göre Müvekkili Şirket aracına çarpan diğer araç sahibi ve sürücüsü sorumlu olduğundan dolayı,
asıl sorumlulara davanın yöneltilmesi gerektiği sebebiyle ve Müvekkili Şirketin "taşıyan" sıfatını haiz olmaması sebebi ile davanın pasif husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine, bu talepleri kabul görmez ise CMR Konvansiyonu madde 17/2 uyarınca kazaya karışan diğer aracın tam kusurlu olmasından dolayı ve taşıyanın en yüksek özeni gösterse bile bu duruma engel olamayacağı nazara alınarak davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı ... Sigorta A.Ş. ile dava dışı emtia nakliyat sigortacısı ... Sigorta A.Ş. ( hasar dosya no: ...) ve dava dışı sigortalı Assan Alüminyum şirketinin emtia nakliyat sigortacısının brokerliğini yapan ...A.Ş.'ye ve dava dışı kazaya karışan 3. araç araç ... (çekici) / ...(römork) sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'ye (... ve ... sigorta poliçe numaralı) müzekkere yazılarak; davaya konu taşımayı gerçekleştiren ... (çekici) / ... (römork) plakalı aracın 08.04.2021 tarihinde ...'da ... plakalı araç ve ... (çekici) / ... (römork) ile çarpışması neticesinde oluşan kazaya ilişkin hasar dosyası, sigorta poliçeleri ile tüm bilgi ve belgelerin mahkememize gönderilmesi istenilmiş, hasar dosyası, sigorta poliçeleri ve yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Davalı ...A.Ş' ye müzekkere yazılarak, davaya konu kazaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin eksiksiz bir şekilde mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevabının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Dava dışı ... Ltd. Şti.'ne müzekkere yazılarak, davaya konu olaya ilişkin düzenlenen 24/06/2021 tarih TK-131-21 rapor numaralı rapora ilişkin raporun ve raporun sonuç kısmında belirtilen tüm eklerin eksiksiz bir şekilde Mahkememize gönderilmesi istenilmiş, yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince, dosyanın Uluslararası Karayolu Taşımacılığında uzman 1 bilirkişi, Sigorta alanında uzman 1 bilirkişi, Ticari Uyuşmazlıklarda Uzman bir Hesap bilirkişisi, taşınan eşya yönünden hesaplama yapabilecek alanda uzman 1 bilirkişi ve Trafik alanında uzman 1 bilirkişi heyetinden oluşacak 5 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup, bilirkişilerin 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunu dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, taşıma sözleşmesi kapsamında davacıya ait ürünlerin zarar görüp görmediği zarar görmüş ise, bu zarardan kimin sorumlu olacağı ve zararın miktarı hususu noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Davacı vekilinin 09/02/2024 tarihli dilekçesi ile, davalılar aleyhine ikame edilen davalarından müvekkilinin talimatı ve gördükleri lüzum üzerine feragat ettiklerini, beyanlarının kabulü ile bu doğrultuda karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragate yetkisinin olduğu görülmüştür.
HMK'nın 311/1. maddesinde düzenlenen "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü dikkate alındığında, davacıların açmış oldukları davadan feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/263, K. 2024/118, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama