KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/357 Esas - 2023/239
- Esas no
- 2022/357
- Karar no
- 2023/239
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
Karar Metni
2.436 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
..... DAVALI : 1- ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : 2-..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 20/09/2022
KARAR TARİHİ : 19/12/2023
KARAR YAZIM
TARİHİ :17/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... sayısı ile gerçekleştirdiği başvurunun davalı taraf itirazları sonucunda reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu, davalı markası “...” iken kendi markasının “...” olduğunu, markaların sundukları ürünlerin tamamen farklı olduğunu, ürünlerinin Türkiye’de tanınmadığını, “...” şeklinde tanımlandığını, başvuruda 11. Sınıf malların yer almasının nedenin sıcak su torbalarının bu sınıfta yer alması olduğunu, davalı yanın markasının banyo bataryaları, musluk gibi ürünler ürettiğini, tek başına sınıfsal benzerliğin belirleyici olmaması gerektiğini, “...” kelimesinin Latince’de 5 anlamına geldiğini,
bu kelimenin yaygın bir kelime olduğunu, ayırt ediciliğinin bulunmadığını, “...” kelimesinin başındaki “...” hecesi nedeniyle bu kelimeden tamamen farklılaştığını, markaların başlangıç kısımlarının ayrı olduğunu, markalar arasında görsel benzerlik bulunmadığını, işitsel olarak da benzer olmadıklarını, kelimesel olarak da farklı anlamlara geldiğini, “...” ibaresinin bir soyisim olduğunu, markaların bütünsel olarak benzer olmadıklarını, ilgili tüketici kesimlerinin yüksek dikkat düzeyine sahip kimselerden oluştuğunu iddia ederek ... sayılı ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesiyle; müvekkilinin ..... sayılı "....." ibareli markaları bulunduğunu, “..." ve "..." isimlerine bakıldığında çok harfin aynı olduğunu, başa getirilen bir hece ile karışıklığın giderilemeyeceğini, taraf markalarının kapsamlarının da aynı sınıflara yönelik olduğunu, her iki markada da “...” ibaresinin ön planda olduğunu, “...” kelimesinin bir anlamı olmadığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı başvurusuna davalı tarafından yapılan itirazın ... tarafından yapılan itirazın kabulü akabinde davacı tarafında yapılan itirazın reddiyle ilgili verilen ... kararının yerinde olup olmadığı iptal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; dava konusu ... ibaresinin 11. Sınıf mallarda tescili amacıyla 27.01.2021 tarih ve ... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 27.05.2021 tarih ve 373 sayılı bültende ilan olunduğu, anılan ilana karşı davalı yanın önceki tarihli bir kısım markasına dayalı olarak itirazda bulunduğu,
...’nın 03.02.2022 tarihli kararı neticesinde itirazların ..... sayılı markalar ile karıştırılma ihtimalinin var olduğu tespiti ile kabulü ve başvurunun reddine karar verildiği söz konusu karara karşı davacı başvuru sahibi tarafından itiraz edilerek verilen kararın kaldırılması talebinde bulunduğu, davacı itirazını inceleyen ...’nun 25.07.2022 tarih ve ... sayılı kararı neticesinde özetle;
“... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ..... sayılı "...", "... ",.... "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. (…) Yapılan incelemede ... numaralı "..." ibareli başvuruya konu marka ile itiraza mesnet .....sayılı "...", "... "...., "..." ibareli markaların görsel, işitsel, kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu kanaatine varılmıştır.
Buna ilaveten, başvuru ile ret gerekçesi markanın 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen "Sınıf 11: Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri).Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli ısıtma amaçlı cihazlar: kombiler, boylerler, kaloriferler petekleri, eşanjörler, sobalar, kuzineler;
güneş enerjisi kollektörleri.Buhar, gaz ve sis (duman) üreteçleri (jeneratörleri): buhar jeneratörleri (kazanları), asetilen jeneratörleri, oksijen jeneratörleri, nitrojen jeneratörleri.İklimlendirme ve havalandırma cihazları.Soğutucular ve dondurucular.Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler, elektrikli su kaynatıcıları, mangallar, barbeküler, elektrikli çamaşır kurutucuları, saç kurutucuları ve el kurutma cihazları.Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler, lavabolar,
musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı).Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı.Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar), elektrik ısıtmalı çoraplar.Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları.
Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı.Pastörize ve sterilize edici makineler." malları bakımından aynı / aynı tür ve benzer nitelikte malları kapsadıkları tespit edilmiştir.
Bu çerçevede, ... numaralı başvuruya konu marka ile itiraza mesnet ..... tescil numaralı markaların, 6. madde kapsamında verilen ret kararı gereğince reddedilen mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmış ve aynı tespit doğrultusunda ...'nca verilen ret kararı yerinde görülmüştür.” şeklindeki gerekçeler ile davacı taraf itirazlarının nihai olarak reddolunduğu; eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Bilirkişi kurulunca düzenlenen RAPORDA ve EK RAPORDA özetle:
Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 11. Sınıf malların tamamının, davalı yanın önceki tarihli tescilli markaları kapsamında da yer aldığı,
Taraf markaları arasında rapor kapsamında açıklanan nedenlerle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Bilirkişi raporunun / ek raporun her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ..... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, ..., ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (.....).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Örnek Davacı Markaları
... ... (11. sınıf) ...+... ... ... (11. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; taraf markaları 11. Sınıftaki emtiaları
birebir kapsamakta olup bu bağlamda ayrıntılı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç
olmaksızın, markaların benzer tüketici kitlelerine yönelik, benzer ihtiyaçları
karşılayan, birbiri ile doğrudan rekabet ilişkisi içerisinde olan, birbirleri yerine tercih
edilebilir, satış ve sunum biçimleri benzer mahiyetteki emtiaları kapsadıkları
görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu başvurunun ... şeklinde kırmızı renkte yazılmış bir sözcük
markası olduğu, markadaki “A” harflerinin, sair harflere nazaran ebatsal olarak
daha küçük ve stilize bir algı oluşturan şekilde yazıldığı, bu durumun markanın “...”
ve “...” şeklinde iki bölümlü algılanmasına neden olduğu, anılan ibarenin
bilinen bir anlama sahip olmadığı, yazımına uygun şekilde “...-...” olarak
telaffuz edilecek olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davalı yanın redde gerekçe markalarının ..... şeklinde “...” ibaresinin düz yazım dahil muhtelif
görsellerde kullanımları ile oluşturulmuş markalar olup “...” ibaresinin de
dilimizde bilinen bir anlama sahip olmadığı gibi yaygın bilinen yabancı dildeki
sözcüklerden olduğu yönünde bir kanaate de varılamayacağı, bu nedenle
davacı yanın bu hususta anılan ibarenin anlamlı bir sözcük olduğu yönündeki
itirazlarının, ülkemiz ilgili tüketicileri nezdinde bir karşılığı olmayacağı, bu ibarenin
de yazımına uygun şekilde “...” olarak telaffuz edilecek olduğu, markalardaki
ek unsurların tamamın tali nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
.....'nun 08.06.2016 gün ve ..... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı irdelendiğinde;
görsel anlamda karşılaştırıldıklarında, aralarında doğrudan bir benzerlik olmamakla birlikte her iki taraf markasında da “...” ibaresinin bağımsız ve ilk anda algıyı üzerine çekecek şekilde kullanılan sözcük unsuru olduğu, dava konusu markanın ön sesindeki “...” ibaresinin, bir ön ek misali kullanımının son derece yaygın olduğu, markanın bütünsel yazımının, ülkemiz tüketicisi nezdinde somut bir kavramsal algı oluşturmadığı gibi durumda, tüketicinin dava konusu markadaki “...” ibaresini, aynı mallarda dava evvelden beri tescilli hak sahibi olduğu görülen davalı yana ait “...” markası ile ilişkilendirerek,
“...” şeklinde oluşturulan sonraki markanın da genel olarak bu markadan türetilmiş ve yine davalıya ait bir marka olduğunu zannedebileceği, zira anılan ibarenin ortaklığının harf dizilimsel ve işitsel açıdan işaretler arasında güçlü bir benzerlik oluşturduğu; davalı yanın “...” markaları, dava konusu yedi harften oluşan kelimenin son beş harfini oluşturduğu gibi kelimenin yazımında “...” ön sesindeki “A” harfinin yazımından kaynaklı oluşan görsel algıda da “...” ibaresinin bütün içerisinde homojen olarak yer almadığı, telaffuzda ise “... ...” şeklinde vurgunun belirgin olarak ayrıştığı;
taraf markalarının her ne kadar başlangıç sesleri ilk hece itibariyle farklılaşmış ise de devam hecelerin doğrudan davalı markalarını oluşturduğu, işaretler arasındaki tek bir harf farkının taraf markalarını farklı ve somut anlamlar içeren kelimelere dönüştürmedikleri, dolayısıyla tüketicilerin taraf markaları ile farklı zamanlarda ve fakat aynı mallarda karşı karşıya kaldığında, duyduğunda ya da markaları algıladığında, satın almak isteyecekleri markanın hangisi olduğu konusunda tereddüt yaşayabilecekleri veyahut dava konusu markayı, daha evvelden bildiği davalı yanın markası zannıyla tercih etme yanılgısı yaşayabileceği;
“...” ibaresinin ayırt edici vasfının yüksek bir kelime olduğu, tüketicinin bu ibareyi sonraki marka içerisinde bağımsız olarak algılayabildiğinde, sonrası markayı da öncekinin yeni bir versiyonu zannedebileceği, dolayısıyla ilgili tüketici, söz konusu markalar arasındaki belirli farkları algılamaya muktedir olsa bile markaların kapsamındaki emtiaların ayniyeti karşısında, markalar arasında ciddi bir bağlantı kurma olasılığı bulunduğu,
taraf markalarının birebir aynı emtiaları kapsadıkları bir durumda karıştırılma ihtimalinin önüne geçilmesi için işaretler arasındaki benzerlik düzeyinin çok daha düşük olması gerektiği, halbuki mevcut durumda dava konusu markanın yalnızca ön sesinde “...” hecesinin yer aldığı, devam sesinin ise doğrudan davalı markalarını verdiği,
davalı markaları ile 11. Sınıf mallarda daha evvelden tecrübe edindiği varsayılan tüketicinin dava konusu markayı gördüğünde, bu markanın da davalı tarafça yaratılmış yeni bir marka, yeni bir ürün için tercih edilmiş seri şeklinde bir izlenim yaratmasının pek tabi muhtemel olacağı, karıştırılma ihtimalinde önemli olanın bir kısım tüketici nezdinde dahi bu yönde bir algının oluşma riski olduğu, somut olayda ise bu riskin bulunduğu, zira “...” ibaresinin alelade bir sözcük değil, uyuşmazlık konusu emtialar yönünden ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu,
nihayetinde mahkememizce de taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut olacağı dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim ..... · e-imzalıdır · e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2022/357, K. 2023/239, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama