KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/175 Esas - 2024/380
- Esas no
- 2023/175
- Karar no
- 2024/380
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ....
- Mersis No
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ...
- Dava
- Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
- Dava tarihi
- 10/11/2023
- Kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
3.720 kelime·19 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesiyle; davalı başvurusuna itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, müvekkilinin dava konusu marka başvurusuna mesnet gösterdiği “...... ... ...” ibaresini ilk kez 2008 ve “...... ... & ...” ibareleri ile ilk kez 2017 yılında marka başvurusunda bulunduğunu, ... sayı ile 43. sınıftaki mallar ve/veya hizmetler için tescilli “...... ... & ...” ibareli ve ... sayı ile 43. sınıftaki mallar ve/veya hizmetler için tescilli “...... ... ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, taraf markalarının ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, zihinde ...” ve “...” olarak ayrı ayrı algılandığını, Müvekkili markasının,
doğrudan davalı markasının içinde ön plana çıkarılan bir unsur olarak yer alması ve taraf markalarının aynı ibarelerden oluşmasının markaları görsel açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, “...” ibaresi telaffuz edildiğinde müvekkilinin “......” ibareli markalarını aklına getireceğini, minimal farklılıkların, ne görsel ne işitsel ne de kavramsal unsurlar temelinde markaların ayırt edilebilmesini sağlayacak nitelik ve yeterlilikte olmadığını, konusu mal ve hizmetlerin aynı amaca yönelik, birbirini tamamlayıcı niteliği haiz olduğunu, üretici, nihai tüketici ve dağıtım kanalları bakımından da ayniyet taşıdığını,
43. Sınıflar yönünden aynı hizmetler olduğu, davaya konu marka başvurusunun devamına karar verilen sınıflar ile müvekkil markalarının tescilli olduğu sınıflar aynı/benzer ve doğrudan bağlantılı olup davaya konu marka başvurusunun 43. sınıf bakımından da reddi gerektiğini, müvekkilinin SMK 6/3 kapsamında öncelik hakkı sahibi olduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu,
aynı sektörde faaliyet gösteren davalının dava konusu başvuru ile müvekkilinin yaratmış olduğu markanın ticari itibarından yararlanmaya çalıştığını iddia ederek davanın esası yönünden ... tarafından verilen 11.09.2023 tarih ve ... sayılı kararın iptali ile ... başvuru numaralı “... ... ” ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ...’nun 11.09.2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve Dava konusu ... başvuru numaralı markanın yargılama sırasında tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalı 03.02.2022 tarihinde “... ...” ibaresinin 30,35 ve 43.sınıfında kullanılmak üzere başvuruda bulunduğu, inceleme sonrası ... başvurunun 27.05.2022 tarihli ve 397 sayılı .... ilan edilmesine karar verildiği,
ilana davacı muteriz tarafından SMK 6/1 ve 6/3 maddeleri kapsamında ..., ... sayılı "...... ... ...", "...... ... & ..." ibareli markalar gerekçe gösterilerek “başvuru markasının da 43. Sınıfta tescil edilmek istendiğini, mal ve hizmetlerin benzerliği göz önüne alındığında tüketicinin markaları karıştırabileceği, davacı markalarının yaratılmış ayırt edici markalar olduğu” iddiası ile başvurunun reddine karar verilmesi talep edildiği, başvuru sahibi “... tescil numaralı markadaki tüm mal ve hizmetler yönünden KULLANIM İSPATI” talebinde bulunarak... ibareli sayısız işletme ve tescil edilmiş markanın bulunduğu,
markaların karıştırılmayacağı” iddiaları ile karşı görüş sunduğu, itirazları inceleyen ... markaları benzer görmeyerek SMK 6/1 ve 6/3 maddelerince yapılan itirazların reddine karar verdiği, davacı muteriz “markaların birbirinin devamı serisi gibi algılanacağı ve benzer sebeplerle” kararın yeniden incelenmesini talep ettiği, itirazları inceleyen ... ...
11.09.2023 tarihli ... sayılı kararıyla; ... başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ... sayılı "...... & ..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali ve eskiye dayalı kullanım gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. (…) Markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır.
Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Sadece düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesi, markaların ihtiva ettiği diğer unsurlarla beraber ortaya çıkan genel izleniminin son derece benzer olması gibi istisnalar hariç olmak üzere, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmaz.
Bununla birlikte, sadece ayırt edici niteliği olmayan ve/veya tanımlayıcı unsurların örtüşmesi (markaların aynı zamanda benzer şekil unsurları ve/veya diğer kelime unsurlarını içermesi, markaların genel izleniminin oldukça benzer veya aynı olması durumları hariç olmak üzere) karıştırılma ihtimaline yol açmaz.
Birden fazla unsurdan oluşan bileşke markalar söz konusu olduğunda, iki marka arasındaki benzerliğin tespiti, bileşke bir markayı oluşturan öğelerden sadece birisini alarak, o öğeyi başka bir markayla karşılaştırmanın ötesinde bir incelemeyi gerektirir.
Karşılaştırma, ihtilaf konusu markaların her birini bütün olarak inceleyerek yapılmalıdır, ancak bazı durumlarda, bileşke markayı oluşturan öğelerden biri, bileşke markanın kamunun ilgili kesiminde yarattığı bütüncül algıda baskın konumda bulunabilir.
Belirtilen ilkeler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmadığı ve bu bağlamda markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Bunun yanında, itiraz dilekçesinde öne sürüldüğü gibi muterizin itiraz konusu emtialar üzerinde 6769 s. SMK'nın 6/3 kapsamındaki hak sahipliği yönünde yeterli kanaate ulaşılamadığından, bu iddianın kabulü mümkün olmamıştır.'' gerekçeleri ile itirazın reddine karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle: -... İPTALİ TALEBİ yönünden ... tescil numaralı marka kapsamındaki 43. Sınıftaki hizmetler yönünden kullanımın ispatlanamadığı,
-HEM ... İPTALİ HEM HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN. Davacının ... tescil numaralı markasında yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” ile davalının başvurusunda yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin aynı, aynı tür olduğu.
Aynı zamanda davacının 43. sınıfında bulunan 43.01 “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” İle davalının başvuru markasında yer yer alan 30. Sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz.
Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarının benzer, ilişkili olduğu;
-HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ BAKIMINDAN; Davacının ... numaralı markalarında yer alan 43. Sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil). Hayvan bakım evleri hizmetleri” ile davalının başvurusunda yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri (..) Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin aynı, aynı tür olduğu; davacının ... tescil numaralı markasında bulunan 43.01. sınıftaki “yiyecek ve içeceklerin sağlanması” hizmetleri ile davalının 30. Sınıf emtialarının da benzer, ilişkili mal ve hizmetler olduğu,
-Hem Hükümsüzlük hem ... iptali talebi yönünden Davalı başvuru markası ile davacının redde mesnet markaları ve işaretleri arasında bütüncül değerlendirme neticesinde ilişkilendirme de dâhil olmak üzere karıştırılma / benzerlik ihtimalinin bulunmadığı,
-Davacının gerçek hak sahipliğinden kaynaklı olarak dava konusu marka bakımından tescil engelinin bulunmadığı,
-Davalının marka başvurusunu kötüniyetle yaptığına dair somut delilin bulunmadığı kanaatine varılmakla birlikte bu husus hukuki değerlendirmeyi gerektirdiği,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Çekişmeli 43. sınıfın TAMAMI açısından, taraf markalarının mal/hizmetlerinin AYNI/AYNI TÜR OLDUĞU,
-Davacı yanın davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunu ispatlanamadığı, taraf markaların kapsadığı aynı/aynı tür olduğu tespit edilen çekişmeli 43. Sınıf hizmetler üzerinde kullanılacak işaretlerin benzer olmadığı, ilgili tüketicinin de aynı hizmetleri sağlayan taraf markalarını ilişkilendirmeyeceği ve karıştırma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı,
-Kötü niyetin varlığının/yokluğunun tespitinin hukuki niteliği yüksek bir değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu,
bildirilmiştir.
Bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzelendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporun usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, hukuki değerlendirme nihai olarak mahkememizce yapılacağından yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Mevzuatın 19/2. Maddesi.
“6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir.
İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise. “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir.
Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir.
Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır.
SMK 19/2 ve 25/7 maddeleri gereğince markanın kullanıldığını ispat yükü davacıya aittir. Bu konuda delil serbestisi geçerli olup marka sahibi markasını kullandığını kanaat verici ve denetlenebilir olması kaydıyla gazete ve dergilerdeki duyuru, tanıtım ve reklamları, üzerinde tarih bulunan ve piyasaya dağıtıldığı ortaya konulabilen ve baskı tarihi denetlenebilen katalog, broşür gibi tanıtım araçları, dijital ortama konulduğu tarih teknik olarak ispat edilebiliyorsa internet ortamındaki arşiv kayıtları, süpermarket insertlerindeki görseller, fatura ve benzeri her türlü delille ispat edebilir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Kullanım İspatı Yönünden:
Davalı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda ve cevap dilekçesinde davacının iltibasa dayanak gösterdiği ... tescil numaralı marka için yalnızca ... İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN tescilli olduğu “TÜM MAL VE HİZMETLER” yönünden dava konusu markanın başvuru tarihi olan 03.02.2022 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur.
Marka işlem dosyası incelendiğinde; davacı muteriz tarafından kullanım ispatı kapsamında bir kısım fatura sunduğu, faturaların bir kısmının dava konusu başvuru tarihinden sonra tarihli olduğu, bir kısmında markasal kullanımın bulunmadığı, lisans sözleşmesi, vergi levhası vb. dokümanların olduğu; sunulan delillerin markanın kapsamında yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil).
Hayvan bakım evleri hizmetleri”nin kullanımını ispata yeterli olmadığı; dolayısıyla kullanımı ispat edilemeyen işbu ... tescil numaralı marka kapsamındaki 43. Sınıftaki hizmetler yönünden ...
İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN karıştırılma ve benzerlik değerlendirmesi yapılamayacak olup yalnızca HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN değerlendirmeye alınabileceği; davacının diğer ... tescil numaralı dayanak markası yönünden ise hem ... iptali hem de Hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirme yapılabileceği anlaşılmıştır.
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markaları
... Hükümsüzlük Talebine İlişkin (43. sınıf) ... ... (43. sınıf)
... İptal Talebine İlişkin .. (43. sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında. HEM ... İPTALİ HEM HÜKÜMSÜZLÜK TALEBİ YÖNÜNDEN; davacının ... tescil numaralı markasında yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” ile davalının başvurusunda yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin aynı, aynı tür olduğu.
Aynı zamanda davacının 43. sınıfında bulunan 43.01 “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.” İle davalının başvuru markasında yer yer alan 30. Sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis.
Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz.
Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” emtialarının benzer, ilişkili olduğu. HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ BAKIMINDAN; davacının ... numaralı markalarında yer alan 43. Sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri (gündüz bakımı (kreş) hizmetleri, huzurevleri hizmetleri dahil).
Hayvan bakım evleri hizmetleri” ile davalının başvurusunda yer alan 43. Sınıftaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri (..) Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri.
Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri” nin aynı, aynı tür olduğu; davacının ... tescil numaralı markasında bulunan 43.01. sınıftaki “yiyecek ve içeceklerin sağlanması” hizmetleri ile davalının 30. Sınıf emtialarının da benzer, ilişkili mal ve hizmetler olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Davalının markasının incelenmesinde; dava konusu işaret, "... ..." kelime unsurlarına sahip olduğu, markada pembe renkte ince bir hat şeklinde dal ve yaprak izlenimi veren şekil unsuru da vardır bulunduğu, dava konusu markada yer alan “...” kelimesinin bir yıldız adı olduğu,“...” kelimesinin,“...” ibaresi esasen ay, ay tanrıçası anlamlarına gelmekle birlikte bir kadın adı olarak da kullanılmakta olduğu, markanın ''...” şeklinde hecelenerek telaffuz edileceği anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; davacı yanın ... karar iptali ve hükümsüzlük açısından dikkate alınabilecek markası “....” kelime unsurlarından oluşmakta olup, “...” kelime unsuru koyu yazımla belirginleştirildiği, davacı yanın hükümsüzlük talebi açısından ele alınacak olan markası ise “...” kelime unsurlarından oluşmakta ve dikdörtgen sarı zemin ile şeklin tam ortasında ince kırmızı düz çizgiyi barındırmakta olduğu, davacı yan markalarındaki “... ...” ve “...&...” unsurları anlam olarak 43/01 deki yiyecek içecek sağlayan işletme adları olması,
ayrıca 43.02 deki hizmetler kapsamında da kafe/restoranların bulunuyor olması ve bu işletmelerde yiyecek içecek sağlama hizmetinin veriliyor olmasından kaynaklı olarak asli unsur olamayacak ibarelerden oldukları, davacının markaları “...” şeklinde hecelenerek telaffuz edileceği, anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "......" esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde;
bütüncül değerlendirmeler sonucunda uyuşmazlığa konu aynı, aynı tür olduğu değerlendirilen 43. Sınıf ile benzer, ilişkili olduğu değerlendirilen 30. Sınıf malları bakımından davalı markasında yer alan... ibaresi ... ibaresi ile aynı hizada aynı ebat ve boyutlarda, aynı yazı karakteri ile yazılmak suretiyle eş düzeyde esas unsur olarak kullanıldığı; davacının “hem ... iptali hem Hükümsüzlük istemi yönünde konu olan “...” tescil numaralı markasında baskın unsurun ... ibaresi olduğu,
salt Hükümsüzlük istemine konu ... numaralı markası yönünden ise... ibaresini barındıran veya bu harflerle biten tüm kelimeler üzerinde tekel hakkına ve marka korumasına sahip olduğunun varsayılamayacağı, bununla birlikte markaların hecelere, kelimelere veya parçalara bölünerek değil, bir bütün olarak mukayese edilmeleri gerektiği ve yan unsurlarla birlikte başvurunun bir bütün olarak itiraz gerekçesi markalardan kolaylıkla farklılaştığı;
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "... ..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı,
Öte yandan davacı yan tarafından marka işlem dosyasına sunulan delillerin incelenmesi neticesinde davacının “...” markasını tescilsiz olarak başvuru kapsamında yer alan 30, 35 ve 43. Sınıftaki tüm mal ve hizmetlerde ciddi ticari etki yaratacak düzeyde kullanıldığına yönelik delile rastlanılmadığı, sunulan sınırlı sayıdaki delilin tescilli markaları olan “......” ibaresini taşıdığı ve sunulan birkaç adet faturanın üst kısmında bu markanın kullanıldığı faturayı kesen firmanın davacı olduğu ve farklı bir firma adına “yemek hizmeti bedeli” olarak kesildiğinin görüldüğü,
fatura üzerindeki marka logosunun her halükarda davacının tescilli markası olması sebebiyle başvuru konusu ibare yönünden öncelik hakkı teşkil etmeyeceği; bu markaya yönelik gerçek hak sahipliğini ispata yarayan bir delilinin bulunmadığı, dolayısıyla davacının davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı, SMK 6/3 iddiasının ispatlanamadığı;
Davacı yan tarafından, davalının çekişmeli “...” kelimesini kapsayan işareti kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava dosyasında herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, sırf markalardaki "..." ibaresinden kaynaklı benzerliğin kötü niyetin tespiti için yeterli olmadığı değerlendirildiğinden, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı; SMK 6/9 koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, dikkate alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2023/175, K. 2024/380, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama