KÜNYE
T.C. Ankara 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/13 Esas - 2024/385
- Esas no
- 2024/13
- Karar no
- 2024/385
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
2.646 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
Mersis No - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde ve sair beyanlarında özetle; müvekkilinin "... " markasının 33/ 34/ 35/ 41/ 42/ 43/ 44/ 45. sınıflarda tescilli olduğunu, dava konusu “... ...” ibareli markanın ise 29/ 35/ 43. sınıflarda tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin “...” markası ile yiyecek ve içecek sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının tescilini talep ettiği marka ile ilgili faaliyet alanı da aynı sektöre ilişkin olduğunu, markaların esaslı unsurları ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte olduğunu,
müvekkilinin markasında "..." kelimelerinin yine dava konusu markadaki "..." kelimelerinin ticaret alanında kullanılan amaç ve sunulan hizmetlerin diğer özelliklerini belirtir nitelikte olduğunu, dolayısıyla davaya konu olan markanın tek esaslı unsurun "..." olduğunu, müvekkilinin de esaslı unsurunun ... olduğunu, dava konusu ... kelimesinin .... bir kelime olup Türkçe karşılığının da "...” olduğunu, her iki markanın 5 harfinin de ortak olduğunu, farklılığın "...." yerine "... ve " harfinin eklenmesi şeklinde olduğunu, söz konusu harf değişimlerinin fonetik yapıları itibarıyla markalar arasında fark yaratmaya yeterli olmadığını,
markalar arasında kavramsal ve işitsel yönden benzerlik bulunduğu gibi, görsel açıdan da ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markaların iltibasa neden olacak şekilde benzer olduğunu, davalının marka başvurusunun haksız rekabet teşkil edeceğini ve bu başvurunun kötü niyetli olduğunu belirterek, ... ...’nın 16.11.2023 tarih ve ... sayılı kararının İPTALİNE, davalının ... numaralı marka tescil başvurusu kabul edilmiş ise tescilin tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesiyle, verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalının cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait marka ile müvekkiline ait markanın birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, markaların genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında görsel, işitsel ya da kavramsal yönden karıştırılacak şekilde benzer olmadıklarını, müvekkile ait "... ..." aslında bir "...” olduğunu, davacı tarafın ise alkol ve yemek hizmeti sunan bir restoran olduğunu, iki markanın iştigal alanlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait markanın "..." yani kısaca pastacılık olarak nitelendirilebilecek bir anlamının olduğunu, tamamen hediyelik pastacılık ürünleri imal etme üzerinde olduğunu,
davacı tarafın beyanlarının aksine "..." ile "..." kelimeleri hem fonetik hem de etimolojik yönden çok farklı kelimeler olduğunu, ... kelimesinin herkesin kullanımına açık bir kelime olduğundan müvekkili tarafından da kullanılmasının hukuken mümkün olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... ... ...’nun 16/11/2023 tarih ve ... sayılı kararının iptali ve dava konusu ... başvuru numaralı marka tescil başvurusu kabul edilmiş ise tescilin tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davanın açılmasını müteakip tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını müteakip taraf vekillerine tahkikat ve yargılamanın geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır.
...'den celbedilen işlem dosyasının tetkikinden; davalının 21.05.2022 tarih ve ... sayılı 29 / 35 / 43. sınıfa giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere yaptığı ... ... marka başvurusu, ... tarafından 13.06.2022 tarih ve 398 sayılı ...’nde ilanı üzerine davacının yukarıda detaylı bilgileri verilen tescilli markasına dayalı olarak itiraz ettiği, davacının bu itirazının ... tarafından red edildiği, davacının bu red kararına karşı ... nezdinde itiraz yaptığı ve huzurda dava konusu edilen 16.11.2023 tarih ve ... sayılı kararıyla;
“(...)Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markanın görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde benzer olmadığı ve markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmış, aynı yöndeki ... kararı isabetli görülmüş ve itirazın reddi gerekmiştir.
İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.'' şeklinde karar verildiği, eldeki davanın iki aylık yasal süre içerisinde tarihinde açıldığı anlaşılmış, işin esasına girilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık konusuyla ilgili iddia, savunmalar doğrultusunda rapor düzenlenmesi için AYRI AYRI seçilen 2 bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.
Marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Davaya konu olan “...” marka tescil başvurusu ile davacının mesnet olan “...” markaları arasında görsel, işitsel ve genel izlenim olarak bir benzerlik bulunduğu,
-Davalının dava konusu edilen 35 ve 43. Sınıftaki hizmetlerin davacının mesnet olan markasının tescil kapsamındaki hizmetler ile birebir aynı olduğu, ek olarak 29. Sınıfta yer alan malların ise davaya mesnet olan markanın 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. SINIFTA YER ALAN TÜM MALLARIN bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ilişikli olması nedeniyle 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi anlamında iltibas tehlikesi oluşacağı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
Gıda uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle:
-Dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin tamamı açısından, taraf markalarının mal/hizmetlerinin aynı/aynı tür/benzer olduğu,
-Dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür/benzer bulunan tüm mal ve hizmetlerin üzerinde kullanılacak taraf işaretlerin de benzer olduğu ve ilgili tüketicinin taraf markalarını ilişkilendirebileceği, bu durumunda karıştırma ihtimalini ortaya çıkardığı,
takdirin mahkemeye ait olduğu, bildirilmiştir.
TEKNİK YÖNDEN (mal ve hizmet sınıfları) itibar edilen bilirkişi raporlarının her iki tarafın iddia ve savunmasının kapsamı, taraf delilleri, marka kapsamları dikkate alınarak düzenlendiği, hüküm kurmaya yeterli incelemenin yapıldığı, raporların usul ve yasaya aykırı yönünün bulunmadığı, HUKUKİ değerlendirme mahkememizce yapılmış, yeniden rapor alınmasını gerektirir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.
GEREKÇE
Tescilli bir markanın ait olduğu mal ve hizmetler bakımından sağladığı korumanın kapsamı ve sınırları 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ile düzenlenmiştir.
“Marka tescilinde nispi ret nedenleri ” başlığı altında düzenlenen 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesi ise;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." şeklindedir.
Bu düzenleme uyarınca getirilen yaptırımın iki koşulun bir arada bulunması hâlinde uygulanacağı görülmekte olup, bunlardan birincisi tescil başvurusu yapılan markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynı ya da benzer olması, ikincisi ise; her iki markanın da kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı ya da benzer olmasıdır. Ancak burada 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin (5) numaralı fıkrasının hatırlatılması da gereklidir.
Zira tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği durumlarda, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu ret edilebilecektir.
Tanınmış marka kavramı yerleşik ... içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Ayrıca, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6. maddesinin 1. fıkrasında geçen "halk tarafından karıştırılma ihtimali" konusunda ölçünün; bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halk olduğunun göz önünde tutulması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma, ilişkilendirme ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir (...).
Bir başka anlatımla, "iltibas tehlikesi" görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, karşılaştırılan işaretler arasındaki benzerlik, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine halkın, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde;
Taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı Markası Davacı Markası
.... .... (29. 35. 43.sınıf) (33. 34. 35. 41. 42. 43. 44. 45.sınıf)
Tarafların emtia gruplarına bakıldığında; davaya konu olan davalının markasının başvuru kapsamında yer alan 35 ve 43. Sınıftaki tüm hizmetler davaya mesnet olan davacının markasının tescil kapsamında yer aldığı tespit edilmiş olup belirtilen hizmetlerin birebir aynı olduğu, dolayısıyla taraf markalar arasında bu hizmetler yönünden ayniyet koşulunun gerçekleştiği, bununla birlikte davaya konu olan markanın 29. Sınıfta yer alan mallar davaya mesnet olan markanın tescil kapsamında direkt yer almadığının tespit edildiği,
ancak belirtilmesi gereken husus dava konusu markada yer alan 29. Sınıftaki mallar aynı zamanda davacının mesnet olan markasının 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir).” genel olarak satış hizmetlerine yöneliktir.
35. sınıfın ilgili alt grubunun diğer mal sınıflarına benzer olup olmadığına karar verilirken somut olayın özelliklerine göre, yani mallarla birlikte markalar da aynı değerlendirmenin içine alınarak bir sonuca gidilmelidir. Aksi halde, sadece bu hizmet grubunu tescil ettirerek 35.sınıftaki malların tamamına engel olunabilecektir ki bu durum da marka ruhuna aykırıdır.
Sınıflandırma Tebliği idari amaçlı olduğundan, farklı sınıflarda yer alan mal ve/veya hizmetlerin farklı olduğu doğrudan söylenemez. Ancak bir malın, bir hizmetin sunumu sırasında veya hizmetin sunulduğu yerde kullanılıyor olması, o mal ile hizmetin benzer olduğunu gösteren bir durum olarak da doğrudan kabulüne neden değildir.
Benzerliğin kabulü için, mal ve/veya hizmetin doğası, kullanım amacı, satış ve dağıtım kanalları, tüketici kitlesi gibi birçok ayrıntının göz önünde bulundurulması gerekir. Davalının markası kapsamında çekişme konusu malların bulunduğu da göz önüne alındığında, davacının sunacağı bu hizmetin tüketicilerce dava konusu olan 29. sınıfta yer alan malların pazarlanması” olarak algılanacağı tartışmasızdır.
Diğer taraftan, mal üreten kişiler, ayrıca hizmet markası almalarına gerek olmaksızın, ürettikleri malları emtia markaları ile “mal satım hizmeti” ile satabilmekte olduğu, bu tip satış biçimi her ne kadar farklı mal ve markaların bir araya getirilmesi yolu ile gerçekleştirilen perakende satış hizmeti olmasa da bu tür bir satış hizmetinin söz konusu olduğu durumlarda hizmet sınıfında tescilli marka ile davalının markasının malları karıştırılabileceği, ayrıca,
aynı/ayniyet derecesinde benzer markalar söz konusu olduğunda ve bu işyerinde tüketicinin tanıdığı markanın ürünü ile aynı/benzer ürünlerin satışı ile karşılaştığında markaları ve dolayısıyla firmaları birbirleri ile ilişkilendirebileceği, belirtilen nedenlerle davalının 29. SINIF: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri.
Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.
MALLARIN” davacının markasının mesnet gösterdiği 35. SINIF: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29. SINIFTA YER ALAN TÜM MALLARIN bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) ilişikli olması nedeniyle 6769 S.
SMK’nın 6/1 maddesi hükmünün uygulama koşullarından olan mal ve hizmetlerin benzerliği koşulu gerçekleşmiş olduğu görülmektedir.
Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir.
Davalının markasının incelenmesinde; kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olup üstte kalp şeklinde bir figür ile altında özel yazım ile “...” ibaresi ile bu ibarenin altında ise oldukça küçük punto ile “...” ibaresinden oluştuğu, markada yer alan “...” ibaresi gerek küçük punto ile konumlandırılması gerekse barındırdığı anlam bakımından markaya ayırt edicilik kazandırmadığı ve markada tali unsur işlevinde olduğu mütalaa edilmiş olup markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının markalarının incelenmesinde; kelime ve şekil unsurundan oluşan karma bir marka olup üstte fırça darbesini andıran bir şekil ile bu şeklinde altında özel yazım ile “...” ibaresi ile bu ibarenin altında “...” ibaresinin yer aldığı, markada “...” de tıpkı dava konusu markadaki gibi yine küçük punto ile yazılması ve anlam bakımından tescilli olan markaların kendisine ve niteliğini belirtmesi nedeniyle markada tali unsur konumunda olması nedeniyle markanın esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu anlaşılmaktadır.
Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
...'nun 08.06.2016 gün ve ... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da göz önünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı,
SMK 6/1 maddesinde sayılan çifte benzerlik şartının somut olayda oluşmadığı, taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas bulunmadığı;
anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle; ... iptal talepli davanın reddine karar verilmiş, ayrıca kararın verildiği tarihte yapılan kontrolde dava konusu markanın tescil edilmediği anlaşıldığından hükümsüzlük talebi ile ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip .... Hakim .... · e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/13, K. 2024/385, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama