KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/14
- Karar No
- 2024/655
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
Karar Metni
1.537 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/14 Esas
KARAR NO: 2024/655
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/01/2024
KARAR TARİHİ: 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ----------- şirketinin davacı ----------- şirketinden ekli.
07.07.2021 tarihli, ---------- no.lu 8850,00 EUR tutarında, 09.07.2021 tarihli, --------- nolu 323,91 EUR tutarında, 12.07.2021 tarihli ----------- no.lu 849,60 EUR tutarındaki faturalar ile “288,00 Adet "---------- 28 230x230x130mm 1540 C 890 kg/m?, 500,00 Adet "--------- 26 234x114x64 mm 1430C 800 kg/m3 palletized", 280,00 KG "------------ 870 C", 9,15 M2 "---------- 750 2440x1250x12 mm 1100 C 750 kg/m3", 12,00 Adet "--------- 115 1200x1000x25 mm 1400 C 310 kg/m3" isimli malzemeleri ile satın adığını ve ancak fatura bedellerinin toplamının 5.780,01 EURO' luk kısmını davacı şirkete ödemediğini,
davalı tarafından yukarıda yer verilen faturalar ve cari hesap ekstresi uyarınca 5.780,01 EUR bakiye borcun ödenmemesi üzerine, davacı tarafından 30.10.2023 tarihinde -------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı davacıdan takibe konu faturalara konu malları satın aldığı halde haksız ve dayanaksız bir şekilde bakiye 5.780,01 EURO tutarındaki fatura bedellerini ödemediğini, davalı tarafından haksız olarak icra takibine itiraz edildiğini ve icra takibi itiraz üzerine durduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla;
davalı borçlunun ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen takip tarihinden itibaren % 31,75 ve değişen oranlarda işleyecek reeskont avans faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra ve inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, Davacı taraf dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklı ilişki kurulduğu ve bu kapsamda EURO bazında düzenlenen fatura alacağından kaynaklanan alacağın doğduğundan dolayı davasının kabulünü talep ettiğini, her ne kadar davacı tarafça davalı şirket aleyhine --------- İcra müdürlüğünün --------- E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ise de davalı şirket adına 06.11.2023 tarihinde borca itirazda bulunulduğunu, davalı şirketin iddia olunanın aksine davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını,
kabul manasına gelmemekle birlikte davaya konu takip ile talep olunan alacağın hukuk prensibi gereği salt davacı tarafından düzenlenen faturalara dayanılarak davalının davacı şirkete borçlu olduğunun kabulü usul ve yasaya aykırı olacağını, aynı zamanda davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar malların teslim edildiğini beyan etse de işbu konuda sevk irsaliyesi veya herhangi bir teslim belgesine dair bir delil sunmadığını, sadece faturanın mevcut olması alacağın varlığına karine teşkil edemeyeceğini, davacı tarafça malların teslim edildiğine dair delil sunulmaması ürünlerin in kabul edildiği anlamına gelmediğini,
fatura içeriğine 8 gün içinde itirazda bulunulmadığı takdirde sadece faturada belirtilen verilerin doğru olduğu anlamı doğmayacağıın, faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin de yapılmış olduğunun kabulü anlamını gelemeyeceğini, söz konusu davada;
işin yapılmış olduğunu, eğer fatura konusu mal ise de teslim edilmiş olduğunun kanıtlanması gerekeceğini, aynı zamanda söz konusu dava edilen faturalar davalı şirkete tebliğ edilmediğini itiraz olanağı veya fatura münderecatını inceleme olanağı davalı şirkete tanınmadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle, öncelikle yetki itirazımız dikkate alınarak davanın usulen reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak şartıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :--------- Vergi Dairesi Başkanlığına Ve ----------- Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görülmüştür. SMMM Bilirkişi --------- 20/06/2024 tarihli raporunun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki "288,00 Adet "---------- 28 230x230x130 mm 1540 C 890 kg/m³" , 500,00 Adet "--------- 26 234x114x64 mm 1430C 800 kg/m³ palletized", 280,00 KG "----------- 870 C", 9,15 M2 "--------- 2440x1250x12 mm 1100 C 750 kg/m3", 12,00 Adet "----------- 115 1200x1000x25 mm 1400 C 310 kg/m³
" konulu satım sözleşmesinden kaynaklı olarak kesilen 07.07.2021 düzenleme tarihli, ---------- no.lu 8850,00 EUR tutarında fatura, 09.07.2021 düzenleme tarihli, --------- no.lu 323,91 EUR tutarında fatura ve 12.07.2021 düzenleme tarihli ---------- no.lu 849,60-EUR tutarında fatura bedellerinin bakiyesi 5.780,01-EURO borcun tahsili için başlatılan --------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu alacağın taraflar arasındaki satım sözleşmesine dayalı satım bedeline ilişkin para alacağı olduğu ve mevcut delil durumuna göre satım bedelinin ödeneceği yere ilişkin sözleşmede herhangi bir ifa yeri kararlaştırılmadığı görülmekle, para alacaklarında ifa yerinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-b.1 maddesi uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, davacı alacaklının yerleşim yerinin --------- olduğu ve bu sebeple -------- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalının yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
SMMM Bilirkişi ---------- 20/06/2024 tarihli raporunda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür:6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
(2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın taraflar arasındaki "288,00 Adet "----------- 28 230x230x130 mm 1540 C 890 kg/m³" , 500,00 Adet "--------- 26 234x114x64 mm 1430C 800 kg/m³ palletized", 280,00 KG "----------- 870 C", 9,15 M2 "---------- 750 2440x1250x12 mm 1100 C 750 kg/m3", 12,00 Adet "---------- 115 1200x1000x25 mm 1400 C 310 kg/m³" konulu satım sözleşmesinden kaynaklı olarak kesilen 07.07.2021 düzenleme tarihli, ---------- no.lu 8850,00 EUR tutarında fatura, 09.07.2021 düzenleme tarihli,
-------- no.lu 323,91 EUR tutarında fatura ve 12.07.2021 düzenleme tarihli ----------- no.lu 849,60-EUR tutarında fatura bedellerinin bakiyesi 5.780,01-EURO borcun tahsili için başlatılan -------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı,
ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalının dava konusu yapılan faturaya ilişkin hizmeti Vergi Dairesi'ne bildirdiği,
bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı (ve davalı) defterlerinde 5.780,01 Euro alacağın varlığının görüldüğü, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, davalı tarafından dava konusu faturalara süresi içerisinde itiraz edildiğine dair bir delil de bulunmadığı, bu sebeple malı teslim almadığını savunan davalının bu savunmasını ispatlamakla mükellef olduğu,
ancak bu yönde dosyada bir delil bulunmadığı gibi, yukarıda da belirtildiği üzere davalının faturaları Vergi Dairesi'ne bildirdiği, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun itiraz tarihindeki kur üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, her ne kadar davacı tarafça takipte ticari faiz talep edilmiş ise de bu hususun hukuka uygun olmadığı,
alacağın yabancı para borcu olması nedeniyle 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/14, K. 2024/655, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama