KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/509
- Karar No
- 2024/763
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/509 Esas - 2024/763
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/509 Esas
KARAR NO : 2024/763
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı firmanın müvekkilinden aralarındaki ticari ilişkiye binaen devam eden projelerine istinaden mal ve hizmet satın aldığını, faturası kesilen malların davalı firmaya teslim ettiği halde; davalının söz konusu faturalara ilişkin ödemeleri eksik yaptığını, cari hesaptan kaynaklı olarak bakiye alacağın tahsili amacıyla 15/09/2021 tarihinde davalı aleyhine .... .... ....
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, icra takibine davalı tarafından borca itiraz edilerek kötü niyetle takibin durdurulduğunu, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk müessesesine başvurulduğu ve 12/11/2021 tarihinde son oturumda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını belirterek, davalı tarafından kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptali ile faturalara ve cari hesaba ilişkin borç olan 31.897,26 TL üzerinden takibin devamına ve dava bedelinin %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacının kötü niyetle müvekkilinin aleyhine icra takibi başlattığını, müvekkilinin şirketine tebliğ edilen icra emrine karşı, davacı şirkete asıl alacak, faiz vs. hiçbir nam altında herhangi bir borcu bulunmadığından takibe itiraz edildiğini, icra emrinin ekinde takibe dayanak belge bulunmadığından müvekkilinin şirketi tarafından yapılan itirazın her anlamda haklı bir itiraz olduğunu gösterdiğini, davacı şirketin alacağı olduğunu ispata yarar hiçbir bilgi ve belge sunmadığını, davacı şirketin iddialarının bu yönüyle de haksız ve mesnetsiz olduğunu,
tek başına hangi fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşılamayan, ne kadar borçlu olunduğu tespit olunamayan, bir diğer ifadeyle likit olmayan bir alacak için başlatılan icra takibine itirazlarının her anlamda haklı bir itiraz olup alacağın likit olmaması sebebiyle müvekkilinin icra inkar tazminatına mahkum edilmesi mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek,
haksız ve tümüyle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ve davacı tarafından başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER
.... .... .... Esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir. Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mali müşavir bilirkişiden kök ve ek rapor alınmış bilirkişi raporunda özetle; taraf kayıtlarının birebir örtüşmekte olduğunu, 16.09.2021 takip tarihi itibariyle; 16.897,28 TL davacı alacağının tespit edildiği, İcra inkar tazminatı (16.897,28 x %20 = 3.379,46 TL) hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu, görüş ve kanaatini bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; 105. maddesi gereği eda ve İ.İ. K. 67/1 ve devamı maddeleri gereğince, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı şirket ile davalı şirket arasında mal satım ilişkisi bulunup bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten takibe konu miktarda alacağının olup olmadığına ilişkindir.
Taraf defterlerinin incelenmesinde davacının davalıya bir kısım mal satıp bedeli faturalandırdığı, davacının davalıdan 16.897,28 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu konuda taraf defterlerinin birbiri ile uyuştuğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1).
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Usulünce tutulmuş her iki taraf defterlerinin incelenmesinde 16.897,28 TL alacak sabit olduğundan davacının davaya konu alacağının bu kadarı sabit görüldüğünden davanın kısmen kabulüne, itirazın bu miktar üzerinden iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar , reddedilen kısım yönünden de davacının kendi kayıtlarında alacağın miktarını bilebilecek durumda olması nedeniyle davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/509, K. 2024/763, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama