KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/818
- Karar No
- 2024/762
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.144 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/818 Esas - 2024/762
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2022/818 Esas
KARAR NO : 2024/762
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/12/2022
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2024
Mahkememize açılan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, ...Büyükşehir Belediyesi sınırları ve sorumluluk alanları içinde bulunan yeşil alanlar, parklar, refüjler bakım-onarım ve tadilat işinin taşeron firmalara verildiğini, verilen iş kapsamında taşeron firmalarda çalışan ...'in işçilik alacaklarını tahsili için başlattığı ilamlı icra takibinde icra dosyasına 8.371,68 TL ödendiğini, hizmet alım sözleşmesi ve eki teknik şartname gereği bu alacaklardan taşeron firmanın sorumlu olduğunu iddia ederek, 8.371,68 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile tahsiline katar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, rücuya konu maaş ve UBGT ücretinin davalı döneminde doğmadığını, icra dosyasında 8.371,68 TL değil 8.324,36 TL ödendiğini, HMK 308 maddesi kapsamında 5.657,56 TL kısmı kabul ettiklerini, 2.666,80 TL nin davalının sorumluluğunda olmadığını, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davanın reddi gerektiğini istemiştir. Davalı vekili 19.10.2023 tarihindeki celsede kabul beyanından vazgeçtiğini beyan etmiştir.
DELİLLER
Ankara 55.İş Mahkemesinin 2021/178 esas sayılı dosyası, ...11.İcra Dairesinin 2021/18664 sayılı dosyası uyaptan getirtilmiş, incelenmiştir.
Dava dışı işçi ...'in SGK hizmet dökümü getirtilmiş, incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında uzman bilirkişiden son alınan bilirkişi raporunda özetle,
Mahkeme dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından 12.04.2022 tarihinde davacı hesabına 6.821,36 TL ödediğine dair dekontun dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi ile,
12.04.2022 tarihli dekonta göre dava dışı Mimak ... Ltd. Şti. tarafından davacı hesabına ...11. İcra 2021/18664 rücu ödemesi” açıklaması ile 6.821,36 TL ödendiği,
Dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarının tahsili istemi ile ...11. İcra Müdürlüğünün 2021/18664 esas sayılı dosyasında başlatılan ilamlı icra takibinde, davacı tarafından 06.01.2022 tarihinde icra dosyasına borca karşılık 8.371,68 TL ödendiği,
Kök raporda davacının ödediği 8.371,68 TL den davalının sorumluluğu 5.156,88 TL olarak belirlenmiş olup bunda hata olmadığını, tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıya rücu edilebilecek miktar 5.156,88 TL olduğu,
İcra dosyasına davacı tarafından ödenen 8.371,68 TL den, ... ...Ltd. Şti tarafından davacıya ödenen 6.821,36 TL sının mahsubu halinde kalan alacak 8.371,68- 6.821,36= 1.550,32 TL olduğu görüşünü bildirmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava HMK nın 105. maddesi gereğince rücu talepli eda davası niteliğindedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hükmen dava dışı ...'e 8.371,78 TL ödeyip ödemediği, bu ödemeyi aralarındaki hizmet alım sözleşmesine göre yüklenici olan davalı şirkete rücu edip edemeyeceği, edecek ise hangi miktarda rücu edebileceği noktalarında toplanmıştır.
Davalı yan cevap dilekçesi ile HMK 308 maddesi kapsamında 5.657,56 TL kısmı kabul ettiklerini beyan etmiş daha sonra 19.10.2023 tarihindeki celsede kabul beyanından vazgeçtiğini beyan etmiştir. Davalı yan kabulün geçersiz olduğuna ilişkin ayrı bir dava açmamış mahkememize bunu ileri sürmüştür. (Davalının dayandığı emsal Yargıtay 4. HD 13.10.2025 tarih 2005/4137 E ve 2005/9005 K sayılı ilamı) Dava dışı ... şirketince yapılan ödeme dikkate alınarak savunmaya itibar edilmiştir.
Davalı yan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiş olup davacı yana talep sonucu dikkate alınarak eksik harcın ikmal edilmesine yönelik ihtar 21.12.2022 tarihinde tebliğ edilmiş, süresinde ikmal edilmediği için dosya işlemden kaldırılmış , davacı yan eksik harcı 16.03.2023 tarihinde ikmal etmiştir. Davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay içerisinde yenileme talebi ile harç da ikmal edildiğinden bu savunmaya itibar edilmemiştir.
Davalı yan arabuluculuk aşamasında yöntemince davet edilmediklerini iddia etmiştir. Arabulucudan konuyla ilgili bilgi istenmiş verilen cevabi yazı ve eklerinden PTT aracılığıya kargo ile dava dilekçesinde belirtilen adrese tebligat yapıldığı görülmüştür. 7036 Sayılı Kanun m.3/8'de "Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir.
Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar" hükmü bulunmaktadır. Bu düzenlemeye göre, arabulucu tarafından yapılacak davet, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine tabi değildir. Kural olarak arabulucu, büro tarafından kendisine verilen iletişim bilgilerini esas alacaktır.
Bu bilgiler itibarıyla taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmek arabulucunun sorumluluğundadır. Ancak arabulucu, ihtiyaç duyulduğunda kendisine verilen iletişim bilgileri dışında kendi imkanlarıyla ek araştırmalar da yapabilir. Sonuçta arabulucu, büro tarafından verilen veya kendisinin tespit ettiği iletişim bilgilerini kullanarak tarafları görevlendirme konusunda bilgilendirecek ve ilk toplantıya davet edecektir.
Arabulucuk görüşmelerine, tarafın arabulucu tarafından usulünce toplantıya davet edilmediği kabul edilse dahi, taraflara ulaşmak ve tarafları toplantıya davet etmek arabulucunun sorumluluğunda olduğundan, davacıya yükletilebilecek bir kusurun varlığından söz edilemez. Zira, davacı dava açmadan önce, kanun hükmüne uygun olarak arabulucuya başvurmuş ve sürecin sonlanmasını beklemek suretiyle yükümlülüğünü yerine getirmiştir.
O halde, arabulucunun taraflara ulaşma ve toplantıya davet etme sorumluluğunu usulünce yerine getirmeden arabuluculuk sürecini sonlandırması ihtimalinde "arabulucuya başvurulmuş olma" dava şartının gerçekleşmediği söylenemez. Aksi yöndeki bir kabulün, hak arama özgürlüğünü aşırı derecede zorlaştıracağı açıktır. Keza, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin kanuni düzenlemenin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin ...
Mahkemesi'nin 11.07.2018 tarihli ve 2017/178 esas, 2018/82 karar sayılı kararında, düzenlemenin hak arama hürriyeti ve bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına getirilen bir sınırlama niteliğinde olduğu kabul edilmiş ancak "Arabuluculuğa başvuru zorunluluğunun, kişilerin hak aramalarını imkânsız hâle getiren veya aşırı derecede zorlaştıran etkisiz ve sonuçsuz bir sürece neden olmadıkça hak arama hürriyetinin özüne dokunduğu söylenemez" şeklinde gerekçeyle bir çeşit sınırlama getirmiştir.
Bu nedenle bu yöndeki itiraz da reddedilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 8. maddesinde yüklenicinin çalıştıracağı işçi ile ilgili İş Kanunu ve diğer mevzuattan doğan sorumluluklarının yükleniciye ait olduğu düzenlenmiştir. Bu halde davacı tarafından işçiye yapılan ödemenin davalıya kendi sorumlu olduğu miktarla sınırlı olarak rücu edilebileceğinin kabulü gerekir. Bilirkişi raporu ile işçiye yapılan ödemenin rücu edilebilir kısmı belirlenmiş rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli görülmüştür. Davalı yan bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davanın usulden yaptıkları itirazlar nedeniyle reddedilmeyecekse 1.550,32 TL üzerinden kabul edilmesini talep etmiştir. Buradaki kabul beyanı kayıtsız şartsız olmadığından kabul beyanı olarak dikkate alınmamıştır.
Bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekildi hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/818, K. 2024/762, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama