KÜNYE
T.C. Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2024
- T.C. ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/841 Esas - 2024/215
- Esas no
- 2022/841
- Karar no
- 2024/215
Karar Metni
2.120 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2015
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2024
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle.
Davalı ile futbol stadının yapımında kullanılacak mermerin satışına dair 10.12.2013 ve 18.02.2014 günlü tedarik sözleşmeleri düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca verilen ürünler için tanzim olunan faturalar bedeli 435.966,03 TL ödenmeyince ... sayılı dosyası ile davalı hakkında takip başlattığını, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ancak, itiraz sonrasında asıl alacağı mal iadesi ve nakit ödeme yaparak sonlandırdığını fakat faiz, icra gideri ve vekaletname ücreti ile tahsil harcının ödemediğini ileri sürerek,
itirazın iptali ile takibin 30.438,67 TL vekalet ücreti yönünden devamına ve alacak miktarı 435.966,03 TL üzerinden %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı ile 10.12.2013 ve 18.02.2014 günlü taşeron sözleşmeleri düzenlendiğini, ürünlerin ayıplı olması nedeniyle davacıyla anlaşılarak 385.898,48TL bedelli kusurlu malzemenin iade edilerek ve takipten sonra alınan malzeme bedeli de dahil olarak 74.969,13TL bedel nakit ödenerek alacağın ödendiğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek üzere cari alacağın 407.236,62 TL olduğunu belirterek davanın reddi ile davacıdan %20 oranında kötüniyet tazminatının alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bozma kararı öncesi ... sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmiştir.
Kaldırma Kararı Öncesi Talimat Mahkemesi'nce Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Firdevs Boz' dan Alınan 02.01.2017 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacının takip tarihi itibariyle 435.966,63 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği, davalı tarafından davacıya takip konusu asıl alacak tutarı 435.966,63 TL'nin 44,60 TL takip masrafı, 6.383,61 TL işlemiş faiz, 3.897,80 TL tahsil harcı, 11.212,79 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 457.505,43 TL tutarın takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 11.12.2014 tarihinde ödendiği, tarafların tazminat talebinin mahkemenin takdirinde olduğu, dava tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Taraf Vekillerinin Rapora Karşı Beyan Ve İtirazları Sonucu Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ...' dan 20/07/2018 Tarihinde Ek Rapor Alınmış, Alınan Ek Raporda Özetle.
Davacının takip tarihi itibariyle 435.966.63 TL asıl alacak talebinde bulunabileceği, asıl raporumuzda hesaplama hatasının yapıldığı ve söz konusu hesap hatasının iş bu raporda giderildiği, davacının davalıdan 435.966,63 TL asıl alacak tutarını, 40,60 TL takip masrafı, 7.694,01 TL işlemiş faiz, 22.533,50 TL tahsil harcı, 59.429,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 525.663,73 TL tutarında alacağın doğduğu, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 495.241,67 TL tutarın tahsil edildiği, davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 30.422,06 TL asıl alacak, 1.688,42 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu,
avukatlık vekalet ücretinin takip masrafı niteliğinde bulunduğu ve TBK 100 md.kapsamında avukatlık vekalet ücretinin 59.429,00 TL tutarının tahsil edildiği, tarafların tazminat talebinin mahkeme takdirine olduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Kaldırma Kararı Öncesi Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mahkememizce Bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir ve Nitelikli Hesap Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinden Rapor Alınmış, 27.09.2019 Tarihinde Alınan Bilirkişi Raporunda Özetle.
Tarafların ticari defter kayıtları dikkate alındığında davacının icra takip tarihi itibariyle alacağı olan 392.307,02 TL'den, hem iade edilen mallara ilişkin düzenlenen fatura bedelleri toplamı olan 360.112,88 TL'nin, hem de iş bu malların nakliyesine ilişkin düzenlenen fatura bedelleri toplamı olan 10.856,00 TL'nin mahsubu sonucunda, davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının (392.307,02 — (360.112,88 + 10.856,00)) 21.338,14 TL olduğu, bu alacak dikkate alındığından davacının icra takip tarihi itibariyle toplam alacağının (tahsil harcı, ilk harç ve vekalet ücreti) 24.910,20 TL olduğu,
bu alacağın 2.560,58 TL'lik kısmının vekalet ücreti alacağı olduğu, takdiri mahkemeye ait olmak üzere, ödeme tarihi olan 11.12.2014 tarihi dikkate alınır ise davacının faiz dahil toplam alacağının 25.667,71 TL (24.950,20 +747,50) olduğu, davalı yan tarafından 11.12.2014 tarihinde ödenen 74.969,14 TL'lik tutarın 53.631,00 TL'lik kısmının icra takip tarihinden sonra düzenlenen faturalar için ödendiği,
geri kalan 21.338,14 TL'nin ise icra takibine konu faturalar için ödendiği dikkate alındığında davacının ödeme tarihi itibariyle alacağının ((24.910,20 + 757,50)—21.338,14) 4.329,56 TL olup bu tutarın 2.560,58 TL'lik kısmının davacının talebi olan vekalet ücreti olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Kaldırma Kararı Sonrası Tüm Dosya Kapsamı Ve Ön İnceleme Duruşmasında Belirlenen Uyuşmazlık Konuları Hakkında Mahkememizce Bir Mali Müşavir, Bir İnşaat Mühendisi, Bir Nitelikli Hesaplama Uzmanından Oluşan Bilirkişi Heyetinden Alınan 17.08.2023 Tarihli Raporda Özetle; icra takip tarihi olan 23.07.2014 tarihi itibariyle davacı şirketin, davalı borçlu şirketten 21.337,14 TL alacaklı olduğu, 2014 yılında yürürlükte olan Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre ilk 30.000,00 TL'lik bölüm için avukatlık ücreti %12 olarak hesaplanacağının belirtildiği, bu hükme göre avukatlık ücretinin 2.560,45-TL olarak hesaplandığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Taraf Vekillerinin Beyan Ve İtirazları Sonucu Bilirkişi Heyetinden Nitelikli Hesap Bilirkişisi Yenilenerek Yeni Rapor Alınmış, Alınan Rapordan Özetle; Davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği 392.127,27 TL takip matrahı üzerinden 2014 yılı AAÜT'ne göre nispi icra vekalet ücreti tutarının 28.685,09 TL olarak hesaplandığı, raporda somut vakıa ve delillerin tespitinin yanında yer verilen mevzuatın hukuki yorum niteliğinde olmayıp dava konusu uyuşmazlığın denetime elverişli şekilde değerlendirilip hesaplanabilmesi amacıyla yardımcı olarak kullanıldığı, bilirkişi kurulu olarak hukuki yorumda bulunamayacağımız için bu hususta bir kanaat bildirilebilmesinin mümkün olmadığı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava; Taraflar Arasında Olan Satım Sözleşmesine Dayanarak Düzenlenmiş Faturalara Dayalı Başlatılan İcra Takibine Yapılan İtirazın İptali İstemine İlişkindir. Taraflar arasında 10.12.2013 ve 18.02.2014 günlü sözleşmelerin kurulduğuna, icra asıl alacağının haricen ödendiğine ilişkin bir çekişme bulunmamakla uyuşmazlık; icra takibine ilişkin vekalet ücreti ile icra inkar tazminatı doğup doğmadığı ve miktarı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememiz ...
K sayılı dosya üzerinden yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, iş bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... sayılı, 05/12/2022 tarihli kararı ile "Dosya kapsamında bulunan iade faturaları ve bunlara ilişkin sevk irsaliyelerinin incelenmesinden bir kısım iade faturalarının fazla gelen malzemenin iadesi açıklamalı sevk irsaliyeleleri ile bir kısmının ise kusurlu malzemelerin iadesi açıklamalı sevk irsaliyeleri ile iade faturası düzenlenerek davacı yana iade edildiği, iade faturalarına ilişkin sevk irsaliyelerinde isim ve imzaların bulunduğu, ayrıca araç plakalarının yer aldığı,
nakliyeye ilişkin sorumluluk ve nakliyeye ilişkin düzenlenen faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilme durumu da gözetilerek bu belgeler üzerinde durulmaksızın iade edilen malların ayıplı olup olmadığına ilişkin eksik araştırma ve inceleme ile asıl alacak miktarının belirlenmesi ve bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Mahkemece dosya kapsamında kırmızı klasör içerisinde bulunan iade faturası ve bu faturalara ilişkin sevk irsaliyeleri, nakliye faturaları ve nakliye bedeli yansıtma faturaları üzerinde yeterince durularak gerektiğinde konusunda uzman oluşturulacak bir heyetten tarafların ticari defter ve belgeleri incelenerek takip tarihinde davacının haklı olduğu alacak miktarı tespit edildikten sonra var ise davacı yanın vekalet ücreti kapsamının belirlenmesi gerekmektedir.
Kabule göre de, icra inkar tazminatı hüküm altına alınan takip talebine konu alacak üzerinden takdir edileceğinden ve itiraz edilmeden ve itirazın iptali davası açılmadan takip talebine konu borç ödendiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken icra inkar tazminatı talebinin kabulü yönünde hüküm kurulması doğru değildir." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmış, iş bu esasa kaydı yapılarak yargılamasına devam olunmuştur.
Davacı davalı hakkında 23.07.2014 günü...sayılı dosyası ile 10.12.2013 ve 18.02.2014 günlü sözleşmelere dayalı olarak 435.966,63TL üzerinden takip başlattığı, ödeme emrinin tebliği ile süresi içerisinde 31.07.2014 günü davalı/borçlunun takibe itiraz ettiği, itirazın iptali davası açılmadan bir kısım malların davalı tarafından iade faturası ile iade edildiği, bir kısım malların davacıdan satın alındığı ve iade sonrası bakiye ile birlikte alacağın öderek asıl alacağın son bulduğu görülmüş, mahkememizce taraflar arasında takip öncesi bir alacağın bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarının saptanması gerektiği kaldırma ilamında da vurgulanmış, bu doğrultuda tespit yapılabilmesi için taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kaldırma öncesi alınan 27.09.2019 tarihli heyet raporu ile kaldırma sonrası alınan 17.08.2023 tarihli heyet raporunda davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının (392.307,02 — (360.112,88 + 10.856,00)) 21.338,14 TL olduğu 17.08.2023 tarihli raporun (sonuç kısmındaki maddi hata mahkemece giderildiğinde) her iki raporda da ödeme tarihindeki icra vekalet ücretinin 2.560,58 TL olacağı tespit edilmiş ve bu raporlar hükme esas alınmıştır.
Kaldırma ilamında belirtilen hususlar dikkate alınarak düzenlenen 17.08.2023 Bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere tarafların ticari defter kayıtlarında oluşan bakiye farkın 43.659,71 TL olduğu, bu bakiye farkın davalı tarafından davacı yan adına tanzim edilen 25.06.2014 tarih ve 404843 no.lu KDV dahil 12.944,36 TL, 30.06.2014 tarih ve ... no.lu KDV dahil 15.965,40 TL ve 08.07.2014 tarih ve 404854 no.lu KDV dahil 14.929,60 TL bedelli toplam 43.839,36 TL tutarındaki iade faturalarının, davalı yan tarafından icra takip tarihinden önce fatura tarihleri itibarıyla kayıt edilmesine rağmen,
davacı yan tarafından icra takip tarihinden yanı fatura tarihlerinden sonra kayıt edildiği ve davalı tarafından davacıya verilen 15.09.2014 tarih ve 5892564 no.lu 191.798,97 TL bedelli çekin, davacı şirket tarafından kayıtlara takdim tehir yapılmak suretiyle 191.978,97 TL olarak kaydedilmesinden, (191.978,97 - 191.798,97 =180,00) doğduğu anlaşılmıştır.
Davalı yan tarafından davacı yan adına düzenlenen iade faturalarının, düzenlenme tarihi icra takip tarihinden önce olması nedeniyle, davalı yan tarafından ticari defter kayıtlarına yapılan kayıtların doğru olduğu kabul edilmiş bu kapsamda icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 392.307,02 TL alacaklı olduğu ancak icra takip tarihi itibarıyla davacının alacağı olarak gözüken 392.307,02 TL'ye ilişkin faturalara ait mallardan, icra takip tarihinden sonra olmak üzere davalı yanca.
13.08.2014 tarih ve 404891 no.lu KDV dahil 102.691,86 TL, 15.08.2014 tarih ve 404913 no.lu KDV dahil 11.328,00 TL, 20.08.2014 tarih ve 404917 no.lu KDV dahil 231.163,42 TL ve 28.08.2014 tarih ve 404925 no.lu KDV dahil 14.929,60 TL bedelli toplam 360.112,88 TL tutarlı iade faturalarının tanzim edildiği ve yine bu iadelere ilişkin olarak.
13.08.2014 tarih ve ... no.lu KDV dahil 7.847,00 TL, 15.08.2014 tarih ve 404914 no.lu KDV dahil 1.003,00 TL ve 28.08.2014 tarih ve 404926 no.lu KDV dahil 2.006,00 TL olmak üzere toplam 10.856,00 TL bedelli nakliye faturalarının düzenlendiği, bu faturaların her iki tarafında ticari defter kayıtlarında bulunduğu ve tarafların kabulünde olduğu, davacının bu malları iade alarak ve iade faturaları ile nakliye faturalarını defterine kaydederek ayıbı kabul ettiği anlaşılmıştır.
Davacının icra takip tarihi itibariyle hesaplanan 392.307,02 TL tutarlı alacağından, hem iade edilen mallara ilişkin düzenlenen fatura bedelleri toplamı olan 360.112,88 TL'nin, hem de iş bu malların nakliyesine ilişkin düzenlenen fatura bedelleri toplamı olan 10.856,00 TL'nin tenzili ile davacının icra takip tarihi itibariyle alacağının (392.307,02 - (360.112,88 + 10.856,00)) 21.338,14 TL olacağı ve bu miktara ilişkin takibi başlatmakta haklı olduğu, ödeme tarihindeki icra vekalet ücretinin 2.560,58 TL olacağı hükme esas alınan her iki heyet raporu ile tespit edilmiştir.
Bu açıklamalar kapsamında somut olaya bakıldığında; davacı asıl alacağının takibin başlamasından sonra ödendiğini, davalı şirketin haksız itirazı nedeniyle, takip masraf, işlemiş faiz ve vekalet ücreti gibi diğer sair alacaklarını alamadığını ve takibin de durmuş olması nedeniyle her ne kadar borç aslı itfa edilse bile diğer alacaklarını tahsil edemediğini belirtmiş ve iş bu davayı borçlunun haksız itirazı nedeniyle tahsil edemediği icra vekalet ücreti olan 30.438,67 TL üzerinden açmıştır.
Tarafların iddia ve savunmasının ispatı bakımından takip itibari ile borç miktarının tespiti amacıyla taraf ticari defterleri üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış, davalının ... Esas sayılı takip dosyasında takip tarihi itibari ile 21.338,14 TL ( 27.09.2019 ve 17.08.2023 tarihli tarihli bilirkişi raporu) , alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar takibe konu asıl alacaklar icra takibinden sonra ödenmiş ise de davacının icra harç ve giderleri yönünden itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı mevcut olup takip tarihi itibari ile belirlenen alacak miktarları üzerinden icra harç ve giderleri ile vekalet ücretine münhasır olmak üzere itirazların iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı dava dilekçelerinde icra inkar tazminatına da hükmedilmesini talep etmiş ise de; asıl alacakların ödendiğinin davacı tarafça da kabul edilmiş olması karşısında icra inkar tazminatı istemlerinin reddine karar vermek gerekmiş ve neticeten aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/841, K. 2024/215, 1 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama