KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/387
- Karar No
- 2024/587
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
Karar Metni
868 kelime·4 dk okuma·14 bölüm
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/387 Esas - 2024/587
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/387
KARAR NO : 2024/587
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/10/2024
Mahkememize açılan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin 22.11.2021 tarih 13 numaralı ve 25.11.2021 tarih ve 14 numaralı faturalara konu mal ve hizmeti teslim ettiğini, davalı şirketin faturalara istinaden müvekkili şirketin hesabına 12.04.2022 tarihinde 80.000-TL ve 07.06.2022 tarihinde 70.000 TL ödeme yaptığını, bakiye bedeli ödemediğini, çekilen ihtarın karşılıksız kaldığını, tahsili için icra takibi başlatıldığını, anılan takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, anılan faturalara dayalı bir borç ilişkisinin bulunmadığını, mal teslimi ve hizmet ilişkisinin olmadığını, iddianın dayanaklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
.... ..... .... Esas sayılı takip dosyası getirtilmiş, takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin ilamsız icra takibi niteliği taşıdığı, davalının itirazı ile durduğu ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı fatura örnekleri ile davalının ödeme belgelerini sunmuştur.
Arabuluculuk tutanağı ibraz edilmiştir.
Davacının keşide ettiği ihtarname örneği ile tebliğe ilişkin bilgi ve belgeler sunulmuştur.
Tarafların bağlı olduğu vergi dairesinden BA-BS formları celp edilmiştir.
Tarafların defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişi vasıtasıyla ayrı ayrı inceleme yaptırılmış: anılan raporlarda taraf defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin incelendiği, davacının ticari defter ve kayıtlarına dayanak faturaların yer aldığı, davalının 150.000,00 TL ödemesinin bulunduğu, dayanak faturalara ilişkin BS formlarının düzenlendiği, davalı defter ve kayıtlarının da kapanış tasdiklerinin olmadığı, faturaların kayıtlı bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının 2.210.477,90 TL alacağının olduğu, davalının da BA formlarını vergi dairesine bildirdiği hususları görüş olarak açıklanmıştır.
GEREKÇE
Dava, satım bedeline ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının, davalıya faturalar kapsamı mal teslim ettiğini, bir kısım bedelin ödendiğini, bakiye bedelin ise ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlatıldığını, anılan takibin itirazla durduğunu ileri sürdüğü, davalının ise davaya konu fatura bedeli malın teslim edilmediğini, iddianın dayanağının olmadığını savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Çekişme, taraflar arasında ticari satım ilişkisi olup olmadığı, varsa takip ve dava tarihi itibariyle davacının, davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı, alacak mevcutsa tutarı noktalarında toplanmaktadır.
Satım sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devir etme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Tarafların icap ve kabul iradelerinin birleşmesiyle tesis olur. Geçerliliği için kural olarak bir şekil şartı düzenlenmemiştir. Sözlü yapılması halinde, genel ispat kuralları çerçevesinde varlığını ileri süren bunu kanıtlamalıdır. Öte yandan, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdür. Satıcı öncelikle teslimi, teslim sabitse alıcı da bedeli ödediğini ispat etmelidir.
Dava konusu olayda iddia, savunma, faturalar, icra takibi, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından, davacının davalıya mal satıp teslim ettiğini ileri sürdüğü hususu çekişmesizdir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davacı tarafından, davalı şirkete dava konusu faturaların düzenlendiği, bu faturanın davacının defter ve kayıtlarında yer aldığı, vergi dairesine bildirildiği, aynı faturaların davalı defter ve kayıtlarında aleyhine olacak şekilde kaydının yapıldığı, bu fatularla ilgili vergi dairesine yasal bildirimlerin gerçekleştirildiği, hatta davalının kısmi ödemesinin de bulunduğu, kayıtların birbirlerini teyit ettiği, davacının bakiye bedelinin ödenmesi yönünde davalıya ihtarname keşide ettiği, bu ihtarnamenin 15/03/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 10 günlük süre verildiği,
davalının 27/03/2024 tarihinde temerrüde düştüğü, davacının 2.210.477,90 TL alacağının olduğu, temerrüt tarihi esas alınarak takip tarihine kadar mahkememizce hesaplanan 7.730,67 işlemiş faiz alacağının tespit edildiği, bu alacağın belli ve bilinebilir olduğu, başka bir ifade ile alacağın likit bulunduğu, davacının inkar tazminatı isteminin koşullarının da gerçekleştiği, noter masrafı ile ilgili istemin yargılama gideri arasında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/387, K. 2024/587, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama