KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/514
- Karar No
- 2024/751
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
Karar Metni
1.780 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/514 Esas - 2024/751
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/514 Esas
KARAR NO : 2024/751
A
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 02/03/016
KARAR TARİHİ : 05/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/12/2024
Mahkememizden verilen 26/11/2019 tarih ve 202016/188 esas 2019/981 karar sayılı kararı .... ..... .... karar sayılı ilamıyla Kaldırılmasına karar verilmiş olmakla, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak yapılan yargılama sonunda;
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında ...Gaziemir Yeni Fuar Alanı Yapılması işine ilişkin olarak "Tedarikçi ve Uygulamacı Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkilinin edimini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, işin davalıya teslim edildiğini, 02.07.2015 tarihli 4 no'lu kesin hakediş düzenlendiğini, davalı şirket yetkililerince hakedişin imzalandığını, bu hakedişten dolayı müvekkilinin 241.737,46TL bakiye alacaklı olduğunu, davalıya keşide edilen.... .... .... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptali ile takibin devamına, %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin taahhüdü altındaki ...Gaziemir Yeni Fuar Alanı Yapılması işi kapsamındaki yalıtım işini üstlendiğini, davacının işi sözleşme ve şartname hükümlerine uygun yapmadığını, hatalar bulunduğunu, blok içlerine su sızdığını, sıva ve boyanın hasarlandığını, müteaddit ihtar keşidesine rağmen hatalarını gidermediğini, dava konusu hakedişin gerçek imalat metrajları ile uyumsuz olduğunu, uygulamadan farklı pozlarla bedelinin hesaplandığı,
davacı tarafından dosyaya sunulan hak ediş belgelerinden açıkça anlaşılacağı üzere meskur hakedişlerin davacının metrajlarının fiilen yaptığı imalatlarla örtüşmemesi ve işteki hatalı sebebiyle müvekkili şirket merkezince onaylanmadığını, davacının bir alacağa hak kazanmadığını belirterek, davanın reddine, %20 'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
.... .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nce talimat yoluyla yapılan keşif ve sonrası alınan 24.11.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporlarında özetle; öncelikle davalı vekilinin dilekçesinde belirtilen hususlar hakkında dosya üzerinde ve yerinde yapılan incelemeler neticesinde tespit edilen hususlar yukarıda maddeler halinde sunulmuş akabinde 4 ve kesin hak ediş tutarı belirlenmiştir.
Netice olarak taraflar arasında imzalanmış 07.01.2015 ve 14.01.2015 tarihli sözleşmeler ve bunlara ek 1,2 ve 3 nolu zeyilnamelere istinaden 13.03.2015 tarihli 1 nolu, 30,03.2015 tarihli 2 nolu, 28.04.2015 tarihli 3 nolu ve 02.07.2015 tarihli 4 nolu hak edişler kapsamında yapılan toplam imalat tutarının 566.784,86 TL + KDV olduğunun hesaplandığını, buna göre hak edişler kapsamında yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacının alacaklı veya borçlu olduğu noktasında takdirin sayın mahkemede olduğunu, tarafların itirazı üzerine bilirkişi kurulunca düzenlenen 31.10.2017 tarihli raporlarında özetle;
kök rapor ile ulaştıkları hesap ve kanaatlerinde bir değişiklik olmadığını, kök raporda hesaplandığı üzere taraflar arasında imzalanmış 07.01.2015 ve 14.01.2015 tarihli sözleşmeler ve bunlara ek 1.2 ve 3 nolu zeyilnamelere istinaden 13.03.2015 tarihli I nolu, 30.03.2015 tarihli 2 nolu 28.04.2015 tarihli 3 nolu ve 02.07.2015 tarihli 4 nolu hak edişler kapsamında yapılan toplam imalat tutarını 566.784,86 TL + KDV olduğunu, buna göre hak edişler kapsamında yapılan ödemelerin mahsubu neticesinde davacının alacaklı veya borçlu olduğu noktasında takdirin mahkemede olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının ...ilinde olduğu anlaşılmakla; ...4.
Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 29/06/2018 tarihli raporda; anlaşmazlık konularından olan, işin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığının tarafımdan tespitinin mümkün olmadığını, sözleşme taraflarından uygulayıcı firmanın aynı zamanda borçlandırıcı işlemleri yapması nedeniyle oluşturulan Alacak Faturalarının borç konusuna girip girmediğinin tarafımca tespitinin mümkün olmadığını, TTK ve VUK hükümlerine göre yapılan değerlendirmeler üzerine;
tarafların tacir olması sebebiyle, tacir olmanın hükümlerine tabi olduğunu, görevlendirme konusu olarak incelenen davacı taraf defter ve kayıtlarının, bahse konu Kanun hükümlerine göre yapılan incelemeler neticesinde herhangi bir noksanlık tespit edilemediğini, ibraz edilen ve incelenen faturaların ve kayıtlarının defterlerde tespit edildiği ve geçerli olduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalarla ilgili olarak davalı firma tarafından herhangi bir itirazın bulunduğu tespit edilemediğini, 2013-2014-2015 yıllarında davacı firma tarafından davalı firmaya 44 adet,
2.009,763,74 TL toplam tutarında satış faturası düzenlendiği ve bu faturalarla ilgili kayıtlarında 120-Ticari Alıcılar hesabı altında Davalı firmadan 1.997.792,67 TL alacağını kaydettiği, aradaki 11.971,07 TL tutarındaki farkın 10.449,02 TL hakediş kesintileri ve 1.522,05 TL teminat kesintisi olarak diğer hesaplarda kayıt edildiğini, aynı dönemde davalı firma kayıtlarında 26 kalemde 1.787.865,90 TL tutarında çek, banka havalesi ve muhtelif faturalar yoluyla yaptığı tahsilatları kayıtlarına intikal ettirdiği,
ancak 32.000,00 TL tutarındaki iade edilen çekin de tahsilatının da dahil olması nedeniyle net tahsilatın 1.755.865,90 TL olduğunu, alacak ve tahsilatları neticesinde 241.926,77 TL tutarında Davacı firmanın Davalı firmadan alacağının bulunduğu yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi kurulu 12.04.2019 tarihli raporda özetle, davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme ve dosya kapsamı dikkate alındığında. Teknik Yönden yapılan tespit ve değerlendirmelere göre yapılan fiili imalatın bedelinin 1.736.763,67 TL olduğunu, davalının fiilen 1.755.865,90 TL ödemede bulunmuş olduğunu, bu durumda davalının 19.102,23 TL fazla ödemede bulunmuş olacağını, defter kayıtlarına göre ise; davacı .... .... ....
Grup İnşaat Mobilya Yapı Malzemeleri Enerji Nakliyat Har Gıda Oto San. ve Tic. Ltd. Şti.nin davalı ...Mühendislik Inş. San. ve Tic. Ltd.
Şti.den 11.02.2016 takip tarihi itibariyle 241.926,77 TL alacaklı olduğu, ancak davacının icra takibindeki talebinin 241.737,46 TL asıl alacak olduğu dolayısıyla taleple bağlılık ilkesi gereği ...26. icra Dairesinin 2016/3446 E. sayılı dosyasındaki davalı itirazının 241.737,46 TL lık bölümünün iptalinin gerekeceğini, davacının takibe dahil ettiği ve fatura tarihlerinden hesaplamış olduğu faiz talebinin yerinde olmadığı,
TBK 117 uyarınca davalıya keşide edilen ihtarın tebliğ şerhi nüshasının dosyaya sunulması halinde faiz hesabının yapılabileceğini, defter kayıtlına göre mahkemece karar verilmesi halinde %20 icra inkar tazminatı tutarının (faizle ilgili %20 tazminat hariç) 241.737,46x0.20= 48.347,49 TL olduğunu belirtmiş taraf vekillerinin itirazı üzerine düzenlenen 20.09.2019 tarihli raporlarında özetle; davacı ve davalının kök raporuna vaki itirazları incelenmiş ve kök raporda belirtilen kanaati etkileyecek nitelikte görülmediğini, bu nedenle kök raporda belirtilen kanaatleri aynen muhafaza ettiklerini belirtmişlerdir.
Mahkememizce re'sen belirlenen bir hesap uzmanı, bir inşaat bilirkişiye verilerek iddia, savunma ve ön inceleme tutanağında ve BAM kaldırma kararında belirtilen uyuşmazlık konuları ile tüm dosya kapsamında alınan 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının alacağı, tarafların mutabakatı ile düzenlenen ve imzalanan hak edişler kapsamında ve diğer ticari ilişkiler kapsamında Davacı tarafından Davalı adına düzenlenen faturaların Davalın kabulünde olduğu ve itirazsız kabul edildiği ve iade faturası düzenlenmediğinden, defter kayıtlarında yer alan 241.926,77 TL tutar olarak hak edişler ve faturalara göre hesap edildiği,
dava dilekçesinde talep edilen asıl alacak tutarının 241.737,48 TL olduğunu, davacı ...26.
İcra Müdürlüğünün 2016/3446 esas sayılı dosyasında yer alan takip talebinde 241.737,48 TL asıl alacak tutarına işlettiği 13.693,01 TL faiz bulunduğunu, Mahkemece ihtarnamenin tebliği ile birlikte Davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmesi halinde, Davacının takipte isabetli hesaplanan 13.693,01 TL faiz alacağının oluşabileceğini, davacı taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmiş olduğundan BAM kaldırma kararı gereğince alınan teminatların Davacıya iadesi gerektiğini, davacının icra inkâr tazminatı talebinin Mahkemenin hukuki taktirinde olduğu,
(241.737,46 TL x 0,20 -) 48.347,49 TL olarak hesap edildiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesi nedeniyle davacının edimi yerine getirmesine rağmen davalının ödeme yapmadığı iddiasına dayalı açılan alacak davası istemine ilişkindir.
Davacı yüklenicisi olduğu fuar alanı yapım işi kapsamındaki bir kısım işlerin kendisine taşere edildiğini, eksiksiz olarak işin ifa edildiğini, alacaklı olduğunu , icra takibine yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürmektedir.
Davalı taraf ise yapılan imalatlarda hatalar olduğunu, fiilen yapılan imalatlardaki metrajlar ile hak edişlerdeki metrajın örtüşmediğini, belirttiği mahallerdeki imalatların olması gereken pozlardan yerine farklı pozlardan fiyatlandırıldığını, geçici hak edişlerin avans mahiyetinde olduğunu metraj ve birim fiyatların bağlayıcı olmadığını ileri sürmüştür.
Taraflar arasında 08/03/2013 tarihli, 07/01/2015 tarihli, 14/01/2015 tarihli 3 adet birim fiyatlı sözleşme imzalandığı, sözleşme konusunun su yalıtım işine ilişkin olduğu, davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu, sonrasında birden çok zeyilname düzenlendiği dosyada sabittir.
...BAM kaldırma kararında ; dosyada alınan bilirkişi raporlarına göre ilk sözleşme kapsamında 14 adet hak ediş düzenlendiği, 2. Ve 3. Sözleşmeler kapsamında 4 adet hak ediş düzenlendiği, hak edişlerin taraflarca itirazsız imzalandığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf hak edişlerin merkezin onayından sonra ödeneceğini ileri sürmüş ise de, sadece ilk hak edişin merkez tarafından onaylandığı, imzalanan diğer hak edişlerin merkez tarafından onaylanmadığı, ancak davalının yaptığı ödemelerin ilk hak ediş tutarını aştığı, davalı tarafın düzenlediği 44 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının faturaları iade etmediği,
itiraz süresinin geçtiği, hak ediş teminat kesintisi dışında tarafların defterlerine kayıtlı faturaların örtüştüğü, yine keşfe katılan bilirkişilerin hazırladığı raporda davacı tarafça yapılan imalatların üzeri kapatıldığından sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı belirlenemeyeceği, ancak istisnai bazı noktalarda görülen imalatın tekniğine uygun yapıldığının keşif esnasında çalışmakta olan taşeronların davacı imalatına zarar verdikleri raporlandığından davacının alacağının hak edişler ve faturalara göre hesaplanması gerektiğini belirtmiş olmakla, dosya kapsamında alınan belgeler ve raporlara göre;
tarafların mutabakatı ile imzalanan hak edişler , yine davacının düzenlediği faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması , itiraz edilmemesi, iade edilmemesi, ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 241.926,77 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından 241.737,48 TL'nin takibe konulduğu, davalının itirazında haksız olduğundan yapılan haksız itirazın iptaline karar verilmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.
Yine dosya kapsamında yapılan tebliğ edilmiş ihtar olduğundan işlemiş faize yapılan haksız itirazında iptaline de karar verilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ile teminat senedinin iadesini talep etmiş ise de; kaldırma kararı sonrası yargılamada iadesini talep ettiği teminat senedi ile ilgili açıklama yapması, suretini sunması, talebine ilişkin açıklama yapması eksik harcı tamamlaması için süre verilmiş olup, davacı vekili açıklamasında teminat senedinin davanın açılmasından sonra iade edildiğini, karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi, senedin miktarınında hatırlanmadığı belirtilmiştir.
Davacı dava sonrası senedin iade edildiğini ileri sürmüş ise de ; senedin davadan sonra kendisine iade edildiğine ilişkin herhangi bir belge sunmadığı görülmüştür.
Davacının dava dilekçesi ile teminat senedi iadesi talebi var ise de; buna ilişkin verilen kesin süreye rağmen dava değerini belirlemediği ve harcını da tamamlamadığı anlaşıldığından ; teminat senedinin iadesi talebi yönünden harç tamamlanamadığından dava şartı yokluğundan talebin reddine karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/514, K. 2024/751, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama