İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/607 K.2025/173

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/607 Esas - 2025/173

Esas2023/607Karar2025/173Tarih19 Mart 2025Okuma13 dk · 2.667 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/607
Karar No
2025/173
Karar tarihi
19 Mart 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.667 kelime·13 dk okuma·14 bölüm

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/607 Esas - 2025/173

TÜRK MİLLETİ ADINA

YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2023/607

KARAR NO : 2025/173

DAVA

Ticari Şirket

DAVA TARİHİ : 31/08/2023

KARAR TARİHİ : 19/03/2025

KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan ticari şirket genel kurulunda alınan kararların iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette pay sahibi olduklarını, önceki genel kurullarda alınan kararlarla ilgili davaların bulunduğunu, hakim paydaşların oluşturduğu yeni yönetimin de önceki kararları dolanarak kararlar aldığını, 03/06/2023 tarihinde şirket genel kurul toplantısı yapıldığını, 3-a maddesiyle faaliyet raporunun oy çokluğu ile tasdik edildiğini, faaliyetlerin şeffaf olmadığını, özel denetçi atanması talebinin haksız olarak reddedildiğini, 5. maddesiyle yine finansal tabloların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde kabul edildiğini, 6-e, 6-f ve 6-g maddelerinin de usulsüz bulunduğunu,

yönetim kurulu üyelerinin tek tek ibrasının anlamsız olduğunu, yine 7-a,b,c,d,e,f ve g maddeleriyle de yönetim kurulu üyelerine prim verilmesinin kararlaştırıldığını, tek tek prim belirleme oylamasının usulsüz bulunduğunu, heyet halinde çalışan yönetim kurulunun birbirleri lehine oy kullandıklarını, anılan kararın denetime el verişli olmadığını, TTK'nın 436. maddesine aykırı şekilde yönetim kurulu üyelerinin kendi menfaatlerine oy kullandıklarını, prim miktarlarının fahiş olduğunu,

8. maddesi ile yönetim kurulu üyeleri ile üst düzey yöneticilerine ve bunların eş ve ikinci dereceye kadar kan ve sıhri yakınlarına TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesinin de usulsüz bulunduğunu, 9. maddesiyle alınan kararın da kanuna, şirket ana sözleşmesine ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, eski yönetim kurulu üyelerinin maaş ve prim adı altında örtülü kar payı çıkışı yapılması yönünde sonuç doğaracağını ileri sürerek, alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkilinin 2014 yılında sosyal medya alanında faaliyetlerde bulunmak üzere tüzel kişilik kazandığını, şirket kurucuları ve çalışanlarının 2014 yılı öncesindeki bilişim alanındaki tecrübesi ile hızlı bir şekilde gelişim gösterdiğini, şirketin 2023 yılı itibariyle 130'u aşkın alanında uzman çalışanı ve.... .... .... gibi uluslararası şirketler üzerinden hizmet ihracatı yoluyla ülkemize getirildiğini, ülkemizin en önemli ekonomik sorunlarından bir tanesinin cari işlemler açığı olduğu düşünülecek olursa,

müvekkilinin 2022 yılında ülkemize döviz kazandırıcı işlemleri sonucunda 50 milyon dolar civarında nakit para girişi sağladığını, bunu da ülkemizdeki insan gücüne küresel piyasalardaki uluslararası şirketler düzeyinde özlük hakları vererek yarattığı katma değer sonucunda gerçekleştirdiğini, 31.03.2022 tarihinde 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında 2021 yılı değerlendirilerek şirketin yüksek kar marjlarına ulaşmasını sağlayan yönetim kuruluna huzur hakkı, kar payı ve ikramiye ödenmesine karar verildiğini, fakat huzurdaki davada da davacı olan .... .... ....

Esas sayılı dosya ile halen derdest olduğunu, davacıların birlikte hareket ederek şirketin işlemesini engellemeye çalıştıklarını, haksız ve yersiz ihtarlar gönderdiklerini, aslı olmayan iddialarda bulunarak haksız şikayet ve davalar açtıklarını, davacıların ayrıca 2022 yılı içerisinde şirket yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, ...

CBS'nca asılsız iddialar karsısında takipsizlik kararı verildiğini, dava konusu genel kurulda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

KANITLAR

... Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalının ticaret sicil dosyası örneği celbedilmiştir. Davalı şirketin 03.06.2023 tarihli 2022 yılı olağan genel kurul tutanağı ibraz edilmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/470 Esas-2022/550 Karar sayılı dosyası getirtilmiştir. Taraflar arasında keşide edilen ihtarname örnekleri sunulmuştur.

Mahkememizce resen belirlenen işletmeci, mali müşavir ve ortaklık hukuku alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmış, anılan raporda; davacıların ortaklık durumlarının, davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, önceki genel kurul tutanaklarının değerlendirildiği, genel kurul kararı iptali davasının genel şartlarının belirlendiği, genel kurul yapılış tarihi ile davanın açılış tarihi dikkate alındığında davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun mahkemenin takdirinde bulunduğu,

davacıların vekilleri vasıtasıyla dava konusu 03/06/2023 tarihli genel kurula katıldıkları, iptali talep edilen gündeminin 3-a, 5, 6-e, 6-f, 6-g, 7-a, 7-b, 7-c, 7-d, 7-e, 7-f, 7-g, 8-a ve 9. maddelerinde alınan kararların tamamına olumsuz oy kullanarak muhalefet şerhlerini yazdırdıkları, yapılan incelemede iptale konu 20/06/2023 tarihli genel kurulu toplantısında, gündemin 3-a maddesinde “2022 yılı yönetim kurulu faaliyet raporunun kabulüne ilişkin”, gündemin 5. maddesinde “2022 yılı finansal tablolarının kabulüne ilişkin”, gündemin 6/e-f-g maddelerinde “yönetim kurulu üyelerinin ibralarına ilişkin” alınan kararlarda;

karar nisabında yasa ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, yine finansal tablolarda da bir aykırılık tespit edilmediği, gündemin 7/a-b-c-d-e-f-g maddelerinde “yönetim kurulu üyelerine prim ödemesi yapılmasına ilişkin” alınan kararlarda.

2020 yılı satışlarına nazaran 2021 yılı satışlarında meydana gelen artış oranı %243,80, 2021 yılı satışlarına nazaran 2022 yılı satışlarında meydana gelen artış oranı %213,90 olduğu, 2020 yılı öz sermaye miktarına nazaran 2021 yılı öz sermaye miktarında meydana gelen artış oranı %299, 2021 yılı öz sermeye miktarına nazaran 2022 yılı öz sermaye miktarında meydana gelen artış oranı %230 olduğu göz önünde alındığında, nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, yönetim kurulu üyelerine verilen prim miktarının sürekli müspet yönde yüksek oranda gerçekleşen finansal büyümeye mütenasip bulunduğunu,

şirket performansı bakımından fahiş olmayacağının değerlendirildiğini, gündemin 8. maddesinde; “yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddeleri çerçevesinde izin verilmesine ilişkin” alınan kararda karar nisabında kanun ve anasözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği, bu kararın kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı hususunun mahkeme takdirinde olduğu, gündemin 9. maddesinde “dönem net karından %5 genel kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra,

kalan miktarın %5'inin pay sahiplerine payları ile orantılı olarak dağıtılmasını ve kalan karın yatırım faaliyetlerinin devamı için şirkette tutulmasına ilişkin” alınan kararda şu aşamada kanun ve ana sözleşmeye aykırı bir yön tespit edilmediği hususu görüş olarak açıklanmıştır.

Heyete bilgisayar mühendisi eklenerek ek rapor alınmış, alınan raporda; kök raporu sonucunu değiştirecek mahiyette yeni belge sunulmadığı, bu nedenle kök raporu sonucunda bir değişiklik olmadığı açıklanmıştır.

Tarafların itirazları doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, bu raporda; özellikle piyasa rayiçlerine göre araştırma yapıldığı, şirketlerin kar ve zarar durumları ile yöneticilerin verilen primlerin ticari sır kapsamında olduğundan şirketlerin gelir/gider/maaş/prim v.b kalemini kendiliğinden paylaşmaması nedeniyle olanaklı olmadığından, kamuya açıklanan verilerden davalı şirket bakımından benzer alanda faaliyet gösteren şirketlere ait verilerin incelemesinde, bazı şirketlerde bu üst düzey yönetime yapılan ödemeler az bir tutarda iken bazılarında ise çok yüksek tutarlara rastlandığı hususları görüş olarak bildirilmiştir.

GEREKÇE

Dava, anonim şirket genel kurulunda alınan bir kısım kararların iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir.

Somut uyuşmazlıkta davacıların, davalı şirketin ortakları bulunduğu, bu sıfatlarını halen korudukları, davalı şirketin 08/04/2014 tarihinde davacılar ve dava dışı 4 ortak olmak üzere toplam 6 ortak tarafından eşit şekilde 1000'er paylı olarak kurulduğu, bilişim alanında faaliyet gösterdiği, davacılar dışındaki 4 ortağın yönetim kuruluna seçildikleri, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı genel kurullarında aynı ortakların aynı şekilde yönetimde yer aldıkları, başkan ve üye sıfatlarının değiştiği, 2019 ve 2020 yılı genel kurulanda yönetim kuruluna huzur hakkı, prim, ücret v.s adı altında ödeme yapılması,

ortaklara kar payı ve ücret ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu kararların oy birliği ile alındığı, sonrasında davacıların paylarını korudukları, yönetim kuruluna uzun süreden beri seçilen 4 ortağın her birinin mevcut paylarından 3'er payı devir ettikleri, 2021 yılı genel kurulunda yönetime 4'er pay sahibi Orhan Umut Yağan, Atakan Şimşek ve Yusuf Karakaya'nın seçildikleri, davalı şirketin anılan yöneticiler tarafından idare edildikleri, bu genel kurul ve devamında yapılan genel kurullarda alınan kararların bir kısmının dava edildiği, dava konusu genel kurulun 06/03/2023 tarihinde gerçekleştirildiği,

anılan genel kurulda iptali talep edilen kararlar ile başka kararlarında da alındığı, iş bu davanın 31/08/2023 tarihinde ikame edildiği, davacıların alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu ileri sürdükleri, davalının da davanın reddini savunduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Taraflar arasındaki çekişme, davacıların iptal davası açma koşullarının olup olmadığı, dava konusu edilen kararların kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırı bulunup bulunmadığı, iptali şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.

6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi uyarınca anılan Kanunun 446. maddesinde belirtilen kişilerin kanun, esas sözleşme ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği hüküm altına alınmıştır.

446. maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler belirtilmiş olup, bu kişiler; toplantı da hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten veya toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını,

genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasına etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin iptal davası açabileceğini düzenlenmiştir.

Doktrinde muhalefet şerhine ilişkin kısmın sert bir şekilde uygulanmasının hak kaybına neden olduğu düşünülmekle birlikte, Yargıtayın istikrarlı uygulaması uyarınca, oylamada karşı oy vermenin salt dava açılması için yeterli olmadığı yönündedir. Ayrıca, ya madde altına ya da tutanak sonuna ya da tutanağa belirtilmek sureti ile yazılmış muhalefetin genel kurul tutanağına eklenmesi sureti ile yapılmasının iptal davası açma hakkının şartı olduğu kabul edilmektedir.

Öte yandan, genel kurul toplantısında, ilgili maddenin görüşülmesi sırasında oylamadan önce, maddeye karşı görüş bildirmek, başka bir ifade ile oylamadan önce peşin muhalefet etmek de yeterli değildir. Oylama sonrasında, her halükarda karşı oy kullanıldığının ve muhalefet edildiğinin tutanağa geçirilmesi veya bu yöndeki muhalefetin tutanağa ekletilmesi zorunludur.

6102 sayılı TTK'nın 436/2. maddesi uyarınca şirket yönetim kurulu üyeleri ile yönetimde görevli imza yetkisine haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerine ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamazlar. Ancak, toplantıya katılabilirler. Yine, anılan Kanunun 558. maddesi uyarınca, ibra kararı genel kurulun yetkileri arasındadır.

İbra, genel kurulda ayrıca ve açıkça bir gündem maddesi olarak görüşülebildiği gibi bilançonun onaylanması suretiyle zımni olarak da karara bağlanabilir. Zımni ibranın söz konusu olabilmesi için, gündemde ibraya ilişkin bir madde bulunmaması ve bilançonun onaylanmasına ilişkin karar alınırken de ibra anlamına gelmeyeceği yönünde bir açıklığa yer verilmemesi gerekir.

Zira, gündemde ayrıca ibraya ilişkin bir madde varsa, bu durum genel kurulun iradesinin bilançonun onaylanması ile zımni ibra kararı yönünde olmadığını gösterir. Şayet, ayrı bir ibra gündem maddesi var ise, yönetim kurulu üyelerinin bilançonun onaylanması, mali tabloların görüşülmesi ve diğer finansal kararlarda, oy kullanmasına engel bir durum yoktur.

Ancak, zımni ibra olabilecek finansal tablolar ile bilançonun onaylanması maddesinin görüşülmesinde oy kullanma yasağı devreye girecektir.

6102 sayılı TTK'nın 394. maddesinde yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebileceği hüküm altına alınmıştır. Mali haklardan biri olan prim, başarı sonucunda elde edilen gelirden alınan yüzdedir. Prim, öngörülen başarı ölçütlerine bağlı ve performansa dayanan mali haktır. Kanunda mali hakların tutarının belirlenmesine ilişkin bir kıstas bulunmamaktadır.

Azami ve asgari tutar belirlenmemiştir. Şüphesiz ki, bu belirmeyi anonim şirketin en yüksek karar ve irade organı genel kurul yapacaktır. Genel kurul, belirlemede yöneticilerin niteliği, performans, alınan riskin yüksekliği, yıpranma, katkı, şirketin faaliyet alanı, yöneticilerin meslekleri, şirketin çıkarları, benzer şirketlerdeki ticari uygulamalar v.s kriterleri dikkate alacaktır.

Mali hakkın fahiş olup olmadığı değerlendirilirken de benzer kriterler gözetilmeli, alınan kararın örtülü kar payı niteliğinde bulunup bulunmadığı, şirketin ortaklık yapısına uygun olup olmadığı, ortakların en temel hakkı kardan pay alma hakkını ihlal edip etmediği v.s hususlar esas alınmalıdır.

6102 sayılı TTK'nın 395. maddesinde yönetim kurulu üyelerinin şirketle işlem yapma ile borçlanma yasağı düzenlenmiştir. Aynı Kanun 396. maddesinde ise, yönetim kurulu üyelerinin şirketle rekabet etme yasağı hükme bağlanmıştır. Ancak, anılan düzenlemeler, mutlak emredici hükümler değildir. Genel kurul kararı ile aksinin kararlaştırılması mümkündür. Bu kararların görüşülmesi sırasında kendisine ve yakınlarına izin verilecek yönetim kurulu üyeleri toplantıya katılmaları mümkün iken, kendileri ve yakınlarına ilişkin karar alınmasında oy kullanmaları yasaktır. Ancak, diğer yöneticiler ile ilgili karar alınmasında oy kullanmalarına engel bir hal bulunmamaktadır.

Dava konusu olayda iddia, savunma, toplanan kanıtlar, genel kurul tutanağı, ticaret sicil dosyası ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu kapsamından, davacıların, dava açtıkları sırada ve halen davalı şirketin ortakları oldukları, bu sıfatlarını korudukları, tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Genel kurulun yapıldığı tarihten itibaren 3 aylık hak düşürücü sürede bu davanın açıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca, davacıların, iptalini talep ettikleri genel kurul kararlarına karşı olumsuz oy kullandıkları ve anılan kararlara karşı muhalefetlerini genel kurul tutanağına yazdırdıkları belirlenmiş, kararların iptalinin gerekip gerekmediğinin esas yönünden incelenmesinin zorunlu olduğu sonucuna varılmıştır.

Dava konusu genel kurul toplantısının yapılmasında ve alınan kararlarda başta çağrı olmak üzere, toplantı yeter sayısı ve diğer emredici hükümlere aykırılık tespit edilmemiştir.

Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutuldukları, faaliyet raporu ile finansal tablolar ile uyumlu oldukları, bağımsız şekilde ibra gündem maddesi bulunduğu, toplantı nisabında emredici hükme aykırılık olmadığı, kararda yöneticilerin oy kullanmasına engel hal bulunmadığı anlaşıldığından, davalının 03/06/2023 tarihli genel kurulunun 3-a ve 5. numarasıyla alınan maddelerinin iptalini gerektirir bir durum tespit edilmemiştir.

Genel kurulda ayrı dönemlerde görev yapmış iki ayrı yönetim kurulunun ibrasına karar verilmiştir. Her bir dönemdeki yönetim kurulu üyeleri ayrı ayrı oylanarak ibra edilmişlerdir. Yönetim kurulu üyelerinin kendi ve birlikte görev yaptıkları diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacakları sabittir. Bu durumun aksinin kararlaştırılması da mümkün değildir. Somut olayda 01/01/2022-31/03/2022 tarihleri arasında görev yapan yönetim kurulu üyeleri ibra edilmemiştir.

Esasen, bu ibra edilmeme kararları da dava konusu değildir. 4'er pay sahibi yönetim kurulu üyeleri 01/04/2022-31/12/2022 tarihleri için dava edilen 6/e-f-g maddeleriyle ayrı ayrı oylanarak ibra edilmişlerdir. İbra kararları, 2000 olumsuz oy karşısında 3.988 olumlu oy ile karara bağlanmıştır.

Her ne kadar ayrı ayrı oylamada ibra edilen yöneticilerin tamamı oy kullanmadan yoksun olmasına rağmen diğer iki yönetici oy kullanmış iseler de oy yasaklısı yöneticilerin toplam 12 payı dikkate alındığında ve olumlu oydan mahsup edildiğinde, karar nisabını etkilemeyeceğinden, toplantı ve karar sayısı itibariyle ibra kararlarının geçerli olduğu sonucuna varılmıştır.

Keza, 395 ve 396. maddelerinde düzenlenen yasakların kaldırılmasına ilişkin 8. numaralı genel kurul kararı ile net karın %5 kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra, kalan miktarın %5'inin pay sahiplerine payları ile orantılı dağıtılmasına ve kalanın yatırım faaliyetlerinde kullanılmasına yönelik kararlarda da toplantı ve karar yeter sayıları ile kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırılık belirlenmemiş, bu kararların iptali taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.

Yöneticilere prim dağıtılmasına ilişkin 7/a-b-c-d-e-f ve g maddelerine yönelik kararların iptali istemine gelince; davalının 03/06/2023 tarihli işbu genel kurulunda iki ayrı dönemde görev yapan yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı prim dağıtılması yönünde kararlar alındığı anlaşılmaktadır. Davalı şirketin bilişim alanında faaliyet gösterdiği, sürekli gelişim kaydettiği, hasılat ile karının yükseldiği ve ticari hacminin genişlediği sabittir.

Böyle bir şirkette hem yapılan iş hem de elde edilen sonuç dikkate alındığında, genel kurulca yöneticilere prim dağıtılması kararı alınmasında kural olarak bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, bu kararı alma yetkisi genel kurula aittir.

Ancak, genel kurul, bu kararı alırken, dağıtılacak primin fahiş olup olmadığına, şirketin ortaklık yapısına, finansal duruma, piyasaya, emsal şirket uygulamalarına, yöneticilerin kişisel özelliklerine, piyasadaki konumlarına, aldığı risklere, yıpranmaya, şirkete katkısına, harcanan emek ve mesayiye, şirketin ve diğer ortakların menfaati ile bağdaşıp bağdaşmadığına, alınan kararın başka ortaklara bir tür kar payı aktarım sonucu doğurup doğurmayacağı v.s gibi unsurları dikkate alarak dürüstlük kuralına uygun şekilde hareket etmelidir.

Davalı şirketin kuruluş tarihinden sonraki genel kurulları, alınan kararların niteliği, ortaklık yapısının 2021 yılı genel kurul öncesi değişmesi, sonrasında ortakların durumu, özellikle prim dağıtılması, huzur hakkı ve ücret verilmesine yönelik kararlarda uyuşmazlığın çıkması da dikkate alınarak, her ne kadar davalı şirketin elde edilen hasılatında ve net karında artış mevcut ise de, elde edilen net karın tutarı, bu tutarın önemli kısmının yöneticilere prim olarak dağıtılmasının gerek objektif gerekse yöneticilerin nitelik, yaptıkları katkı, mesaileri, emekleri v.s gibi subjektif nedenlerinin kararda açıklanmaması,

bu yönüyle denetime elverişli bulunmaması, bilirkişi raporunda belirtilen şirketlerin davalı şirkete emsal teşkil edecek nitelikte olmaması, somut olayın özelliği dikkate alındığında, dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı sonucuna varıldığından, iptalleri yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve davacıların davasının kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacıların davasının kısmen kabulüne, davalının 03/06/2023 tarihli genel kurulunda alınan 7-a, 7-b, 7-c, 7-d, 7-e, 7-f, ve 7-g numaralı kararlarının iptaline, diğer istemlerin reddine,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile noksan olan 345,55 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3-Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,

4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına kabul edilen talepler yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacılara verilmesine,

5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına reddedilen talepler yönünden hesaplanan 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,

6-Davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvuru harcı ile 35.136,25 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri toplamı 35.406,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre taktiren 1/2 oranında hesaplanan 17.703,05 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına,

7-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 19/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/607, K. 2025/173, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Türk Milleti Adına
  4. Yargılama Yetkisini Kullanan
  5. Gerekçeli Karar
  6. Esas No : 2023/607
  7. Karar No : 2025/173
  8. Dava
  9. Dava Tarihi : 31/08/2023
  10. Karar Tarihi : 19/03/2025
  11. Kararın Yazıldığı Tarih : 08/04/2025
  12. Gereği Düşünüldü
  13. Dava
  14. Cevap
  15. Kanıtlar
  16. Gerekçe
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/607
Karar No
2025/173
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/607 K.2025/127
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/608 K.2025/241
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/609 K.2025/227
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2023/610 K.2025/473
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/611 K.2025/229
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/612 K.2025/142

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.