KÜNYE
- Mercii
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/108
- Karar No
- 2024/481
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
790 kelime·4 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/108 Esas - 2024/481
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/108
KARAR NO : 2024/481
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 14/02/2024
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan şirketin ihyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, ...41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas ve 2023/374 Karar sayılı dosyası üzerinde açılan alacak davasında müvekkil Bakanlık lehine davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, davacı-karşı davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticret Limited Şirketi'nin sicilden terkin edildiğinin ortaya çıktığını ileri sürerek, ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava açmıştır.
CEVAP
Davalı, 6102 sayılı Kanunun Geçici 7. maddesi uyarınca işlem yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
KANITLAR
...41.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/1 Esas sayılı dosyası sunulmuştur. İhyası talep edilen şirketin ticaret sicil kaydı getirtilip incelenmiştir. Davalı terkine esas işlemlere dair bilgi ve belgeleri sunmuştur.
GEREKÇE
Dava, ticaret sicilinden terkin edilmiş şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacının ihyası istenen şirketle aralarında davalarının olduğu, ...41. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/07/2023 Tarih, 2021/1 Esas-2023/374 karar sayılı kararı ile davanın sonuçlandığı, ihyası istenen ...
İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca 23/01/2014 tarihinde sicilden terkin edildiği, bu terkin işlemi öncesinde ihyası istenen şirkete tebligat çıkarıldığı, taşındığından bahisle tebligatın iade edildiği, ayrıca terkin nedeninin 5174 sayılı Kanunun 10 ve 32. maddeleri olarak gösterildiği, işbu davanın 14.02.2024 tarihinde açıldığı ve temsilcisinin 11/03/2008 tarihinde öldüğü hususları uyuşmazlık konusu değidir.
Öte yandan, ihyası istenen şirketin hakkındaki davanın da 20/08/2004 tarihinde açıldığı da dosya kapsamıyla sabittir.
Taraflar arasındaki çekişme, davacının, aralarında dava olduğu ve davalı tarafından sicilden terkin edilen limited şirketin ihyası koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Kural olarak şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeden sonra veya mevzuatta belirtilen diğer hallerde ticaret sicilinden terkin edileceği kuşkusuzdur. Ancak, bu terkinin hüküm ve sonuç doğurması için, şirketin veya kooperatifin gerçekten tasfiyesinin tamamlanmış olması veya terkin işleminin mevzuata uygun bulunması gerekmektedir. Koşulları mevcut olduğu takdirde terkin edilen şirketin veya kooperatifin yeniden ihyası ile tüzel kişilik kazanması mümkündür. 6102 sayılı TTK'nın 547 ile geçici 7. maddelerinde ihyaya ilişkin düzenleme mevcuttur.
Dava konusu uyuşmazlıkta davacının aralarında dava bulunduğu limited şirket, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Davacının terkin edilen şirket hakkında dava açmış olduğu anlaşıldığından, işbu davayı açmada hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir.
İddia, savunma, ticaret sicil kayıtları, terkine mesnet davalı işlemleri ile davacı ile ihyası istenen şirket arasındaki dava dosyası kapsamından, işleme esas geçici 7. maddenin 4 fıkrasının "a" bendi ile aynı maddenin 11. bentlerinde açıklandığı şekilde ihyası talep edilen şirkete ve yöneticilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı, şirkete tebliğ çıkarılmış ise de bunun adreste tanınmadığından iade edildiği, öte yandan, terkin nedeni olarak davalının 5174 sayılı Kanunun 10 ve 32. maddelerindeki şartları sağlamadığının gerekçe gösterildiği, ancak anılan düzenlemelerin geçici 7. maddesinde sayılmadığı,
her ne kadar 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 'Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1. maddesinde belirtilmiş ise de tebliğ ile kanunda belirtilmeyen hallerin terkin sebebi olarak düzenlenemeyeceği, esasen 2 fıkrasında da hakkında dava olan şirketler hakkında bu maddenin uygulanmayacağının hükme bağlandığı, terkin işleminin mevzuata uygun olmadığı ve usulsüz bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Kural olarak, usulsüz terkin işleminde tasfiye memuru atanmaksızın ihyaya karar verilmesi gerekmektedir.
Ancak, davacının talebi, ihyası istenen şirket ile arasındaki davaya yönelik olduğundan, başka bir anlatımla, davayla sınırlı ek tasfiye talep edildiğinden ve davacının üçüncü kişi olduğu dikkate alındığından, davayla sınırlı olarak ihyaya karar verilmiş, tasfiye memuru olarak temsilcisi ölmüş olduğundan re'sen tasfiye memuru atanmış, TTK'nın geçici 7. maddesinde yapılan, usul hükmü olduğu için derhal yürürlüğe giren ve eldeki davaya da uygulanması gereken değişiklik gözetilerek davalı kanun gereği yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulmamış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/108, K. 2024/481, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama