KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2014/916
- Karar No
- 2024/625
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/810
- Karar no
- 2024/659
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- Dava tarihi
- 12/12/2022
- Karar tarihi
- 22/10/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/10/2024
Karar Metni
954 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı ...'in 17/11/2021 tarihinden itibaren davalı şirket ... İnş. Tic. Ltd Şti'nin ortağı olduğunu, davacının ortaklığın sürdürülebilmesi adına bu kapsamda ortaklıktan doğan kanuni ve sözleşmesel bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini ancak ortaklığın devamı süresince şirketin iş ve işleyişi hakkında diğer ortaktan bilgi alamaması, şirkette kâr dağıtımı yapılmaması, ticari defter ve kayıtların usule uygun tutulmaması,
şirketin borçlandırıcı işlemler yapmaya hızla devam etmesi ve müvekkilinin haklarından yararlanamadığını, ortaklık ilişkisinin devamı, TMK md. 2 "Dürüstlük Kuralları" gereğince müvekkilinden beklenmeyecek ölçüde sarsıldığını,
yüksek mahkeme kararında " Bir ortağın davranışları şirket faaliyetlerine sekte vuracak ve ızrar edecek ve karşılıklı güveni ortadan kaldıracak nitelikte ise ortağın objektif iyiniyet kurallarına göre ortaklıktan çıkartılmasına karar verilmesi gerekir" şeklinde hükmününde bulunduğunu dolayısıyla müvekkil Türk Ticaret Kanunu md. 638/2 uyarınca haklı sebeplere dayanarak şirket ortaklığından ayrılmak istediğini ayrıca müvekkilinin diğer şirket ortağına karşı güveninin kalmadığını, müvekkilinin bilgi ve izni haricinde şirket içinde işlem yapıldığını düşünmekte, diğer ortak tarafından mal ve para kaçırıldığı şüphesi içinde olduğunu ,
belirtilen nedenler ile TTK md. 682/2 hükmü gereğince davalı şirket mal ve hesapları üzerine teminatsız, mümkün olmaması halinde teminat mukabilinde tedbir konulmasını talep etmiştir .
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Şirketin ... adresinde işlettiği alkollü lokanta işletmesinin olduğunu, davacının, şirketin kar etmediği ve kar dağıtımı yapılmayan dönemlerde de kendisine kar dağıtılmasının, kanuna aykırı bir şekilde örtülü kazanç veya sermaye verilmesini talep ettiğini, hatta bu konuda şirkete ihtar dahi çektiğini, ... kayıtları, vergi dairesi kayıtları, beyannameler ve diğer belgelerin sürekli olarak mali müşavir tarafından kendisine iletildiğini, davacının ''davalı şirketin işleyişi hakkında bilgi edinmemekte, ticari defter ve kayıtlar ile şirket bilanço kayıtlarını incelememektedir'' iddiasının dayanağının bulunmadığını,
davacının .... dışında ikamet etmekte olup fiili olarak şirketin işleyişine herhangi bir katkısının bulunmadığını, .... söz konusu şikayetler kapsamında çok sayıda yıkım kararı alınarak ruhsatının iptal edileceğine ilişkin işlemlerin tesis edildiğini, davalı şirket tarafından yapılmayan imalatlar için şirketin ciddi sıkıntılar yaşadığını ve bu süreçte yapılan değişiklikler olduğu gibi hasılatına da yansıdığını, şirkette 2022 yılında yapılan hisse devirlerine ilişkin ortaklar arasında belirlenen değerin esas alınmasını, davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ve esastan reddini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, TTK 638.maddesi uyarınca haklı nedenlere dayalı olarak limited şirketten çıkma, çıkma payının ödenmesi, limited şirket müdürünün sorumluluğu ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmış ve bilirkişi raporu alınmıştır. Bu kapsamda Mali Müşavir Bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 50.000,00TL sermayeli olduğu, davacının %8 pay ve 4.000,00TL sermaye ile ortak olduğu, şirketin aktif toplamı 564.235,93TL iken pasif toplamının 618.694,18TL olduğu, şirketin pasif toplamının aktif toplamından büyük olması nedeniyle davacının çıkma payı talep edemeyeceği mütala edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir.
TTK 638/2 maddesinde " Her ortak haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkması için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine,. dava süresince davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir" denilmiştir. Bu düzenlemeye göre limited şirketi ortağının haklı nedene dayalı olarak ortaklıktan çıkma davası açabilmesi mümkündür.
Haklı nedene dayanılarak ortaklıktan çıkma davasını düzenleyen TTK 638 maddesinde haklı sebebin tanımına yer verilmiş değildir. Bu nedenle haklı sebebin tespitinde yerleşik ... Kararları ve doktirinde de ifade edildiği üzere, kollektif ortaklığın haklı sebep ve feshini düzenleyen TTK 245.maddesinden faydalanılmaktadır. Ancak anılan madde belirtilen nedenlerle sınırlı olmadığı da kabul edilmelidir.
Genel olarak ortakların davranışları şirketin faaliyetini önleyecek, şirketi zarara uğratacak yahut karşılıklı güven ilişkisinin sarsılmasına neden olup artık ortakların bir arada olamayacakları veya ortaklık faaliyetinin devamının çekilmez hale gelmesi durumunda haklı sebebin var olduğunun kabulü gerekecektir. Limited şirket ortaklıklarında kişisel nedenlerin dahi haklı sebep olarak kabul edildiği görülmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının şirket işleyişi hakkında yeterli bilgi edinemediği, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sarsıldığı, şirketin pasifinin aktifinin üzerinde bulunması karşısında ortaklıktan ayrılmak için gerekli haklı neden koşulunun oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacının bu yöndeki isteminin kabulü gerekmiştir. Ancak davacı ayrılma akçesi ve kar payı istemiş ise de mahkememizce yaptırılan mali inceleme sonucunda şirketin pasifinin aktifinin üzerinde olduğu, başka bir deyişle borca batık durumda olduğu tespit edildiğinden davacının isteyebileceği ayrılma akçesi ve kar payı bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan nedenle anılan istemlerin de reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/916, K. 2024/625, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama