KÜNYE
T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2025
- Esas no
- 2024/518 Esas
- Karar no
- 2025/252 Karar
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 03/01/2022
- Yazım tarihi
- 21/04/2025
Karar Metni
1.347 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin tesettürlü gelinlik ve gelin başı tasarımı, gelin makyajı yapan, gelinlik, bindallı, nişanlılık vs. kıyafet satış mağazası işleten gerek kendisine ait olmak üzere gerek ... vermek suretiyle Türkiye çapında ... markası adı altında faaliyet gösteren bir firmanın sahibi olduğunu, müvekkili firma tarafından piyasaya sürülen gelinlik modellerinden başlayarak firmayı oluşturan marka adı, dış mekan tasarımı ve iç dizayn tasarımı işletmenin amacına uygun şekilde oluşturulduğunu ve ... markası ile mekan tasarımları birleşerek kamuoyunda bütüncül bir algının oluştuğunu,
müvekkilinin tesettür alanında Türkiye'nin bir çok ilinde ... ağı oluşturduğunu ve Türkiye çapında 50'den fazla bayisi bulunduğunu, davacı ile ... ve ... ortaklığı arasında imzalanan bayılık sözleşmesi ile davalının 2017 yılında ... markasınını ... aldığını, taraflar arasındaki ... ilişkisinin şirket ortaklarından ...'ın diğer ortak ...'ye ve firma sahibi ...'a sormadan sözleşme kurallarına aykırı olarak üçüncü bir ortak alarak iş yerinin işleyiş düzenini bozduğu, firmada yabancı uyruklu kaçak personel çalıştırdığı,
...'nin haberi olmadan arkadaşı olan muhasebeci ...'e talimat vererek iş yerini hile yolu ile kendi üzerine geçirdiği anlaşıldığından ve çalıştırdığı personelin maaşlarını elden vererek gerek ... dairesinde gerek ...'da ... firması için telafisi olmayan zarara yol açabileceği görüldüğünden ayrıca şirketin diğer ortağı ...'ye “....” gibi söylemlerde bulunduğunun tespit edildiğinden müvekkili tarafından haklı sebeple fes edildiğini, sözleşmede diğer tarafın sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşme feshedilecek olursa, sözleşmeye aykırı davranan tarafın ,
diğer tarafın uğradığı her türlü zarar ve ziyanı tazmin etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalı taraf ile müvekkilin ... sözleşmesini sürdürme imkanı kalmadığından davalının ... firmasının kamuoyunda kötü algılanmasına yol açacak ve marka hakkına zarar verecek eylemleri nedeniyle ve sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı müvekkilinin söz konusu madde hükümlerinde düzenlenen cezai şartlarla birlikte fesih hakkını kullanarak ....
Noterliği'nce 08.03.2021 tarihinde düzenlenen ihtarname ile tek taraflı olarak haklı nedenlerle ... sözleşmesini fes ettiğinini, davalının haklı fesih nedeni ile müvekkiline cezai şart, maddi ve manevi tazminat ile davalı tarafın haksız davranışları nedeniyle fesihten kaynaklı yoksun kalınan kâra yönelik her hangi bir ödeme yapmadığını, sözleşmeyi haksız fesheden davalı yanın müvekkiline ... sözleşmesi gereği portföy tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, portföy tazminatı olarak 1.000 TL, ... sözleşmesinin 18. Maddesinden kaynaklı olarak 1.000 TL,
... sözleşmesinin 13. Maddesinden kaynaklı olarak 1.000 TL, ... sözleşmesinin 32. Maddesinden kaynaklı olarak 1.000 TL, ... sözleşmesinin 23. Maddesinden kaynaklı olarak 1.000 TL ile tahkikat sonucunda müvekkilimizin maddi ve manevi zararının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 6.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminata 08.03.2021 tarihli fesih ihtarımızın karşı tarafa ulaştığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle talep edilen hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ileri sürdüğü nedenlerin hiçbir sebeple kabulü mümkün olmadığını , 2017-2020 yılları arasında ... sözleşmesi ... üzerinden yürümüşse de sonrasında olan süreçte müvekkil ile yapılan bir sözleşme bulunduğu ve şu anda müvekkilinin davacının işletmesi ile ilgili hiçbir bağı kalmadığını ve ... ... bayisi yerini dahi değiştirmeden aynı yerinde dava dışı ... tarafından işletilmeye devam edildiğini, davacı,
sözleşmede denetleme yetkisi olduğundan bahisle ... bayinde gerçekleştirdiği ve feshe olanak sağlayan olayların olduğunu iddia ettiği süreçte iç denetim adını verdiği ve hukuki hiçbir usule uymayan ifade tutanaklarının geçerliliği kabul etmelerinin mümkün olmadığını, alınan ifadelerin birçoğunun ... ve ... dairelerinin konusunu ilgilendirdiğini huzurdaki dava açısından bir önem arz etmediğini, daha önceki sözleşmelerinde yer almayan ve her sene sözleşmeyi yenileyerek,
cirodan kar gibi ticari etik ve ahlaka uymayan farklı taleplerle bayilerini yıldırmış bir davacının, yüzde 2'lik bir anlaşma yapılmışken, artık yüzde 7 olacak şeklindeki talep ve isteği üzerine taraflar arasında asıl husumet durumunun baş gösterdiğini, davacının müvekkile ait bir instagram hesabını teslim edilmeyişinden duyduğu elem ve kederi de anlamanın mümkün olmadığını zira sosyal medya hesabı, kişinin mülkiyetinde olup kullanıcı adı özgürce değiştirilebilen mecralar olduğunu, taraflar arasındaki son ... sözleşmesi ile sosyal medya hesapları talep edilecekse de bu hükmün geçersiz olduğunu, davacı yan,
müvekkilinin kendisiyle olan ... sözleşmesini bitirmesi üzerine ... adlı başka firmanın kuruluşunda görev aldığından bahisle rekabet yasağına aykırı davrandığını iddia ettiğini ancak sözleşmeye 30 senelik bir rekabet yasağı koyulmasının hukuki dayanağının bulunmadığını, davacı yanca bildirilen tanık tarafından müvekkile açılmış olan ...
E. Sayılı Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı) konulu dava devam ettiğini, tanıkla müvekkili arasında açık husumet bulunması sebebiyle anılan kişinin tanıklığının kabul edilmediğini, davacının talep ettiği portföy tazminatının da bir dayanağının olmadığını zira müvekkilinin çok erken yaşlardan beridir bu sektörde ve sektör dışı alanlarda ...'da bilinen bir kişi olduğunu Setrinur markasının varlığı müvekkili bilinir yapmadığı gibi aksine müvekkilinin bayi olması ile birlikte davacının ... ilindeki varlığı önemli hale geldiğini aynı şekilde davacının özellikle 13,18, 23,
32 maddeler uyarınca talep etmiş olduğu ancak 1.000'er TL olarak talebini yaptığı alacaklara ilişkin olarak talepte bulunmasının mümkün olmadığını zira atıf yapılan maddelerde davacı iddiasında haklıysa bu cezai şart miktarlarının en az 100.000 TL'den olmak üzere davacının cirosunun yarısı kadar talep edebileceğinin yazıldığı;
bu hususta öncelikle davacının tüm defter belgelerin müvekkilin defter ve belgelerinin açıkça dosyaya ikame edilmesi ve nasıl zarar gördüğünü ispat etmesi gerektiğini bildirerek davanın esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, zamanaşımı itirazları ve hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, ayrıca davacı iddia ettiği hususlardan hiçbir manevi zarar görmediğinden manevi tazminat talebinin de reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava sözleşmenin haklı nedenle feshine dayanılarak açılan maddi ve manevi tazminat davası niteliğindedir. Mahkememizden verilen 23/01/2024 tarih ve ... sayılı kararı ... Dairesinin 14/06/2024 tarih ve ... sayılı ilamıyla HMK'nın 353/1-a.3 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için mahkememize gönderilmesine karar verilmiş olmakla dosyanın mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılarak devam olunmuştur.
İstinaf kaldırma kararında özetle. "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. Yine TTK’nın 15. maddesinde de.
"İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Yargıtayın yerleşik uygulamalarına göre, bir kimsenin ... mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez.
Ticaret siciline ya da odaya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, ... mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez.
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1463. maddesine göre, ...’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, ...sayılı ... Kararında esnaf-tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir.
6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen ... kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden ... kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekecektir.
Bu itibarla, mahkemece yukarıda yapılan açıklamalar nazara alınarak tarafların tacir olmadıkları gözetilerek somut uyuşmazlıkta tarafların tacir sıfatının bulunmaması, uyuşmazlığın herhangi bir ticari işletmeyle bağının olmaması ve TTK md. 4/1’de belirtilen türde bir hukuk davası olmaması sebebiyle dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde işin esasına girilmesi doğru değildir" denilmekle verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup, kaldırma karar kapsamında mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/518, K. 2025/252, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama