KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/813 Esas - 2025/731
- Esas no
- 2024/813 Esas
- Karar no
- 2025/731
- Hakim
- ......
- Katip
- ......
- Davacı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Davalı
- ......
- Vekili
- Av. ......
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 22/10/2025
Karar Metni
1.273 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ TALEBİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin alacağına istinaden takipte müstenidat olarak kullanılan cari hesaptan doğan alacağa ilişkin ......
Sayılı icra takibi başlatıldığını, takibe istinaden borçluya gönderilen tebligatın 11.11.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun itiraz ettiğini, borçluya ilişkin düzenlenen faturaların müvekkilinin kullanmış olduğu Belge Portalı ve ... kayıtlarında tebliğ edildiğini ve onaylanmış olarak bulunduğunu, borçlunun da taraflar arasındaki ticari ilişkiyi reddettiğini, ayıp ihbarında bulunulmadığını, mal iadesi olmadığını, bununla beraber borçlu/davalı ödemeye ilişkin herhangi bir belgede sunamadığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenler ile, davanın kabulü ile borçlu tarafından ......
E sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve yersiz itiraz nedeni ile borçlunun icra inkar tazminatına mahum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALININ CEVABI
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin, çeşitli firmalara ürün yapan alt taşeron bir firma olduğunu, çalışmış olduğu firmaların ham madde ve malzeme ihtiyaçlarını karşıladığını,bu minvalde ...'a da çeşitli ürünler yaptırdığını, fakat davacı yanın müvekkilinden her hangi bir hak ve alacağı kalmadığını, davacı yan gerek icra takibinde konu ettiği gerekse dava dilekçesinde bahsettiği faturalarda bahse konu ürünler hatalı ürünler (paslanan ürünler) olduğu için, müvekkilinin taşeronluğunu yaptığı, ürün verdiği firma tarafından ürünlerin kabul edilmediğini, bunun sonucu olarak muayene kabulden geçmediğini,
başka bir anlatımla davacı yanın müvekkiline yaptığı ürünlerin ayıplı mal durumunda olduğunu, müvekkilince ve müvekkilinin iş yaptığı yüklenici firmalarca kabul edilmediğini, davacı yanın da bunu bildiğini, hatta davalı müvekkilinin, yükleniciden ödeme almadığı halde, davalının zor durumda olması ve mağdur olmaması adına ürettiği malzemelerin maliyet bedelini ödediğini, davalı müvekkilinin, davacı yanın yapmış olduğu ürünlerin ayıplı olması nedeniyle, davacı yanın ürünlerinin kullanıldığı/satıldığı ......firması yetkilileri tarafından, ürünlerin ayıplı olduğu,
ödeme yapılmayacağı/kesinti yapılacağı şeklinde firma yetkilisi olan ...... tarafından, davalı müvekkiline watsap üzerinden bildirildiğini, davacı yanın yapmış olduğu ürünlerde paslanma sorunu olduğu, üretilen malzemelerin işlerine yaramayacağı yüklenici firma yetkililerince müvekkiline bildirilmiştir. davacı yanın üretmiş olduğu mal/malzeme nedeniyle, davalı müvekkiline ...... firması tarafından o tarihten sonra hiç bir surette sipariş açılmamış ve müvekkili ile çalışılmadığını, davacının ürettiği malzemelerde paslanma sorunu nedeniyle anılan firmanın, müvekkili ile çalışmayı bıraktığını, ... firmasının,
davalı müvekkili ile davacının paslı mamul üretiminden önce çalışmış, 2000-3000 adet üretim konusunda anlaşmışlar ve... firmasına üretim yapılmış, faturalar kesilmiş ödemeler müvekkilince alındığını, müvekkilinin iş aldığı yükleniciden, davacının ürettiği malzemelerin paslanması sonucu farklı bir anlatımla davacının ürettiği ürünlerin ayıplarından ötürü aldığı işler... firması tarafından iptal edildiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, müvekkilinin uğradığı zararın tanzimi için dava hakları saklı tutarak, öncelikle yukarıda bilgilerini sundukları tanıklarına duruşma davetiyesinin gönderilmesini, ......
E. Numarası ile açılmış olan takip haksız ve kötü niyetli olduğundan davanın esastan reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır.
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”.
TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. ( ......sayılı emsal ilamı)
...... sayılı kararında da belirtildiği üzere; eğer faturalar tebliğ edilmiş ise taraflar arasında kurulduğu kanıtlanan eser sözleşmesinde bedelde anlaşma yok ise yüklenici tarafından yapılan işler ile ilgili fatura düzenlenip iş sahibine tebliğ edilip iş sahibince 6100 sayılı TTK.nın 21/2.maddesi gereğince 8 gün içinde itiraz edilmemesi halinde içeriği ve fatura içeriğine dahil bedel kesinleşeceğinden ayrıca mahalli piyasa rayiçleri ile iş bedeli tespitine gerek olmayacaktır. ( ......)
Mahkememizce mali müşavir bilirkişi aracılığıyla yaptırılmış inceleme sonucu davacı yüklenicinin yapmış olduğu işler sonucu 4 adet 157.124,40TL tutarlı fatura düzenlediği, anılan faturanın davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafın faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Tarafların ticari defter ve kayıtları usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu gibi kayıtlar birbirini teyit etmektedir. Davalı tarafın yapmış olduğu ödeme toplamı 110.000,00TL olup benimsenen bilirkişi raporu ile davacının bakiye alacağı 47.124,40TL olarak bulunmuştur. Yukarıda değerlendirilen içtihatlar ve faturaların davalı tarafça ticari defterlere kaydedilmiş olması karşısında davalının ürünlerin ayıplı olduğu yönündeki savunmasına da itibar edilmemiştir.
Mahkememizce toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 47.124,40TL alacaklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı olup belirgin nitelik taşıdığı anlaşılmakla davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin de kabulü gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ...... · e-imza Hakim ...... · e-imza
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/813, K. 2025/731, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama