KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/412
- Karar No
- 2024/573
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
1.655 kelime·8 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/412 Esas - 2024/573 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/412 Esas
KARAR NO : 2024/573
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/11/2024
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının Gebze bölgesinde kauçuk ve poliüretan kaplama işi yapan ... unvanlı ticari işletmesi ile ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, 2022 yılının Ekim ayında davalı ...A.Ş. ile satış sözleşmesi kurulduğunu ve siparişlerin üretiminin tamamlandığını, 334.827,626 TL satış bedelinde anlaştıklarını, davalı tarafından kaşelenip imzalanan teklif formuna göre teslim süresinin 15 gün, ödeme süresinin ise 45 gün olduğunu, ürünlerin teslim edilip faturaların düzenlendiği ancak fatura bedellerinin ödenmediği, alacağın tahsili için ...
8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/84157 esas sayılı icra takibini başlattıklarını, itiraz ile takibin durduğu belirterek davalı borçlunun itirazın iptalini, takibin asıl alacak ve faizi de dahil tüm alacak kalemleri yönünden devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davayı kabul etmediklerini, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının faturalarının ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine ilişkin dilekçe ekinde bir belge sunmadığını, faturanın varlığının alacağın varlığını ispata yeterli olmadığını, davacının yaptığı işi ve verdiği hizmeti ispatlaması gerektiğini, ne ticari defterlerin ne de BA-BS formlarının tek başlarına alacağın varlığı hususunda kesin delil olarak nitelendirilemeyeceğini, fatura konusu mallara ilişkin yapılan ödemelere,
cari hesap mutabakatına ve makbuz dekontuna bakılarak doğru bir borç ve alacak ilişkisinin belirlenmesinin mümkün olduğunu, taraflarına ihtarname gönderilmediği için takipten önce faiz istenemeyeceğini, satılan malın teslimi için irsaliye düzenlenip düzenlenmediğinin, malın ve faturanın kime hangi tarihte teslim edildiğinin tespitinin gerekli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, (kapatılan) ... 2. İcra Müdürlüğünün 2023/7324 esas (yeni ... 8. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/84157 esas) sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri ile Ba-Bs formları, takibin dayanağı olan faturalar, bilirkişi raporları dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı alacaklının faturalardan kaynaklı alacağının tahsili amacı ile başlattığı ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/84157 esas sayılı ilamsız icra takibine davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder.
Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu hükümler çerçevesinde dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı alacaklının 328.040,00 TL asıl alacağın tahsili amacı ile ...
8. Genel İcra Dairesi'nin 2023/84157 esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 23/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nun 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 24/04/2023 tarihinde icra dairesine başvurarak, müvekkilinin borcunun bulunmadığını, alacağın tamamına, aslına, işlemiş faize ve ferilerine itiraz ettiğini beyanla icra takibine itiraz ettiği, İİK'nun 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu,
davacı alacaklının İİK'nun 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 09/06/2023 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 20/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalının 2021-2022 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutulduğu, Envanter Defterinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayının yapıldığı, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan 09/06/2023 dava tarihi ve 09/04/2023 takip tarihi itibariyle 328.040,00 TL alacağı olduğu belirtilmiştir.
02/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda, irsaliye ve fatura suretlerine göre davacının davalıya ürünleri gönderdiği, fatura ile irsaliye miktarlarının, teklif formunda yer alan adetlerin uyumlu olduğu, davacının ... dışında olan defter ve belgelerini SMMM rahatsızlığı nedeni ile gönderemediği, dava dosyasında yer alan BA-BS formalarına göre davacının düzenlediği KDV dahil 328.040,00 TL’lik faturanın davalının kabul edip beyan ettiği, davalının defterlerinin incelendiği bilirkişi raporuna ve dava dosyasında yer alan belgelere göre davacının davalıdan 328.040,00 TL alacaklı olduğu, davacının faiz alacağına ilişkin ihtarname veya sözleşme örneğinin dava dosyasında yer almadığı sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hâli, sadece o faturanın -miktar ve fiyat yönünden- münderecatını kabul anlamını taşır, yoksa o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka, daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur.
Kısaca, ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir...
Faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi durumunda, alıcı ile satıcı arasındaki akdi ilişkinin var olduğu kabul edilebilir. Ancak, eğer fatura, alıcının ticari defterlerinde kayıtlı değilse, satıcı alacak iddiasını diğer delillerle ispat etmelidir (Yargıtay HGK'nun 14/05/2019 tarih ve 2017/19-823 esas, 2019/553 karar sayılı kararı).
TTK'nun 21/2. maddesi "Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır" şeklinde düzenlenmiş olup, buna göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz ise de ticari defterlere kaydedilmiş olması malın teslim alındığı ve içeriğinin kabul edildiğine karine teşkil eder. Yine aynı madde uyarınca, faturanın içeriğine Kanunda öngörülen süre içerisinde itiraz edilebilir (Yargıtay HGK'nun 30/05/2019 tarih ve 2017/1655 esas, 2019/638 karar sayılı kararı).
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04/10/2023 tarih ve 2022/3245 esas, 2023/5599 karar sayılı kararında "davalının takip konusu faturaları ticari defterlerine kaydettiği, BA formu ile Vergi Dairesine bildirdiği, faturaların ticari defterlere kayıt edilmesinin malın teslimi anlamına geldiği, davacının ticari kayıtlarına göre fatura tutarı kadar alacaklı olduğunun anlaşıldığı, faturaya süresinde itiraz etmeyen ve ticari defterine kaydeden davalının artık faturaya konu malı teslim aldığının kabulü gerektiği, malı teslim aldığı kabul edilen davalının ise teslimin gerçekleşmediğini ya da satış bedelini ödediğini kesin deliller ile ispatlayamadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu" belirtilmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/2715 esas, 2023/1877 karar sayılı kararında, faturanın süresinden sonra iade edildiği, davalının kayıtlarında bedelinin ödendiğine ilişkin bir kaydın yer almadığı, davalı taraf hizmeti almadığını iddia etmekte ise de süresi içerisinde faturaya itiraz etmediği, artık mal veya hizmetin teslim edilmediğin ispat yükünün davalıda olduğu ve bu faturanın ödendiğinin davalı tarafından ispatı gerekir ise de herhangi bir ödeme belgesinin sunulmadığı, davalının iddiasınının ispatlanamadığı belirtilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen her iki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre takibe konu 6 adet faturanın davalının ticari defter ve belgelerine kaydedildiği ve Ba formunda gösterildiği, davalının faturalara her hengi bir itirazının olmadığı ve iade faturası düzenlenmediği, bu durumda davacı lehinde faturada yazılı malların davalıya teslim edildiğine dair karine oluştuğu, davalının bu karinenin aksini; faturada yazılı malzemeyi teslim almadığını veya bedelini ödediğini kanıtlayamadığı;
İcra takibinden önce davalı borçlu TTK'nun 18/3. maddesine uygun şekilde temerrüte düşürülmediğinden takipten önce faiz istenemeyeceği ve bu nedenle buna yönelik talebin yerine olmadığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/412, K. 2024/573, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama