İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/361 K.2025/34

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/361 Esas - 2025/34 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/361Karar2025/34Tarih28 Ocak 2025Okuma13 dk · 2.650 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/361
Karar No
2025/34
Karar tarihi
28 Ocak 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.650 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/361 Esas - 2025/34 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/361 Esas

KARAR NO : 2025/34

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

DAVA

Tazminat (Rücuen Tazminat)

DAVA TARİHİ : 22/05/2024

KARAR TARİHİ : 28/01/2025

KARAR YAZIM TARİHİ : 14/02/2025

Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı firmaların müvekkili kamu kurumu nezdinde ihale ile aldığı işler kapsamında çalışmış olan işçisi ...tarafından ...

İş Mahkemesi'nin 2022/418 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine dava açılmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, iş bu mahkeme kararına istinaden ...vekili tarafından ...

İcra Dairesi'nin 2021/210 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde icra dosyasına 53.929,41 TL ödeme yapılmış olduğunu, söz konusu dava dosyasında kurumları tarafından yapılan 1.799,85 TL yargılama giderine ilişkin sarf makbuzlarının dilekçeleri ekinde sunulmuş olduğunu, davalıların ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan ... tarafından ...

İş Mahkemesi'nin 2019/517 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine dava açılmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, iş bu mahkeme kararına istinaden ... vekili tarafından ...

İcra Dairesi'nin 2021/203 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde icra dosyasına 25.879,27 TL ödeme yapılmış olduğunu, yapılan icra ödemesi esnasında müvekkilinin Kamu Kurumu olması nedeniyle yasal olarak sorumlu olduğu 1.102,89 TL stopaj, 992,60 TL KDV indirimi sonrası 110,29 TL davalı firmalardan alacaklarının kalmış olduğunu, söz konusu dava dosyasına Kurumları tarafından yapılan 1.912,38 TL yargılama giderlerine ilişkin sarf makbuzlarının dilekçeleri ekinde sunulmuş olduğunu, davalıların ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan Mustafa Esen tarafından ...

İş Mahkemesi'nin 2018/561 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine dava açılmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taleplerin kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, iş bu mahkeme kararına istinaden Mustafa Esen vekili tarafından ...

İcra Dairesi'nin 2020/400 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde icra dosyasına 7.432,11 TL ödeme yapılmış olduğunu, söz konusu dava dosyasında kurumları tarafından yapılan 287,68 TL yargılama giderine ilişkin sarf makbuzlarının dilekçeleri ekinde sunulmuş olduğunu, davalıların ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan ...tarafından ...

İş Mahkemesi'nin 2020/840 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine dava açılmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, is bu mahkeme kararına istinaden ...vekili tarafından ...

İcra Dairesi'nin 2017/4292 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde icra dosyasına 27.074,51 TL ödeme yapılmış olduğunu, tarafların istinafı üzerine değişen ilam neticesinde alacak miktarı artmış ve iki ilam arasındaki alacaklara ilişkin 1.210,23 TL fark miktar ödenmiş olduğunu, ayrıca yapılan her iki ödemeden müvekkili kurum lehine hükmedilen alacakların da mahsup edilmiş olduğunu, icraya konu ilamda müvekkili kurum lehine takdir olunan 990,00 TL vekalet ücreti, değişen ilam neticesinde müvekkili kurum lehine takdir edilen ve vekalet ücretinden kalan 1.510,00 TL vekalet ücreti,

davacı vekiline ödenecek fark bedelden mahsup edilmiş olduğunu, böylece müvekkili kurumca rücuen tahsili istenen miktarın toplam 30.801,54 TL olduğunu, söz konusu dava dosyasında kurumları tarafından yapılan 3.165,72 TL yargılama giderine ilişkin sarf makbuzlarının dilekçeleri ekinde sunulmuş olduğunu, davalıların ihaleyle aldığı işler kapsamında çalışmış olan ... tarafından ...

İş Mahkemesi'nin 2017/448 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkili kurum aleyhine dava açılmış, Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiş olduğunu, mahkeme kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiş olduğunu, iş bu mahkeme kararına istinaden ... vekili tarafından ...

İcra Dairesi'nin 2017/4185 Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılmış olan icra takibi neticesinde icra dosyasına 1.105,44 TL ödeme yapılmış olduğunu, icraya konu ilamda müvekkili kurum lehine takdir olunan 414,10 TL vekalet ücretinin, icra dosyasına ödenecek bedelden mahsup edilmiş olduğunu, böylece müvekkili kurumca rücuen tahsili istenen miktarın toplam 1.519,54 TL olduğunu, söz konusu dava dosyasında kurumları tarafından yapılan 574,60 TL yargılama giderine ilişkin sarf makbuzlarının dilekçeleri ekinde sunulmuş olduğunu, Ödenen bu miktarlardan müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını,

davalı taraflarla imzalanan sözleşme ve şartnameler gereği davalıların çalıştırdığı bütün işçilerin ücret ve her türlü alacaklarından dava dışı işçilerin işvereni olan ihale yüklenicisi davalı şirketlerin sorumlu bulunduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne ve 119.561,87 icraya konu alacakların, kurumlarınca ödenen 7.740,23 TL yargılama giderleri ve 110,29 TL vergi olmak üzere toplam 127.412,39 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde, dava dosyasına konu edilen alacaklar zamanaşımına uğramış olup, zamanaşımı definde bulunduklarını, huzurdaki davanın davacının taraf olduğu iş davalarında İş Kanunun 2.madde gereğince muvazaa kabul edilip işçilere ödenen bedellerin müvekkili şirketlerden rücu istemiyle açılan dava olduğunu, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağı ilkesi gereği huzurdaki davanın görülmesinde açık bir hukuki yarar eksikliğinin bulunduğunu, huzurdaki dava dosyası ile tarafları, konusu ve talep sonucu tamamiyle aynı olan ve ...

4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/229 E. sayılı dosyası ile yargılaması yapılan dava dosyasında, hakka hukuka, yerleşik içtihatlara ve hukukun genel ilkelerine uygun gerekçe ile davacının davasının reddine karar verilmiş olduğunu, davacı tarafın kararı istinaf etmesi üzerine inceleme yapan ...

Bölge Adliye Mahkemesi 31.Hukuk Dairesi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermesi ile yerel mahkeme kararının kesinleşmiş olduğunu, yine huzurdaki dava dosyası ile birebir aynı olan davacıları aynı statüde olan davalısı aynı olan, davaya dayanak ve sözleşme konusu aynı olan ... .... ... ... ... ...

Galeri Açma İşi için teklif vermiş ve ihaleyi kazanmış olduğunu, 22 Eylül 2008 tarihli sözleşme ile işe başlamış, yüklenimindeki işini büyük bir özveri ile bitirmiş olduğunu, müvekkilinin taahhüdündeki işi yerine getirirken sözleşme şartları dahilinde gerekli çalışanları 4857 Sayılı Kanun çerçevesinde istihdam etmiş, çalışanlarına gerekli ücret ve haklarını ödemiş, kanun çerçevesindeki sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiş olduğunu,

davalı Kurum tarafından ihale usulü ile akdedilen sözleşme gereğince faaliyetini sürdüren firmalarda çalışan bir kısım çalışanların Türkiye Kömür İşletmeleri tarafından muvazaa yapıldığı iddiası ile iş mahkemelerinde açılan davalarda, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu tarafından ihale edilen işlerin İş Kanunu'nun 2.maddesi kapsamında muvazaalı değerlendirilmiş ve intibaktan kaynaklı Fark Ücretler/İlave Tediyelerin davacı Kuruma ödettirilmiş olduğunu, kısaca rücuya konu edilen İş mahkemeleri kararlarının işçilik alacakları değil, muvazaadan kaynaklı İntibak/Fark Ücret alacakları olduğunu,

davacı Kurumun ise ödediği bu fark ücretleri/ilave tediyeleri sözleşme imzaladığı şirketlerden talep etmekte olduğunu, şayet ortada bir muvazaa var ise, bu muvazaanın davacıdan kaynaklanmış olduğunu, müvekkili açısından muvazaa yapıldığı yönündeki iddiaların gerçek ve mantık dışı bulunduğunu, davaya dayanak gösterilen iş mahkemeleri kararları incelendiğinde, muvazaadan sorumluluğun davacı kuruma ait olduğunun tespit edildiğinin görüleceğini, davacının kendi muvazaasına dayanarak müvekkiline dava açmasının hukukun temel ilkelerine aykırı bulunduğunu, iş bu sebeplerle davanın reddi gerektiğini,

müvekkili firmanın kanunlar çerçevesinde işini tamamlamış ve işveren idareye teslim etmiş olduğunu, müvekkili firmanın işini ve taahhüdünü muvazaalı kılıp, müvekkiline sorumluluk yüklenilmesinin kabul edilemez olduğunu, hukukumuzda kimse kendi muvazaasına dayanamaz yönünde benimsenmiş bir ilkenin bulunmakta olduğunu, huzurdaki davanın davacı ...tarafından yapıldığı iddia edilen işçi muvazaasından dolayı, ödediği miktarların firmalarından rücu istemine ilişkin bulunduğunu, dava dışı işçiler tarafından açılan mahkeme dosyaları incelendiğinde TKİ'nin muvazaa yaptığının, haksız yararlandığının tespit edilmiş olduğunu görüleceğini,

ortada bir muvazaa kararı var ise bunun muhatabının ...olduğunu, davacı tarafın atıfta bulunduğu sözleşmenin TİP Sözleşme olduğunu, sözleşme ve eklerindeki maddelerin sadece müvekkilinden sadır/kaynaklı hususlarda uygulanabileceğini, TKİ'nin kusuru ve ihmali olan hususlarda bu tip sözleşme hükümlerini uygulamanın hukuksuzluğa adaletsizliğe yol açacağını, Dava dosyasındaki iddia ve talepler ile ilgili müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, hiçbir şekilde davanın tarafı, muhatabı olmayacağı için müvekkili şirkete davalı sıfatıyla husumet yöneltilmesinde hukuki yarar bulunmamakta olduğunu,

ihale makamı olan davacı ...Genel Müdürlüğü'nün ihaleye çıkardığı işin, ihaleye katılanlar içerisinde en uygun teklifi veren müvekkili şirketlerin oluşturduğu adi ortaklık üzerinde kalmış olduğunu, davacı kurum tarafından yapılan, gerek sözleşmesi gerekse eki niteliğindeki teknik-idari şartnamesi davacı kurum tarafından hazırlanan, 4735 sayılı kanun doğrultusunda işlem gören ve uluslararası düzeyde katılımın sağlandığı bir ihalede müvekkilinin muvazaa yaptığı iddiasının mantıken ve fiziken mümkün bulunmadığını, burada bir muvazaa var ise bunun davacı kurumun muvazaası olduğunu,

davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve taleplerini asla kabul etmediklerini, davacı kurum ile müvekkili şirketler arasında taşeronluk sözleşmesinin olmadığını, müvekkili şirketin sözleşme konusu işi devir ile değil, uluslararası katılım sağlanan, 4734-4735 Sayılı Kanunlar çerçevesinde hazırlanan ve çıkarılan ihalede en iyi teklifi vererek almış olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin incelenmesinden görüleceği üzere müvekkili şirketçe üstlenilen işin maden işi-kömür çıkarma işi olmadığını,

sözleşmenin rödovans sözleşmesi değil aksine yapım isi sözleşmesi olduğunu müvekkilinin taahhüdündeki isi verine getirirken akdedilen sözleşme şartları dahilinde gerekli çalışanları 4857 Sayılı İş Kanunu çerçevesinde istihdam etmiş, çalışanlarına 4857 Sayılı Kanun gereğince gerekli ücret ve haklarını ödemiş, çalışanların hiçbir alacağı kalmamış, bütün sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiş olduğunu, davacı Kurumun dava dilekçesinde, işçiye ödenen ilave tediye, fark ücretler haricinde mahkeme dosyalarına yapmış olduğu harç masraflarını da rücu istemine konu etmesinin kabul edilemez olduğunu,

özellikle temyiz harcı ve onama harcının TKİ'nin hak arayışından kaynaklanmakta olduğunu, tamamen kendinden sadır olan ve hukuksal bir hakkın kullanılması sonucunda haksız çıkmasından dolayı ödemek zorunda kalınan masrafların rücu kapsamına alınamayacağını, talep edilen faiz türü ve faiz başlangıcı taleplerinin de yasal olmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

Arabuluculuk son tutanağı, ... .... .... esas sayılı takip dosyaları, ödeme belgeleri, bilirkişi raporu, dava dosyasında bulunan diğer deliller.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, ihale ile alınan işlerden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, dava dışı işçiler, ... .... ... ve ...tarafından ... İş Mahkemesinde açılan işçilik alacakları davası neticesinde hüküm altına alınan işçilik alacaklarının, icra takibine konu edilmeleri üzerine Kurumlarınca ödenmiş olduğunu, ödenen işçilik alacakları ve fer'ilerinden taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede yer alan düzenlemeler uyarınca davalı yüklenicilerin sorumlu bulunduğunu beyanla ödenen işçilik alacaklarının davalı yüklenicilerden rücuen tahsiline karar verilmesi istemi ile bu davayı açtığı görülmektedir.

Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 03/12/2024 tarihli bilirkişi raporunda;

1-) ... İş Mahkemesince dava dışı işçiler bakımından hüküm altına alınmış işçilik alacaklarının, davacı kurum ile alt yüklenici firma arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu kabul edilerek, 6772 Sayılı Kanun uyarınca ancak kamu kurumunca ve kurum işçisine ödenmesi gereken ilave tediye ücreti ile bu ücretler nedeniyle oluşan fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarına ilişkin olması nedeniyle, davacı Kurumun kanunen sorumlu bulunduğu iş bu işçilik alacağı ödemelerini, müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri ile taraflar arasındaki sözleşmede konuya ilişkin yer alan düzenlemeler çerçevesinde davalı alt yüklenici firmalara rücu edemeyeceğinin değerlendirilmiş olduğu,

2-) Bununla birlikte konuya ilişkin nihai hukuki takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olup, Sayın Mahkemece aksi kanaate varılarak, davacı Kurum tarafından müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri ile taraflar arasındaki sözleşmede konuya ilişkin yer alan düzenlemeler çerçevesinde ödediği işçilik alacaklarını, davalı alt yüklenicilere rücu edilebileceği kanaatine varılması halinde; “Yukarıda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca davalı yüklenicilerden Müştereken ve müteselsilen rücuen talep edilebilecek alacak miktarının 127.411,89 TL olacağı, iş bu alacağa aşağıdaki tabloda yer verilen ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilebileceği netice ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, İş Kanunu'nun 2. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler.

Nitekim, Borçlar Kanunu'nda müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği hüküm altına alınmış olup, müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun,

ödediği miktarı iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmektedir.

Nitekim, asıl işveren alt işveren arasındaki rücu ilişkisi bakımından veri Yüksek yargı kararlarında da; TBK m. 167” de belirtilen “hukuki ilişkinin niteliğine” bakmaksızın, taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinde konuyla ilgili özel bir düzenlemenin yapılıp yapılmadığına göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu durumlarda dahi rücu ilişkisi bakımından aralarındaki sözleşme hükümlerinin uygulanması ve rücu hususunda sözleşmede bir düzenlemenin bulunmaması durumunda ise eşit paylaşım karinesinin işletilmesi gerektiği içtihat edilmektedir.

Ancak, dava konusu somut ihtilaf bakımından dava dışı işçiler tarafından ... İş Mahkemesinde açılan dava dosyaları incelenmesinde; ... İş Mahkemelerinde açılan davaların işçiler tarafından. “Tunçbilek bölgesinde faaliyet gösteren ... .... ... ... ... ...

A.Ş adi ortaklığı işçisi olarak çalıştıkları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.10.2010 tarihli raporda alt işverenlik sözleşmesinin muvazaaya dayandığı sonucuna varıldığı, muvazaa olgusunun kesinleştiği, kendilerinin baştan itibaren davalı kurumun işçisi sayılmalarının yasal bir zorunluluk olduğu, muvazaa nedeniyle geçersiz bulunan taşeronluk sözleşmesine dayanılarak kendilerine asgari ücretten maaş ödenmesinin yasaya ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dengeleri kadrolu işçiler ile aynı ücret, sosyal haklar ve nakdi yardımları talep haklarının bulunduğu,

ilave tediye, ikramiye, prim, kömür yardımı, giyim eşyası yardımı ve sosyal yardımlar açısından çalışanlar arasında ayrım yapılamayacağı, işçilerim sendikal haklardan yararlanmasının engellendiği, davalı kuruma yapılan müracaata olumsuz cevap verildiği” bildirilerek İş Mahkemesinden yoksun kalınan ücret farkı (aylık ücret, prim, ikramiye, ilave tediye, sosyal yardım, yemek, süt, servis, giyim eşyası, yakacak yardımı) ve yargılama sonucu belirlenecek tüm ücret farkı alacakları, yine iş akdinin haklı gerekçe olmadan feshedilmiş olması nedeniyle ödenmeyen bu ücretler esas alınarak hesaplanacak fark kıdem tazminatı,

ihbar tazminatı alacaklarının davalı işverenlerden tahsili istemli olarak açılmış oldukları görülmektedir.

Kamu kurumlarında çalışan işçilere verilecek ilave tediyenin kanuni dayanağı 6772 sayılı Kanun olup söz konusu Kanun’da, kapsamda bulunan kamu kurumlarında veya devletin sermayesinin yarısından fazlasına sahip olduğu şirketlerde çalışan işçilere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her yıl için birer aylık istihkakları tutarında ilave tediye yapılacağı öngörülmüş bulunmaktadır.

Yani, 6772 sayılı Kanun kapsamında bulunan kurumlarda çalışan işçilere ancak ilave tediye ücreti (kanuni ikramiye) ödenebilmektedir. İşçi vasfını taşıyan kişinin 6772 sayılı Kanun kapsamında kalan kurumlarda, alt işverene bağlı olarak çalışması durumunda, asıl işveren ile alt işveren arasında muvazaa olmadığı takdirde, ilave tediyeden yararlanması ise mümkün bulunmamaktadır.

Bu doğrultuda, 6772 sayılı Kanun’da kapsamda bulunan kamu kurumlarında muvazaalı olarak alt işveren nezdinde çalışan işçiler ancak ilave tediyeden yararlanabilmekte olup, nitekim, konuya ilişkin Yüksek Yargı kararlarında da; “alt yüklenicinin kamu kurumunda iş almış olsa da 6772 sayılı yasanın 1.maddesindeki koşulları taşımayan alt işverenin ilave tediye ödeme yükümünün bulunmadığı” istikrarlı bir şekilde içtihat edilmektedir.

...

İş Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde hüküm altına alınan işçilik alacaklarının ise, davacı Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu ile davalı alt işverenler arasındaki hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve davacı işçilerin başlangıçtan itibaren Türkiye Kömür İşletmeleri işçileri olduğu kabul edilerek, 6772 sayılı Kanunun kapsamında işyerinde çalışan işçilerin ilave tediye alacağı ile bu ücretlere göre hesaplanan fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiş olduğu, bu bağlamda, ...

İş Mahkemesince dava dışı işçiler bakımından hüküm altına alınmış işçilik alacaklarının, davacı kurum ile alt yüklenici firma arasındaki asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı kabul edilerek, 6772 Sayılı Kanun uyarınca ancak kamu kurumunca ve kurum işçisine ödenmesi gereken ilave tediye ücreti ile bu ücretler nedeniyle oluşan fark kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına ilişkin olması nedeniyle, davacı Kurumun kanunen sorumlu bulunduğu iş bu işçilik alacağı ödemelerini,

müşterek müteselsil sorumluluk hükümleri ile taraflar arasındaki sözleşmede konuya ilişkin yer alan düzenlemeler çerçevesinde davalı alt yüklenici firmalara rücu edemeyeceği anlaşıldığından (Yargıtay 13.H.D. 31/05/2018 T. 2016/5239 E., 2018/6467 K.. Yargıtay 13.H.D. 31/05/2018 T. 2016/5222 E., 2018/6466 K.) aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın reddine,

2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın 2.175,89 TL peşin harçtan düşümü ile artan 1.560,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,

3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 127.412,39 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/361, K. 2025/34, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No : 2025/34
  5. Türk Milleti Adına
  6. Karar
  7. Dava
  8. Dava Tarihi : 22/05/2024
  9. Karar Tarihi : 28/01/2025
  10. Karar Yazım Tarihi : 14/02/2025
  11. Dava
  12. Cevap
  13. Deliller
  14. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/361
Karar No
2025/34
Tarih
28 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/361 K.2025/38
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/361 K.2025/40
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/362 K.2025/22
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/362 K.2025/101
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/362 K.2025/35
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/362 K.2025/16

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.