KÜNYE
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2025/157
- Karar tarihi
- 18 Mart 2025
Karar Metni
2.459 kelime·12 dk okuma·13 bölüm
T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2024/701 Esas - 2025/157 T.C.
ANKARA
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/701 Esas
KARAR NO : 2025/157
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 15/10/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/04/2025
Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, ... Genel Müdürlüğünün 233 Sayılı KHK hükümlerine tabi olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, ...
Genel Müdürlüğünün hizmet binası ile işletmekte olduğu hava liman/meydanlardaki güvenlik hizmetlerinin piyasaya yaptırılmakta olduğunu, ...Yenişehir Güvenlik Hizmetlerinin de davalı firmalara yaptırılmış olduğunu, davalılar bünyesinde 15.04.2009 tarihinden beri ...Yenişehir Havalimanında çalışmakta iken, 31/03/2022 tarihinde emekli olan ...'a 01/06/2023 tarihinde 252.156,81 TL kıdem tazminatı ödemesinin yapılmış olduğunu, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşmeler ve eki teknik şartnamelerde yer alan düzenlemeler uyarınca işçiye ödenen kıdem tazminatından davalıların sorumlu bulunduğunu,
müvekkili kuruluş tarafından ödenen 252.156,81 TL'den 01/01/2017-31/03/2022tarihleri arası dönemin yüklenici şirketlerden rücuen tahsilinin sağlanmış olup, davalıların sorumluluğuna düşen 138.277,95 TL için rücu taleplerinin bulunduğundan iş bu davayı açma zaruretinin hasıl olmuş olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 138.277,95 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Yatırım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dosya kapsamına işçinin iş akdinin sona erme sürecine dair detaylı bilgi ve belgenin sunulmamış olduğunu, dava dilekçesinden ise davacı işçiye herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın rızaen ödeme yapıldığının anlaşılmakta olduğunu, ancak dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı,
hak kazanması ihtimalinde ödenmesi gereken miktara ilişkin yargılama yapılmamış olduğunu, davacının rızasıyla yaptığı ödeme için rücu talebinin kabulünün mümkün bulunmadığını, işçinin müvekkili şirketteki çalışmasının sona ermesinin akabinde devralan işveren nezdinde çalışmaya devam etmiş olup en nihayetinde ise davacı taraf nezdinde çalışmakta iken iş akdinin sona ermiş olduğunu, işçinin müvekkili şirketteki çalışmasının işyeri devri nedeniyle sona erdiğinin, işyeri devrinin fesih niteliğinde olmadığının, dolayısıyla fesihle doğan alacaklara hak kazanılmayacağının gözetilmesi gerektiğini,
işçiye yapılan ödemelerden son işverenin sorumlu olacağını, kıdem tazminatından sorumluluğun ilgili kamu kurum veya kuruluşlarında olduğu ve onlar tarafından ödenmesi gerektiğinin, emredici düzenlemeler ile hüküm altına alınmış olduğunu, nitekim Anayasa Mahkemesi'nin E.2019/42-73 K, 19.09.2019 tarihli kararında da bu hususun açıkça ifade edilmiş olduğunu, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 78.30. maddesinde yer alan asgari işçilik bedelleri arasında kıdem tazminatının çıkarılması sonrasında İ.K.'nun 112/2.maddesine göre kıdem tazminatından asıl sorumlunun asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları olduğundan bahisle ,
alt işverenlere rücu edilebilmesi için ancak ihale sözleşmesinde buna ilişkin açık hükmün yer alması gerektiği düzenlemesine gidilmiş olduğunu, dolayısıyla her ne kadar AYM tarafından m.112/6 iptal edilmişse de, hem Tebliğ'in 78.30'daki düzenlemesi hem de İ.K. m 112/2 gereğince kıdem tazminatından asıl sorumlunun asıl işveren kamu kurum ve kuruluşları olduğunun açık ve emredici yasayla hüküm altına alınmış olduğu gözetilerek müvekkili şirketin kıdem tazminatından sorumluluğun olmadığının ortada olduğunu, bununla beraber her ne kadar AYM tarafından m.112/6 iptal edilmişse de,
söz konusu iptal kararının geriye yürümezliği kuralı gereğince müvekkili şirket lehine usuli kazanılmış hakkın doğmuş olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ihale süresini kapsayan belirli süreli personel temini sözleşmesi imzalanmış olduğunu, dava dışı işçinin bu kapsamda müvekkili şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalışmış olduğunu, ihale sonunda da işyeri devrinin gerçekleşmiş olduğunu, sözleşmenin müvekkili şirkete işin devamı süresince personelin SGK primleri, vergileri, ücreti, yol yemek ücreti v.s. gibi düzenli ve sürekli verilen hakların teslimi ile ilgili sorumluluk verilmiş olduğunu,
feshe bağlı olan kıdem tazminatı gibi ücretlerden müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmamakta olduğunu, müvekkili şirketin ihale bedelleri kapsamında bu bedellerin karşılığını da almamış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, sözleşme lafzında müvekkili şirkete yalnızca iş ilişkisinin devamı sırasınca ödenecek haklar ile ilgili sorumluluk yüklenmiş olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede müvekkili şirketin dava dışı işçilere yapılan ödeme kalemlerinden sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığından müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere,
müvekkilinin sorumluluğuna hükmedilmesi halinde bile müvekkili şirketin kendi hizmet döneminin yarısından sorumlu olabileceğini, yine bu miktarın işçinin müvekkili şirket nezdinde aldığı ücret dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, yine kabul anlamına gelmemek üzere, davacının ödeme yaptığı tarihte müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olması nedeniyle ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesinin mümkün bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalılar davaya karşı cevap vermemiştir.
DELİLLER
Arabuluculuk son tutanağı, hizmet alımı sözleşmeleri, bilirkişi raporu, kıdem tazminatı bordrosu, ödeme dekontları, dava dosyasında bulunan diğer deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuş, 14/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
1) Türk Borçlar Kanunu ve içtihat hükümleri gereğince, dava dışı işçinin asıl işveren işyerinde çalışması ile davacı konumundaki asıl işverence ödenen toplam kıdem tazminatı işçilik alacağı bakımından, hizmet temin eden davalı yüklenicilerin kendi hizmet dönemleri ile sınırlı olarak sorumluluklarınm varlığı ile rücuen tahsilinin talep edilebileceği,
2) Bu doğrultuda yapılan tespit ve hesaplamalar uyarınca;
-Davalı yüklenici Ek Mobil Özel Güvenlik Ltd. Şti. firmasından rücuen talep edilebilecek alacak tutarının 12.727,16 TL,
-Davalı yüklenici ... Özel Güvenlik Ltd. Şti. firmasından rücuen talep edilebilecek alacak tutarının 71.590,26 TL,
-Davalı yüklenici ...Yatırım A.Ş. firmasından rücuen talep edilebilecek alacak tutarının 53.692,70 TL olacağı netice ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davacı ile davalı yüklenici ...Ltd. Şti. firması ile akdedilmiş, 2008/162463 İ.K.N.lı hizmet alım sözleşmesinin, 23.b ve sözleşme eki İdari Şartnamenin VI.b maddesinde. “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş Kanunu, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir.
Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine, yine, hizmet alım sözleşmesi eki Teknik Şartnamenin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlıklı 10.11. maddesinde. “Yüklenici istidam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, SSK Mevzuatı diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur.
Personelin 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen özel güvenlik personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine;
Davalı yüklenici ... Ltd. Şti. firması ile akdedilmiş, 2009/138681 ve 2011/30783 İ.K.N.lı hizmet alım sözleşmeleri eki İdari Şartnamelerin, VI. Maddelerinde. “Yüklenicinin istihdam ettiği personelin, İş Kanunu, SSK Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir.
Yüklenici tarafından istihdam edilen personele ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine, 2010/578117, 2011/23983, 2011/92672 2012/195656 ve 2013/22789 İ.K.Nlı hizmet alım sözleşmeleri eki Teknik Şartnamelerin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlıklı 10.10. Ve 10.11.maddelerinde.
“Yüklenici istidam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, SSK Mevzuatı diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur. Personelin 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen özel güvenlik personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemesine;
-Davalı yüklenici ...Güv. A.Ş. firması ile akdedilmiş, 2013/87270 ve 2014/64355 İ.K.Nlı hizmet alım sözleşmeleri eki Teknik Şartnamelerin, “Yüklenici Firmanın Yükümlülükleri” başlıklı 10.11. ve 10.20.maddelerinde. “Yüklenici istidam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, SSK Mevzuatı diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur.
Personelin 4857 Sayılı İş Kanunu ve ilgili Yönetmeliklerden doğan tüm ekonomik ve sosyal haklarını yerine getirmekle yükümlüdür. Yüklenici tarafından istihdam edilen özel güvenlik personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” ve “Yüklenici istidam ettiği özel güvenlik personelinin İş Kanunu, SSK Mevzuatı diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, tüm hak ve alacaklar bakımından muhatabı ve sorumlusudur.
Yüklenici tarafından istihdam edilen özel güvenlik personeline ilişkin herhangi bir sorumluluk ...'ye yüklenemez” düzenlemelerine yer verildiği;
Konuya ilişkin Yargıtay 6. Hukuk Dairesi ve 23. Hukuk Dairesi'nin güncel kararlarında “Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin: yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.” (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10.02.2020 tarih ve 2019/643 E., 2020/822 K. sayılı kararı) hükümlerine yer verildiği,
taraflar arasında akdedilmiş sözleşmede işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davacı asıl işveren Genel Müdürlüğün sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün de bulunmadığı, bu nedenle, dosya kapsamı itibariyle davalı yükleniciler ile akdedilmiş hizmet alım sözleşmesi ve sözleşme eki ihale dokümanında işçilerin iş akitlerinin feshi halinde doğacak işçilik alacaklarından davalı yüklenicilerin sorumlu olacağının ön görülmüş olması ile yine sözleşmelerde, davacı asıl işveren Genel Müdürlüğün sorumlu olacağına dair bir sözleşme hükmünün bulunmaması itibariyle, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından,
davacı Genel Müdürlük ile davalı yüklenicilerin “genel hükümler” uyarınca yarı/yarıya sorumluluğunun bulunmadığı, davacı Genel Müdürlük tarafından ödenen işçilik alacaklarından, davalı yüklenicilerin hizmet dönemlerine tekabül eden tutarların, tamamının rücuen tahsilinin talep edilebileceği;
Dava dışı işçİ ...'un emeklilik nedeni ile iş akdinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona ermesi üzerine, davacı Genel Müdürlük tarafından, işçinin kıdem tazminatı hesabında esas alınmış hizmet süresinin, işçiye ait kıdem tazminatı bordrosu ve hizmet cetveli uyarınca, 15/04/2009-17/05/2023 tarihleri arası 14 yıl 1 ay 3 gün olduğu, davacı Genel Müdürlük tarafından dava dışı işçiye 01/06/2023 tarihinde yapılmış olan brüt 252.156,81 TL kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle, davalı yüklenici ... .... ...
Güvenlik Ltd. Şti. firmasının sorumlu olacağı tutarın 252.156,81 TL /5072 gün x 256 gün-12.727,16 TL, davalı yüklenici ... Özel Güvenlik Ltd.
Şti. firmasının sorumlu olacağı tutarın 252.156,81 TL /5072 gün x 1440 gün-—71.590,26 TL, davalı yüklenici ...Yatırım A.Ş. firmasının sorumlu olacağı tutarın 252.156,81 TL /5072 gün x 1080 gün-53.692,70 TL olduğu, işçinin münhasıran davacı Genel Müdürlük nezdindeki çalışmaları nedeniyle, davacı Genel Müdürlük üzerinde bırakılan tutarın 252.156,81 TL /5072 gün x 406 gün-20.184,47 TL olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/701, K. 2025/157, 18 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama