KÜNYE
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. Ankara On İkinci Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2026
- T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2026/1 Esas - 2026/96
- Esas no
- 2026/1
- Karar no
- 2026/96
Karar Metni
1.422 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
...
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/04/2021
KARAR TARİHİ : 06/02/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ :16/02/2026
Mahkememizde açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Mülkiyeti davalı ...ye ait olan ve davalı ile yapılan sözleşme gereğince müşterek kullanılan "...adresinde .... zemin katının Kurumumlarına tahsisli olduğunu, ...’nin 22/02/2013 tarih ve 237 sayılı yazısında bahsi geçen binada yapılan deprem ön incelemesi sonucunda ağır ve yüksek maliyetli deprem ve güçlendirme çıktığı, 2. ve 3. katların yıkılmasına ve binada mevcut teknik sistemlerin, binanın kalan zemin ve 1. katına yerleştirilmesine karar verildiğinu, bu nedenle binada planlanan yerleşimlerin yapılabilmesi için zemin katta kendilerine tahsis edilen alanların tahliyesinin, 03/01/2013 tarihli...
Arasında ki" İşletme Faaliyetleri Düzenleme Protokolü" ile "Müşterek Hizmet Verilecek Gayrimenkullere İlişkin Protokole Ek Protokol'ün" 2 nci maddesi gereğince ,sağlanmasının bildirilmesi üzerine, Kurumumlarınca tahsis edilen zemin katın tahliye edildiğini ve 05/12/2013 tarihinde yeni bir işyeri kiralandığını, kiralanan iş yerinde tadilat yapılarak 08/09/2014 tarihinden itibaren hizmet verilmeye başlandığını, aradan geçen süre zarfında tahliye edilen binada güçlendirme çalışması yapılmadığını, binanın ikinci ve üçüncü katlarının yıkılmadığı gibi, kendileri tarafından boşaltılan zemin katın da davalı şirketce kullanıldığını ,
bunun idari yazışmalardan açıkça anlaşıldığını, Oysaki taraflar arasında imzalanan "Müşterek Hizmet Verecek Gayrimenkullere İlişkin Protokol" gereği, birbirinin kullanımına bırakılan gayrimenkullerin tahsis süresinin 49 yıl olduğu ve tahsis süresi dolmadan gayrimenkulün kısmen veya tamamen tahliyesinin talep edilemeyeceğinden Kurumları tarafından öncelikle 31/03/2015 tarih, 7483 sayılı yazı ve 20/05/2015 tarih ve 11461 sayılı yazılar ile;
boşaltılan binanın protokol hükümleri gereğince iadesinin talep edildiğini, bu yazılarına karşılık davalı tarafça 01/06/2015 tarih ve ... sayılı yazı ile;" Söz konusu güçlendirme projesi ile ilgili çalışmaların Genel Müdürlüğümüze sunulmuştur ve yetkisi beklenmektedir. Boşa çıkan alan teknik zorunluluk nedeniyle sistem montajı amacıyla kullanılacaktadır." şeklinde bildirimde bulunularak iadeden kaçınıldığını, süregelen yazışmaların da aynı yönde olduğunu, bu nedenle ...
Kurumlarına tahsisli alanından hukuksuzca tahliye edilmesi ve tahsisli alanın iadesinden kaçınılması nedenleriyle, başka bir binada hizmet verilmek üzere ödenmek zorunda kalınan 12.03.2021 tarihi itibariyle 820.352,00-TL kira gideri ve 286.084,48-TL (KDV hariç) yeni taşınılan bina için yapılan bakım-onarım gideri olmak üzere toplam 1.106.436,48- TL'nin giderin ödeme tarihlerinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu, davaya konu ... bulunduğu taşınmazın mülkiyetinin şirketlerine ait olduğunu, ...hizmetlerinin ayrıştırılmasının neticesinde; devir işlemlerinin gerçekleştirildiği, taraflar arasında müşterek hizmet verilecek gayrimenkullere ilişkin 24.04.1995 tarihli "Müşterek Hizmet Verilecek Gayrimenkullere ilişkin Protokol" imzalandığını, protokolün amacını Ana Başlıklı 3. Maddesinde;
bölünme nedeniyle gayrimenkullerin paylaştırılmasından sonra...mülkiyetinde kalan ve ... mülkiyetinde kalan ve ... tarafından verilen hizmetlerin aksamamasını teminen, müşterek kullanılacak gayrimenkullerin tahsisi ve kullanım şartlarına ilişkin düzenlemeler olduğunun belirtildiğini, söz konusu “Protokol” ile davaya konu taşınmazın;
davacının kullanımına 49 yıl süre ile tahsis edildiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava tarihinden önce müvekkili şirketin temerrüte düşürülmediği için faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olduğunu,...'nin davaya konu gayrimenkullerden tahliyesinin talep edilmesinin protokole uygun olduğunu, davaya konu somut olayda kiracının tazminat talep etme koşulları oluşmadığını, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun , "Gereksinim, yeniden inşa ve imar” başlıklı 350. maddesi ve "Yeniden Kiralama Yasağı” başlıklı 355. maddesinin uygulanması gerektiğini, şirketleri ve...
Kurumu arasında imzalanan protokol uyarınca "yıkım kararı alındığı bildirilen ve fakat sonrasında bu karar yerine işletmesel karar gereğince "tadilatına karar verilen” İzmir Aliağa Santral binasının, TBK 355. maddesi hükmü uyarınca yeniden inşa ve imar amacıyla tahliye edildiğini ve tahliye sonrası 3 yıllık zaman diliminde üçüncü bir kişiye kiralama yapılmaksızın kullanıldığını ve İhtiyaç sebebiyle bizzat müvekkili şirket tarafından kullanılmaya başlanmış olduğunun dikkate alınması gerektiğini, bu bağlamda TBK 355. maddesinden kaynaklanan herhangi bir sorumlulukları bulunmadığını,
davacı...'ye 09.10.2018 tarih ve 28.09.2020 tarihli yazılar ile tahliye edilen alanların , Müşteri Hizmetleri için kullandıkları mevcut alanların korunması koşulu ile Zemin kat ve Bodrum katta bulunan boş kısımlardan eski kullanım oranı miktarındaki alanın Kuruma tahsis edileceğinin bildirildiğini, davacı kurumun söz konusu bildirime rağmen taşınmaza tekrara taşınmadığını belirterek; davanın öncelikle görevsizlik nedeniyle reddine, aksi halde haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan" müşterek hizmet verilecek gayrimenkullere ilişkin protokol" kapsamında, davacı kuruma kullanımı 49 yıllık süre için bırakılan gayrimenkulün, süresi dolmadan önce tahliyesinin istenmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanarak yapılan yargılama neticesinde, 01/06/2022 tarih ve ... sayılı ilamıyla; "..davacının taraflar arasındaki protokol gereğince 49 yıllığına ''...' adresindeki davalıya ait gayrimenkulü ... zemin katının kurumlarına tahsis edildiği ve protokol gereğince bilahare 03.01.2013 tarihli protokol kapsamında söz konusu yerin güçlendirme çalışmaları yapılacağından tahliyesinin istenmesi üzerine,
05.12.2013 tarihinde yeni bir işyeri kiralanarak bu yerde yapılan tadilattan sonra 08.09.2014 tarihinden itibaren bu yerde hizmet verilmeye başlandığını, davalının bu tarihten sonra güçlendirme çalışması yapmadığının tespit edildiği,
31.05.2015 tarihinden başlamak üzere değişik tarihlerde söz konusu yerin kendilerine iadesi aksi halde bu nedenle ödemek zorunda kalınan giderlerin karşılanmasının istendiği ancak davalının bu talepleri nazara almadığı ve bu yeri kendisinin kullandığı ve bir kısmını 3. Şahsa kiralandığı anlaşılmakla protokolün 5. Maddesi gereğince kullanımda bırakılan gayrimenkulün tahsis süresinin 49 yıl olduğu halde protokolün 13. Maddesine aykırı olarak tahsis süresi dolmadan gayrimenkulün tahliyesi talep edildiğinden davacının davalı tarafından protokol hükmünün haksız olarak ihlali nedeniyle davacının uğradığı zararlar (ödediği kira bedelleri ve
kullanım amacına uygun hale getirmek için kiralanan yere yapılan tadilat ve onarım giderleri) davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla, .......1-Davacının davasının KABULÜ İLE. 820.352,00-TL kira ödemesinden kaynaklı ve 286.084,48-TL bakım ve onarım giderinden kaynaklı olmak üzere toplam 1.106.436,48-TL ' nin dava tarihinden itibaren 3905 sayılı yasanın 2/2 maddesinde ön görülen şekilde avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." karar verilmiştir.
İş bu kararın davalı vekilince istinafı üzerine, .... sayılı ilamıyla, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilince ... kararının temyizi üzerine, ...sayılı ilamıyla;"... uyuşmazlığın dayanağı olan sözleşmenin kira sözleşmesi unsurlarını içermemesi nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin görevli olmasına, sözleşmeden kaynaklı istemin zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmüş olmasına ve özellikle yıkım kararından vazgeçildiği davalı tarafın kabulünde olmakla, davalının taraflar arasındaki 24.04.1995 tarihli tahsis protokolünü ihlali nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. ..
İlk Derece Mahkemesince; davacının yeni kiraladığı iş yerine yaptığı 286.084,48 TL bakım ve onarım giderinin de tahsiline karar veriliş ise de, söz konusu masraf üçüncü kişinin taşınmazına yapılan kazandırma niteliğindedir. Bu itibarla, bu kaleme yönelik talebin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. ..."gerekçesiyle, kararımız bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uyan bozmaya ilamına uyularak ve dosya kapsamı nazara alınarak yapılan inceleme neticesinde; davacının, davasının kira ödemesinde kaynaklı zarar yönünden kabulüne, 3. Kişile ait kiralanan taşınmaza yapılan bakım ve onarım giderlerinin üçüncü kişiye yapılan kazandırma niteliğinde olduğundan davalıdan talep edilemeyeceği gözetilerek, bu kalem talep yönünden ise davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/1, K. 2026/96, 6 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama