KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/204 Esas - 2024/678
- Esas no
- 2023/204 Esas
- Karar no
- 2024/678
- Hakim
- ....
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- 2- ...
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 20/03/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24.10.2024
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Dava dışı işçi ...'ın işyerinde geçirdiği kaza sonucu yaralanması nedeniyle .... Esas sayılı dosyasında açılan maddi ve manevi tazminat davasının kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın, ....
Esas sayılı dosyada başlatılan icra takibi üzerine, davacı Kurum tarafından 29.03.2018'de 9.262,96 TL ödeme yapıldığını, iş mahkemesi kararının kesinleştiğini, dava dışı işçinin müvekkili Kurum bünyesinde ihale ile temizlik hizmetlerinde bulunan davalı şirketlerde çalışan bir işçi olup taraflar arasındaki sözleşmenin 22. Maddesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürüp müvekkili kurum tarafından ödenen 9.262,96 TL'nin ödeme tarihinden olan 29.03.2018 tarihinden itibaren işleyen %15 sözleşme faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Vekili cevap dilekçesinden özetle.
Müvekkil şirket ve diğer davalılar aleyhine, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili talepli olarak işbu davanın açıldığını, davacı tarafın davasında haksız ve kötü niyetli olduğunu, öncelikle davacının dava konusu alacaklarının dava tarihinde zamanaşımına uğramış olup davacının zamanaşımı sebebi ile müvekkil şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini,
dava dışı işçi ile müvekkil şirket arasında iş ilişkisinin sona ermesinin ardından dava dışı işçi ile müvekkil şirket arasında ikale sözleşmesi imzalanmış olup söz konusu ikale sözleşmesi ile dava dışı işçinin müvekkil şirketten talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağı kalmadığını bildirip davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı ... şirketi davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların gösterdiği deliler toplanmış, taraflar arasındaki sözleşmeler dosya içerisine alınmış, dava dışı işçiye ait ... kayıtları getirtilmiş, .... sayılı dosyası ve .... Esas sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden getirtilmiş, ... ve davalı şirketlere yazılan müzekkere cevapları gelmiş, gerekli tüm bilgi ve belgeler toplandıktan sonra bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Dava dışı işçi ...'ın davacı ve davalılar aleyhine .... sayılı dosyasında iş kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat talebiyle dava açtığı, mahkemece 01/12/2017 tarihinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine .... sayılı kararı ile kesin olarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, davacı ... ... tarafından ... Esas sayılı dosyada dava dışı işçi ... için 9.262,96-TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ...'ya aldırılan 21.12.2023 tarihli raporda özetle; "1-Dava dosyası incelenmiş olup dosyada mübrez son tarihli .... Esas sayılı icra dosyasının 30.04.2018 tarihli dosya kapak hesabı uyarınca davacı kurumun 9.642,27 TL toplum borcu olduğu ancak; 9.262,96 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. 29.03.2018 tarihli tahsilat makbuzu da ödeme tutarını doğrulamaktadır.
2-Dosyada iş ortaklığı sözleşmesinin mevcut olmaması nedeni ile TBK 167 gereği her bir davalının sorumluluğu birbirine eşit olarak hesaplanmıştır.
3-Davacı kurumca ödenen tutar 9.262,96 TL'dir. Yapılan ödeme, rücu edilebilecek tutarın üst sınırını belirlemekte olup bu tutar üzerinden rücu hesabı yapılacaktır.
TBK 167'ye göre davalıların pay oranları eşit kabul edilerek ... Ltd. Şti.'ye 4.631,48 TL ve ... Ltd. Şti.'ye 4.631,48 TL olmak üzere toplamda 9.262,96 TL rücu edebileceği ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti. Arasındaki iş ortaklığı sözleşmesinin dosyaya kazandırılması halinde bu sözleşmedeki pay oranlarına hesaplama yapılabileceği değerlendirilmiştir." bildirmiştir.
Davalı şirketler arasındaki iş ortaklığı sözleşmesinin dosyaya kazandırılması için ... ve davalılara yazılan müzekkerelere olumlu cevap verilmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 21/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.
Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Buna göre davalı şirketlerin davacı tarafça ödenen maddi ve manevi tazminatından, işçiyi çalıştırdıkları döneme ve süreye isabet eden tutarlarda sorumlu oldukları, davalı şirketlerin iş ortağı oldukları, ancak iş ortaklığı sözleşmesine ulaşılamadığından her iki şirketin ödenen miktardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, şirketlerin ödenen miktarın ne kadarından sorumlu olacaklarının kendi iç ilişkileri olduğu anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip .... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/204, K. 2024/678, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama