KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Esas no
- 2023/301 Esas
- Karar no
- 2024/776
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - .....
- Davalı
- ... - ... ...
- Dava
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/09/2018
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 12/12/2024
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, 24/06/2012 tarihli sözleşme ile müvekkilinin yükümlülüğündeki ..... hizmet binası inşaatı elektrik tesisatı yapım işini üstlendiğini, işi yetmiş beş gün içerisinde tamamlaması gerekirken eksik ve hatalı imalatları yarım bırakarak işyerini terk etmek suretiyle sözleşmeden eylemli olarak döndüğünü, davalı tarafından sözleşmeden eylemli olarak dönüldükten sonra 19/12/2012 tarihinde 164.30 TL alacaklı olunduğundan bahisle geçici kabule esas olmak üzere hak ediş raporu gönderildiğini, yollanan hakediş haksız olduğundan müvekkilince kabul edilmediğini, davadan önce ....
Noterliği'nin 04/11/2013 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmeden eylemli olarak dönüldüğü hatırlatılmış, eksik ve hatalı işlerin tamamlanmaması halinde gecikme cezası da talep edilmesi suretiyle dava açılacağının bildirildiğini, davalının eksik ve kusurlu işlerden sorumlu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 26.2 maddesinde "yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her takvim günü için 1.000-TL gecikme cezası uygulanır" kuralına yer verildiğini belirterek,
şimdilik 50.000,00-TL eksik ve kusurlu işlerden doğan tazminat ile cezai şart alacağının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, mahkememizce talep sonucunun açıklanmasın için verilen süre nedeniyle sunulan 21/11/2023 tarihli dilekçe ile ise 30.000,00-TL eksik ve ayıplı işlerden doğan tazminat, 20.000,00-TL cezai şart talep edildiği açıklanmıştır.
CEVAP
Davalı yana usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ise de cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce deliller toplanmış, gerek taraflar arasındaki sözleşme, hakediş ve ekleri gerekse işsahibi .....'ndan ... Hizmet Binası Yapım işine dair hakedişler, icmaller ve kabul tutanakları celp edilmiş, inşaat mühendisi, elektrik mühendisi, mali müşavir ve nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyeti aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyetince sunulan 22/04/2024 tarihli kök, 16/09/2024 tarihli ek bilirkişi raporu ile özetle; "...taraflar arasında 24.06.2012 tarihli “.....
Hizmet Binası İşine Ait Elektrik İşi Sözleşmesi” ile davacı işveren ile davalı yüklenici arasında yapım işine ait elektrik tesisatının birim fiyatlı anahtar teslim olarak KDV hariç toplam 412.300,76-TL tutarında sözleşme imzalandığı, ... firmasının 2012 yılında Servotek şirketinden 305.371,89-TL’lik mal/hizmet alımında bulunduğu kayıtlı olup, işletme defterine tahsil edilen ve/veya yapılan ödemeler kayıt edilmediğinden dolayı davacı yasal defterlerinde ödemelere ilişkin tespit yapılamadığı, ancak dosyaya sunulan dekontlarla yapılan ödeme toplamının 280.758,15-TL olarak hesaplandığı,
davacı yasal defterlerinde 2013 yılı içerisinde davalı şirket hariç 3. şahıslardan KDV hariç 376.525,66-TL’lik mal/hizmet alımında bulunduğu kayıtlı olduğu, dosyaya sunulan hakediş son sayfalarıyla “.....” ne ait olduğu, yapım işiyle ilgili olarak toplam 7 adet hakediş düzenlendiği ve bu hak edişlerden 5 adedine ait kapak sayfasının bulunduğu, ..... no.lu hak edişlerin bulunmadığı, elektrik imalatlarına ait toplam imalat bedelinin en son 5. hakedişte görülebildiği gibi KDV hariç 523.525,01-TL olarak davanın taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 412.300,76/523.525,01= %21 daha fazlası olduğu, davacı alacağı hususunda;
taraflar arasındaki ilişkide mali kayıtlar esas alındığında; davacının ticari defterlerindeki en son kayıt tarihinin 30.10.2012 tarihi olduğu, bu durumda bu tarih itibariyle davacı kayıtlarıyla davalı şirket tarafından tamamlanan KDV dahil 305.371,89-TL tutarındaki mal ve hizmetin kabul edildiği, buna karşın yapılan ödemenin de 280.758,15-TL olduğu ve bu durumda davacının fazla ödeme sebebiyle alacağının bulunmadığı,
davacının mali kayıtlarında 2013 yılı içerisinde davalı şirket hariç 3. şahıslardan KDV hariç 376.525,66-TL’lik mal/hizmet alımında bulunduğu kayıtlı olduğu ve dosyaya sunulan hakediş sayfaları esas alındığında;18/10/2012 tarihli 5. hakediş imalat tutarının KDV hariç 523.525,01-TL olarak elektrik imalatlarına ilişkin son tutar olduğu kabul edilirse, bu durumda davalı tarafından gerçekleştirilen imalat miktarı = 523.525,01 - 376.525,66 = 146.999,35-TL (KDV hariç), KDV dahil toplam = 146.999,35 x 1,18 = 173.459,20-TL, davalıya ödenen tutar = 280.758,15-TL,
davacı tarafından yapılan fazla ödeme sebebiyle davacı alacağı = 280.758,15 - 173.459,20 = 107.298,92-TL olacağı, gecikme cezası hususunda; mali incelemelere göre taraflar arasındaki son kayıt tarihi 30/10/2012 tarihine ait olduğundan.
30/10/2012-12/09/2012 tarihleri arasında gecikilen gün sayısı = 49 gün günlük gecikme cezası = 1.000,00-TL toplam gecikme cezası = 1.000,00 x 49 = 49.000,00-TL olarak hesaplandığı, geçici kabul itibar tarihine göre; geçici kabul itibar tarihine göre gecikilen gün sayısı= 01/12/2012-12/09/2012= 81 gün günlük gecikme cezası = 1.000,00-TL toplam gecikme cezası = 1.000,00 x 81 = 81.000,00-TL olarak hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları sunulmuş ise de davalı tarafından bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır. HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal: ......, 28/03/2018 tarih ve ..... sayılı ilamı).
Bu hususla birlikte mahkememizce dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporlarının hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile cezai şart istemine ilişkin olup davacı yüklenici, davalı taşerondur.
Davacı yüklenici özetle, taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davalı taşeronun üstlenmiş olduğu işleri yarım bırakarak işi terk ettiğini ve sözleşmeden eylemli olarak döndüğünü iddia ederek eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile cezai şart alacağının doğduğunu belirtmiş, davalı ise cevap dilekçesi sunmayarak davacı iddialarını inkar etmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her birinin, hakkın dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle, kural olarak eksik ve ayıplı işlerin varlığını bu husustan lehine hak çıkaracak olan davacı yüklenici, giderildiğini ise davalı taşeron ispatlamalıdır (Emsal: .....), ancak öncesinde davalı taşeron, eseri davacı iş yükleniciye sözleşmeye uygun teslim ettiğini kanıtlamak, davacı yüklenici de iş bedelinin ödendiğini kanıtlamak yükü altındadır (Emsal: ......'nin 17/02/2014 tarih ve ..... sayılı ilamı).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; davacı yüklenici ile davalı taşeron arasında 24/06/2012 tarihinde ".....
İşine Ait Elektrik İşi Sözleşmesi" imzalandığı, sözleşmenin 6. maddesi gereğince birim fiyatlı olduğu, 9. maddesi gereğince 75 gün içerisinde tamamlanarak teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, 26.1. maddesinde "...yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde 5 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanır." denildiği, 26.2. maddesinde "yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde gecikilen her takvim günü için 1.000-TL gecikme cezası uygulanır" şeklinde cezai şart hükmüne yer verildiği,
dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davalı taşeron tarafından işin tamamlanmadığı ve sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği anlaşılmıştır.
Davacının incelenen ticari defter ve kayıtlarında uyuşmazlık konusu sözleşme dönemi içerisinde davalıdan KDV dahil 305.371,89-TL tutarında hizmet alındığı kayıtlı olmakla beraber mahkememizce gerek dava dışı iş sahibinden uyuşmazlık konusu sözleşmeye dayanak asıl işe dair celp edilen hakediş ve ekleri gerekse taraflarca dosyaya kazandırılan aynı mahiyetteki kayıt ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dönemine ilişkin iş sahibinden celp edilen 5. no.lu hakedişin mahkememizce yapılan incelemesinde "....."ne dair olduğu görülmüş,
bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere yapılan elektrik imalatlarının karşılığının KDV hariç 523.525,01-TL'ye denk geldiği, bu miktardan davacı yüklenici tarafından üçüncü kişilere yaptırıldığı anlaşılan KDV hariç 376.525,66-TL miktarlı iş bedeli düşüldüğünde davalı taşeron tarafından yapılan işler karşılığının KDV hariç 146.999,35-TL,
KDV dahil ise 173.459,20-TL kadar olduğu anlaşılmış olup bu miktardan davacı yüklenici tarafından kanıtlanan toplam 280.758,15-TL tutarındaki ödeme düşüldüğünde davacı yüklenici tarafından davalı taşeronun yaptığı işler karşılığında fazla ödendiği anlaşılan 107.298,92-TL'nin iadesini davacının talep etmekte haklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ancak davacı tarafından eldeki davada eksik işlerin giderim bedeline yönelik olarak 30.000,00-TL talep edilmiş olup mahkememizce taleple bağlı kalınarak ve dava dilekçesinde faiz talep edilmediği de gözetilerek, 30.000,00-TL eksik işlerin giderim bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı yüklenicinin cezai şart talebine gelince, davacı taşeron tarafından davaya dayanak edilen taraflar arasındaki sözleşmenin 26.2 maddesinde düzenlenen cezai şart, hukuki mahiyeti itibariyle 6098 sayılı TBK'nın 179/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğindedir. İfaya ekli cezanın istenebilmesi için kural olarak sözleşmenin ayakta olması ve ifanın ihtirazı kayıtsız kabul edilmemiş olması gerekmektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmede fesih halinde de ifaya ekli cezanın isteneceğine dair bir hüküm bulunmamakta olup yukarıda da belirtildiği gibi taraflar arasındaki sözleşme, eylemli olarak feshedilmiştir. Bunun yanında davacı tarafından kalan işlerin kendisi tarafından tamamlandığı bildirilmeden önce sözleşmenin 26.1 maddesi gereğince 5 gün süreli yazılı ihtar yapıldığı da iddia ve ispat olunmamıştır.
Bu bağlamda davalı yüklenici tarafından sözleşmede öngörülen ifaya ekli cezanın koşulları oluşmadığından davacı tarafından talep edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, davacı yüklenicinin cezai şart talebinin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/301, K. 2024/776, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama