KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/632 Esas - 2024/794
- Esas no
- 2023/632 Esas
- Karar no
- 2024/794
- Hakim
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
- Vekilleri
- Av. ...
Karar Metni
1.025 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
Av. ... DAVALI : ...
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/09/2023
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı/borçlu şirket arasında imzalanan 12/03/2021 tarihli “Yemek Tedarik Hizmetleri Sözleşmesi” uyarınca müvekkili şirket tarafından 15/03/2021 tarihi itibariyle davalı şirkete yemek hizmeti sunulduğunu, müvekkili şirket tarafından verilen yemek hizmeti, sözleşme ve eklerine uygun şekilde ifa edilmesine rağmen, davalı tarafından ödemelerin sözleşmede belirtilen ödeme tarihinde yapılmadığını, sonucunda sözleşme konusu hizmetin müvekkili şirket tarafından zamanında, tam ve eksiksiz olarak ifa edilmiş olmasına rağmen 07/05/2021 tarih ve 969,60-TL bedelli,
30/04/2021 tarih ve 7.853,76-TL bedelli, 31/03/2021 tarih ve 9.453,60-TL bedelli faturaların davalı tarafından ödenmediğini, davalı tarafından ödenmemiş fatura alacağı ve gecikme faizine ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ... sayılı dosyası ile alacağın tahsilini teminen icra takibi başlatıldığını ancak takibin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptaline, ... takip sayılı dosyasının aynı şartlarla devamına, davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı taraf usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, ... sayılı takip dosyası, tarafların BA/BS formları celp edilmiş, mali müşavir bilirkişi aracılığıyla ticari defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Yargılama devam ederken, davacı ... San. Tic. A.Ş.'nin ... Hiz. A.Ş. ile birleşme suretiyle ticaret sicilden terkin edildiği ve bu olgunun 02/07/2024 tarih ve 869 sayılı TTSG'de ilan edildiği anlaşılmakla ... Hiz. A.Ş., davacı sıfatıyla davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekmiştir.
Davaya dayanak ... sayılı takip dosyasının incelenmesinden; davacının davalı aleyhine üç adet fatura için toplam 18.276,96-TL asıl alacak, 1.031,40-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 19.308,36-TL üzerinden icra takibi başlattığı, takibin davalının süresinde itirazı üzerine durduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılması bakımından ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmak üzere taraflara verilen kesin süreyi takiben davacı şirket tarafından gerekli bildirimler yapılmış ise de davalı şirket tarafından bildirim yapılmamıştır. Buna göre; davalı şirket tarafından ticari defter ve kayıtlarının ibrazından kaçınılmakla HMK'nın 222. maddesi gereği davacı şirketin usulüne uygun tutulan ticari defterlerindeki kayıtların davacı şirket lehine delil teşkil edebileceği hukuki sonucuna ulaşılmıştır.
Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 03/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...davacı şirket yasal defter beratlarının yasal sürelerinde oluşturulduğu, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların davalı şirket tarafından ilgili dönem BA formları ile ... bevan edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalıya 3 adet toplam 18.276,96-TL'lik fatura tanzim edildiği,
fatura bedellerine karşılık davalı tarafından ödeme yapılmadığı anlaşılmış olup, davacı şirketin takip tarihinde davalı şirketten 18.276,96-TL alacaklı olduğu,..." yönünde kanaat bildirdiği görülmüştür. Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafından rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuş, davalı tarafından bilirkişi raporuna süresinde itirazda bulunulmamıştır.
HMK'nın 281/I. fıkrasında belirtilen bilirkişi raporuna itiraz süresi, hak düşürücü süre olup hak düşürücü süre içinde rapora itiraz edilmezse diğer taraf için usuli kazanılmış hak doğacaktır (Emsal: ... sayılı ilamı). Bu bağlamda, dosya kapsamına da uygun, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülen bilirkişi raporunun hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlediği takibe konu faturanın ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıtlı olduğu,
HMK'nın 222/3. madde hükmü kapsamında davacının kendi lehine kesin delil niteliğini haiz olup davalı tarafından aksi kanıtlanamayan ve dosyaya mübrez kayıt ve belgeler ile de doğrulanan ticari defter ve kayıtları göz önüne alındığında davacının ... sayılı icra takibi dolayısıyla davalıdan 18.276,96-TL asıl alacak kadar alacaklı olduğu anlaşıldığı gibi davalı tarafından ilgili faturanın BA formu ile ... de bildirilmiş olmakla mezkur faturaya konu malın davalıya teslim edildiğinin kabulünün gerektiği (Emsal: ...'nin 21/05/2024 tarih ve ... sayılı ilamı, ...'nin, 23/03/2017 tarih ve ... sayılı ilamı) sonuç ve kanaatine varılmış,
böylece davalının belirtilen miktar yönünden icra takibine itirazının haklı olmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından takipte işlemiş faiz de talep edilmiş ise de, 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur.
Somut olayda kararlaştırılan kesin vade olmadığı gibi davacı tarafından, takipten önce davalının TBK’nın 117. maddesi hükmüne uygun olarak miktar ve ödeme talebi içeren bir ihtarname ile temerrüde düşürüldüğünün iddia ve ispat olunmadığı, salt fatura tebliğinin de temerrüde neden olmayacağı gözetilerek (Emsal: ....'nin 10/07/2014 tarih ve ... sayılı ilamı), işlemiş faize yönelik davacı talebinin reddi gerekmiştir.
Davacının icra inkar tazminatı istemine gelince; itirazın iptâli davasında İİK'nın 67/2. maddesi hükmünce borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için alacağın likit ve borçlunun itirazının da haksız olması gerekir.
Mevcut hukuki durum karşısında davalının takibe itirazının haklı olmadığı ve takibe konu alacağın muayyen ve likit nitelikte bulunduğu değerlendirilmekle davacı lehine asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 3.655,40-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/632, K. 2024/794, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama