KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/749 Esas - 2025/295
Karar Metni
1.576 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2023/749 Esas
KARAR NO : 2025/295
HAKİM : ..... KATİP : .....
DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : ..... VEKİLİ : Av. .....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 02/11/2023
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 03.10.2022 tarihinde .....'da meydana gelen trafik kazasırneticesinde davacı ... ağır şekilde yaralandığını, kendisinin maddi ve manevi açıdan mağdur olduğunu, Söz konusu kazanın oluşumunda plakası tespit edilemeyen, olay yerini terk eden motosiklet sürücüsü kusurlu ve sorumlu olduğunu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde mütefarik kusuru bulunduğunu, ...
Yönetmeliği hükümlerine göre kazaya karışan vasıtanın olay yerini terk etmesi ve kazaya karışan aracın tespit edilememesi durumunda zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ödenmesi gerekli tazminat ... tarafından ödendiğini belirterek davanın kabulü ile şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 10,00 TL geçici bakıcı gideri, 10,00 TL sürekli bakıcı gideri olmak üzere toplam 40,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf eksiklikleri yerine getirmediğini, K.T.K.
97. Maddesindeki başvuru şartı yerine getirilmeden arabuluculuk ve dava yoluna gidildiğini, Davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, 03.10.2022 tarihinde davacı ...'ün yaralanmasına neden olduğu iddia edilen trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, Kazaya neden olan aracın plakasının tespiti ile kaza tarihi itibariyle geçerli bir ZMMS poliçesinin bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılması gerektiğini,
davalının sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, Yargılama öncesi alınan raporun değerlendirilmesinde, kazanın oluşumu ile ilgili varılan kanaatin kabulü mümkün olmadığını, Rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Davacının maluliyete ilişkin iddialarının mahkemece belirlenecek bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenecek rapor ile ispat etmesi gerektiğini, Kazaya neden olan aracın varlığı şüpheden uzak ve kesin bir biçimde ispat edilemediğinden temerrüt oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce ..... alınan 19.03.2024 tarihli raporda özetle; " ..... oğlu, 15.10.1969 doğumlu, ... T.C numaralı, ...'in 03.10.2022 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin engel oranının %5 (yüzdebeş) olduğu, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre vücut genel çalışma gücünden %9,2 (yüzdedokuzvirgüliki) oranında kaybettiği, 9 (dokuz) ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1(bir) ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 04.05.2024 tarihli raporda özetle; "kusur yönünden Plakası belirlenemeyen motosikletin sürücüsü ...'ın, meydana gelen olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ün meydana gelen olayda kusursuz olduğu, görüş ve kanaatine varılmış tazminat hesap yönünden 14.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete ..... sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK.
18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir. Geçici iş Göremezlik tazminatı %100 engel oranı üzerinden, sürekli iş göremezlik tazminatı ise %5 engel oranı üzerinden hesaplanmıştır.
Davacının kusuru bulunmadığından dolayı hesaplanan maddi tazminatından kusur tenzili yapılmamıştır. Davacının toplam maddi zararı kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000 TL ZMSS poliçe limitinin altındadır. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacının. Maddi zararı 290.108,79 TL Bakım gideri ise 6.471,00 TL olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce ..... alınan 20.11.2024 tarihli raporda özetle; "Sürücü ...'ın %85(Yüzde Seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ...'ün %15(Yüzde Onbeş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde görüş bildirmiştir.
Mahkememizce aktüer bilirkişiden alınan 20.02.2025 tarihli raporda özetle. "14.02.2023 tarih 32104 sayılı resmi gazete Anayasa Mahkemesinin 2022/167 sayılı kararı ile KTK'un 90. maddesinin; birinci fıkrasına 7327 SK. 18. Maddesi ile eklenen ikinci cümle ile ek Fıkra yürürlükten kaldırıldığından dolayı progresif rant yöntemi (her yıl için ayrı ayrı %10 artırım (kn formülü) ve %10 iskonto (1/kn) formülü) ve TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak aktüer hesap raporu düzenlenmiştir.
Geçici iş Göremezlik tazminatı %100 engel oranı üzerinden, sürekli iş göremezlik tazminatı ise %5 engel oranı üzerinden hesaplanmıştır. Davacının %15 kusuru dikkate alınarak hesaplanan maddi tazminatından ve bakım giderinden kusur tenzili yapılmıştır. Davacının toplam maddi zararı kaza tarihinde geçerli olan 1.000.000 TL ZMSS poliçe limitinin altındadır. Delillerin ve hukuksal durumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere dosya kapsamı evraka göre davacının.
Maddi zararı 301.161,26 TL Bakım gideri ise 5.500,35 TL" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, sürekli ve geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve sürekli bakıcı gideri tazminatının tahsiline ilişkindir. ... yazı cevabında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacının kaza sonrasında görmüş olduğu tedavilere yönelik olarak .....'nden, .....'nden tedavi evrakları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. .....Esas sayılı dosyasının celp edilmesinde, dava dışı ... hakkında davacı ...'e yönelik taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı kamu davası açıldığı, karar tarihi itibariyle halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. maddesine göre; ..., a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde,
kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanununun 14. maddesine dayanılarak çıkarılan ...
Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar ... talep edilebilir. ..., tazminat talep edilebilmesi için, Sigorta kapsamında kalan rizikonun gerçekleştiğini ispat yükü davacıda olup gerçekleşen rizikonun teminat dışında kaldığını ispat yükü ise sigortacıdadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Yasası’nın 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde; “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde; kaza tarihi olan 03/10/2022 tarihinde ..... önünde otobüs durağında yolcu iniş biniş için duraklayan otobüsün arka gerisinden gelen ve kaza tarihi itibariyle geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olmayan dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davacıya çarptığı, kaza sonrasında sürücünün olay yerini terk ettiği,
meydana gelen kazada hükme esas alınan ...'nca hazırlanan 20/11/2024 tarihli raporuna göre sigortasız araç sürücünün otobüs durağı önüne geldiğinde önünde seyreden otobüs ile güvenli takip mesafesi bırakmaksızın ve otobüs durağı olduğuna da dikkat etmeksizin aracını kullanması neticesinde %85 oranında asli kusurlu, davacının ise araç trafiğini yeterli şekilde kontrol etmeksizin geçiş yapmaması nedeniyle %15 oranında tali kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
..... tarafından hazırlanan 19/93/2024 tarihli raporda davacının kaza tarihi itibariyle uygulanması gerekli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre %5 oranında sürekli engelli olduğu, 9 ay süre ile iş göremez duruma geldiği ve 1 ay süre ile başkasının yardımına muhtaç olduğu anlaşılmış olup, davacının emekli olması nedeniyle hükme en yakın tarihteki asgari ücrete göre ve TRH 2010 ve 1(kn) formülü ile hazırlanan aktüer rapora göre davacının 53.234,49 TL geçici iş göremezlik, 247.926,76 TL sürekli iş göremezlik,
5.500,35 TL geçici bakıcı gideri toplamı 306.661,06 TL tazminatın ıslah talebi de dikkate alınarak davalıdan tahsiline karar verilmiş, sürekli bakıcı gideri ihtiyacı ispat edilemediğinden dolayı bu alacak kaleminin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/749, K. 2025/295, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama