KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/871 Esas
- Karar no
- 2024/920
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.255 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
2- ... - ... ...
VEKİLİ
Av. ... - ... DAVALI : ... - ...
VEKİLİ
Av. ... -...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 24/02/2020
KARAR TARİHİ : 17/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2019 tarihinde davalı ... şirketine KTK ZMMS ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kusurlu ve sorumlu olduğu şekli ile davacıların kızı ve farazi desteği konumundaki desteği ...'in yaşanan trafik kazası neticesi vefat ettiğini ve bu nedenle davalı sigortaya yapılan başvuruya rağmen tazmin miktarlarının karşılanmadığını açıklamış ve her bir davacı için 50'şer TL olmak üzere toplam 100,00 TL'nin fazlaya ilişkin hakları saklı avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin tutanak ve diğer soruşturma evrakları kapsamından kazanın karayolunda değil tohum ekme sırasında tarlada yaşandığı ve bu nedenle meydana gelen ölümün bir trafik kazası olarak yorumlanamayacağı ve bu nedenle müvekkiline ZMMS yönünden sorumluluğun yüklenemeyeceğini, teminat kapsamında olmayan olay ve zararın traktörün mibzer adı verilen traktör aleti üzerinde ve tohum atımı esnasında oluşmasının dikkate alınarak zarar görenin tam kusuru nedeniyle araç sürücüsünün kusurundan kaynaklanabilecek yasal bir sorumluluğun müvekkiline sirayet edemeyeceğini, adli tıp kusur raporu alınmasını,
kaldı ki müterafik kusur olgusunun değerlendirilmesi gerektiğini, avans faizi talebinin yersiz bulunduğunu, teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı sorumluluğun dikkate alınarak tam kusurun vefat edende bulunması nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanman ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup mahkememizce yapılan yargılama sonunda tesis edilen 06/04/2021 tarih ve ... sayılı, "...davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 79.541,32-TL, davacı ... için 109.213,37-TL destek tazminatlarının 23/12/2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
fazlaya dair istemin reddine..." dair verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine mahkememizce verilen karar, ... .'nin 09/11/2023 tarih ve ...sayılı ilamı ile özetle, "...Somut olayda, kazada hayatını kaybeden ...’in, hareket halindeki traktöre bağlı tohum ekmekte kullanılan mibzer makinesinin üzerinde ayakta bulunduğu sırada buradan düşerek vefat ettiği, traktörün devrildiği veya herhangi bir şeye çarptığı da belirtilmediğine göre öncelikle kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsü ile müteveffanın olaya ilişkin kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranlarının belirlenmesi,
daha sonra yukarıda açıklanan kapsamda müteveffanın müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, kazaya ilişkin hazırlık soruşturma dosyası ve ceza mahkemesi dosyası getirilip kazanın hareket halindeki traktörden düşme sonucu gerçekleştiği de gözetilerek gerektiğinde kazanın meydana geldiği yerde ve desteğin üzerinde bulunduğu mibzer üzerinde keşif yapılarak kazanın oluşumunda traktör sürücüsü ve desteğin kusuru bulunup bulunmadığının ve kusur oranlarının belirlenmesi için konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmamıştır.
Kabule göre de, kazaya karışan sigortalı aracın traktör olduğu, gerçek kişi adına kayıtlı bulunduğu, aracın ticari bir niteliğinin bulunmadığı anlaşıldığından hükmedilen tazminata yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken ticari avans faize hükmedilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle kaldırılmıştır.
Bu bağlamda dosya yeniden ele alınmış, kaldırma sebeplerine göre ... sayılı soruşturma dosyası, ... Esas sayılı ceza dosyası celp edilmiş, ...'nden kusur raporu alınmış, güncel verilere göre hesaplama yapılması bakımından da dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiştir.
... tarafından düzenlenen 29/05/2024 tarihli kusur raporunda özetle; "...sürücü ...'in, arkasına bağlı mibzerin (tohum ekme aleti) basamağında, eşi ...’in bulunduğu, yönetimindeki “...” plaka sayılı traktör ile ... mevkiinde bulunan tarlada tohum ekmekte olduğu sırada, yolcu ...’in dengesini kaybederek yere düşmesi sonucu meydana gelen dava konusu kazada; eşini, kurallara aykırı bir şekilde gayri nizami bir biçimde yolculuk yaptırması neticesi, dava konusu kazanın oluşuna zemin hazırlamış olmakla ... %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu ..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davaya konu trafik kazasına dair soruşturma dosyasında yer alan maddi vakıaya dair tespitler kapsamında dosyaya mübrez teknik bulgular, olayın örgüsü ile birlikte bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalıya sigortalı ... plakalı traktör sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde %100 oranında tam kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, sigortalıya dair kusur durumunun, davaya konu trafik kazasının oluşuna ve hakkaniyete uygun olduğu kabul edilen bu oran nazara alınarak hükme esas alınması uygun bulunmuştur.
Davacının desteğinin mütefarik kusur durumu bakımından ise; davaya konu trafik kazası sırasında, herhangi bir önlem almaksızın ve seyahate uygun olmayan mibzer basamağında seyahat eden davacıların desteğinin, bu şekilde hareket ederek zararın artmasına neden olunduğu görüldüğünden desteğin %20 müterafik kusurunun bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Takiben, kamu düzeni niteliğinde sayılan güncel asgari ücrette meydana gelecek artışların dikkate alınası gerektiği düşünülmekle dosyanın bu bağlamda ek rapor tanzimi için aktüer bilirkişiye tevdii gerekmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/10/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle; "...güncel asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamada; davacı ... için 1.123.933,23-TL, davacı ... için 613.869,63-TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, ancak toplam tazminatın poliçe teminat limitini aşması nedeniyle yapılan garame sonucunda Davacı ... için 232.831,90-TL, davacı ... için 127.168,10-TL tazminat hesaplandığı..." yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler, kaldırma sonrasında yapılan ek tahkikat ile alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde.
29/09/2019 tarihinde davalı ...Ş.'ye sigortalı olan ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacıların kızı olan desteğinin meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiği, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı ...Ş.'ye ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmış, alınan 30/10/2024 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davacı anne ...'nun destekten yoksun kalma zararının 1.123.933,23-TL, davacı baba ...'nun destekten yoksun kalma zararının ise 613.869,63-TL olduğu görülmüştür.
Kaza tarihinde geçerli ZMMS poliçe limitinin ise 01/07/2019 tarihinden itibaren 390.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.
Bu bağlamda bilirkişi raporunda 360.000,00-TL poliçe teminat limiti üzerinden yapılan hesaplamanın kabulü mümkün olmadığından, mahkememizce 390.000,00-TL poliçe teminat limitine göre resen değerlendirme yapılması gerekmiş ve sonuç olarak davacıların talep edebilecekleri destekten yoksun kalma tazminatının 390.000,00-TL / 1.737.802,86 = 0,22442131 oran esas alınarak, davacı anne ... yönünden 252.234,57-TL, davacı ... yönünden 137.765,43-TL olduğu görülmüştür.
Ayrıca davaya konu olayın meydana geldiği tarlanın karayolu ile bağlantısının bulunduğu, bu nedenle KTK'nın 2. maddesi gereğince olayın karayolu gibi kabul edilen bir mahalde gerçekleştiği anlaşıldığından davacıların zararının poliçe teminatı kapsamında bulunduğu kanaatine varılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Son tahlilde davacılar vekilinin 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak davanın kabulü ile; davacı ... yönünden 252.234,57-TL, davacı ... yönünden 137.765,43-TL destekten yoksun kalma tazminatının KTK'nın 99. maddesi uyarınca davalı ... şirketine başvuru tarihine göre 23/12/2019 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır. Hakim ... · ¸e-imzalıdır.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/871, K. 2024/920, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama