KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/229 Esas - 2024/814
- Esas no
- 2024/229 Esas
- Karar no
- 2024/814
- Hakim
- .....
- Katip
- .....
- Davacı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Davalı
- .....
- Vekili
- Av. .....
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 01/04/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 11/12/2024
Karar Metni
1.875 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Temini Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak, iş bu davaya ilişkin olarak görevli mahkemenin her iki tarafın da tacir olup aradaki iş de ticari iş olduğu için davada Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, taraflarınca dava açmadan önce arabulucuya başvurulduğunu, ancak arabuluculuk görüşmesinde davalı tarafla uzlaşılamadığını, neticeden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince dava şartı olan arabuluculuk çözüm yolunun da netice vermemesi ile taraflarınca dava açma hak ve zarureti hasıl olduğunu, esasa ilişkin olarak,
Taraflar arasında imzalanmış olan 14.04.2022 tarihli sözleşme ile 1 adet kamyon üstü beton pompası müvekkilince şoförü ile birlikte davalı hizmetine tahsis edildiğini, bahsi geçen araçların davalı tarafça bir süre kullanıldığını söz konusu hususa dair puantaj kaydı, yakıt belgelerinin de mevcut olduğunu, aracın davalı tarafça kullanılmış olup buna ilişkin olarak da müvekkilince fatura tesis edilerek davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafça fatura da hizmet edimi gibi itirazsız ve eksiksiz şekilde teslim alınmış ve kabul edildiğini,
fakat taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etmekte iken davalı tarafça sözleşme tek taraflı ve gerekçesiz şekilde 09.05.2022 tarihinde feshedildiğini, davalı tarafça müvekkili alacağına ilişkin ödeme yapılmadığını, müvekkili alacağının tahsili amacıyla taraflarınca ..... E. (Eski esası .....
E.) sayısı ile icra takibi başlatıldığını, her ne kadar müvekkili alacağı davalı tarafça da açıkça bilinmekte ve kabul edilmekte ise de icra takibinden sonra davalı tarafça icra müdürlüğüne kısmi bir ödeme yapılarak bakiye 43.375,47 TL yönünden haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz edildiğini ve icra takibinin de itiraz edilen kısım için durduğunu, taraflar arasında mevcut sözleşme basiretli tacir davalı tarafça da açıkça bilinmekte ve kabul edilmekte olduğunu yine fatura da açıkça, itirazsız şekilde kabul edildiğini, bu husus tarafların BA-BS formlarının celbi ile de açıkça anlaşılacağını,
tarafımızca zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak arabuluculuk sürecinde de anlaşılamadığını, buna ilişkin e-imzalı arabuluculuk son tutanakları ekte olduğunu, neticeten 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince dava şartı olan "arabuluculuk" çözüm yolunun da netice vermemesi ile tarafımızca dava açma hak ve zarureti hasıl olduğunu, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerine müzekkere yazılarak davacı ve davalıya ilişkin 2022 yılına ait BS-BA formlarının celbini ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yapılacak incelemeler neticesinde davalının,
davacı müvekkiline borçlu olduğunun tespit edileceğini, dava konusu alacak gerek cari hesap ekstresinden gerekse fatura üzerinden kesin ve net olarak belirlenebilir olmakla likit olduğunu, davalı borçlunun, likit alacağa karşın icra takibine haksız olarak itiraz etmiş olduğundan itiraz edilen meblağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davalının .....E. (Eski esası .....
E.) sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazının bakiye alacağı olan 43.375,47 TL asıl alacak ve takip tam tutarı üzerinden tüm icra takip masrafları(tam takip tutarına ilişkin masraf, faiz, vekalet ücreti ve tüm fer'iler üzerinden) miktarında iptaline, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin taahhüdünde olan "....." yapımından kullanılmak üzere davacı ile 14.04.2022 tarihli Kiralık Araç Sözleşmesi ile bir adet kamyon üstü beton pompası operatörü ile birlikte kiralandığını, kira sözleşmesine konu işin başlangıç tarihi 16.04.2022 olduğunu, kira bedelinin başlangıç tarihi de puantaj kartı ile tespit edilen tarih olduğunu, ancak kiraya konu beton pompası 11.05.2022 tarihinde kira müddeti dolmadan izinsiz olarak şantiyeden çakış yapıldığını, bu durum davacı tarafça bilindiği ve tutanakla da tespit edilmiş olmasına rağmen dava dilekçesinde hiç bir şekilde bahsedilmediğini,
davaya konu beton pompasının ve operatörünün şantiyeyi izinsiz olarak terk etmesinden sonra, davacı tarafından ... nolu ve 07.05.2022 tarihli 83.186,85 TL bedelli fatura 24.05.2022 tarihinde mail yoluyla taraflarına tebliğ edildiğini, davacı vekili dava dilekçesinde "davalı tarafça fatura da hizmet edimi gibi itirazsız ve eksiksiz şekilde teslim alınmış ve kabul edilmiştir" şeklinde gerçeğe aykırı bir beyanda bulunduğunu, ne hizmet edimi ne de fatura kabul edilmediğini, öncelikle 83.186,85 TL tutarında ... nolu ve 07.05.2022 tarihli fatura, hak edişe ve usullere aykırı olduğu için kabul edilmeyerek ....
Noterliğinin 27 Mayıs 2022 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ile iade edilmiş ve hiç bir şekilde kayıtlara işlenmediğini ayrıntıları ile bildirildiğini ayrıca hakediş ve tüm ekleri ile tutanaklar da ....
Noterliğinin 27 Mayıs 2022 tarih ve ... nolu ihtarnamesi ekinde davacıya tebliğ edildiğini, ödemelerin ise düzenlenecek hakediş tutarında kesilecek fatura karşılığında takip eden ayın yirmibeşinde yapılacağı sözleşmenin 4.2. maddesinde açkı ve net olarak belirlendiğini, bu nedenle sözleşme gereğince ....
Noterliğinin 27 Mayıs 2022 tarih ve ... nolu ihtarnamesinde sözleşmeye ve hakedişe uygun faturanın düzenlenerek gönderilmesi de açık olarak talep edildiğini, düzenlenen hakediş ve eklerinde açık olarak görüleceği üzere, metraj toplamları, fazla mesailer, puantaj cetvelleri ayrıntılı olarak düzenlendiğini, hakedişten dökülemeyen beton kesintisi KDV tevkifatı ve operatörün kapıya vermiş olduğu hasar bedeli düşüldüğünü, bakiye alacağının 39.811,38 TL olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından alacak iddiasının maddi temeli de olmadığını,
faturanın işlenmeyerek iade edilmesine ve ihtarnamede açık olarak hakedişe uygun olarak fatura düzenlenmesi talep edilmesine rağmen, davacı tarafça iade edilen fatura bedelinin haksız olarak tahsili amacıyla ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, yapılan icra takibine, "müvekkil şirketin, muaccel ve sözleşme gereği belirtilen miktardan başka doğmuş bir borcu yoktur, alacak iddiası yargılamayı gerektirmektedir.
Sözleşme gereği, ihtarlarına rağmen hakediş imzalanmadığı ve fatura düzenlenmediği için şimdiye kadar alacaklıya ödenmeyen 39.811,38 TL dosyanıza ödenmiştir" kısmi itirazı ile hakediş ile belirlenen alacak miktarı fatura ibraz edilmemesine ve müvekkili şirket açısından muaccel bir alacak olmamasına rağmen ödenerek, haksız ve kötü niyetli olarak talep edilen miktar için kısmi itiraz yapıldığını, iş bu tutarın üzerinde talep edilen alacak miktarı ise gerçek dışı olup kötü niyetli olarak cebr-i icra yoluyla tahsil edilmeye çalışıldığını belirterek haksız ve dayanaksız ve kötü niyetli davanın reddine, müvekkili şirket aleyhine .....
Esas sayılı dosyasıyla yapılan takibin iptaline, davacı aleyhine dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Bilirkişi raporunda özetle.
"Usulünce düzenlenmekle sahibi lehinde delil olma vasfını taşıyan taraflara ait ticari defterler incelenmiş olup, takip ve dava konusu 04.05.2022 tarih ... nolu 83.186,85.-TL tutarlı e-arşiv faturanın; davacı şirketin ticari defterlerinde ve BS Bildiriminde kayıtlı olduğu, 14.07.2023 olan takip tarihi itibariyle davalı şirketten fatura bedeli olan 83.186,85.-TL, 01.04.2024 olan dava tarihi itibari ile ise 25.220,60.-TL bakiye alacak kaydının bulunduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı BA Bildiriminde kayıtlı olduğu,
(e-faturalar 01.07.2021 tarihinden itibaren yasa gereği otomatik beyan edilmektedir) takip tarihi itibariyle davacı şirkete borç kaydının bulunmadığı, davacı taraf alacağı alternatifli olarak hesaplanmış olup 1 numaralı hesapta davacı tarafın sebebiyet verdiği ileri sürülen zarar kalemleri dahil edilmeden yapılan hesapta davacı alacağı 46.161,67 TL. olarak tespit edilmiştir.
Ancak davalı tarafın icra takibi akabinde 30.000,00 TL. ve 27.966,25 TL. olarak toplam 57.966,67 TL. ödediği anlaşıldığından davacının bir alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf alacağı alternatifli olarak hesaplanmış olup 2 numaralı hesapta davacı tarafın sebebiyet verdiği ileri sürülen zarar kalemleri dahil edilerek yapılan hesapta davacı alacağı 39.510,92 TL. olarak tespit edilmiştir.
Ancak davalı tarafın icra takibi akabinde 30.000,00 TL. ve 27.966,25 TL. olarak toplam 57.966,67 TL. ödediği anlaşıldığından davacının bir alacağı bulunmadığı anlaşılmıştır." şeklinde rapor düzenlemiştir.
GEREKÇE
Dava hizmet temini sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. Davacı tarafından davalı aleyhine ..... Esas numaralı dosyası ile cari hesap alacağından kaynaklı olarak 83.186,85 TL iş bedeli üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalı tarafından 39.811,38 TL'nin ödeme emrinin tebliği ile ödendiği bakiye alacağın ise bulunmadığı savunması ile takibe itiraz edildiği anlaşılmıştır. Tarafların 2022-2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya içerisine alınmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Taraflar arasında 14/04/2022 tarihli Kiralık Araç Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunun ..... şantiyesinde kullanılmak üzere kiracının talep ettiği ve kiraya verenin, kiracı veya yetkili temsilcisine teslim edeceği 1 adet kamyon üstü beton pompası operatörü ile birlikte ücreti karşılığında kiraya vermek olduğu, iş bedelinin ise KDV tefkifatlı olarak aylık 85.000,00 TL olarak uygulanacağı, günlük kira bedelinin ise 2.833,33 TL olduğu, işin 16/04/2022 tarihinde başlayacağı, kira süresinin ise sözleşme tarihinden itibaren 2 ay olduğu, ancak sözleşmenin süresinden önce fiili olarak feshedildiği,
davacının ise davalıya takibe konu 83.186,85 TL faturayı tebliğ ettiği, davalının ise takipten sonra ve davadan önce 39.811,38 TL davacının kendi ticari defterlerinden ispatlandığı üzere toplamda 57.966,67 TL ödeme yaptığı, davacı tarafından ibraz edilen ve taraf imzalarını havi pursantaj cetvelinden 16 günlük çalışma yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık ..... gidiş yolundaki yakıt bedelinden,
davalı tarafından davacı şoförünün sebebiyet verdiği iddia edilen 500,00 TL hasar bedelinden ve 7,3 m3 betonun zayi olması nedeniyle beton bedelinden kimin sorumlu olduğu ve zarar kalemlerinin ispat edilip edilmediği ile dava değerini oluşturan 43.357,47 bakiye iş bedelinden dolayı davacının alacağı olup olmayacağına ilişkindir.
Bu suretle mahkememizce alınan 11/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının takip tarihi itibariyle alacağı seçenekli olarak hesaplanmış olup mahkememizce ise yakıt bedelinden iş sonunda kiracı tarafından karşılanacağının belirtilmesi nedeniyle yakıt bedelinden davacının sorumlu olacağı, yine davalı tarafından iddia edilen işin ifası sırasında görüldüğü iddia edilen zarar kalemlerinin ispat edilemediği anlaşılmakta olup, takip tarihi itibariyle davacı alacağının 46.161,67 TL olduğuna dair hesaplamaya itibar edilmiş davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ..... Hakim .....
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/229, K. 2024/814, 22 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama