KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/316 Esas - 2024/615
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2024/316 Esas
KARAR NO : 2024/615
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI :.... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLLERİ : Av. .... Av. ....
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/05/2024
KARAR TARİHİ : 18/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 15/09/2016 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine doğru yol alırken olumsuz hava koşulları nedeniyle aracın direksiyon hakimiyetinin kaybetmesi sonucunda müvekkilinin yolcu konumunda bulunduğu araçta meydana gelen kaza sonucu yaralandığı ve iş gücünü tamamen kaybettiğini, müvekkilinin yaşam boyu bakıcıya muhtaç konumu düştüğünü, 1505/2015 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli bakıma muhtaç hale gelmiş olması nedeniyle yaşam boyu bakıcı gideri zararına istinaden şimdilik 1.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının talebinin haksız ve hukuk dayanaktan yoksun olduğunu, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının netleştirilmenin gerektiğini, hatır taşımacılığı yapıldığını, ZMMM poliçesi kapsamında ödeme yapılması gerektiğini, olay tarihinden itibaren işleyecek olan faizin avans değil yasal faiz olması gerektiğini, müvekkili şirketin bu davada ihbar olunan konumda olması gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava, cismani zarar sebebiyle açılan tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 07/08/2024 tarihli dilekçesi ve 18/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile; diğer taraf ile sulh olmaları nedeniyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
6100 S. HMK.'nın 307. maddesinde, "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. “ denilmiş,
Aynı sayılı yasanın 309. maddesinde ise, “(I)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
(II)Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
(III)Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
(IV)Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır. “ hükmü yer almaktadır.
310. maddede , “Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir” denilmiş olup, 311. madde ise, “Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.” denilmektedir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafından 09/05/2024 tarihli dava dilekçesi ile iş bu davayı açmış olsa da, davacı vekili 07/08/2024 tarihli dilekçesi ve 18/09/2024 tarihli duruşmadaki beyanı ile açmış olduğu davalarından feragat ettiklerini, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini bildirdiği anlaşılmakla HMK'nun 310. ve 311. maddelerine göre; feragatın hüküm kesinleşmeden her zaman yapılabileceği gibi feragat beyanının kesin hükmün hukuki neticelerini doğurduğu ve feragat beyanının işin niteliğine göre kamu düzenine aykırı olmadıkça geçerli bulunduğu,
feragatın sonuç doğurması için karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisi bulunduğu, yine feragatın gerçekleşmesi halinde oturum beklenmeden karar verilebileceği (....), ayrıca dosya üzerinden karar verebilmenin yargılama sürecinin kısaltılması amacıyla düzenlenen 6100 sayılı HMK'nun özüne de uygun olacağı da anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
18/09/2024 Katip .... · e-imzalı Hakim .... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/316, K. 2024/615, 18 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama