KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No
- 2024/755 Esas - 2025/252
Karar Metni
1.315 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2024/755 Esas
KARAR NO : 2025/252
HAKİM :...... KATİP : ......
DAVACI ...... VEKİLİ :Av. ...... DAVALI :...... İLİŞKİLİ KİŞİ : ......
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/11/2024
KARAR TARİHİ : 09/04/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/04/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ......'nün "......" kapsamında 0104/2022-28/06/2024 tarihleri arasında Temizlik ve Çevre Bakım Elemanı olarak çalışan ve emeklilik nedeniyle istifa eden dava dışı ...'a vergiler dahil hesaplanan 78.473,59 TL kıdem tazminatının 30/07/2024 tarihinde davacı teşekkül tarafından ödendiğini, ... için hesaplanan kıdem tazminat miktarından davalı Şirketi'n kendi dönemine tekabül eden kıdem tazminatı bedeli için 20.408,88 TL'lik kısmından sorumlu olup, bu tutarın davalıdan tahsil edilemediğini ileri sürüp davacı teşekkülün davalı çalışanı ...'a ödemek zorunda kalınan ve tahsil edilemeyen 20.408,88 TL kıdem tazminatının ödeme tarihi olan 30.07/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen davaya herhangi bir cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sorumluluğu oranında davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış olup; Dava dışı işçi ...'a ait hizmet döküm cetvelini içeren bilgilerin UYAP sistemi üzerinden çıkartılıp, dava dosyamıza kazandırılmış, sözleşme ve şartnamaler getirtilmiş, bilirkişi kişi incelemesi için dosya işçilik alacaklarından anlayan bilirkişiye tevdi edildiği görülmüştür.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Mahkememizce işçilik alacaklarında uzman nitelikli hesaplama uzmanı ...'a aldırılan 24.01.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "yapılan incelemeler neticesinde, Yargıtay kararlarındaki ilkeler doğrultusunda, DAVALI ALT İŞVERENİN İŞÇİYİ ÇALIŞTIRDIĞI DÖNEMLE ORANTILI OLARAK hesaplama yapılmıştır.
✓ İşçinin davacı asıl işveren nezdinde çalıştığı süre 01.04.2022- 28.06.2024 (850 GÜN)
✓ İşçinin sözleşme tarihleri içinde; davalı alt işveren nezdindeki toplam çalışma süresi 01.04.2022-31.10.2022 (244 gün);
✓ Davacının dava dışı işçiye ödediği toplam tutar: 77.877,98 TL
✓ 1 Güne düşen tazminat tutarı: 77.877,98 TL / 850 GÜN = 91,62 TL
✓ Davalının sorumluğu olduğu gün sayısına düşen tazminat: 91,62 TL * 244 GÜN = 22.355,00 TL VI) SONUÇ ve KANAAT 1) Taraflar arasında hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, bu yolla taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kurulduğu, sözleşmede işçilik alacaklarından DAVALI ALT
İŞVERENİN SORUMLU OLDUĞUNUN AÇIKÇA BELİRTİLDİĞİ, BU NEDENLE DAVACININ
DAVA DIŞI İŞÇİYE ÖDEDİĞİ KIDEM TAZMİNATININ TAMAMINDAN İŞÇİYİ ÇALIŞTIRDIĞI
DÖNEMLE ORANTILI OLARAK DAVALI ALT İŞVERENİN SORUMLU OLDUĞU, 2))Davalının sorumluğu olduğu gün sayısına düşen tazminat tutarının 22.355,00 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak rücu edilebilir tutarın 20.408,88 TL olduğu, alacağa 30.07.2024 ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilebileceği,
Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkeme’nin takdir ve değerlendirmelerine arz ederim Nihai hukuki takdir ve değerlendirme yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygılarımla arz ederim. " şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise), bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. ......'nin 28.01.2014 tarih ve ......; 25.02.2014 tarih ve ......., sayılı ilamları ile ......' nin 23.06.2014 tarih ve.......; 13.11.2014 tarih ve ......; 30.10.2014 tarih ve ......; 26.10.2015 tarih ve ...... sayılı ilamları da bu yöndedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, davalı ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmesinin 7. Maddesi ve Teknik Şartnamenin 6/14. maddesine göre; "Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin her türlü ulaşım sigorta, vergi resim, harç, İŞÇİLİK ve malzeme sözleşme bedeline dahildir. “Bu işle ilgili olarak çalıştırılacak personel bakımından İş Kanunu, Vergi Kanunu, Sosyal Sigortalar Mevzuatı, ilgili sair yasalar ile tüzük ve nizamname hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki sorumluluk YÜKLENİCİYE ait olacaktır.” denmiştir.
02 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir.
Madde hükmü, ......sayılı 19/09/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar 15/09/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartnameler incelendiğinde kıdem tazminatına ilişkin ödemenin davalının sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı işçi ...'ın Davalının sorumlu olduğu gün sayısına düşen tazminat tutarının 22.355,00 TL olduğu, rücu edilebilir tutarın talep gibi 20.408,88 TL olduğu, alacağa 30.07.2024 ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Katip...... · e-imzalı Hakim...... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/755, K. 2025/252, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama