KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/348
- Karar No
- 2025/545
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2025
Karar Metni
772 kelime·4 dk okuma·13 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2025/348 Esas
KARAR NO : 2025/545
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... -
VEKİLİ
Av. ... - .... DAVALI : ...
VEKİLİ
Av. ... - ....
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2025
KARAR TARİHİ : 11/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı tarafından mal alım karşılığı işbu davanın borçlusuna gönderilen; fakat dolandırıcılık sonucu savcılığa da başvurusu da yapılmış alacağı bulunduğunu, davacı işbu dava kapsamında ticari satımdan kaynaklı alacağının bulunduğu tespit edileceğini, Yine davacıya ait banka kayıtları incelendiğinde; mal alım karşılığı gönderilen ve dolandırıcılık dosyasına da konu olmuş 197.680,00 TL alacağı olduğu anlaşılacağını, bu kapsamda;
....esas sayılı dosyası ile talep edilen 197.680,00 TL asıl alacak ve bu asıl alacağa ödeme tarihi olan 27.12.2024 tarihinden itibaren işleyen 20.059,10 TL ticari faiz alacağı olmak üzere toplamda 217.739,10 TL ticari alacağa ilişkin yapılan itirazın iptali gerektiğini belirterek itirazın iptali ile takibin davamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemenin ....
Mahkemesi olduğunu, davalı ile davacı arasında ticari bir alım-satım ilişkisi olmadığını, davalının ... ilinde kuyumculuk yaptığını, 27.12.2024 tarihinde iş yerine kendisini ... olarak tanıtan şahıs geldiğini, 61 gr altın almak istediğini söylediğini, fiyat olarak ne kadar tutacağını sorduğunu, davalı işyerine gelen şahsa 197.680,00 TL ödemesi gerektiğini söylediğini, ... isimli şahıs parayı, kendisine borcu olan bir şirketin göndereceğini söyledikten sonra şirketi telefonla arayıp davalının Iban numarasına belirtilen tutarı gönderttiğini, davalının davacı şirketle bu olay öncesinde hiçbir şekilde ticari anlamda bir alım - satım, borç,
alacak vb. ilişkisi olmadığını, davalının dava konusu olayla ilgili olarak ....soruşturma numaralı dosyasında ifadesi alındığını, davalının yaşlı olduğu için iş yerinde kendisine oğlu ... yardım ettiğini, ... isimli şahsın altın almasından yaklaşık 3-4 ay sonra davalıyı aradığını ve ...'a " olayda adı geçen şüphelilerin yakalandığını, olayın davalı ilgisi olmadığını" beyan ettiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir.
6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin, tarafların her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olması yada tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunun veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Diğer taraftan 6102 sayılı TTK'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 Sayılı Kanununun 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı TTK 'nın 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleriyle diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunununda ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 6335 Sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil görev ilişkisidir
Eldeki davanın incelenmesinde, davalı hakkında yapılan tacir araştırmasında; ... yazı cevabında davalının esnaf kaydının olduğu, .... cevabında davalının işletme hesabına göre ticari defterlerini tuttuğu, ... yazı cevabında davalının oda kaydının olmadığını bildirdiği yine, TTK ile diğer kanunlarda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna dair düzenleme olmadığı anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine ve genel görevli Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/348, K. 2025/545, 11 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama