KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2025
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/55 Esas - 2025/43
Karar Metni
796 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2025/55 Esas
KARAR NO : 2025/43
HAKİM :...... KATİP :......
DAVACI :...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI :......
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/01/2025
KARAR TARİHİ : 27/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 26.10.2021 tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında yaşanan trafik kazası sonrasında ... plakalı aracın uğradığı hasara binaen davacı sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapıldığını, ancak ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü ...'in tam kusur ve ehliyetsizlik sebeplerinden ötürü, sigorta şirketinin kendi sigortalısı davalı aleyhine yasal rücüdan doğan haklarını elde edebilmek adına ...... E. (eski esasıyla ......
E.) icra takibi başlatıldığını, Sigorta Kanunu'na göre; sigortayı kesen, tahdidi olarak sayılan hallerin bulunduğunu; bunların aracın zorunlu trafik sigortasının olmaması (sigortasızlık), sürücünün yasal sınırın üzerinde alkollü olması (0.50 promil), aracın kazadan sonra olay yerini terk etmesi,
sürücünün geçerli bir ehliyetinin olmaması olduğunu, bu hallerden birinin meydana geldiği bir trafik kazasında sigorta şirketi, hasarlı araçta meydana gelen hasarın ödenmesine müteakip, "halefiyet ilkesi" gereğince ödemiş olduğu tutarı, kusurlu araç sahibine ve sürücüye rücu etme hakkına sahip olduğunu ve dava konusu olayda da, araç sahibi ve sürücüsü olan ...'in tam kusurlu ve ehliyetsiz olduğunun sabit olup, davalı (icra dosyasının borçlusu) tarafından, ......
E. (eski esasıyla; ......
E.) sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz üzerine, ... tarafından takibin durdurulmasına karar verilerek, arabuluculuk sürecinin sonucunda da anlaşmaya varılamadığından bahisle, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile birlikte takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 1472.maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödediği tazminatın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan itirazın iptali isteminden ibarettir. (İİK md. 67)
Öncelikle mahkememizce 6102 s. TKK 4, 5 maddeleri uyarınca öncelikle uyuşmazlık konusunun ticari dava niteliğinde olup olmadığı ve Asliye Ticaret Mahkemesinin bu davaya görevli olup olmadığının mahkemece tespit edilmesi gerekir.
6102 s. TTK m. 5/1'de yapılan düzenlemede, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir. Bu nedenle kanun koyucu yapılan düzenleme ile ticari işlerle ilgili bütün davaları değil sadece uzmanlık gerektiren ve kanunda açıkça gösterilen hususlardan kaynaklanan uyuşmazlıklarda ticaret mahkemesinin görevli olacağını kabul etmiştir.
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla (6100 s. HMK m.1) düzenlenir. Görev ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından re’sen nazara alınması gerekir (HMK 20,114,115). Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilen görev kuralları kanunda aksine düzenleme yapılmadığı sürece geçmişe de etkilidir (HGK 14.04.2004 tarih ...... sayılı kararı).
...... 22/03/1944 tarih ...... karar (Resmi Gazete 03/07/1944) sayılı kararında belirtildiği üzere "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kimseye karşı açmış olduğu bir dava gibidir.
Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur. " Sigorta şirketi haksız fiilden kaynaklanan rücuen tahsil talebinde sigortalının açabileceği mahkemede davayı açabilir (....... 28/12/2016 tarih ...... , ....... 11/01/2016 tarihli ...... ) Somut olayda.
Davacı tarafından açılan maddi tazminat davasında, davalı ...... 'nin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı araç gerçek kişi ... adına kayıtlı olup, hususi araç niteliğindeki zirai traktör olduğundan, davanın o kişi tarafından açılması halinde hangi mahkemede görülecek ise bu davanın da o Mahkemede görülmesi gerektiğinden davaya bakma görevinin mahkememizin görev alanına girmediği,
genel mahkemenin görev alanında kaldığı anlaşılmakla açılan bu davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, süresinde ve istek halinde dosyanın HMK'nın 1, 20 maddeleri uyarınca, görevli ve yetkili ...... Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
Katip ...... e-imzalı Hakim ...... · e-imzalı
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2025/43, 27 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama