KÜNYE
T.C. Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2026
- T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2025/669 Esas - 2026/115
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO
2025/669 Esas
KARAR NO : 2026/115
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2025
KARAR TARİHİ : 27/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı yan arasında icra dosyasına da sunulmuş bulunan iki adet faturaya istinaden ticari ilşki kurulduğunu, davacının üzerine düşen yükümlülükleri tam ve eksiksiz olmak üzere yerine getirdiğini, lakin davalı yan edimi olan borçun ödenmesini gerçekleştirmediğini, davacının tüm arama ve ihtarlarına rağmen hiçbir şekilde ödeme yapmadığını, borcun ödenmemesi üzerine rızaen ödemeyen borcun cebren tahsili için ... esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının itiraz ettiğini, borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline,
takibin devamına, alacağın %20'sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden alınan 21.01.2026 tarihli raporda özetle. "Usulünce düzenlenmekle sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu anlaşılan davacı şirkete ait ticari defterlerde yer alan kayıt ve işlemlerde, 25.03.2025 olan takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.810.530,00.-TL bakiye alacak kaydının bulunduğu,
Davalı tarafça kanunen belirtilen 8 günlük yasal süre içerisinde, icra takibine konu davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalara veya içeriği ürünlere yönelik itiraz/ihbar edilip edilmediği hususunda dosya kapsamında bilgi/belge bulunmadığı,Yüksek Mahkemece davacı tarafın faturadan ötürü alacaklı olduğuna ve faiz isteminde bulunabileceğine hüküm olunması halinde, değişen oranlarda işlemiş yasal faiz miktarının 393.753,07.-TL olarak hesap edildiği" şeklinde görüş bildirmiştir.
Dava faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptaline yöneliktir. ... Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafından asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı 2.204.283,07 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresi içerisinde asıl alacak ve ferilerine itiraz ettiği, davacının da eldeki davayı İİK 67/1. Maddesi gereğince yasal süresi içerisinde açtığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin
ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ekcümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır...." hükmü yer almaktadır.
Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığı gerekir, eldeki dosya kapsamında ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğine ilişkin fatura taraf ticari defterlerinde usulüne uygun olarak kayıt edilmiş ise sözleşmeye konu hizmetin verildiğinin kabulü gerekir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde, taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibariyle davalının davacıya takibe dayanak yapılan faturalardan kaynaklı olarak alacağının bulunup bulunmadığına yöneliktir.
Mahkememizce alınan 21/01/2026 tarihli mali müşavir raporundan anlaşılacağı üzere davacının 3 adet satış faturasından kaynaklı olarak düzenlenen 3.610.860,00 TL tutarındaki toplam alacağına karşılık davalı tarafından düzenlenen 1.800.330,00 TL iade faturası sonrasında davacı alacağının 1.810.530,00 TL olduğu, davalı tarafından ödeme savunması ileri sürülmediği ve takip öncesinde davacı tarafından usulüne uygun şekilde temerrüte düşürülmediği de anlaşıldığından asıl alacak üzerinden davanın kabulüne, işlemiş faiz talebinin reddine, alacak likit olmakla inkar tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/669, K. 2026/115, 27 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama