KÜNYE
- Mercii
- Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/97
- Karar No
- 2026/120
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2026
Karar Metni
682 kelime·3 dk okuma·13 bölüm
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Karar Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
ESAS NO
2026/97 Esas
KARAR NO : 2026/120
...
DAVA : MENFİ TESPİT
DAVA TARİHİ : 04/12/2025
KARAR TARİHİ : 18/02/2026
YAZIM TARİHİ : 18/02/2026
Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili.
Davalı tarafından .... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 70.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip dayanağı bono üzerinde müvekkilinin adı “kefil” hanesine yazılmış olmakla birlikte, senette müvekkile ait olduğu iddia edilen imzanın gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin bu senetten ve takipten sorumlu bulunmadığının tespitinin gerektiğini, öncelikle takibe konu olan bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması sebebiyle, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla girişilen takibin durdurulmasına,
akabinde takibin iptali ile kötü niyetli alacaklının takip konusu alacağın% 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin takip alacaklısı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Henüz dilekçelerin tebliği aşamasına gelinmediği için davalı tarafından dosyaya herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
DELİLLER
-...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davadaki talep, bono üzerinde bulunan kefil imzasının davacının ile ürünü olmadığı gerekçesi ile menfi tespit istemine ilişkindir.
... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş, yukarıda yazılı esas sırasına kaydı yapılarak yargılamasına devam edilmiştir.
Davanın dayanağı bono ile ilgili düzenlemeler 6102 Sayılı TTK nın 776. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK nın 776/1-g maddede belirtilen bononun zorunlu unsurlarından biride ödeyecek olan kişinin imzası olup, davacı bu bonoda yer alan ismi altındaki imzanın kendisinin eli ürünü olmadığını ileri sürdüğü için, somut olayda bononun unsurlarının tartışılması gerekmekte dir. TTK nın 4/1-a maddesinde belirtildiği gibi TTK da düzenlenen ve mutlak ticari dava olduğu için arabuluculuk zorunlu ve dava dilekçesine anlaşmazlık son tutanağının eklenmesinin dava şartı olduğu kabul edilmiştir.
Davacı tarafa mevcut ise tutanağı sunmaları için 06/02/2026 tarihinde 1 hafta kesin süre içerisinde arabuluculuğa başvurup başvurmadıklarına ilişki beyanda bulunmaları hususunda muhtıra tebliğ edilmiş, bu muhtıra 11/02/2026 tarihinde tebliğ olmuş sayılmış, 1 haftalık kesin süre 18/02/2026 tarihinde dolmuş, ancak 1 haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk tutanağı sunulmadığı gibi dosyaya herhangi bir beyanda da bulunulmamıştır.
6102 Sayılı TTK'nın "3.Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinde; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. HMK'nun 115 maddesi gereğince, mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6325 Sayılı Yasanın 18/A-2 maddesine göre de arabuluculuğa başvuru dava açıldıktan sonra ikmal edilebilecek dava şartlarından olmadığından, iş bu dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığının mahkemece tespiti halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, açılan menfi tespit davasının ticari dava olduğu ve ticari davalarda arabuluculuk dava şartına tabi olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-2. maddesi uyarınca ticari nitelikteki davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının ve düzenlenen son tutanağın dava dilekçesine eklenmesinin dava şartı olarak sayıldığı, dava şartının dava tarihi itibari ile yerine getirilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olan dava şartlarından olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/97, K. 2026/120, 18 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama