KÜNYE
T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2024
- Esas no
- 2014/447 Esas
- Karar no
- 2024/601
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
Karar Metni
1.316 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
: Av. ... - Av. ... -
DAVALILAR
1- ... - ... 2- ... - ... 3- ... - ... 4- ... - ... 5- ... - ... 6- ... - ... DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 16/06/2014
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan ''Alacak'' davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili idare ile davalılar arasında akdedilen sözleşmeler uyarınca ... ... ... Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verildiğini, kesinleşen hükmün... .. ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, 1.235,-TL vekalet ücreti ve 5,00-TL yargılama gideri ile faizinin mahsubu ile 42.597,08 TL ödenmesi gerekirken 41.357,08 TL ödeme yapıldığını, icra dosyası dışında mahkeme dosyasına 935,65 TL bakiye karar harcı ile 1.248,85 TL temyiz karar harcı olmak üzere toplam 2.202,50 TL ödeme yapıldığını, dava dışı işçi tarafından açılan dava nedeniyle toplam 44.799.85 TL ödeme yapıldığını, davalılarla imzalanan sözleşmeler gereği işçi ücret ve her türlü işçilik alacaklarından davalıların sorumlu olması gerektiğini beyanla toplam 44.799,85 TL ödemenin,
ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Eldeki dava, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkindir. Bu kapsamda taraflar arasındaki çekişmenin, davacının, dava dışı işçi ...nedeniyle ödemek zorunda kaldığı işçilik haklarının, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve ekleri uyarınca davalılardan rucuan tahsili koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmaktadır.
Bilindiği üzere, hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
Yargıtay'ın konuya ilişkin emsal içtihatları uyarınca da, işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin, yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında, davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir (Bkz. ... ... ... Karar sayılı ilamı).
Bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, davanın, üst işveren sıfatıyla ödendiği ileri sürülen işçilik haklarının rucuan tahsili istemine ilişkin olduğu görülmüştür.
Dava ilk olarak 13 şirkete karşı yöneltilmişken, yargılama devam ederken davacı vekilinin davalılardan ... ... ... yönünden davaya devam etmediklerini bildirmesi nedeniyle adı geçen davalılar yönünden dosya tefrik edilmiş ve yargılamaya gerekçeli karar başlığı altında yazılı şirketler yönünden devam edilerek hüküm tesis edilmiştir. Bu çerçevede Mahkememizce nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilmiş ve bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmıştır.
Bilirkişi raporlarının denetime açık olmadığı, hükme esas alınamayacağının anlaşılması üzerine bu kez yeni bir nitelikli hesap bilirkişisine dosya tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır. Tüm dosya kapsamı uyarınca, dava dışı işçi ...tarafından .... ... ...
Karar sayılı ilamı ile işçilik alacaklarının tespit edildiği, bahsi geçen dosyada dava dışı işçi lehine 11.300,35 TL kıdem, 4.596,62 TL hafta tatili, 4.705,09 TL yıllık izin ve 722,56 TL ulusal bayram ve genel tatil alacağına hükmedildiği, dava dışı işçi tarafından ilama binaen ... ... ... Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığı, davacı tarafından 23/09/2010 tarihinde 2.202,50 TL, 14/05/2013 tarihinde 41.357,08 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Davacı kurum ile davalı alt işverenler arasında hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, bu suretle taraflar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşme ve sözleşmelere ilişkin idari şartnamelerin ilgili maddelerinde personellerle ilgili işçilik ücretleri ve bu uğurdaki zararların yüklenici tarafından karşılanacağının ve bu yönde yüklenicilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu sebeple davalı şirketlerin sorumluluğunun belirlenmesinde öncelikle davacı kurum ile davalı arasındaki hizmet alım sözleşmesindeki düzenlemelerin esas alınması gerektiği şüphesizdir.
Bu nedenle ödenen işçilik alacakları nedeniyle davacının davalılara rücu hakkı bulunduğu, işçiye ödenen kıdem tazminatı ve hafta tatilinin tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olduğu, yıllık izin tazminatından ise son işverenin sorumluluğunun bulunduğu, Mahkememizce dosyaya kazandırılan bilirkişi raporunda bu ilkeler çerçevesinde hesap yapıldığı ve her bir davalı bakımından sorumlu olunan miktarın belirlendiği, davacının dava konusu ettiği 44.799,58 TL'lik ödemenin 1.691,23-TL'sinden davalı A... ... ... ....
Ltd. Şti'nin (davacı 02/03/2020 tarihli dilekçesinde 4.535,14 TL talep ettiği için taleple bağlılık ilkesi gereği 4.535,14 TL alacak yönünden kabul kararı verilmiştir), 15.851,16 TL'nin davalı ... ... Ltd. Şti'nin (davacı 02/03/2020 tarihli dilekçesinde 6.061,34 TL talep ettiği için taleple bağlılık ilkesi gereği 6.061,34 TL alacak yönünden kabul kararı verilmiştir) sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Öte yandan davacı ilk bilirkişiden alınan rapor akabinde 02/03/2020 tarihli beyan dilekçesi ile talebini somutlaştırmış ve her bir davalı yönünden ne kadar alacak talep ettiğini bildirmiştir. Akabinde dosya yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş ve bu kez davacı 26/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ile ikinci bilirkişiden alınan rapor uyarınca karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce 02/03/2020 tarihli beyan dilekçesi ile 26/10/2023 tarihli beyan dilekçesi arasında çelişki bulunması ve ikinci dilekçenin ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığı nazara alınarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca davacı vekiline talebini somutlaştırması ve aradaki çelişkiyi gidermesi açısından süre verilmiş davacı vekili 24/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile her bir davalıdan ne miktarda talepte bulunduğunu açıklamıştır.
Ancak davacı vekili tarafından sunulan 24/06/2024 tarihli dilekçe de ıslah dilekçesi niteliğinde olmadığından bu dilekçe de mahkememizce hüküm kurulurken dikkate alınmamış, 02/03/2020 tarihli beyan dilekçesindeki talep uyarınca hüküm tesis edilmiştir.
Bu itibarla, bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır ve hüküm kurmaya elverişli olduğu dikkate alınarak, davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine hükmedilmiş ve ödeme miktarı alacak miktarına oranlanmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2014/447, K. 2024/601, 1 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama