KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2020/643 Esas - 2024/536
- Esas no
- .... Esas
- Karar no
- ....
- Hakim
- ...
- Katip
- ....
- Davacı
- ....
- Vekilleri
- ....
- Davalı
- ...
- Vekili
- ...
- Davalı
- ...
- Dava
- Maddi Tazminat
- Dava tarihi
- 15/12/2020
- Karar yazım tarihi
- 25/10/2024
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan 'Maddi Tazminat' davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 04.02.2020 tarihinde müvekkilinin kendisine ait olan ....plakalı aracı ile seyir halindeyken davalı....'un maliki olduğu... plakalı aracın aniden önüne çıkması neticesinde yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalının maliki olduğu aracın %100 oranında kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalı gerçek kişinin maliki olduğu aracın sebep olduğu trafik kazasında müvekkilinin yaralanmış olması nedeniyle talep edilen maddi tazminattan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek,
belirsiz alacak davası hükümlerine göre alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini artırmak üzere şimdilik 1.500,00 TL maddi tazminatın 500,00 TL'si geçici iş göremezlik, 500,00 TL'si kalıcı iş göremezlik, 400,00 TL'si tedavi gideri ve 100,00 TL'si bakıcı gideri olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın başvuru şartını eksiksiz yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının maluliyet oranının ve kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti bakımından mevzuat hükümleri uyarınca erişkinler için engellilik değerlendirilmesi hakkında yönetmelik hükümleri doğrultusunda rapor alınması gerektiğini, davacının kusura ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından adli tıp trafik ihtisas dairesinden rapor aldırılması gerektiğini,
tedavi giderleri bakımından müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiğini, kabul edilmemesi halinde ise müvekkili şirketin başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası temerrüde düşmüş olacağını, ayrıca faizin yasal faiz olması gerektiğini savunarak haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davacıyla arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddini, davacı tarafından dava konusu kazadan dolayı maddi ve manevi tazminat talebiyle ilgili .... Mahkemesinin... Esasında dava açıldığını, davayı ve davacının tüm taleplerini reddettiğini ve davacıya hiçbir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacı vekili, 12/09/2024 tarihli dilekçe ile davalılardan.... ile 04/09/2024 tarihinde yapılan sulh protokolü uyarınca 473.375,00 TL ödeme aldıklarını belirterek tüm davalılar bakımından davanın konusuz kalmasına karar verilmesini, sulh gereğince karşı tarafın vekalet ücreti talebi olmaması şartıyla taraflarının da vekalet ücreti ve yargılama gideri talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 04/02/2020 tarihinde davacı tarafından kullanılan... plakalı aracın seyir halinde bulunduğu esnada, davalı ...'a ait sürücüsü belli olmayan... plakalı davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın çarpışması şeklinde meydana gelen kaza soncu, davacının vücut bütünlüğünü yitirecek şekilde yaralandığı iddiasıyla açılan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu itibarla, davada çözümlenmesi gereken hususun kazanın oluşumunda taraflara atfıkabil kusur oranı, davacının geliri, yaşı, sağlık raporunun içeriği gibi unsurlar ile iddia ve savunma gözetilerek varsa poliçe kapsamında davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında olduğu görülmüştür.
Davacı vekili, 12/09/2024 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Ancak dilekçe içeriği incelendiğinde, davanın konusuz kaldığı ve esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin de talep edildiği görülmekle, çelişki nedeniyle 27/09/2024 tarihli celsede davacı vekilinden davadan feragat edip etmediği hususu sorulmuş, davacı vekili açıkça davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak hükme bağlanmıştır. Feragat, davaya son veren taraf işlemleri arasında sayılmış olup, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman mümkündür. Feragat, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği dava türlerinde geçerlidir. Davacı asil davadan feragat edebileceği gibi yetkisi olması halinde vekili de bu beyanı sunabilir. 6100 sayılı HMK'nın 74. maddesi gereğince davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta dava, az yukarıda da belirtildiği üzere, trafik kazasından kaynaklı geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri olmak üzere maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu dava, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edilebilecekleri davalar arasında yer almaktadır. Davacı vekili, vekaletnamesindeki yetkisine binaen davadan feragat etmiştir. O halde, davacı vekilinin davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
27/09/2024 Katip .... · ¸ Hakim ... · ¸
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/643, K. 2024/536, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama