KÜNYE
Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Davalılar ....
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2023
- T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2021/316 Esas - 2023/431
- Esas no
- 2021/316 Esas
- Karar no
- 2023/431
- Başkan
- ...
- Katip
- ...
- Davacı
- ...
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLİ : ...
DAVA : ...
DAVA TARİHİ : 10/05/2021
KARAR TARİHİ : 31/05/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... ile .... arasında imzalanan 01.02.2018 tarihli 5.000.000,00 TL ve 21.04.2016 tarihli 5.500.000,00 TL bedelli kredi sözleşmeleri imzalanarak müvekkili bankaca borçlu firmaya kredi kullandırıldığını, davalılar ... ...'nin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, adı geçen borçluların firmanın ortağı ve yöneticisi olup, buna ilişkin Ticaret Sicil Gazete örneğinin dilekçe ekinde sunulduğunu, kredi geri ödemelerini zamanında yerine getirmeyen asıl borçlu ve davalı kefillere ...
08.10.2018 tarih ve ... yevmiye numarası ile kat ihtarnamesi keşide edilerek borcun ödenmemesi halinde haklarında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında başlatılan takiplerin usul ve yasaya uygun olduğunu, karşı tarafın haklarında yapılan takibe itiraz ederek takibi durdurmuş olduklarında, takibin devamını teminen işbu davanın açılması zarureti doğduğunu, itirazın haricen 01.04.2021 tarihinde öğrenildiğini ve aynı gün ...müracaat edildiğini, ...Dosya Numarasının...
Arabuluculuk Numarasının: ... olduğu ve tarafların anlaşamadığının 04.05.2021 tarihinde e-imzalı tutanak ile sabit olduğu belirtilerek, davalıların icra takibine yaptığı usul ve yasaya aykırı hasız itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının, masraf ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dışı ....
İle imzalanan kredi sözleşmesini, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıların firmanın ortağı ve yöneticisi olduklarını, borçlulara kat ihtarı keşide edildiğini, bildirimde bulunulduğu ve ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında icra başlatıldığını ve davalıların takibe itirazlarında haksız oldukları yönündeki talepleri ile Sayın Mahkemeden itirazın iptali ile müvekkil davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi kararı ile işbu davanın açıldığını, ancak, davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların hukuki mesnetten yoksun olup esasa ilişkin işbu davanın reddi gerektiğini,
davacı tarafın dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan soyut iddialar olduğunu, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacının kredi sözleşmesi akdettiği tarafın davacı tarafın dava dışı ....olup, talebinin yöneltilmesi gereken de dava dışı Şirket olduğunu, ...hakkında ... 15.01.2019 tarih ve ...
Karar sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, borcu bulunduğunu iddia eden davacının İcra İflas Kanunu düzenlemelerine istinaden alacağını iflas masasına kayıt ettirmek yerine şirketin ortak ve yöneticileri konumunda olduklarını iddia ederek ilk önce davalılara karşı icra takibi başlatıp akabinde dava ikame ettirilmesinin usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, dava dilekçesi ekinde yer alan belgelerin taraflarına tebliğinden itibaren imzaya itiraz ile usul ve esasa yönelik bütün cevap ve itiraz haklarını saklı tututlarını beya ettiklerini, davacı bankanın alacakları içerisinde rehinli alacaklarında mevcut olduğunu,
banka rehinli malların satış bedellerinin de alacak tutarından düşülmesi gerektiğini, açıklamalar doğrultusunda, müvekkillerinin iddia edildiği gibi bir borcu olmamasıyla birlikte taraflar arasında bir kefalet ilişkisi varsa bile bunun koşullarının oluşmadığı ve hukuken geçerli olmadığının aşikar olduğunu, açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; hukuka aykırı davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibinde ödeme emrine davalılar tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı banka ile dava dışı ... arasında 01/02/2018 tarihli 5.000.000,00 TL tutarlı ve 21/04/2016 tarih ve 5.500.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalıların genel kredi sözleşmelerine 5.000.000,00 TL ve 5.500.000,00 TL limitle müteselsil kefil oldukları, davacı banka tarafından hesap kat edilerek borçlulara ... 08/10/2018 tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin borçlulara 10/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, akabinde ... Esas sayılı dosyasında toplam 4.903.595,33 TL alacağın tahsili ve 452.800,00 TL gayri nakdi alacağın depo edilmesi için genel haciz yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrine davalılar tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından cevaba cevap dilekçesi ekinde sunulan ticaret sicil gazetesi ilanına göre davalıların dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğu, bu nedenle kefalette eş rızasının gerekmediği, kefaletin Borçlar Kanunu'nun 583. Maddesindeki şekil şartlarına uygun olması nedeniyle davalıların kefaletlerinin geçerli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
İhtarname ile tanınan 1 günlük süre dikkate alındığında, davalıların 12/10/2018 tarihinde temerrüte düştükleri tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı bankanın alacağının hesaplanması için dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi edilerek, bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmıştır.
İhtarname ile takip tarihi arasındaki tahsilatların davacı bankanın asıl alacaktan düştüğü kadarlık kısmını asıl alacaktan, kalan kısmın varsa faizden, takip tarihi ile dava tarihi arasındaki tahsilatların öncelikle faizden düşülmek suretiyle takip tarihi ve dava tarihinden önceki son tahsilat tarihi itibariyle takibe konu alacak taleplerinin hesaplanmasına ilişkin 30/11/2022 tarihli ara karar gereğince bilirkişi tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli son raporda; davacı bankanın alacağı takip tarihi itibariyle 4.772.352,62 TL asıl alacak, 98.230,82 TL işlemiş faiz, 4.911,55 TL BSMV ve 981,93 TL masraf olmak üzere toplam 4.876.477,02 TL olarak hesaplanmıştır.
Takip tarihinden dava tarihine kadarki tahsilatların mahsubu sonucu, son tahsilat tarihi olan 18/12/2018 tarihi itibariyle davacı bankanın alacağı 4.772.852,62 TL asıl alacak, 42.402,37 TL işlemiş faiz, 2.120,11 TL BSMV olmak üzere 4.816.875,11 TL olarak belirlenmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden dolayı davacı bankanın takip tarihi itibariyle 4.772.352,62 TL asıl alacak, 98.230,82 TL işlemiş faiz, 4.911,55 TL BSMV ve 981,93 TL masraf olmak üzere toplam 4.876.477,02 TL alacağının bulunduğu, takiple dava tarihi arasındaki tahsilatların mahsubu sonucu son tahsilat tarihi olan 18/12/2018 tarihi itibariyle davacı bankanın alacağı 4.772.852,62 TL asıl alacak, 42.402,37-TL işlemiş faiz, 2.120,11 TL BSMV olmak üzere 4.816.875,11 TL olduğu,
bu alacağın ödenmesinden davalıların sözleşmelere müteselsil kefaletleri nedeniyle sorumlu oldukları, müteselsil kefalet nedeniyle alacaklının borçluyu takip etmeden ve rehinli taşınmazı paraya çevirmeden kefili takip edebileceği, dava tarihi itibariyle davacı bankanın yukarıda belirlenen miktarda takipte haklı olduğu kanaatine varılmakla nakdi alacağa yönelik davanın kısmen kabulüne, 18/12/2018 son ödeme tarihinden itibaren 4.772.352,62 TL asıl alacağın, 99.863,06 TL'lik kısmına %33, kalan kısma %57 oranında temerrüt faizi işletilmesine,
alacak likit olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan 963.375,02 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar gayri nakdi alacağın depo edilmesi için dava açılmış ise de, genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi alacağın depo edilmesinin kefillerden istenebileceğine ilişkin açık hüküm bulunmadığından depo talebinin davalılar yönünden haksız olduğu kanaatine varılmakla, gayri nakdi alacağa ilişkin davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/316, K. 2023/431, 31 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama