KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/377
- Karar No
- 2024/546
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/377 Esas - 2024/546
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/377 Esas
KARAR NO : 2024/546
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/05/2023
KARAR TARİHİ : 07/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 23.05.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı yanın, ... ... ...
Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek,
mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir." şeklinde düzenlendiğini, davalının eyleminin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı aleyhine kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan borçları nedeniyle... ... ...
E. sayılı dosyada vaki itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı vekili 26.06.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, dava dilekçesindeki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte; husumet, zamanaşımı, yetki ve diğer ilk itirazlarını sunduklarını, davacı şirketin bahse konu adreste kaçak tüketim yapıldığı iddiası ile 25.09.2017 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı tutulduğunu ve tutanak içeriğinde "Kapı kapalı, cihaza ulaşılamadı.
Ancak merkez talimatı doğrultusunda, telemketriks verilerine istinaden. 31.08.2016 tarihinde abonelik kapatılmış.
Herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalanmadan (abonesiz) tüketim yapıldığı tespit edilmiş olup iş bu tutanak yerinde düzenlenmiştir" şeklinde tespit yapıldığı belirtilerek kendilerinden kaçak elektrik bedeli isteminde bulunulduğunu, dosya evraklarında ilgili tüketimin hangi tarihler arası yapıldığı taraflarınca anlaşılamamakla 31.08.2016 ila 25.09.2017 tarih aralığı için tespit edildiğinin anlaşıldığını,.... ... ... sayılı resmi Gazetede yayınlanan 667 sayılı KHK gereğince kapatılarak hazineye devredildiğini, bu nedenle ... ... ... devlet tarafından mühürlendiğini,
KHK ile kapatılan kuruluşların tüm hak ve alacaklarının hazineye devredildiği kapatma kararının verildiği 667 sayılı KHK'da açıkça düzenlendiğini, 17.08.2016 tarihli 670 sayılı KHK 5. Maddesinde ise kapatılan kuruluşların borçlarının devlet tarafından ödeneceğinin düzenlendiğini, müvekkilin aboneliğinin bulunduğu adreste bulunan kurumun 23.07.2016 tarihinde KHK ile devlet tarafından mühürlenerek kapatıldığı ve tüm hak ve borçlarının da 23.07.2016 tarihinden itibaren hazineye devredildiği sabit olduğundan, davacının kendilerine yönelttiği davanın hukuka aykırı olduğunu,
çünkü davacı tarafça yapılan tespit kapatma işleminden sonraki 31.08.2016-25.09.2017 tarih aralığına ilişkin olduğunu, 23.07.2016 tarihinde ilgili yerin mühürlenmesi nedeniyle, ilgili yerde belirtilen tarih aralıkları içinde devlet harici bir kimse tarafından herhangi bir kullanım yapılabilmesi zaten mümkün olmadığını, ilgili aboneliğe dayalı kullanım ve aboneliğin 23.07.2016 tarihinde sona erdirildiğini, dava konusu edilen işlemlerin üzerinden yaklaşık 7 yıl geçtiğini, bu geçen zaman içinde davacı şirket ile kendileri arasında bir çok görüşme yapıldığını ve bu görüşmelerde yukarıda bahsedilen durumların defaatle davacıya anlatıldığını,
her halde ilgili adreste yapılan kapatma işleminin resmi gazetede yayınlanan KHK ile yapılmış olması nedeniyle basiretli tacir olan davacının, ilgili işlemi bilmediğinin düşünülemeyeceğini, bütün bunlar göz önüne alındığında davacı tarafça açıkça kötüniyetle açılan iş bu davada, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmayacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle davacı tarafça açılan mesnetsiz ve hukuka aykırı davanın ve tüm taleplerin reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
... 33. İcra Müdürlüğü'nün 2018/97540 esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı idare tarafından, davalı firma aleyhine, "20/04/2018 tarihli 0209710438 no'lu müşteri hesabına ait kaçak kullanım bedeli" açıklamasıyla 46.695,86 TL asıl alacak, 3.682,75 TL gecikme faizi, 662.90 TL KDV olmak üzere toplam 51.041,51 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun yasal süre içerisinde borca ve fer'ilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu görülmüştür.
25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ilgili mevzuat kapsamında kaçak elektrik kullanım fiilinin oluştuğu ve bu durumun davacı tarafından tespit edilerek kayıt altına alındığı, dosya kapsamındaki "Mühürleme Belgesi" 19.01.2016 tarihli olup, "kaçak kullanım"ın bu tarihten itibaren başladığı ve bu tarihte; davalının, "elektrik aboneliğinin tarafı" konumunda olduğu,
davacının, 25.09.2017 tarihli CE1136331 seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tutanağı-1 kapsamındaki fatura bedeli davalıdan talep edebileceği ve işbu Kaçak Elektrik Tüketimi Tutanağı-1 için hesaplanan fatura bedelinin, fatura son ödeme tarihi olan 02.11.2017 tarihi itibariyle KDV dahil 44.556,29 TL (ASIL ALACAK) olduğu, ancak 14.10.2017 tarihli CE1028235 seri numaralı Kaçak Elektrik Tüketimi Tutanağı-2 kapsamındaki 2.139,56 TL'lik fatura bedel mükerrer olduğundan davalıdan talep edemeyeceği yönünde görüşe, kanaate ve sonuca varıldığı, faiz hesabının uzmanlık alanı olmadığı,
Kaçak Kullanım faturasına ilişkin muhtemel faizin miktarı/türü vb. hususunda herhangi bir değerlendirme yapılamadığı, hukuki değerlendirme ve nihai takdir Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
03/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök raporda herhangi bir değişikliğe gidilmediği bildirilmiştir. Dava İİK'nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip dosyasında davacı tarafça belirtilen dönem için davalının kaçak elektrik tüketimi olup olmadığı, davalı yanın takibe vaki itirazlarının yerinde olup olmadığı, bahse konu işyerinin kiraya verilmesi ve KHK ile ilgili kurumun kapatılması nedenleriyle davalının sorumluluğunun ortadan kalkıp kalkmayacağı hususlarından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; davalı adına 4001488181 nolu tesisat için davalı adına abonelik sözleşmesinin yapıldığı, davalıya ait sayaç için 19/01/2016 tarihli mühürleme tutanağının düzenlendiği, iş bu tarih sonrası belirtilen tesisat numarası için iki ayrı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği, iş bu tutanaklar üzerinden, bilirkişi raporu ile kaçak elektrik tüketim bedelinin 44.556,29 TL olduğunun hesaplandığı görülmüştür.
Her ne kadar bilirkişi tarafından, faiz ve KDV alacağı hesaplanmamış ise de; yargılamanın sürüncemede kalmaması amacı ile, kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği tarih olan 25/09/2017 tarih ile takip tarihi olan 24/04/2018 tarih aralığında işlemiş avans faizinin 2.511,33 TL olduğu,
işlemiş faiz alacağının KDV'sinin (%18 üzerinden)452,04 TL olduğu re'sen hesaplanmış olup, kaçak elektrik bedeline ve işlemiş faize KDV eklenmesinin yasal zorunluluk olduğu ve davalının kaçak kullanımından dolayı iş bu kalem giderden sorumlu olduğu kanaatine varılmakla, davaya konu icra takibine vaki itirazın toplam 47.519,66 TL alacak yönünden iptaline karar verilmiştir.
Davalı taraf belirtilen adreste müvekkili şirketin kiracısının bulunduğu, ilgili kurumunda 667 sayılı KHK gereğince kapatılarak hazineye devredildiği, bu nedenle kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olmadıklarını beyan etmiş ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, ,,, ,,, ,,, Dairesi'nin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal edilmedikçe, aynı abonelik üzerinden sarf olunan normal ve kaçak tüketim bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abonenin de müteselsilen sorumlu olacağı, abonelik sözleşmesinin iptali veya feshi yönünde davacı tarafça yapılmış bir başvuru bulunmadığı dikkate alınarak, hesaplanan kaçak elektrik tüketim bedelinden davalının abone olarak sorumlu olacağı sonuç ve kanaatine varılmakla, davalının savunması yerinde görülmemiştir.
Diğer taraftan alacağın tespitinin yargılamayı gerektirmesi ve likit olarak kabul edilemeyeceği dikkate alınarak, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
YARGILAMA GİDERİ DÖKÜMÜ
Bilirkişi Ücreti : 4.000,00 TL · Posta Masrafı : 248,00 TL · Başvurma Harcı : 179,90 TL · Vekalet Harcı : 25,60 TL
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/377, K. 2024/546, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama