KÜNYE
- Mercii
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/761
- Karar No
- 2024/725
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2024
Karar Metni
1.945 kelime·10 dk okuma·15 bölüm
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/761 Esas - 2024/725
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C.
ANKARA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2023/761 Esas
KARAR NO : 2024/725
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/10/2023
KARAR TARİHİ : 20/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 01/05/2023 tarihinde,.... .... .... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davacının sigortalı olarak asgari ücret ile çalışmakta olduğunu, davacıya 06.05.2023-16.06.2023 tarihleri arasında çalışamayacak durumda olması nedeni ile iş göremezlik raporu verildiğini ve bu döneme ilişkin maaşını alamadığını, ayrıca tedavi sürecinde davacının tedavi ve ulaşım gideri yapmak zorunda kaldığını, Yargıtay kararları gereği tedavi, ulaşım ve bakıcı giderlerinin poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu,
kaza nedeni ile davacıda oluşan vücut kırıkları nedeni ile eski sağlığına kavuşamayacağını ve bu durumun davacıyı psikolojik olarak da çok etkilediğini, davacının zararının karşılanması talebi ile davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak bir anlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek 9.500,00 TL tedavi gideri, 50,00TL bakıcı gideri, 50,00 TL ulaşım masrafı, 1.500,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı,
50,00TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 11.500,00.-TL maddi tazminat ile 50.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇELERİ
Davalı .... ..... ....
A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava açmadan önce maluliyet için gerekli Sağlık Kurulu raporu olmaksızın başvuru yaptığını, eksik evrak ile başvuru yapılması nedeniyle dava şartının yerine getirilmemiş olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, ceza dosyasının celbedilerek uzlaşma olup olmadığının tespiti gerektiğini,
davacının 60 yaşının üstünde olması nedeni ile pasif dönemde olduğunu, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının aktif çalışma döneminde olmaması nedeni ile geçici işgöremezliğe hak kazanamayacağını, ayrıca geçici işgöremezlik ve tedavi giderlerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacının sürekli işgöremezlik oranının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı .... ..... .... vekili cevap dilekçesinde özetle, dava konusu trafik kazasının davacının kusuru ile meydana geldiğini, dava konusu kaza ile ilgili olarak müvekkili aleyhinde .... ..... .... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını, bu nedenle ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiğini, meydana gelen olayda müvekkilinin kastı bulunmadığını, kazadan sonra müvekkilinin doktor olduğunu söyleyerek yardım etmeye çalıştığını ve hastanede de ziyarete gittiğini ancak davacının yakınları tarafından saldırıya uğradığını, davacı tarafça talep edilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, davacı taleplerinin sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklı yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının, ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu yaralandığı kaza nedeniyle .... ..... ..... den sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi ve yol masrafı adı altında maddi tazminat ve bunlara ek olarak manevi tazminat isteminde bulunduğu görülmüştür. Davalılar ise maddi ve manevi tazminat istemlerinin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Bu noktada Mahkememizce çözümlenmesi gereken hususun, davalıların sürücü ve trafik sigortacısı bulunduğu aracın yaya haldeki davacıya çarpması sonucu meydana gelen kazada tarafların kusur oranları, davacının bu kazada yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici şekilde iş göremez hale gelip gelmediği, yaralanmasının bakıcı gerektirip gerektirmediği, SGK sorumluluk kapsamı dışında tedavi gideri ve yol masrafı yapıp yapmadığı, manen zararının gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Dava yaralanma nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebine yönelik olduğundan Mahkememizce öncelikle davacının kaza nedeniyle maluliyet durumunun tespiti yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda, davacı Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine sevk edilmiş ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmıştır. Alınan rapor uyarınca, davacının kaza nedeni ile vücut bütünlüğünü %5 oranında yitirdiği, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu ve 2 ay bakıcı ihtiyacı bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının maluliyeti tespit edildikten sonra, meydana gelen kazada tarafların kusur oranları ile bu kapsamda belirlenecek tazminat miktarının hesaplanması için dosya kusur, aktüer ve tıp bilirkişisinden oluşturulan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor alınmıştır.
Bilirkişi heyeti raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporunun denetime açık, anlaşılır, tutarlı olduğu, gerek kaza tespit tutanağındaki gerekse ceza yargılamasındaki kusur belirlemeleriyle uyum içerisinde olduğu görülmekle, davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın zarara sebebiyet verdiği sonucuna varılmış ve oluşan zarardan tam sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Aktüer ve tıp bilirkişisi tarafından davacının mesleği ve kazancı dikkate alınarak hazırlanan ve Mahkememizce de hükme esas alınan, gerekçeli, açık, anlaşılır, kabul ve takdir edilen rapor uyarınca davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatının 203.465,47 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 51.204,82 TL (SGK tarafından yapılan 11.418,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı mahsup edildiğinde), bakıcı gideri tazminatının 20.016,00 TL ve tedavi ve yol masrafının ise 28.780,65 TL olduğu tespit edilmiştir.
Somut olayda kaza tarihi 01/05/2023 tarihidir. Bu tarih itibariyle ... plakalı aracın davalı ... nezdinde 23/03/2023 - 23/03/2024 tarihlerini kapsar KZMMS'sinin mevcut olduğu görülmüştür. KZMMS'de poliçe limiti ise sakatlanma ve sağlık gideri özelinde kişi başı ayrı ayrı 1.200.000,00 TL'dir. Dolayısıyla bahsi geçen poliçe kaza tarihini kapsamaktadır ve kaza tarihi itibariyle geçerlidir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında eldeki dava maddi tazminat talebi yönünden ele alındığında, davacının maddi tazminat kalemi olarak sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi yol masrafını talep ettiği, Mahkememizce denetime açık, anlaşılır, kabul ve takdir edilen bilirkişi raporu ile davacının söz konusu trafik kazası nedeniyle 203.465,47 TL sürekli iş göremezlik, 51.204,82 TL geçici iş göremezlik, 20.016,00 TL bakıcı gideri ve 28.780,65 TL tedavi ve yol masrafı tazminatına hak kazanacağının tespit edildiği,
kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın KZMMS'sinin sakatlanma ve tedavi klozlarında ayrı ayrı limitinin 1.200.000,00 TL olduğunun görüldüğü, bu itibarla, davacı tarafından talep edilebilecek sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi yol giderinin poliçe limiti kapsamında olduğu,
bu kapsamda, davacının 07/08/2024 tarihinde davasını ıslah ettiği, ıslah dilekçesiyle davacının 203.465,47 TL sürekli iş göremezlik, 51.204,82 TL geçici iş göremezlik, 48.796,65 TL ( 20.016,00 TL bakıcı gideri ve 28.780,65 TL tedavi ve yol gideri olmak üzere) bakıcı, tedavi ve yol gideri tazminatı olarak taleplerini artırdığı görülmekle, davacının davasını ispat ettiği değerlendirilmiş ve davanın maddi tazminat yönüyle kabulüne karar verilmiştir.
Faiz başlangıcı açısından ise davalı ... Anonim Şirketi'ne ilk başvuru tarihinin dosya kapsamından tespit edilemediği görülmekle, temerrütün en erken dava tarihi itibariyle gerçekleştiği tespit edilmiş, faiz davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten itibaren başlatılmıştır. Davalı ... yönünden ise temerrüt kazayla birlikte gerçekleştiğinden kaza tarihinden itibaren faiz başlatılmıştır. Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın "Hususi" araç olması nedeniyle de alacağa yasal faiz işletilmiştir.
Nihayet, Mahkememizce müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede ise, gerek kaza tespit tutanağı gerek ceza dosyası içeriği gerekse işbu dosyadaki tüm deliller incelendiğinde, tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirir herhangi bir tespit veya delil bulunmadığı kanaatine varılmış ve müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56. maddesi uyarınca "(1) Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2)Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Görüldüğü üzere, her ne kadar TBK'nın 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene ve yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği düzenlenmişse de, hâkim bu noktada serbest değildir.
Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas, 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde bulundurulmalıdır. Zira, bu şartlar her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu husus, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi açısından zorunlu olduğu gibi, Türk Medeni Kanununun (TMK) 4. maddesindeki "Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir" düzenlemesi açısından da zorunludur.
Tüm bu açıklamalar uyarınca dava dosyası ele alındığında, davacı manevi tazminat talebini ... plakalı aracın yaya haldeyken kendisine çarpması neticesinde yaralanmasına dayandırmışlardır.
Bu nedenle, manevi tazminatın tutarının somutlaştırılabilmesi ve adalete uygun karar verilebilmesi için zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranı ile kazayla illiyet bağının bulunup bulunmadığının ve trafik kazasında tarafların kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Mahkememizce davacının kaza tarihi olan 01/05/2023 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca maluliyeti tespit edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi'nden alınan rapora göre davacının %5 maluliyetinin bulunduğu, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay, bakıcı ihtiyacının ise 2 ay olduğu anlaşılmıştır. Yine dava konusu kazada tarafların kusur oranının tespiti açısından Mahkememizce kusur bilirkişisinden rapor alınmıştır. Kusur bilirkişisinin raporuna göre meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacının ise kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi raporundaki kusur noktasındaki belirlemenin kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli, ceza dosyasındaki kusur tespitleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında hükme esas alınabilecek mahiyette olduğu görülmüş ve Mahkememizce de bu rapor uyarınca karar tesis edilmiştir.
Bu çerçevede, olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilebilmesi açısından, davacının maluliyet raporu, tedavi süreci, iyileşme süreci, meydana gelen kazadaki tarafların kusur oranı ve sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, tüm dosya kapsamı uyarınca hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı için 50.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
Ancak davacı davalılardan ...'dan da manevi tazminat talep etmişse de, manevi tazminat trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığından manevi tazminat talebinin ... yönünden reddine karar verilmiştir.
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN
a-Alınması gerekli 20.729,82 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 6.037,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.692,53 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b-Davacı tarafından yatırılan 6.037,29 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
c-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 48.554,71 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
3- Davacının manevi tazminat isteminin davalı ... yönünden KABULÜ ile, davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 01/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ...'den tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, davalılardan ... yönünden manevi tazminat istemine ilişkin talebin REDDİNE,
a-Alınması gerekli 3.415,5 TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
b-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .... ... ... 'den alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
c-Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş'ye VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 16.742,75 TL (38,40 TL vekalet harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 10,500,00 TL bilirkişi ücreti, 5.498,00 TL adli tıp rapor ücreti, 436,50 TL posta gideri olmak üzere) yargılama giderinin (davalı .... .... .... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu14.374,38 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin (davalı ... A.Ş'nin sorumluluğu 2.747,34 TL ile sınırlı olmak kaydıyla ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, bu amaçla karar kesinleştiğinde işbu karar eklenmek suretiyle ilgili vergi dairesine YAZI YAZILMASINA,
Dair, mevcut taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
20/12/2024
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/761, K. 2024/725, 20 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama