KÜNYE
T.C. ...2. Asliye Ticaret Mahkemesi Yargılama Yetkisini Kullanan T.C. Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/127
- Karar No
- 2024/565
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Esas no
- 2023/915 Esas
- Karar no
- 2024/624
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 12/01/2023
- Karar tarihi
- 12/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
738 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ... ... ... Dairesinin yerleşmiş kararlarına göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğunu, davalı keşideci hakkında TTK 732.madde uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde başvuru hakkının bulunduğunu ve bu durumda çeke ciro yoluyla son hamile karşı davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerektiğini, bu nedenlerle borçlu-davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40 oranında icra inkâr tazminatı ödemesine mahkûm edilmesine,
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; kendilerinin tacir olduğunu, ilgili çek ticari iş niteliği verilmiş, ilgili dava ticari dava niteliğinde olduğunu, davalı taraf ilgili ilamsız takip işlemine ...İcra Dairesi'nde başlatmış ilgili takibe yetki yönünden itiraz ettiklerini, davanın Afyonkarahisar yargı çevresinde açılması gerektiğini, ilgili dava niteliği gereği ispat külfetinin davacı üzerinde bulunduğunu, taraflarının verdiği çeklerin karşılığı bulunduğunu, ilgili çek taraflarının verdiği bir çek ise bankaya ibraz edilmesi durumunda karşılığı alınacağını,
davalının elinde bulunmayan veya ibraz edilmeyen bir çekin karşılığını taraflarından istemesi kendilerinde mağduriyetine yol açacağını, davalı tarafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilmesi için kendisine ilgili evrakı ciro eden kişiye karşı sebepsiz zenginleşmeyi öne sürmesi gerektiğini, taralarıyla herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadan sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak kendilerinden hak ve alacak talep edilmesinin, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddine,
yetki ve görev itirazlarının kabulüne ve davanın esastan reddiyle birlikte %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatıyla birlikte avukat vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER
.... ... ... Esas sayılı takip dosyası, ... ... ... keşide tarihli, 50.000,00 TL bedelli çek ve tüm dosya kapsamına istinaden.
GEREKÇE
Davanın, genel haciz yolu ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemli olduğu, davacı tarafça takibin dayanağı olarak 25/06/2022 keşide tarihli 50.000,00-TL bedelli çeke dayanıldığı, davalının takibe yönelik itirazı üzerine takibin durmasına karar verildiği, davacı tarafça TTK 732 ve İİK 67. Maddesi hükümlerine dayanılarak işbu itirazın iptali davasının açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; takibin dayanağı olarak gösterilen çek dolayısıyla davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının takibe yönelik itirazının haklı olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20.maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
Anılan maddeye göre; "(1)Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda arabuluculuk, dava şartı olarak belirlenmiştir.
Madde gerekçesi "Maddeyle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu getirilerek bu uyuşmazlıkların temelinden, çok daha kısa süre içinde, daha az masrafla ve tarafların iradelerine uygun bir şekilde çözülmesi amaçlanmaktadır." şeklindedir.
Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı taraf, arabulucuya başvurmadan, süreç tamamlanmadan 12/01/2023 tarihinde eldeki davayı açmıştır. Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmamış, mahkemece davacıya, arabuluculuk son tutanağının iki haftalık süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği ihtar edilmiş, ihtarın gereği yerine getirilmemiş, bu sebeple özel dava şartına uyulmadığı sonucuna varıldığından, HMK'nın 114/2., TTK'nın 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununun 18/A-2 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/127, K. 2024/565, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama