KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/127 Esas
- Karar no
- 2024/708
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 27/02/2024
Karar Metni
1.233 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın arızalanması neticesinde 27/05/2023 tarihinde davalı şirketin Bostancı şubesine getirildiğini, yapılan muayeneler sonucu aracın katalizatör sisteminde arıza olduğu ve arızanın 20-25 günde tamir edilebileceğinin söylendiğini, aracın çalışır durumda olmaması nedeniyle aynı gün servise bırakıldığını, servise bırakıldıktan sonraki sürede parçaların temin edilemediğini, davalı tarafça defalarca görüşüldüğünü, aracın tamir edilemediği gibi ikame bir aracın da tesis edilmediğini, müvekkiline ait aracın vaat edilen tarihte değil 02/11/2023 tarihinde teslim edildiğini,
aracın şirketin pazarlama ve faaliyet yönetim faaliyetlerinde kullanıldığını, tamirde olduğu sürece müvekkilinin araçsız kaldığını ve işlerin yürütülmesi için araç kiralamak zorunda kaldığını, bu kiralama sebebiyle 83.100TL masraf yaptığını, yapılan masrafın taraflarına ödenmesi için davalıya ihtarname gönderdiklerini, ihtara rağmen borcun ödenmediğini, akabinde davalının, müvekkiline ait aracın onarımının kararlaştırtılan sürede yapmaması üzerine müvekkilinin uğradığı zararın davalı tarafça ödenmediğini, bu nedenle ....
İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı yanın iddialarının kabulü anlamına gelmemekle birlikte talep edilen ve öne sürülen iddiaların müvekkili şirkete değil de aracı üretenin/ithalatçının sorumluluğunda olduğunu, bu kapsamda husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı yanın aracın onarım süreci boyunca ne müvekkili şirketten ne de üretici/ithakatçı firmadan araç talebinde bulunmadıklarını,
dolayısıyla ikam araç için herhangi bir başvuruda bulunulmadan davacı tarafından kiralanan aracın kira bedelinin müvekkili şirketten talep edilmesinin mümkün olmadığını, talep edilen araç ikam bedelinin üretici/ithalatçı firmadan talep edilmesi gerektiğinden davanın ...
A.Ş.'yer ihbarını talep ettiklerini, davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; satış sonrası hizmetler yönetmeliğinden doğan ikame araç bedeli talep hakkının yalnızca tüketicilere tanınmış olduğunu, tacir olan ve aracını ticari faaliyetlere özgüleyen, tüketici sıfatı taşımayan davacının ikame araç bedelini talep hakkı bulunmadığını, söz konusu yönetmelikte yalnızca devam eden garantisi bulunan araç sahibi tüketicilere hak tanındığını oysa ki dava konusu aracın devam eden garantisi bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir
Davacı yanca, arabuluculuk son oturum tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyasının uyap kayıtları celbedilmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan toplam 83.878,64 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 02/01/2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 04/02/2024 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu aracın 27/05/2023 tarihinde davalı şirketin tamirhanesine bırakıldığı anlaşılmakla bu tarihten sonra araç kiralandığı sabit olduğundan davalının zamanaşımı definin reddine, takip tarihinin 25/12/2023, dava tarihinin 27/02/2024 olması karşısında davalının hak düşürücü süre itirazının reddine takibe konu işleme esas tamir işleminin davalı tarafından gerçekleştirildiği dosya kapsamından anlaşılmakla davalının husumet itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığının, alacaklı ise miktarının tespiti noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyeti 20/06/2024 tarihli ön raporunda; davalı vekili tarafından, araçta değişen tüm parçalara ait “Yedek Parça Servis Çıkış“ Kartlarının ve İş Emri / Açılış Belgesinin okunaklı / Renkli suretinin dosyaya UYAP üzerinden sunulması gerektiği, Davalı vekili tarafından, dava konusu aracın, davacıya teslim belgesinin uyap üzerinden sunulması gerektiği, davacı vekili tarafından alacağa dayanak olan faturaların ve aracın ruhsatının dosyaya uyap üzerinden sunulması gerektiği, yukarıdaki belgelerin taraflarca dosyaya sunulmasından sonra mahkemenin ara kararı kapsamında hesaplama yapılabileceğini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ön raporunda bildirilen eksikliklerin tamamlanması akabinde dosya bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti 27/07/2024 tarihli raporda; dava konusu aracın 29/05/2023 tarihinde servise geldiği, 01/11/2023 tarihinde ise davacı firmaya teslim edildiği ve aracın 157 gün serviste kaldığı, Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğinde, otomobillerin azami onarım süresinin 10 yıl süre ile 45 iş günü olduğu,
dolayısıyla dava konusu aracın en geç 20/07/2023 tarihinde davacı şirkete onarılıp teslim edilmesi gerektiği, Davacının kalan toplam hak mahrumiyeti süresinin 100 gün olduğu ve toplam hak mahrumiyeti bedelinin KDV Hariç 76.833 TL. olduğu , hak kazandığı mütalaa edilen (KDV Hariç) hak mahrumiyeti için takip tarihine kadar geçen sürede 3.325,70.-TL faiz talep edebileceğini hesap etmişlerdir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin mahkememizce yerinde görülmediği, mevcut haliyle uyuşmazlığın hukuken vasıflandırılarak sorunun ortaya konulabileceğinin mahkememizce anlaşıldığı, davacı ve davalı şirketin tacir olduğu, davacı adına kayıtlı ... plakalı 2016 model ... marka C 200D model aracın arıza yapması nedeniyle davalı şirkete ait tamirhaneye 27/05/2023 tarihinde bırakıldığı,
aracın arıza tarihi itibarıyla model yaşının 7 yıl olması ve davacı beyanları dikkate dikkate alındığında garantisinin mevcut olmadığı ile tamirinin davalı şirket tarafından ücretli yapılacağının anlaşıldığı, kaldı ki davacı tarafından davalı şirketten tamir bedelinin değil, aracın serviste kaldığı yaklaşık 6 aylık süre boyunca işlerini sürdürebilmek nedeniyle araç kiralama masrafını yaptığını, davalıdan bu bedeli talep ettiği görüldüğü, aracın ihbar olunan tarafından verilmiş olan garanti süresinde arıza yapması nedeniyle servise bırakılmadığı, davacı ile davalı arasında araç tamirine ilişkin aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığı,
dosya kapsamında taraflarca sunulmuş buna ilişki bir delile de rastlanmadığı, araç tamirine ilişkin iş emirleri, araç çıkış kartı, parça sipariş formları ile araç kiralamaya ilişkin faturalar bulunduğu, aracın davalı şirket tarafından tamir edilerek 02/11/2023 tarihinde davacı şirkete teslim edildiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Her ne kadar davacı tarafından Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliğine dayanılarak davalıdan hak talebinde bulunulmuşsa da aynı yönetmelikte, yönetmeliğin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun dikkate alınarak hazırlandığı, oysa tarafların tüketici sıfatına haiz olmadığı her ikisinin de tacir oldukları, aracın ruhsat kaydının davacı şirket adına kayıtlı olduğu, dava dilekçesinde aracın pazarlama ve yönetim faaliyetlerinde kullanıldığının belirtildiği, araç şirket adına kayıtlı olsa da kişisel kullanıma özgülenmediğinin bu haliyle anlaşıldığı,
taraflar arasında malın tamirine ve tamir sürecindeki olası çıkacak sorunların gözetilmesi amacıyla herhangi bir yazılı sözleşme bulunmadığı, davalının da tacir olduğu basiretli davranması gerektiği anlaşılmakla davacı şirketin uzayan tamir nedeniyle yukarıda belirtilen sebepler muvacehesinde araç kiralamasından kaynaklı masrafları davalıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/127, K. 2024/708, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama